oylatırğa

/ojlatɯrʁa/

Conjugation

  • oylatadıhe is making someone think
  • oylatdıhe made someone think
  • oylathandıhe has made someone think
  • oylatırhe will make someone think
  • oylatırıqdıhe is going to make someone think
  • oylata edihe was making someone think
  • oylatsaif he makes someone think
  • oylat!make someone think!
Simple tenses — forms of oylatırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Present (simple & continuous)he is making someone thinkmenoylatamasenoylatasaoloylatadıbizoylatabızsizoylatasızalaoylatadıla
Present (simple & continuous)he is not making someone thinkmenoylatmaymasenoylatmaysaoloylatmaydıbizoylatmaybızsizoylatmaysızalaoylatmaydıla
Present (simple & continuous)is he making someone think?menoylatamıma?
oylatamamı?
senoylatamısa?oloylatamıdı?bizoylatamıbız?
oylatabızmı?
sizoylatamısız?alaoylatamıdıla?
Present (simple & continuous)isn't he making someone think?menoylatmaymıma?
oylatmaymamı?
senoylatmaymısa?oloylatmaymıdı?bizoylatmaymıbız?
oylatmaybızmı?
sizoylatmaymısız?alaoylatmaymıdıla?
Habitual (usually, tends to)he usually makes someone thinkmenoylatıwçanmasenoylatıwçansaoloylatıwçandıbizoylatıwçanbızsizoylatıwçansızalaoylatıwçandıla
Habitual (usually, tends to)he doesn't usually make someone thinkmenoylatıwçan tülmesenoylatıwçan tülseoloylatıwçan tüldübizoylatıwçan tülbüzsizoylatıwçan tülsüzalaoylatıwçan tüldüle
Habitual (usually, tends to)does he usually make someone think?menoylatıwçanmıma?
oylatıwçanmamı?
senoylatıwçanmısa?oloylatıwçanmıdı?bizoylatıwçanmıbız?
oylatıwçanbızmı?
sizoylatıwçanmısız?alaoylatıwçanmıdıla?
Habitual (usually, tends to)doesn't he usually make someone think?menoylatıwçan tülmüme?senoylatıwçan tülmüse?oloylatıwçan tülmüdü?bizoylatıwçan tülmübüz?sizoylatıwçan tülmüsüz?alaoylatıwçan tülmüdüle?
Resultative (has become and stays)he has made someone think and remains sooloylatıbdıalaoylatıbdıla
Resultative (has become and stays)no such form
Resultative (has become and stays)has he made someone think?oloylatıbmıdı?alaoylatıbmıdıla?
Resultative (has become and stays)no such form
Progressive (in the middle of)he is in the middle of making someone thinkmenoylata turamasenoylata turasaoloylata turadıbizoylata turabızsizoylata turasızalaoylata turadıla
Progressive (in the middle of)he is not in the middle of making someone thinkmenoylata turmaymasenoylata turmaysaoloylata turmaydıbizoylata turmaybızsizoylata turmaysızalaoylata turmaydıla
Progressive (in the middle of)is he in the middle of making someone think?menoylata turamıma?
oylata turamamı?
senoylata turamısa?oloylata turamıdı?bizoylata turamıbız?
oylata turabızmı?
sizoylata turamısız?alaoylata turamıdıla?
Progressive (in the middle of)isn't he in the middle of making someone think?menoylata turmaymıma?
oylata turmaymamı?
senoylata turmaymısa?oloylata turmaymıdı?bizoylata turmaymıbız?
oylata turmaybızmı?
sizoylata turmaymısız?alaoylata turmaymıdıla?
Simple past (definite)he made someone thinkmenoylatdımsenoylatdıngoloylatdıbizoylatdıqsizoylatdığızalaoylatdıla
Simple past (definite)he didn't make someone thinkmenoylatmadımsenoylatmadıngoloylatmadıbizoylatmadıqsizoylatmadığızalaoylatmadıla
Simple past (definite)did he make someone think?menoylatdımmı?senoylatdıngmı?oloylatdımı?bizoylatdıqmı?sizoylatdığızmı?alaoylatdılamı?
Simple past (definite)didn't he make someone think?menoylatmadımmı?senoylatmadıngmı?oloylatmadımı?bizoylatmadıqmı?sizoylatmadığızmı?alaoylatmadılamı?
Perfect (past indefinite)he has made someone thinkmenoylathanmasenoylathansaoloylathandıbizoylathanbızsizoylathansızalaoylathandıla
Perfect (past indefinite)he hasn't made someone thinkmenoylatmağanmasenoylatmağansaoloylatmağandıbizoylatmağanbızsizoylatmağansızalaoylatmağandıla
Perfect (past indefinite)has he made someone think?menoylathanmıma?
oylathanmamı?
senoylathanmısa?oloylathanmıdı?bizoylathanmıbız?
oylathanbızmı?
sizoylathanmısız?alaoylathanmıdıla?
Perfect (past indefinite)hasn't he made someone think?menoylatmağanmıma?
oylatmağanmamı?
senoylatmağanmısa?oloylatmağanmıdı?bizoylatmağanmıbız?
oylatmağanbızmı?
sizoylatmağanmısız?alaoylatmağanmıdıla?
Indefinite future (future I)he will make someone thinkmenoylatırmasenoylatırsaoloylatırbizoylatırbızsizoylatırsızalaoylatırla
Indefinite future (future I)he won't make someone thinkmenoylatmazmasenoylatmazsaoloylatmazbizoylatmazbızsizoylatmazsızalaoylatmazla
Indefinite future (future I)will he make someone think?menoylatırmıma?
oylatırmamı?
senoylatırmısa?oloylatırmı?bizoylatırmıbız?
oylatırbızmı?
sizoylatırmısız?alaoylatırmıla?
Indefinite future (future I)won't he make someone think?menoylatmazmıma?
oylatmazmamı?
senoylatmazmısa?oloylatmazmı?bizoylatmazmıbız?
oylatmazbızmı?
sizoylatmazmısız?alaoylatmazmıla?
Definite future (future II)he is going to make someone thinkmenoylatırıqmasenoylatırıqsaoloylatırıqdıbizoylatırıqbızsizoylatırıqsızalaoylatırıqdıla
Definite future (future II)he is not going to make someone thinkmenoylatırıq tülmesenoylatırıq tülseoloylatırıq tüldübizoylatırıq tülbüzsizoylatırıq tülsüzalaoylatırıq tüldüle
Definite future (future II)is he going to make someone think?menoylatırıqmıma?
oylatırıqmamı?
senoylatırıqmısa?oloylatırıqmıdı?bizoylatırıqmıbız?
oylatırıqbızmı?
sizoylatırıqmısız?alaoylatırıqmıdıla?
Definite future (future II)isn't he going to make someone think?menoylatırıq tülmüme?senoylatırıq tülmüse?oloylatırıq tülmüdü?bizoylatırıq tülmübüz?sizoylatırıq tülmüsüz?alaoylatırıq tülmüdüle?

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Past compound tenses — forms of oylatırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Past perfect (pluperfect)he had made someone thinkmenoylathan edimoylathanemsenoylathan edingoylathanengoloylathan edioylathanedbizoylathan edikoylathaneksizoylathan edigizoylathanegizalaoylathan edileoylathanelle
Past perfect (pluperfect)he hadn't made someone thinkmenoylatmağan edimoylatmağanemsenoylatmağan edingoylatmağanengoloylatmağan edioylatmağanedbizoylatmağan edikoylatmağaneksizoylatmağan edigizoylatmağanegizalaoylatmağan edileoylatmağanelle
Past perfect (pluperfect)no such form
Past perfect (pluperfect)no such form
Past continuous (imperfect)he was making someone thinkmenoylata edimoylataemsenoylata edingoylataengoloylata edioylataedbizoylata edikoylataeksizoylata edigizoylataegizalaoylata edileoylataelle
Past continuous (imperfect)he wasn't making someone thinkmenoylatmay edimoylatmayemsenoylatmay edingoylatmayengoloylatmay edioylatmayedbizoylatmay edikoylatmayeksizoylatmay edigizoylatmayegizalaoylatmay edileoylatmayelle
Past continuous (imperfect)no such form
Past continuous (imperfect)no such form
Habitual past (used to)he used to make someone thinkmenoylatıwçan edimoylatıwçanemsenoylatıwçan edingoylatıwçanengoloylatıwçan edioylatıwçanedbizoylatıwçan edikoylatıwçaneksizoylatıwçan edigizoylatıwçanegizalaoylatıwçan edileoylatıwçanelle
Habitual past (used to)he didn't use to make someone thinkmenoylatıwçan tül edimoylatıwçan tül emsenoylatıwçan tül edingoylatıwçan tül engoloylatıwçan tül edioylatıwçan tül edbizoylatıwçan tül edikoylatıwçan tül eksizoylatıwçan tül edigizoylatıwçan tül egizalaoylatıwçan tül edileoylatıwçan tül elle
Habitual past (used to)no such form
Habitual past (used to)no such form
Resultative past (had become and stayed)he had made someone think and remained sooloylatıb edialaoylatıb edile
Resultative past (had become and stayed)he hadn't made someone thinkoloylatıb tül edialaoylatıb tül edile
Resultative past (had become and stayed)no such form
Resultative past (had become and stayed)no such form
Past progressive (was in the middle of)he was in the middle of making someone thinkmenoylata tura edimoylata turaemsenoylata tura edingoylata turaengoloylata tura edioylata turaedbizoylata tura edikoylata turaeksizoylata tura edigizoylata turaegizalaoylata tura edileoylata turaelle
Past progressive (was in the middle of)he wasn't in the middle of making someone thinkmenoylata turmay edimoylata turmayemsenoylata turmay edingoylata turmayengoloylata turmay edioylata turmayedbizoylata turmay edikoylata turmayeksizoylata turmay edigizoylata turmayegizalaoylata turmay edileoylata turmayelle
Past progressive (was in the middle of)no such form
Past progressive (was in the middle of)no such form
Conditional result (would)he would make someone thinkmenoylatır edimoylatır emsenoylatır edingoylatır engoloylatır edioylatır edbizoylatır edikoylatır eksizoylatır edigizoylatır egizalaoylatır edileoylatır elle
Conditional result (would)he wouldn't make someone thinkmenoylatmaz edimoylatmaz emsenoylatmaz edingoylatmaz engoloylatmaz edioylatmaz edbizoylatmaz edikoylatmaz eksizoylatmaz edigizoylatmaz egizalaoylatmaz edileoylatmaz elle
Conditional result (would)no such form
Conditional result (would)no such form
Past conditional result (would have)he would have made someone thinkmenoylatırıq edimoylatırıq emsenoylatırıq edingoylatırıq engoloylatırıq edioylatırıq edbizoylatırıq edikoylatırıq eksizoylatırıq edigizoylatırıq egizalaoylatırıq edileoylatırıq elle
Past conditional result (would have)he wouldn't have made someone thinkmenoylatırıq tül edimoylatırıq tül emsenoylatırıq tül edingoylatırıq tül engoloylatırıq tül edioylatırıq tül edbizoylatırıq tül edikoylatırıq tül eksizoylatırıq tül edigizoylatırıq tül egizalaoylatırıq tül edileoylatırıq tül elle
Past conditional result (would have)no such form
Past conditional result (would have)no such form
Conditional — forms of oylatırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Conditionalif he makes someone thinkmenoylatsamsenoylatsangoloylatsabizoylatsaqsizoylatsağızalaoylatsala
Conditionalif he doesn't make someone thinkmenoylatmasamsenoylatmasangoloylatmasabizoylatmasaqsizoylatmasağızalaoylatmasala
Conditionalno such form
Conditionalno such form
Conditional, present realif he is making someone thinkmenoylata esemsenoylata esengoloylata esebizoylata eseksizoylata esegizalaoylata esele
Conditional, present realif he is not making someone thinkmenoylatmay esemsenoylatmay esengoloylatmay esebizoylatmay eseksizoylatmay esegizalaoylatmay esele
Conditional, present realno such form
Conditional, present realno such form
Wish, present/future (if only)if only he made someone thinkmenoylatsam edioylatsam edsenoylatsang edioylatsang edoloylatsa edioylatsaedbizoylatsaq edioylatsaq edsizoylatsağız edioylatsağız edalaoylatsala edioylatsalaed
Wish, present/future (if only)if only he didn't make someone thinkmenoylatmasam edioylatmasam edsenoylatmasang edioylatmasang edoloylatmasa edioylatmasaedbizoylatmasaq edioylatmasaq edsizoylatmasağız edioylatmasağız edalaoylatmasala edioylatmasalaed
Wish, present/future (if only)no such form
Wish, present/future (if only)no such form
Conditional, definite past1if he made someone thinkmenoylatdım esemsenoylatdıng esengoloylatdı esebizoylatdıq eseksizoylatdığız esegizalaoylatdıla esele
Conditional, definite past1if he didn't make someone thinkmenoylatmadım esemsenoylatmadıng esengoloylatmadı esebizoylatmadıq eseksizoylatmadığız esegizalaoylatmadıla esele
Conditional, definite pastno such form
Conditional, definite pastno such form
Conditional, past realif he did make someone think (indeed)menoylathan esemsenoylathan esengoloylathan esebizoylathan eseksizoylathan esegizalaoylathan esele
Conditional, past realif he didn't make someone think (indeed)menoylatmağan esemsenoylatmağan esengoloylatmağan esebizoylatmağan eseksizoylatmağan esegizalaoylatmağan esele
Conditional, past realno such form
Conditional, past realno such form
Conditional, counterfactualif he had made someone thinkmenoylathan bolsamsenoylathan bolsangoloylathan bolsabizoylathan bolsaqsizoylathan bolsağızalaoylathan bolsala
Conditional, counterfactualif he hadn't made someone thinkmenoylatmağan bolsamsenoylatmağan bolsangoloylatmağan bolsabizoylatmağan bolsaqsizoylatmağan bolsağızalaoylatmağan bolsala
Conditional, counterfactualno such form
Conditional, counterfactualno such form
Wish, past (if only I had)if only he had made someone thinkmenoylathan bolsam edioylathan bolsam edsenoylathan bolsang edioylathan bolsang edoloylathan bolsa edioylathan bolsaedbizoylathan bolsaq edioylathan bolsaq edsizoylathan bolsağız edioylathan bolsağız edalaoylathan bolsala edioylathan bolsalaed
Wish, past (if only I had)if only he hadn't made someone thinkmenoylatmağan bolsam edioylatmağan bolsam edsenoylatmağan bolsang edioylatmağan bolsang edoloylatmağan bolsa edioylatmağan bolsaedbizoylatmağan bolsaq edioylatmağan bolsaq edsizoylatmağan bolsağız edioylatmağan bolsağız edalaoylatmağan bolsala edioylatmağan bolsalaed
Wish, past (if only I had)no such form
Wish, past (if only I had)no such form
Conditional, aoristif he will make someone thinkmenoylatır esemsenoylatır esengoloylatır esebizoylatır eseksizoylatır esegizalaoylatır esele
Conditional, aoristif he won't make someone thinkmenoylatmaz esemsenoylatmaz esengoloylatmaz esebizoylatmaz eseksizoylatmaz esegizalaoylatmaz esele
Conditional, aoristno such form
Conditional, aoristno such form
Conditional, futureif he is going to make someone thinkmenoylatırıq esemsenoylatırıq esengoloylatırıq esebizoylatırıq eseksizoylatırıq esegizalaoylatırıq esele
Conditional, futureif he is not going to make someone thinkmenoylatırıq tül esemsenoylatırıq tül esengoloylatırıq tül esebizoylatırıq tül eseksizoylatırıq tül esegizalaoylatırıq tül esele
Conditional, futureno such form
Conditional, futureno such form
Conditional, counterfactual futureif he were going to make someone thinkmenoylatırıq bolsamsenoylatırıq bolsangoloylatırıq bolsabizoylatırıq bolsaqsizoylatırıq bolsağızalaoylatırıq bolsala
Conditional, counterfactual futureif he were not going to make someone thinkmenoylatmazlıq bolsamsenoylatmazlıq bolsangoloylatmazlıq bolsabizoylatmazlıq bolsaqsizoylatmazlıq bolsağızalaoylatmazlıq bolsala
Conditional, counterfactual futureno such form
Conditional, counterfactual futureno such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Conditional, definite pastalso oylatdıng ese: the person on the verb only (Байрамкулов and Урусбиев 1967 § 110)
Inferential — forms of oylatırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present (must be doing)he must be making someone thinkmenoylata bolurmasenoylata bolursaoloylata bolurbizoylata bolurbuzsizoylata bolursuzalaoylata bolurla
Inference, present (must be doing)he must not be making someone thinkmenoylatmay bolurmasenoylatmay bolursaoloylatmay bolurbizoylatmay bolurbuzsizoylatmay bolursuzalaoylatmay bolurla
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)he must be in the middle of making someone thinkmenoylata tura bolurmasenoylata tura bolursaoloylata tura bolurbizoylata tura bolurbuzsizoylata tura bolursuzalaoylata tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)he must keep on not making someone thinkmenoylatmay tura bolurmasenoylatmay tura bolursaoloylatmay tura bolurbizoylatmay tura bolurbuzsizoylatmay tura bolursuzalaoylatmay tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference (must have)he must have made someone thinkmenoylathan bolurmasenoylathan bolursaoloylathan bolurbizoylathan bolurbuzsizoylathan bolursuzalaoylathan bolurla
Inference (must have)he must not have made someone thinkmenoylatmağan bolurmasenoylatmağan bolursaoloylatmağan bolurbizoylatmağan bolurbuzsizoylatmağan bolursuzalaoylatmağan bolurla
Inference (must have)no such form
Inference (must have)no such form
Inference, future (must be going to)he must be going to make someone thinkmenoylatırıq bolurmasenoylatırıq bolursaoloylatırıq bolurbizoylatırıq bolurbuzsizoylatırıq bolursuzalaoylatırıq bolurla
Inference, future (must be going to)he must not be going to make someone thinkmenoylatmazlıq bolurmasenoylatmazlıq bolursaoloylatmazlıq bolurbizoylatmazlıq bolurbuzsizoylatmazlıq bolursuzalaoylatmazlıq bolurla
Inference, future (must be going to)no such form
Inference, future (must be going to)no such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Commands, requests and wishes — forms of oylatırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Commands & suggestionslet him/her/it make someone thinkmenoylatayımsenoylat!oloylatsınbizoylatayıqsizoylatığız!alaoylatsınla
Commands & suggestionslet him/her/it not make someone thinkmenoylatmayımsenoylatma!oloylatmasınbizoylatmayıqsizoylatmağız!alaoylatmasınla
Commands & suggestionsshould he make someone think?menoylatayımmı?oloylatsınmı?bizoylatayıqmı?alaoylatsınlamı?
Commands & suggestionsshould he not make someone think?menoylatmayımmı?oloylatmasınmı?bizoylatmayıqmı?alaoylatmasınlamı?
Requestsdo let him/her/it make someone thinksenoylatçı2oloylatsınçısizoylatçığızalaoylatsınlaçı
Requestsdo let him/her/it not make someone thinksenoylatmaçı2oloylatmasınçısizoylatmaçığızalaoylatmasınlaçı
Requestsno such form
Requestsno such form
Blessings & curses — may you…may you make someone thinksenoylathınoylathı
Blessings & curses — may you…may you not make someone thinksenoylatmağınoylatmağı
Blessings & curses — may you…no such form
Blessings & curses — may you…no such form
Optative wish (-ğay + edi)would that he made someone thinkmenoylathay edim
oylatha edim
senoylathay eding
oylatha eding
oloylathay edi
oylatha edi
bizoylathay edik
oylatha edik
sizoylathay edigiz
oylatha edigiz
alaoylathay edile
oylatha edile
Optative wish (-ğay + edi)would that he did not make someone thinkmenoylatmağay edim
oylatmağa edim
senoylatmağay eding
oylatmağa eding
oloylatmağay edi
oylatmağa edi
bizoylatmağay edik
oylatmağa edik
sizoylatmağay edigiz
oylatmağa edigiz
alaoylatmağay edile
oylatmağa edile
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Let someone… (commands)let him/her/it allow someone to make someone thinkmenoylatmağa qoyayımoylatma qoyayımsenoylatmağa qoy!oylatma qoy!oloylatmağa qoysunoylatma qoysunbizoylatmağa qoyayıqoylatma qoyayıqsizoylatmağa qoyuğuz!oylatma qoyuğuz!alaoylatmağa qoysunlaoylatma qoysunla
Let someone… (commands)let him/her/it not allow someone to make someone thinkmenoylatmağa qoymayımoylatma qoymayımsenoylatmağa qoyma!oylatma qoyma!oloylatmağa qoymasınoylatma qoymasınbizoylatmağa qoymayıqoylatma qoymayıqsizoylatmağa qoymağız!oylatma qoymağız!alaoylatmağa qoymasınlaoylatma qoymasınla
Let someone… (commands)should he allow someone to make someone think?menoylatmağa qoyayımmı?oylatma qoyayımmı?oloylatmağa qoysunmu?oylatma qoysunmu?bizoylatmağa qoyayıqmı?oylatma qoyayıqmı?alaoylatmağa qoysunlamı?oylatma qoysunlamı?
Let someone… (commands)should he not allow someone to make someone think?menoylatmağa qoymayımmı?oylatma qoymayımmı?oloylatmağa qoymasınmı?oylatma qoymasınmı?bizoylatmağa qoymayıqmı?oylatma qoymayıqmı?alaoylatmağa qoymasınlamı?oylatma qoymasınlamı?
Let someone… (present)he allows someone to make someone thinkmenoylatmağa qoyamaoylatma qoyamasenoylatmağa qoyasaoylatma qoyasaoloylatmağa qoyadıoylatma qoyadıbizoylatmağa qoyabızoylatma qoyabızsizoylatmağa qoyasızoylatma qoyasızalaoylatmağa qoyadılaoylatma qoyadıla
Let someone… (present)he doesn't allow someone to make someone thinkmenoylatmağa qoymaymaoylatma qoymaymasenoylatmağa qoymaysaoylatma qoymaysaoloylatmağa qoymaydıoylatma qoymaydıbizoylatmağa qoymaybızoylatma qoymaybızsizoylatmağa qoymaysızoylatma qoymaysızalaoylatmağa qoymaydılaoylatma qoymaydıla
Let someone… (present)does he allow someone to make someone think?menoylatmağa qoyamıma?oylatma qoyamıma?senoylatmağa qoyamısa?oylatma qoyamısa?oloylatmağa qoyamıdı?oylatma qoyamıdı?bizoylatmağa qoyamıbız?oylatma qoyamıbız?sizoylatmağa qoyamısız?oylatma qoyamısız?alaoylatmağa qoyamıdıla?oylatma qoyamıdıla?
Let someone… (present)doesn't he allow someone to make someone think?menoylatmağa qoymaymıma?oylatma qoymaymıma?senoylatmağa qoymaymısa?oylatma qoymaymısa?oloylatmağa qoymaymıdı?oylatma qoymaymıdı?bizoylatmağa qoymaymıbız?oylatma qoymaymıbız?sizoylatmağa qoymaymısız?oylatma qoymaymısız?alaoylatmağa qoymaymıdıla?oylatma qoymaymıdıla?
Let someone… (past)he allowed someone to make someone thinkmenoylatmağa qoydumoylatma qoydumsenoylatmağa qoydungoylatma qoydungoloylatmağa qoyduoylatma qoydubizoylatmağa qoyduqoylatma qoyduqsizoylatmağa qoyduğuzoylatma qoyduğuzalaoylatmağa qoydulaoylatma qoydula
Let someone… (past)he didn't allow someone to make someone thinkmenoylatmağa qoymadımoylatma qoymadımsenoylatmağa qoymadıngoylatma qoymadıngoloylatmağa qoymadıoylatma qoymadıbizoylatmağa qoymadıqoylatma qoymadıqsizoylatmağa qoymadığızoylatma qoymadığızalaoylatmağa qoymadılaoylatma qoymadıla
Let someone… (past)did he allow someone to make someone think?menoylatmağa qoydummu?oylatma qoydummu?senoylatmağa qoydungmu?oylatma qoydungmu?oloylatmağa qoydumu?oylatma qoydumu?bizoylatmağa qoyduqmu?oylatma qoyduqmu?sizoylatmağa qoyduğuzmu?oylatma qoyduğuzmu?alaoylatmağa qoydulamı?oylatma qoydulamı?
Let someone… (past)didn't he allow someone to make someone think?menoylatmağa qoymadımmı?oylatma qoymadımmı?senoylatmağa qoymadıngmı?oylatma qoymadıngmı?oloylatmağa qoymadımı?oylatma qoymadımı?bizoylatmağa qoymadıqmı?oylatma qoymadıqmı?sizoylatmağa qoymadığızmı?oylatma qoymadığızmı?alaoylatmağa qoymadılamı?oylatma qoymadılamı?
  1. RequestsSpoken variant: singular requests can add a final nasal consonant, with the same request meaning.
Ability — forms of oylatırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Ability — presenthe can make someone thinkmenoylatalamasenoylatalasaoloylataladıbizoylatalabızsizoylatalasızalaoylataladıla
Ability — presenthe can't make someone thinkmenoylatalmaymasenoylatalmaysaoloylatalmaydıbizoylatalmaybızsizoylatalmaysızalaoylatalmaydıla
Ability — presentcan he make someone think?menoylatalamıma?
oylatalamamı?
senoylatalamısa?oloylatalamıdı?bizoylatalamıbız?
oylatalabızmı?
sizoylatalamısız?alaoylatalamıdıla?
Ability — presentcan't he make someone think?menoylatalmaymıma?
oylatalmaymamı?
senoylatalmaymısa?oloylatalmaymıdı?bizoylatalmaymıbız?
oylatalmaybızmı?
sizoylatalmaymısız?alaoylatalmaymıdıla?
Ability — if I can…if he can make someone thinkmenoylatalsamsenoylatalsangoloylatalsabizoylatalsaqsizoylatalsağızalaoylatalsala
Ability — if I can…if he can't make someone thinkmenoylatalmasamsenoylatalmasangoloylatalmasabizoylatalmasaqsizoylatalmasağızalaoylatalmasala
Ability — if I can…no such form
Ability — if I can…no such form
Ability — simple pasthe was able to make someone thinkmenoylataldımsenoylataldıngoloylataldıbizoylataldıqsizoylataldığızalaoylataldıla
Ability — simple pasthe could not make someone thinkmenoylatalmadımsenoylatalmadıngoloylatalmadıbizoylatalmadıqsizoylatalmadığızalaoylatalmadıla
Ability — simple pastwas he able to make someone think?menoylataldımmı?senoylataldıngmı?oloylataldımı?bizoylataldıqmı?sizoylataldığızmı?alaoylataldılamı?
Ability — simple pastcouldn't he make someone think?menoylatalmadımmı?senoylatalmadıngmı?oloylatalmadımı?bizoylatalmadıqmı?sizoylatalmadığızmı?alaoylatalmadılamı?
Ability — perfect / -ğan pasthe has been able to make someone thinkmenoylatalğanmasenoylatalğansaoloylatalğandıbizoylatalğanbızsizoylatalğansızalaoylatalğandıla
Ability — perfect / -ğan pasthe hasn't been able to make someone thinkmenoylatalmağanmasenoylatalmağansaoloylatalmağandıbizoylatalmağanbızsizoylatalmağansızalaoylatalmağandıla
Ability — perfect / -ğan pasthas he been able to make someone think?menoylatalğanmıma?
oylatalğanmamı?
senoylatalğanmısa?oloylatalğanmıdı?bizoylatalğanmıbız?
oylatalğanbızmı?
sizoylatalğanmısız?alaoylatalğanmıdıla?
Ability — perfect / -ğan pasthasn't he been able to make someone think?menoylatalmağanmıma?
oylatalmağanmamı?
senoylatalmağanmısa?oloylatalmağanmıdı?bizoylatalmağanmıbız?
oylatalmağanbızmı?
sizoylatalmağanmısız?alaoylatalmağanmıdıla?
Ability — past perfecthe had been able to make someone thinkmenoylatalğan edimoylatalğanemsenoylatalğan edingoylatalğanengoloylatalğan edioylatalğanedbizoylatalğan edikoylatalğaneksizoylatalğan edigizoylatalğanegizalaoylatalğan edileoylatalğanelle
Ability — past perfecthe hadn't been able to make someone thinkmenoylatalmağan edimoylatalmağanemsenoylatalmağan edingoylatalmağanengoloylatalmağan edioylatalmağanedbizoylatalmağan edikoylatalmağaneksizoylatalmağan edigizoylatalmağanegizalaoylatalmağan edileoylatalmağanelle
Ability — past perfectno such form
Ability — past perfectno such form
Ability — past backgroundhe could make someone thinkmenoylatala edimoylatalaemsenoylatala edingoylatalaengoloylatala edioylatalaedbizoylatala edikoylatalaeksizoylatala edigizoylatalaegizalaoylatala edileoylatalaelle
Ability — past backgroundhe could not make someone thinkmenoylatalmay edimoylatalmayemsenoylatalmay edingoylatalmayengoloylatalmay edioylatalmayedbizoylatalmay edikoylatalmayeksizoylatalmay edigizoylatalmayegizalaoylatalmay edileoylatalmayelle
Ability — past backgroundno such form
Ability — past backgroundno such form
Ability — future Ihe will be able to make someone thinkmenoylatalırmasenoylatalırsaoloylatalırbizoylatalırbızsizoylatalırsızalaoylatalırla
Ability — future Ihe won't be able to make someone thinkmenoylatalmazmasenoylatalmazsaoloylatalmazbizoylatalmazbızsizoylatalmazsızalaoylatalmazla
Ability — future Iwill he be able to make someone think?menoylatalırmıma?
oylatalırmamı?
senoylatalırmısa?oloylatalırmı?bizoylatalırmıbız?
oylatalırbızmı?
sizoylatalırmısız?alaoylatalırmıla?
Ability — future Iwon't he be able to make someone think?menoylatalmazmıma?
oylatalmazmamı?
senoylatalmazmısa?oloylatalmazmı?bizoylatalmazmıbız?
oylatalmazbızmı?
sizoylatalmazmısız?alaoylatalmazmıla?
Ability — future IIhe is going to be able to make someone thinkmenoylatallıqmasenoylatallıqsaoloylatallıqdıbizoylatallıqbızsizoylatallıqsızalaoylatallıqdıla
Ability — future IIhe is not going to be able to make someone thinkmenoylatallıq tülmesenoylatallıq tülseoloylatallıq tüldübizoylatallıq tülbüzsizoylatallıq tülsüzalaoylatallıq tüldüle
Ability — future IIis he going to be able to make someone think?menoylatallıqmıma?
oylatallıqmamı?
senoylatallıqmısa?oloylatallıqmıdı?bizoylatallıqmıbız?
oylatallıqbızmı?
sizoylatallıqmısız?alaoylatallıqmıdıla?
Ability — future IIisn't he going to be able to make someone think?menoylatallıq tülmüme?senoylatallıq tülmüse?oloylatallıq tülmüdü?bizoylatallıq tülmübüz?sizoylatallıq tülmüsüz?alaoylatallıq tülmüdüle?
Ability — would be able to…he would be able to make someone thinkmenoylatalır edimoylatalır emsenoylatalır edingoylatalır engoloylatalır edioylatalır edbizoylatalır edikoylatalır eksizoylatalır edigizoylatalır egizalaoylatalır edileoylatalır elle
Ability — would be able to…he wouldn't be able to make someone thinkmenoylatalmaz edimoylatalmaz emsenoylatalmaz edingoylatalmaz engoloylatalmaz edioylatalmaz edbizoylatalmaz edikoylatalmaz eksizoylatalmaz edigizoylatalmaz egizalaoylatalmaz edileoylatalmaz elle
Ability — would be able to…no such form
Ability — would be able to…no such form
Second-person optative — abilitymay you be able to make someone thinksenoylatalğınoylatalğı
Second-person optative — abilitymay you not be able to make someone thinksenoylatalmağınoylatalmağı
Second-person optative — abilityno such form
Second-person optative — abilityno such form
Emphatic and rare forms — forms of oylatırğa: the second negation of each tense that has one, across the six persons.
FormmenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present — auxiliary negatedhe can't be making someone thinkmenoylata bolmazmasenoylata bolmazsaoloylata bolmazbizoylata bolmazbızsizoylata bolmazsızalaoylata bolmazla
Inference, present — double negationhe must be making someone think (emphatic)menoylatmay bolmazmasenoylatmay bolmazsaoloylatmay bolmazbizoylatmay bolmazbızsizoylatmay bolmazsızalaoylatmay bolmazla
Inference, progressive — auxiliary negatedhe can't be in the middle of making someone thinkmenoylata tura bolmazmasenoylata tura bolmazsaoloylata tura bolmazbizoylata tura bolmazbızsizoylata tura bolmazsızalaoylata tura bolmazla
Inference, progressive — double negationhe must keep on not making someone think (emphatic)menoylatmay tura bolmazmasenoylatmay tura bolmazsaoloylatmay tura bolmazbizoylatmay tura bolmazbızsizoylatmay tura bolmazsızalaoylatmay tura bolmazla
Progressive — verb negatedhe keeps on not making someone thinkmenoylatmay turamasenoylatmay turasaoloylatmay turadıbizoylatmay turabızsizoylatmay turasızalaoylatmay turadıla
Progressive — double negationhe is not keeping on not making someone thinkmenoylatmay turmaymasenoylatmay turmaysaoloylatmay turmaydıbizoylatmay turmaybızsizoylatmay turmaysızalaoylatmay turmaydıla
Progressive — double negationisn't he keeping on not making someone think?menoylatmay turmaymımasenoylatmay turmaymısaoloylatmay turmaymıdıbizoylatmay turmaymıbızsizoylatmay turmaymısızalaoylatmay turmaymıdıla
Inference — auxiliary negatedhe can't have made someone thinkmenoylathan bolmazmasenoylathan bolmazsaoloylathan bolmazbizoylathan bolmazbızsizoylathan bolmazsızalaoylathan bolmazla
Inference — double negationhe must have made someone think (emphatic)menoylatmağan bolmazmasenoylatmağan bolmazsaoloylatmağan bolmazbizoylatmağan bolmazbızsizoylatmağan bolmazsızalaoylatmağan bolmazla
Counterfactual — auxiliary negatedif it weren't that he had made someone thinkmenoylathan bolmasamsenoylathan bolmasangoloylathan bolmasabizoylathan bolmasaqsizoylathan bolmasağızalaoylathan bolmasala
Counterfactual — double negationif it weren't that he hadn't made someone thinkmenoylatmağan bolmasamsenoylatmağan bolmasangoloylatmağan bolmasabizoylatmağan bolmasaqsizoylatmağan bolmasağızalaoylatmağan bolmasala
Inference, future — auxiliary negatedhe can't be going to make someone thinkmenoylatırıq bolmazmasenoylatırıq bolmazsaoloylatırıq bolmazbizoylatırıq bolmazbızsizoylatırıq bolmazsızalaoylatırıq bolmazla
Inference, future — double negationhe must be going to make someone think (emphatic)menoylatmazlıq bolmazmasenoylatmazlıq bolmazsaoloylatmazlıq bolmazbizoylatmazlıq bolmazbızsizoylatmazlıq bolmazsızalaoylatmazlıq bolmazla
Counterfactual future — auxiliary negatedif it weren't that he were going to make someone thinkmenoylatırıq bolmasamsenoylatırıq bolmasangoloylatırıq bolmasabizoylatırıq bolmasaqsizoylatırıq bolmasağızalaoylatırıq bolmasala
Counterfactual future — double negationif it weren't that he were not going to make someone thinkmenoylatmazlıq bolmasamsenoylatmazlıq bolmasangoloylatmazlıq bolmasabizoylatmazlıq bolmasaqsizoylatmazlıq bolmasağızalaoylatmazlıq bolmasala