batırlandırırğa

/batɯrlandɯrɯrʁa/

Conjugation

  • batırlandıradıhe is putting heart into someone
  • batırlandırdıhe put heart into someone
  • batırlandırğandıhe has put heart into someone
  • batırlandırırhe will put heart into someone
  • batırlandırlıqdıhe is going to put heart into someone
  • batırlandıra edihe was putting heart into someone
  • batırlandırsaif he puts heart into someone
  • batırlandır!put heart into someone!
Simple tenses — forms of batırlandırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Present (simple & continuous)menbatırlandıramaI am putting heart into someonesenbatırlandırasayou are putting heart into someoneolbatırlandıradıhe is putting heart into someonebizbatırlandırabızwe are putting heart into someonesizbatırlandırasızyou all are putting heart into someonealabatırlandıradılathey are putting heart into someone
Present (simple & continuous)menbatırlandırmaymaI am not putting heart into someonesenbatırlandırmaysayou are not putting heart into someoneolbatırlandırmaydıhe is not putting heart into someonebizbatırlandırmaybızwe are not putting heart into someonesizbatırlandırmaysızyou all are not putting heart into someonealabatırlandırmaydılathey are not putting heart into someone
Present (simple & continuous)menbatırlandıramamı?
batırlandıramıma?am I putting heart into someone?
senbatırlandıramısa?are you putting heart into someone?olbatırlandıramıdı?is he putting heart into someone?bizbatırlandırabızmı?
batırlandıramıbız?are we putting heart into someone?
sizbatırlandıramısız?are you all putting heart into someone?alabatırlandıramıdıla?are they putting heart into someone?
Present (simple & continuous)menbatırlandırmaymamı?
batırlandırmaymıma?aren't I putting heart into someone?
senbatırlandırmaymısa?aren't you putting heart into someone?olbatırlandırmaymıdı?isn't he putting heart into someone?bizbatırlandırmaybızmı?
batırlandırmaymıbız?aren't we putting heart into someone?
sizbatırlandırmaymısız?aren't you all putting heart into someone?alabatırlandırmaymıdıla?aren't they putting heart into someone?
Habitual (usually, tends to)menbatırlandırıwçanmaI usually put heart into someonesenbatırlandırıwçansayou usually put heart into someoneolbatırlandırıwçandıhe usually puts heart into someonebizbatırlandırıwçanbızwe usually put heart into someonesizbatırlandırıwçansızyou all usually put heart into someonealabatırlandırıwçandılathey usually put heart into someone
Habitual (usually, tends to)menbatırlandırmawçanmaI usually don't put heart into someonesenbatırlandırmawçansayou usually don't put heart into someoneolbatırlandırmawçandıhe usually doesn't put heart into someonebizbatırlandırmawçanbızwe usually don't put heart into someonesizbatırlandırmawçansızyou all usually don't put heart into someonealabatırlandırmawçandılathey usually don't put heart into someone
Habitual (usually, tends to)menbatırlandırıwçanmamı?
batırlandırıwçanmıma?do I usually put heart into someone?
senbatırlandırıwçanmısa?do you usually put heart into someone?olbatırlandırıwçanmıdı?does he usually put heart into someone?bizbatırlandırıwçanbızmı?
batırlandırıwçanmıbız?do we usually put heart into someone?
sizbatırlandırıwçanmısız?do you all usually put heart into someone?alabatırlandırıwçanmıdıla?do they usually put heart into someone?
Habitual (usually, tends to)menbatırlandırmawçanmamı?
batırlandırmawçanmıma?do I usually not put heart into someone?
senbatırlandırmawçanmısa?do you usually not put heart into someone?olbatırlandırmawçanmıdı?does he usually not put heart into someone?bizbatırlandırmawçanbızmı?
batırlandırmawçanmıbız?do we usually not put heart into someone?
sizbatırlandırmawçanmısız?do you all usually not put heart into someone?alabatırlandırmawçanmıdıla?do they usually not put heart into someone?
Resultative (has become and stays)olbatırlandırıbdıhe has put heart into someone and remains soalabatırlandırıbdılathey have put heart into someone and remain so
Resultative (has become and stays)
Resultative (has become and stays)olbatırlandırıbmıdı?has he put heart into someone?alabatırlandırıbmıdıla?have they put heart into someone?
Resultative (has become and stays)
Durative (keeps doing)menbatırlandırıb turamaI keep putting heart into someonesenbatırlandırıb turasayou keep putting heart into someoneolbatırlandırıb turadıhe keeps putting heart into someonebizbatırlandırıb turabızwe keep putting heart into someonesizbatırlandırıb turasızyou all keep putting heart into someonealabatırlandırıb turadılathey keep putting heart into someone
Durative (keeps doing)menbatırlandırıb turmaymaI don't keep putting heart into someonesenbatırlandırıb turmaysayou don't keep putting heart into someoneolbatırlandırıb turmaydıhe doesn't keep putting heart into someonebizbatırlandırıb turmaybızwe don't keep putting heart into someonesizbatırlandırıb turmaysızyou all don't keep putting heart into someonealabatırlandırıb turmaydılathey don't keep putting heart into someone
Durative (keeps doing)menbatırlandırıb turamamı?
batırlandırıb turamıma?do I keep putting heart into someone?
senbatırlandırıb turamısa?do you keep putting heart into someone?olbatırlandırıb turamıdı?does he keep putting heart into someone?bizbatırlandırıb turabızmı?
batırlandırıb turamıbız?do we keep putting heart into someone?
sizbatırlandırıb turamısız?do you all keep putting heart into someone?alabatırlandırıb turamıdıla?do they keep putting heart into someone?
Durative (keeps doing)menbatırlandırıb turmaymamı?
batırlandırıb turmaymıma?don't I keep putting heart into someone?
senbatırlandırıb turmaymısa?don't you keep putting heart into someone?olbatırlandırıb turmaymıdı?doesn't he keep putting heart into someone?bizbatırlandırıb turmaybızmı?
batırlandırıb turmaymıbız?don't we keep putting heart into someone?
sizbatırlandırıb turmaymısız?don't you all keep putting heart into someone?alabatırlandırıb turmaymıdıla?don't they keep putting heart into someone?
Progressive (in the middle of)menbatırlandıra turamaI am in the middle of putting heart into someonesenbatırlandıra turasayou are in the middle of putting heart into someoneolbatırlandıra turadıhe is in the middle of putting heart into someonebizbatırlandıra turabızwe are in the middle of putting heart into someonesizbatırlandıra turasızyou all are in the middle of putting heart into someonealabatırlandıra turadılathey are in the middle of putting heart into someone
Progressive (in the middle of)menbatırlandıra turmaymaI am not in the middle of putting heart into someonesenbatırlandıra turmaysayou are not in the middle of putting heart into someoneolbatırlandıra turmaydıhe is not in the middle of putting heart into someonebizbatırlandıra turmaybızwe are not in the middle of putting heart into someonesizbatırlandıra turmaysızyou all are not in the middle of putting heart into someonealabatırlandıra turmaydılathey are not in the middle of putting heart into someone
Progressive (in the middle of)menbatırlandıra turamamı?
batırlandıra turamıma?am I in the middle of putting heart into someone?
senbatırlandıra turamısa?are you in the middle of putting heart into someone?olbatırlandıra turamıdı?is he in the middle of putting heart into someone?bizbatırlandıra turabızmı?
batırlandıra turamıbız?are we in the middle of putting heart into someone?
sizbatırlandıra turamısız?are you all in the middle of putting heart into someone?alabatırlandıra turamıdıla?are they in the middle of putting heart into someone?
Progressive (in the middle of)menbatırlandıra turmaymamı?
batırlandıra turmaymıma?aren't I in the middle of putting heart into someone?
senbatırlandıra turmaymısa?aren't you in the middle of putting heart into someone?olbatırlandıra turmaymıdı?isn't he in the middle of putting heart into someone?bizbatırlandıra turmaybızmı?
batırlandıra turmaymıbız?aren't we in the middle of putting heart into someone?
sizbatırlandıra turmaymısız?aren't you all in the middle of putting heart into someone?alabatırlandıra turmaymıdıla?aren't they in the middle of putting heart into someone?
Simple past (definite)menbatırlandırdımI put heart into someonesenbatırlandırdıŋyou put heart into someoneolbatırlandırdıhe put heart into someonebizbatırlandırdıqwe put heart into someonesizbatırlandırdığızyou all put heart into someonealabatırlandırdılathey put heart into someone
Simple past (definite)menbatırlandırmadımI didn't put heart into someonesenbatırlandırmadıŋyou didn't put heart into someoneolbatırlandırmadıhe didn't put heart into someonebizbatırlandırmadıqwe didn't put heart into someonesizbatırlandırmadığızyou all didn't put heart into someonealabatırlandırmadılathey didn't put heart into someone
Simple past (definite)menbatırlandırdımmı?did I put heart into someone?senbatırlandırdıŋmı?did you put heart into someone?olbatırlandırdımı?did he put heart into someone?bizbatırlandırdıqmı?did we put heart into someone?sizbatırlandırdığızmı?did you all put heart into someone?alabatırlandırdılamı?did they put heart into someone?
Simple past (definite)menbatırlandırmadımmı?didn't I put heart into someone?senbatırlandırmadıŋmı?didn't you put heart into someone?olbatırlandırmadımı?didn't he put heart into someone?bizbatırlandırmadıqmı?didn't we put heart into someone?sizbatırlandırmadığızmı?didn't you all put heart into someone?alabatırlandırmadılamı?didn't they put heart into someone?
Perfect (past indefinite)menbatırlandırğanmaI have put heart into someonesenbatırlandırğansayou have put heart into someoneolbatırlandırğandıhe has put heart into someonebizbatırlandırğanbızwe have put heart into someonesizbatırlandırğansızyou all have put heart into someonealabatırlandırğandılathey have put heart into someone
Perfect (past indefinite)menbatırlandırmağanmaI haven't put heart into someonesenbatırlandırmağansayou haven't put heart into someoneolbatırlandırmağandıhe hasn't put heart into someonebizbatırlandırmağanbızwe haven't put heart into someonesizbatırlandırmağansızyou all haven't put heart into someonealabatırlandırmağandılathey haven't put heart into someone
Perfect (past indefinite)menbatırlandırğanmamı?
batırlandırğanmıma?have I put heart into someone?
senbatırlandırğanmısa?have you put heart into someone?olbatırlandırğanmıdı?has he put heart into someone?bizbatırlandırğanbızmı?
batırlandırğanmıbız?have we put heart into someone?
sizbatırlandırğanmısız?have you all put heart into someone?alabatırlandırğanmıdıla?have they put heart into someone?
Perfect (past indefinite)menbatırlandırmağanmamı?
batırlandırmağanmıma?haven't I put heart into someone?
senbatırlandırmağanmısa?haven't you put heart into someone?olbatırlandırmağanmıdı?hasn't he put heart into someone?bizbatırlandırmağanbızmı?
batırlandırmağanmıbız?haven't we put heart into someone?
sizbatırlandırmağanmısız?haven't you all put heart into someone?alabatırlandırmağanmıdıla?haven't they put heart into someone?
Durative, definite past (kept doing)menbatırlandırıb turdumI kept putting heart into someonesenbatırlandırıb turduŋyou kept putting heart into someoneolbatırlandırıb turduhe kept putting heart into someonebizbatırlandırıb turduqwe kept putting heart into someonesizbatırlandırıb turduğuzyou all kept putting heart into someonealabatırlandırıb turdulathey kept putting heart into someone
Durative, definite past (kept doing)menbatırlandırıb turmadımI didn't keep putting heart into someonesenbatırlandırıb turmadıŋyou didn't keep putting heart into someoneolbatırlandırıb turmadıhe didn't keep putting heart into someonebizbatırlandırıb turmadıqwe didn't keep putting heart into someonesizbatırlandırıb turmadığızyou all didn't keep putting heart into someonealabatırlandırıb turmadılathey didn't keep putting heart into someone
Durative, definite past (kept doing)
Durative, definite past (kept doing)
Indefinite future (future I)menbatırlandırırmaI will put heart into someonesenbatırlandırırsayou will put heart into someoneolbatırlandırırhe will put heart into someonebizbatırlandırırbızwe will put heart into someonesizbatırlandırırsızyou all will put heart into someonealabatırlandırırlathey will put heart into someone
Indefinite future (future I)menbatırlandırmazmaI won't put heart into someonesenbatırlandırmazsayou won't put heart into someoneolbatırlandırmazhe won't put heart into someonebizbatırlandırmazbızwe won't put heart into someonesizbatırlandırmazsızyou all won't put heart into someonealabatırlandırmazlathey won't put heart into someone
Indefinite future (future I)menbatırlandırırmamı?
batırlandırırmıma?will I put heart into someone?
senbatırlandırırmısa?will you put heart into someone?olbatırlandırırmı?will he put heart into someone?bizbatırlandırırbızmı?
batırlandırırmıbız?will we put heart into someone?
sizbatırlandırırmısız?will you all put heart into someone?alabatırlandırırlamı?
batırlandırırmıla?will they put heart into someone?
Indefinite future (future I)menbatırlandırmazmamı?
batırlandırmazmıma?won't I put heart into someone?
senbatırlandırmazmısa?won't you put heart into someone?olbatırlandırmazmı?won't he put heart into someone?bizbatırlandırmazbızmı?
batırlandırmazmıbız?won't we put heart into someone?
sizbatırlandırmazmısız?won't you all put heart into someone?alabatırlandırmazlamı?
batırlandırmazmıla?won't they put heart into someone?
Definite future (future II)menbatırlandırlıqma1batırlandırrıqmaI am going to put heart into someonesenbatırlandırlıqsa1batırlandırrıqsayou are going to put heart into someoneolbatırlandırlıqdı1batırlandırrıqdıhe is going to put heart into someonebizbatırlandırlıqbız1batırlandırrıqbızwe are going to put heart into someonesizbatırlandırlıqsız1batırlandırrıqsızyou all are going to put heart into someonealabatırlandırlıqdıla1batırlandırrıqdılathey are going to put heart into someone
Definite future (future II)menbatırlandırlıq tülme1batırlandırrıq tülmeI am not going to put heart into someonesenbatırlandırlıq tülse1batırlandırrıq tülseyou are not going to put heart into someoneolbatırlandırlıq tüldü1batırlandırrıq tüldühe is not going to put heart into someonebizbatırlandırlıq tülbüz1batırlandırrıq tülbüzwe are not going to put heart into someonesizbatırlandırlıq tülsüz1batırlandırrıq tülsüzyou all are not going to put heart into someonealabatırlandırlıq tüldüle1batırlandırrıq tüldülethey are not going to put heart into someone
Definite future (future II)menbatırlandırlıqmamı?1
batırlandırlıqmıma?batırlandırrıqmamı?am I going to put heart into someone?
senbatırlandırlıqmısa?1batırlandırrıqmısa?are you going to put heart into someone?olbatırlandırlıqmıdı?1batırlandırrıqmıdı?is he going to put heart into someone?bizbatırlandırlıqbızmı?1
batırlandırlıqmıbız?batırlandırrıqbızmı?are we going to put heart into someone?
sizbatırlandırlıqmısız?1batırlandırrıqmısız?are you all going to put heart into someone?alabatırlandırlıqmıdıla?1batırlandırrıqmıdıla?are they going to put heart into someone?
Definite future (future II)menbatırlandırlıq tülmüme?1batırlandırrıq tülmüme?aren't I going to put heart into someone?senbatırlandırlıq tülmüse?1batırlandırrıq tülmüse?aren't you going to put heart into someone?olbatırlandırlıq tülmüdü?1batırlandırrıq tülmüdü?isn't he going to put heart into someone?bizbatırlandırlıq tülmübüz?1batırlandırrıq tülmübüz?aren't we going to put heart into someone?sizbatırlandırlıq tülmüsüz?1batırlandırrıq tülmüsüz?aren't you all going to put heart into someone?alabatırlandırlıq tülmüdüle?1batırlandırrıq tülmüdüle?aren't they going to put heart into someone?

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Definite future (future II)spoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so batırlandırrıqdı
Past compound tenses — forms of batırlandırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Past perfect (pluperfect)menbatırlandırğan edimbatırlandırğanemI had put heart into someonesenbatırlandırğan ediŋbatırlandırğaneŋyou had put heart into someoneolbatırlandırğan edibatırlandırğanedhe had put heart into someonebizbatırlandırğan edikbatırlandırğanekwe had put heart into someonesizbatırlandırğan edigizbatırlandırğanegizyou all had put heart into someonealabatırlandırğan edilebatırlandırğanellethey had put heart into someone
Past perfect (pluperfect)menbatırlandırmağan edimbatırlandırmağanemI hadn't put heart into someonesenbatırlandırmağan ediŋbatırlandırmağaneŋyou hadn't put heart into someoneolbatırlandırmağan edibatırlandırmağanedhe hadn't put heart into someonebizbatırlandırmağan edikbatırlandırmağanekwe hadn't put heart into someonesizbatırlandırmağan edigizbatırlandırmağanegizyou all hadn't put heart into someonealabatırlandırmağan edilebatırlandırmağanellethey hadn't put heart into someone
Past perfect (pluperfect)
Past perfect (pluperfect)
Past continuous (imperfect)menbatırlandıra edimbatırlandıraemI was putting heart into someonesenbatırlandıra ediŋbatırlandıraeŋyou were putting heart into someoneolbatırlandıra edibatırlandıraedhe was putting heart into someonebizbatırlandıra edikbatırlandıraekwe were putting heart into someonesizbatırlandıra edigizbatırlandıraegizyou all were putting heart into someonealabatırlandıra edilebatırlandıraellethey were putting heart into someone
Past continuous (imperfect)menbatırlandırmay edimbatırlandırmayemI wasn't putting heart into someonesenbatırlandırmay ediŋbatırlandırmayeŋyou weren't putting heart into someoneolbatırlandırmay edibatırlandırmayedhe wasn't putting heart into someonebizbatırlandırmay edikbatırlandırmayekwe weren't putting heart into someonesizbatırlandırmay edigizbatırlandırmayegizyou all weren't putting heart into someonealabatırlandırmay edilebatırlandırmayellethey weren't putting heart into someone
Past continuous (imperfect)
Past continuous (imperfect)
Habitual past (used to)menbatırlandırıwçan edimbatırlandırıwçanemI used to put heart into someonesenbatırlandırıwçan ediŋbatırlandırıwçaneŋyou used to put heart into someoneolbatırlandırıwçan edibatırlandırıwçanedhe used to put heart into someonebizbatırlandırıwçan edikbatırlandırıwçanekwe used to put heart into someonesizbatırlandırıwçan edigizbatırlandırıwçanegizyou all used to put heart into someonealabatırlandırıwçan edilebatırlandırıwçanellethey used to put heart into someone
Habitual past (used to)menbatırlandırmawçan edimbatırlandırmawçanemI didn't use to put heart into someonesenbatırlandırmawçan ediŋbatırlandırmawçaneŋyou didn't use to put heart into someoneolbatırlandırmawçan edibatırlandırmawçanedhe didn't use to put heart into someonebizbatırlandırmawçan edikbatırlandırmawçanekwe didn't use to put heart into someonesizbatırlandırmawçan edigizbatırlandırmawçanegizyou all didn't use to put heart into someonealabatırlandırmawçan edilebatırlandırmawçanellethey didn't use to put heart into someone
Habitual past (used to)
Habitual past (used to)
Resultative past (had become and stayed)olbatırlandırıb edihe had put heart into someone and remained soalabatırlandırıb edilethey had put heart into someone and remained so
Resultative past (had become and stayed)olbatırlandırıb tül edihe hadn't put heart into someonealabatırlandırıb tül edilethey hadn't put heart into someone
Resultative past (had become and stayed)
Resultative past (had become and stayed)
Past durative (had kept doing)menbatırlandırıb tura edimbatırlandırıb turaemI had kept putting heart into someonesenbatırlandırıb tura ediŋbatırlandırıb turaeŋyou had kept putting heart into someoneolbatırlandırıb tura edibatırlandırıb turaedhe had kept putting heart into someonebizbatırlandırıb tura edikbatırlandırıb turaekwe had kept putting heart into someonesizbatırlandırıb tura edigizbatırlandırıb turaegizyou all had kept putting heart into someonealabatırlandırıb tura edilebatırlandırıb turaellethey had kept putting heart into someone
Past durative (had kept doing)menbatırlandırıb turmay edimbatırlandırıb turmayemI hadn't kept putting heart into someonesenbatırlandırıb turmay ediŋbatırlandırıb turmayeŋyou hadn't kept putting heart into someoneolbatırlandırıb turmay edibatırlandırıb turmayedhe hadn't kept putting heart into someonebizbatırlandırıb turmay edikbatırlandırıb turmayekwe hadn't kept putting heart into someonesizbatırlandırıb turmay edigizbatırlandırıb turmayegizyou all hadn't kept putting heart into someonealabatırlandırıb turmay edilebatırlandırıb turmayellethey hadn't kept putting heart into someone
Past durative (had kept doing)
Past durative (had kept doing)
Past progressive (was in the middle of)menbatırlandıra tura edimbatırlandıra turaemI was in the middle of putting heart into someonesenbatırlandıra tura ediŋbatırlandıra turaeŋyou were in the middle of putting heart into someoneolbatırlandıra tura edibatırlandıra turaedhe was in the middle of putting heart into someonebizbatırlandıra tura edikbatırlandıra turaekwe were in the middle of putting heart into someonesizbatırlandıra tura edigizbatırlandıra turaegizyou all were in the middle of putting heart into someonealabatırlandıra tura edilebatırlandıra turaellethey were in the middle of putting heart into someone
Past progressive (was in the middle of)menbatırlandıra turmay edimbatırlandıra turmayemI wasn't in the middle of putting heart into someonesenbatırlandıra turmay ediŋbatırlandıra turmayeŋyou weren't in the middle of putting heart into someoneolbatırlandıra turmay edibatırlandıra turmayedhe wasn't in the middle of putting heart into someonebizbatırlandıra turmay edikbatırlandıra turmayekwe weren't in the middle of putting heart into someonesizbatırlandıra turmay edigizbatırlandıra turmayegizyou all weren't in the middle of putting heart into someonealabatırlandıra turmay edilebatırlandıra turmayellethey weren't in the middle of putting heart into someone
Past progressive (was in the middle of)
Past progressive (was in the middle of)
Conditional result (would)menbatırlandırır edimbatırlandırır emI would put heart into someonesenbatırlandırır ediŋbatırlandırır eŋyou would put heart into someoneolbatırlandırır edibatırlandırır edhe would put heart into someonebizbatırlandırır edikbatırlandırır ekwe would put heart into someonesizbatırlandırır edigizbatırlandırır egizyou all would put heart into someonealabatırlandırır edilebatırlandırır ellethey would put heart into someone
Conditional result (would)menbatırlandırmaz edimbatırlandırmaz emI wouldn't put heart into someonesenbatırlandırmaz ediŋbatırlandırmaz eŋyou wouldn't put heart into someoneolbatırlandırmaz edibatırlandırmaz edhe wouldn't put heart into someonebizbatırlandırmaz edikbatırlandırmaz ekwe wouldn't put heart into someonesizbatırlandırmaz edigizbatırlandırmaz egizyou all wouldn't put heart into someonealabatırlandırmaz edilebatırlandırmaz ellethey wouldn't put heart into someone
Conditional result (would)
Conditional result (would)
Past conditional result (would have)menbatırlandırlıq edim2batırlandırlıq embatırlandırrıq edimI would have put heart into someonesenbatırlandırlıq ediŋ2batırlandırlıq eŋbatırlandırrıq ediŋyou would have put heart into someoneolbatırlandırlıq edi2batırlandırlıq edbatırlandırrıq edihe would have put heart into someonebizbatırlandırlıq edik2batırlandırlıq ekbatırlandırrıq edikwe would have put heart into someonesizbatırlandırlıq edigiz2batırlandırlıq egizbatırlandırrıq edigizyou all would have put heart into someonealabatırlandırlıq edile2batırlandırlıq ellebatırlandırrıq edilethey would have put heart into someone
Past conditional result (would have)menbatırlandırlıq tül edim2batırlandırlıq tül embatırlandırrıq tül edimI wouldn't have put heart into someonesenbatırlandırlıq tül ediŋ2batırlandırlıq tül eŋbatırlandırrıq tül ediŋyou wouldn't have put heart into someoneolbatırlandırlıq tül edi2batırlandırlıq tül edbatırlandırrıq tül edihe wouldn't have put heart into someonebizbatırlandırlıq tül edik2batırlandırlıq tül ekbatırlandırrıq tül edikwe wouldn't have put heart into someonesizbatırlandırlıq tül edigiz2batırlandırlıq tül egizbatırlandırrıq tül edigizyou all wouldn't have put heart into someonealabatırlandırlıq tül edile2batırlandırlıq tül ellebatırlandırrıq tül edilethey wouldn't have put heart into someone
Past conditional result (would have)
Past conditional result (would have)
  1. Past conditional result (would have)spoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so batırlandırrıq edi
Conditional — forms of batırlandırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Conditionalmenbatırlandırsamif I put heart into someonesenbatırlandırsaŋif you put heart into someoneolbatırlandırsaif he puts heart into someonebizbatırlandırsaqif we put heart into someonesizbatırlandırsağızif you all put heart into someonealabatırlandırsalaif they put heart into someone
Conditionalmenbatırlandırmasamif I don't put heart into someonesenbatırlandırmasaŋif you don't put heart into someoneolbatırlandırmasaif he doesn't put heart into someonebizbatırlandırmasaqif we don't put heart into someonesizbatırlandırmasağızif you all don't put heart into someonealabatırlandırmasalaif they don't put heart into someone
Conditional
Conditional
Conditional, present realmenbatırlandıra esemif I am putting heart into someonesenbatırlandıra eseŋif you are putting heart into someoneolbatırlandıra eseif he is putting heart into someonebizbatırlandıra esekif we are putting heart into someonesizbatırlandıra esegizif you all are putting heart into someonealabatırlandıra eseleif they are putting heart into someone
Conditional, present realmenbatırlandırmay esemif I am not putting heart into someonesenbatırlandırmay eseŋif you are not putting heart into someoneolbatırlandırmay eseif he is not putting heart into someonebizbatırlandırmay esekif we are not putting heart into someonesizbatırlandırmay esegizif you all are not putting heart into someonealabatırlandırmay eseleif they are not putting heart into someone
Conditional, present real
Conditional, present real
Wish, present/future (if only)menbatırlandırsam edibatırlandırsam edif only I put heart into someonesenbatırlandırsaŋ edibatırlandırsaŋ edif only you put heart into someoneolbatırlandırsa edibatırlandırsaedif only he put heart into someonebizbatırlandırsaq edibatırlandırsaq edif only we put heart into someonesizbatırlandırsağız edibatırlandırsağız edif only you all put heart into someonealabatırlandırsala edibatırlandırsalaedif only they put heart into someone
Wish, present/future (if only)menbatırlandırmasam edibatırlandırmasam edif only I didn't put heart into someonesenbatırlandırmasaŋ edibatırlandırmasaŋ edif only you didn't put heart into someoneolbatırlandırmasa edibatırlandırmasaedif only he didn't put heart into someonebizbatırlandırmasaq edibatırlandırmasaq edif only we didn't put heart into someonesizbatırlandırmasağız edibatırlandırmasağız edif only you all didn't put heart into someonealabatırlandırmasala edibatırlandırmasalaedif only they didn't put heart into someone
Wish, present/future (if only)
Wish, present/future (if only)
Durative conditionalmenbatırlandırıb tursamif I carry on putting heart into someonesenbatırlandırıb tursaŋif you carry on putting heart into someoneolbatırlandırıb tursaif he carries on putting heart into someonebizbatırlandırıb tursaqif we carry on putting heart into someonesizbatırlandırıb tursağızif you all carry on putting heart into someonealabatırlandırıb tursalaif they carry on putting heart into someone
Durative conditionalmenbatırlandırıb turmasamif I don't carry on putting heart into someonesenbatırlandırıb turmasaŋif you don't carry on putting heart into someoneolbatırlandırıb turmasaif he doesn't carry on putting heart into someonebizbatırlandırıb turmasaqif we don't carry on putting heart into someonesizbatırlandırıb turmasağızif you all don't carry on putting heart into someonealabatırlandırıb turmasalaif they don't carry on putting heart into someone
Durative conditional
Durative conditional
Durative conditional, present realmenbatırlandırıb tura esemif I have kept putting heart into someonesenbatırlandırıb tura eseŋif you have kept putting heart into someoneolbatırlandırıb tura eseif he has kept putting heart into someonebizbatırlandırıb tura esekif we have kept putting heart into someonesizbatırlandırıb tura esegizif you all have kept putting heart into someonealabatırlandırıb tura eseleif they have kept putting heart into someone
Durative conditional, present realmenbatırlandırıb turmay esemif I haven't kept putting heart into someonesenbatırlandırıb turmay eseŋif you haven't kept putting heart into someoneolbatırlandırıb turmay eseif he hasn't kept putting heart into someonebizbatırlandırıb turmay esekif we haven't kept putting heart into someonesizbatırlandırıb turmay esegizif you all haven't kept putting heart into someonealabatırlandırıb turmay eseleif they haven't kept putting heart into someone
Durative conditional, present real
Durative conditional, present real
Progressive conditionalmenbatırlandıra tursamif I keep putting heart into someonesenbatırlandıra tursaŋif you keep putting heart into someoneolbatırlandıra tursaif he keeps putting heart into someonebizbatırlandıra tursaqif we keep putting heart into someonesizbatırlandıra tursağızif you all keep putting heart into someonealabatırlandıra tursalaif they keep putting heart into someone
Progressive conditionalmenbatırlandırmay tursamif I keep on not putting heart into someonesenbatırlandırmay tursaŋif you keep on not putting heart into someoneolbatırlandırmay tursaif he keeps on not putting heart into someonebizbatırlandırmay tursaqif we keep on not putting heart into someonesizbatırlandırmay tursağızif you all keep on not putting heart into someonealabatırlandırmay tursalaif they keep on not putting heart into someone
Progressive conditional
Progressive conditional
Progressive conditional, present realmenbatırlandıra tura esemif I am in the middle of putting heart into someonesenbatırlandıra tura eseŋif you are in the middle of putting heart into someoneolbatırlandıra tura eseif he is in the middle of putting heart into someonebizbatırlandıra tura esekif we are in the middle of putting heart into someonesizbatırlandıra tura esegizif you all are in the middle of putting heart into someonealabatırlandıra tura eseleif they are in the middle of putting heart into someone
Progressive conditional, present realmenbatırlandırmay tura esemif I keep on not putting heart into someonesenbatırlandırmay tura eseŋif you keep on not putting heart into someoneolbatırlandırmay tura eseif he keeps on not putting heart into someonebizbatırlandırmay tura esekif we keep on not putting heart into someonesizbatırlandırmay tura esegizif you all keep on not putting heart into someonealabatırlandırmay tura eseleif they keep on not putting heart into someone
Progressive conditional, present real
Progressive conditional, present real
Conditional, definite past3menbatırlandırdım esemif I put heart into someonesenbatırlandırdıŋ eseŋif you put heart into someoneolbatırlandırdı eseif he put heart into someonebizbatırlandırdıq esekif we put heart into someonesizbatırlandırdığız esegizif you all put heart into someonealabatırlandırdıla eseleif they put heart into someone
Conditional, definite past3menbatırlandırmadım esemif I didn't put heart into someonesenbatırlandırmadıŋ eseŋif you didn't put heart into someoneolbatırlandırmadı eseif he didn't put heart into someonebizbatırlandırmadıq esekif we didn't put heart into someonesizbatırlandırmadığız esegizif you all didn't put heart into someonealabatırlandırmadıla eseleif they didn't put heart into someone
Conditional, definite past
Conditional, definite past
Conditional, past realmenbatırlandırğan esemif I did put heart into someone (indeed)senbatırlandırğan eseŋif you did put heart into someone (indeed)olbatırlandırğan eseif he did put heart into someone (indeed)bizbatırlandırğan esekif we did put heart into someone (indeed)sizbatırlandırğan esegizif you all did put heart into someone (indeed)alabatırlandırğan eseleif they did put heart into someone (indeed)
Conditional, past realmenbatırlandırmağan esemif I didn't put heart into someone (indeed)senbatırlandırmağan eseŋif you didn't put heart into someone (indeed)olbatırlandırmağan eseif he didn't put heart into someone (indeed)bizbatırlandırmağan esekif we didn't put heart into someone (indeed)sizbatırlandırmağan esegizif you all didn't put heart into someone (indeed)alabatırlandırmağan eseleif they didn't put heart into someone (indeed)
Conditional, past real
Conditional, past real
Conditional, counterfactualmenbatırlandırğan bolsamif I had put heart into someonesenbatırlandırğan bolsaŋif you had put heart into someoneolbatırlandırğan bolsaif he had put heart into someonebizbatırlandırğan bolsaqif we had put heart into someonesizbatırlandırğan bolsağızif you all had put heart into someonealabatırlandırğan bolsalaif they had put heart into someone
Conditional, counterfactualmenbatırlandırmağan bolsamif I hadn't put heart into someonesenbatırlandırmağan bolsaŋif you hadn't put heart into someoneolbatırlandırmağan bolsaif he hadn't put heart into someonebizbatırlandırmağan bolsaqif we hadn't put heart into someonesizbatırlandırmağan bolsağızif you all hadn't put heart into someonealabatırlandırmağan bolsalaif they hadn't put heart into someone
Conditional, counterfactual
Conditional, counterfactual
Wish, past (if only I had)menbatırlandırğan bolsam edibatırlandırğan bolsam edif only I had put heart into someonesenbatırlandırğan bolsaŋ edibatırlandırğan bolsaŋ edif only you had put heart into someoneolbatırlandırğan bolsa edibatırlandırğan bolsaedif only he had put heart into someonebizbatırlandırğan bolsaq edibatırlandırğan bolsaq edif only we had put heart into someonesizbatırlandırğan bolsağız edibatırlandırğan bolsağız edif only you all had put heart into someonealabatırlandırğan bolsala edibatırlandırğan bolsalaedif only they had put heart into someone
Wish, past (if only I had)menbatırlandırmağan bolsam edibatırlandırmağan bolsam edif only I hadn't put heart into someonesenbatırlandırmağan bolsaŋ edibatırlandırmağan bolsaŋ edif only you hadn't put heart into someoneolbatırlandırmağan bolsa edibatırlandırmağan bolsaedif only he hadn't put heart into someonebizbatırlandırmağan bolsaq edibatırlandırmağan bolsaq edif only we hadn't put heart into someonesizbatırlandırmağan bolsağız edibatırlandırmağan bolsağız edif only you all hadn't put heart into someonealabatırlandırmağan bolsala edibatırlandırmağan bolsalaedif only they hadn't put heart into someone
Wish, past (if only I had)
Wish, past (if only I had)
Conditional, aoristmenbatırlandırır esemif I will put heart into someonesenbatırlandırır eseŋif you will put heart into someoneolbatırlandırır eseif he will put heart into someonebizbatırlandırır esekif we will put heart into someonesizbatırlandırır esegizif you all will put heart into someonealabatırlandırır eseleif they will put heart into someone
Conditional, aoristmenbatırlandırmaz esemif I won't put heart into someonesenbatırlandırmaz eseŋif you won't put heart into someoneolbatırlandırmaz eseif he won't put heart into someonebizbatırlandırmaz esekif we won't put heart into someonesizbatırlandırmaz esegizif you all won't put heart into someonealabatırlandırmaz eseleif they won't put heart into someone
Conditional, aorist
Conditional, aorist
Conditional, futuremenbatırlandırlıq esem4batırlandırrıq esemif I am going to put heart into someonesenbatırlandırlıq eseŋ4batırlandırrıq eseŋif you are going to put heart into someoneolbatırlandırlıq ese4batırlandırrıq eseif he is going to put heart into someonebizbatırlandırlıq esek4batırlandırrıq esekif we are going to put heart into someonesizbatırlandırlıq esegiz4batırlandırrıq esegizif you all are going to put heart into someonealabatırlandırlıq esele4batırlandırrıq eseleif they are going to put heart into someone
Conditional, futuremenbatırlandırlıq tül esem4batırlandırrıq tül esemif I am not going to put heart into someonesenbatırlandırlıq tül eseŋ4batırlandırrıq tül eseŋif you are not going to put heart into someoneolbatırlandırlıq tül ese4batırlandırrıq tül eseif he is not going to put heart into someonebizbatırlandırlıq tül esek4batırlandırrıq tül esekif we are not going to put heart into someonesizbatırlandırlıq tül esegiz4batırlandırrıq tül esegizif you all are not going to put heart into someonealabatırlandırlıq tül esele4batırlandırrıq tül eseleif they are not going to put heart into someone
Conditional, future
Conditional, future
Conditional, counterfactual futuremenbatırlandırlıq bolsam5batırlandırrıq bolsamif I were going to put heart into someonesenbatırlandırlıq bolsaŋ5batırlandırrıq bolsaŋif you were going to put heart into someoneolbatırlandırlıq bolsa5batırlandırrıq bolsaif he were going to put heart into someonebizbatırlandırlıq bolsaq5batırlandırrıq bolsaqif we were going to put heart into someonesizbatırlandırlıq bolsağız5batırlandırrıq bolsağızif you all were going to put heart into someonealabatırlandırlıq bolsala5batırlandırrıq bolsalaif they were going to put heart into someone
Conditional, counterfactual futuremenbatırlandırmazlıq bolsamif I were not going to put heart into someonesenbatırlandırmazlıq bolsaŋif you were not going to put heart into someoneolbatırlandırmazlıq bolsaif he were not going to put heart into someonebizbatırlandırmazlıq bolsaqif we were not going to put heart into someonesizbatırlandırmazlıq bolsağızif you all were not going to put heart into someonealabatırlandırmazlıq bolsalaif they were not going to put heart into someone
Conditional, counterfactual future
Conditional, counterfactual future

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Conditional, definite pastalso batırlandırdıŋ ese: the person on the verb only (Байрамкулов and Урусбиев 1967 § 110)
  2. Conditional, futurespoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so batırlandırrıq ese
  3. Conditional, counterfactual futurespoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so batırlandırrıq bolsa
Inferential — forms of batırlandırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present (must be doing)menbatırlandıra bolurmaI must be putting heart into someonesenbatırlandıra bolursayou must be putting heart into someoneolbatırlandıra bolurhe must be putting heart into someonebizbatırlandıra bolurbuzwe must be putting heart into someonesizbatırlandıra bolursuzyou all must be putting heart into someonealabatırlandıra bolurlathey must be putting heart into someone
Inference, present (must be doing)menbatırlandırmay bolurmaI must not be putting heart into someonesenbatırlandırmay bolursayou must not be putting heart into someoneolbatırlandırmay bolurhe must not be putting heart into someonebizbatırlandırmay bolurbuzwe must not be putting heart into someonesizbatırlandırmay bolursuzyou all must not be putting heart into someonealabatırlandırmay bolurlathey must not be putting heart into someone
Inference, present (must be doing)
Inference, present (must be doing)
Inference, progressive (must be in the middle of)menbatırlandıra tura bolurmaI must be in the middle of putting heart into someonesenbatırlandıra tura bolursayou must be in the middle of putting heart into someoneolbatırlandıra tura bolurhe must be in the middle of putting heart into someonebizbatırlandıra tura bolurbuzwe must be in the middle of putting heart into someonesizbatırlandıra tura bolursuzyou all must be in the middle of putting heart into someonealabatırlandıra tura bolurlathey must be in the middle of putting heart into someone
Inference, progressive (must be in the middle of)menbatırlandırmay tura bolurmaI must keep on not putting heart into someonesenbatırlandırmay tura bolursayou must keep on not putting heart into someoneolbatırlandırmay tura bolurhe must keep on not putting heart into someonebizbatırlandırmay tura bolurbuzwe must keep on not putting heart into someonesizbatırlandırmay tura bolursuzyou all must keep on not putting heart into someonealabatırlandırmay tura bolurlathey must keep on not putting heart into someone
Inference, progressive (must be in the middle of)
Inference, progressive (must be in the middle of)
Inference (must have)menbatırlandırğan bolurmaI must have put heart into someonesenbatırlandırğan bolursayou must have put heart into someoneolbatırlandırğan bolurhe must have put heart into someonebizbatırlandırğan bolurbuzwe must have put heart into someonesizbatırlandırğan bolursuzyou all must have put heart into someonealabatırlandırğan bolurlathey must have put heart into someone
Inference (must have)menbatırlandırmağan bolurmaI must not have put heart into someonesenbatırlandırmağan bolursayou must not have put heart into someoneolbatırlandırmağan bolurhe must not have put heart into someonebizbatırlandırmağan bolurbuzwe must not have put heart into someonesizbatırlandırmağan bolursuzyou all must not have put heart into someonealabatırlandırmağan bolurlathey must not have put heart into someone
Inference (must have)
Inference (must have)
Inference, future (must be going to)menbatırlandırlıq bolurma6batırlandırrıq bolurmaI must be going to put heart into someonesenbatırlandırlıq bolursa6batırlandırrıq bolursayou must be going to put heart into someoneolbatırlandırlıq bolur6batırlandırrıq bolurhe must be going to put heart into someonebizbatırlandırlıq bolurbuz6batırlandırrıq bolurbuzwe must be going to put heart into someonesizbatırlandırlıq bolursuz6batırlandırrıq bolursuzyou all must be going to put heart into someonealabatırlandırlıq bolurla6batırlandırrıq bolurlathey must be going to put heart into someone
Inference, future (must be going to)menbatırlandırmazlıq bolurmaI must not be going to put heart into someonesenbatırlandırmazlıq bolursayou must not be going to put heart into someoneolbatırlandırmazlıq bolurhe must not be going to put heart into someonebizbatırlandırmazlıq bolurbuzwe must not be going to put heart into someonesizbatırlandırmazlıq bolursuzyou all must not be going to put heart into someonealabatırlandırmazlıq bolurlathey must not be going to put heart into someone
Inference, future (must be going to)
Inference, future (must be going to)

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Inference, future (must be going to)spoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so batırlandırrıq bolur
Commands, requests and wishes — forms of batırlandırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Commands & suggestionsmenbatırlandırayımlet me put heart into someonesenbatırlandır!put heart into someone!olbatırlandırsınlet him put heart into someonebizbatırlandırayıqlet's put heart into someonesizbatırlandırığız!put heart into someone, you all!alabatırlandırsınlalet them put heart into someone
Commands & suggestionsmenbatırlandırmayımlet me not put heart into someonesenbatırlandırma!don't put heart into someone!olbatırlandırmasınlet him not put heart into someonebizbatırlandırmayıqlet's not put heart into someonesizbatırlandırmağız!don't put heart into someone, you all!alabatırlandırmasınlalet them not put heart into someone
Commands & suggestionsmenbatırlandırayımmı?shall I put heart into someone?olbatırlandırsınmı?should he put heart into someone?bizbatırlandırayıqmı?shall we put heart into someone?alabatırlandırsınlamı?should they put heart into someone?
Commands & suggestionsmenbatırlandırmayımmı?shall I not put heart into someone?olbatırlandırmasınmı?should he not put heart into someone?bizbatırlandırmayıqmı?shall we not put heart into someone?alabatırlandırmasınlamı?should they not put heart into someone?
Requestssenbatırlandırçı7batırlandırçınplease put heart into someoneolbatırlandırsınçıdo let him put heart into someonesizbatırlandırçığızplease put heart into someone (plural/polite)alabatırlandırsınlaçıdo let them put heart into someone
Requestssenbatırlandırmaçı7batırlandırmaçınplease don't put heart into someoneolbatırlandırmasınçıdo let him not put heart into someonesizbatırlandırmaçığızplease don't put heart into someone (plural/polite)alabatırlandırmasınlaçıdo let them not put heart into someone
Requests
Requests
Blessings & curses — may you…senbatırlandırğınbatırlandırğımay you put heart into someone
Blessings & curses — may you…senbatırlandırmağınbatırlandırmağımay you not put heart into someone
Blessings & curses — may you…
Blessings & curses — may you…
Optative wish (-ğay + edi)menbatırlandırğay edim
batırlandırğa edimwould that I put heart into someone
senbatırlandırğay ediŋ
batırlandırğa ediŋwould that you put heart into someone
olbatırlandırğay edi
batırlandırğa ediwould that he put heart into someone
bizbatırlandırğay edik
batırlandırğa edikwould that we put heart into someone
sizbatırlandırğay edigiz
batırlandırğa edigizwould that you all put heart into someone
alabatırlandırğay edile
batırlandırğa edilewould that they put heart into someone
Optative wish (-ğay + edi)menbatırlandırmağay edim
batırlandırmağa edimwould that I did not put heart into someone
senbatırlandırmağay ediŋ
batırlandırmağa ediŋwould that you did not put heart into someone
olbatırlandırmağay edi
batırlandırmağa ediwould that he did not put heart into someone
bizbatırlandırmağay edik
batırlandırmağa edikwould that we did not put heart into someone
sizbatırlandırmağay edigiz
batırlandırmağa edigizwould that you all did not put heart into someone
alabatırlandırmağay edile
batırlandırmağa edilewould that they did not put heart into someone
Optative wish (-ğay + edi)
Optative wish (-ğay + edi)
Let someone… (commands)menbatırlandırmağa qoyayımbatırlandırma qoyayımlet me allow someone to put heart into someonesenbatırlandırmağa qoy!batırlandırma qoy!let someone put heart into someone!olbatırlandırmağa qoysunbatırlandırma qoysunlet him allow someone to put heart into someonebizbatırlandırmağa qoyayıqbatırlandırma qoyayıqlet's allow someone to put heart into someonesizbatırlandırmağa qoyuğuz!batırlandırma qoyuğuz!let someone put heart into someone, you all!alabatırlandırmağa qoysunlabatırlandırma qoysunlalet them allow someone to put heart into someone
Let someone… (commands)menbatırlandırmağa qoymayımbatırlandırma qoymayımlet me not allow someone to put heart into someonesenbatırlandırmağa qoyma!batırlandırma qoyma!don't let someone put heart into someone!olbatırlandırmağa qoymasınbatırlandırma qoymasınlet him not allow someone to put heart into someonebizbatırlandırmağa qoymayıqbatırlandırma qoymayıqlet's not allow someone to put heart into someonesizbatırlandırmağa qoymağız!batırlandırma qoymağız!don't let someone put heart into someone, you all!alabatırlandırmağa qoymasınlabatırlandırma qoymasınlalet them not allow someone to put heart into someone
Let someone… (commands)menbatırlandırmağa qoyayımmı?batırlandırma qoyayımmı?shall I allow someone to put heart into someone?olbatırlandırmağa qoysunmu?batırlandırma qoysunmu?should he allow someone to put heart into someone?bizbatırlandırmağa qoyayıqmı?batırlandırma qoyayıqmı?shall we allow someone to put heart into someone?alabatırlandırmağa qoysunlamı?batırlandırma qoysunlamı?should they allow someone to put heart into someone?
Let someone… (commands)menbatırlandırmağa qoymayımmı?batırlandırma qoymayımmı?shall I not allow someone to put heart into someone?olbatırlandırmağa qoymasınmı?batırlandırma qoymasınmı?should he not allow someone to put heart into someone?bizbatırlandırmağa qoymayıqmı?batırlandırma qoymayıqmı?shall we not allow someone to put heart into someone?alabatırlandırmağa qoymasınlamı?batırlandırma qoymasınlamı?should they not allow someone to put heart into someone?
Let someone… (present)menbatırlandırmağa qoyamabatırlandırma qoyamaI allow someone to put heart into someonesenbatırlandırmağa qoyasabatırlandırma qoyasayou allow someone to put heart into someoneolbatırlandırmağa qoyadıbatırlandırma qoyadıhe allows someone to put heart into someonebizbatırlandırmağa qoyabızbatırlandırma qoyabızwe allow someone to put heart into someonesizbatırlandırmağa qoyasızbatırlandırma qoyasızyou all allow someone to put heart into someonealabatırlandırmağa qoyadılabatırlandırma qoyadılathey allow someone to put heart into someone
Let someone… (present)menbatırlandırmağa qoymaymabatırlandırma qoymaymaI don't allow someone to put heart into someonesenbatırlandırmağa qoymaysabatırlandırma qoymaysayou don't allow someone to put heart into someoneolbatırlandırmağa qoymaydıbatırlandırma qoymaydıhe doesn't allow someone to put heart into someonebizbatırlandırmağa qoymaybızbatırlandırma qoymaybızwe don't allow someone to put heart into someonesizbatırlandırmağa qoymaysızbatırlandırma qoymaysızyou all don't allow someone to put heart into someonealabatırlandırmağa qoymaydılabatırlandırma qoymaydılathey don't allow someone to put heart into someone
Let someone… (present)menbatırlandırmağa qoyamamı?batırlandırma qoyamamı?do I allow someone to put heart into someone?senbatırlandırmağa qoyamısa?batırlandırma qoyamısa?do you allow someone to put heart into someone?olbatırlandırmağa qoyamıdı?batırlandırma qoyamıdı?does he allow someone to put heart into someone?bizbatırlandırmağa qoyabızmı?batırlandırma qoyabızmı?do we allow someone to put heart into someone?sizbatırlandırmağa qoyamısız?batırlandırma qoyamısız?do you all allow someone to put heart into someone?alabatırlandırmağa qoyamıdıla?batırlandırma qoyamıdıla?do they allow someone to put heart into someone?
Let someone… (present)menbatırlandırmağa qoymaymamı?batırlandırma qoymaymamı?don't I allow someone to put heart into someone?senbatırlandırmağa qoymaymısa?batırlandırma qoymaymısa?don't you allow someone to put heart into someone?olbatırlandırmağa qoymaymıdı?batırlandırma qoymaymıdı?doesn't he allow someone to put heart into someone?bizbatırlandırmağa qoymaybızmı?batırlandırma qoymaybızmı?don't we allow someone to put heart into someone?sizbatırlandırmağa qoymaymısız?batırlandırma qoymaymısız?don't you all allow someone to put heart into someone?alabatırlandırmağa qoymaymıdıla?batırlandırma qoymaymıdıla?don't they allow someone to put heart into someone?
Let someone… (past)menbatırlandırmağa qoydumbatırlandırma qoydumI allowed someone to put heart into someonesenbatırlandırmağa qoyduŋbatırlandırma qoyduŋyou allowed someone to put heart into someoneolbatırlandırmağa qoydubatırlandırma qoyduhe allowed someone to put heart into someonebizbatırlandırmağa qoyduqbatırlandırma qoyduqwe allowed someone to put heart into someonesizbatırlandırmağa qoyduğuzbatırlandırma qoyduğuzyou all allowed someone to put heart into someonealabatırlandırmağa qoydulabatırlandırma qoydulathey allowed someone to put heart into someone
Let someone… (past)menbatırlandırmağa qoymadımbatırlandırma qoymadımI didn't allow someone to put heart into someonesenbatırlandırmağa qoymadıŋbatırlandırma qoymadıŋyou didn't allow someone to put heart into someoneolbatırlandırmağa qoymadıbatırlandırma qoymadıhe didn't allow someone to put heart into someonebizbatırlandırmağa qoymadıqbatırlandırma qoymadıqwe didn't allow someone to put heart into someonesizbatırlandırmağa qoymadığızbatırlandırma qoymadığızyou all didn't allow someone to put heart into someonealabatırlandırmağa qoymadılabatırlandırma qoymadılathey didn't allow someone to put heart into someone
Let someone… (past)menbatırlandırmağa qoydummu?batırlandırma qoydummu?did I allow someone to put heart into someone?senbatırlandırmağa qoyduŋmu?batırlandırma qoyduŋmu?did you allow someone to put heart into someone?olbatırlandırmağa qoydumu?batırlandırma qoydumu?did he allow someone to put heart into someone?bizbatırlandırmağa qoyduqmu?batırlandırma qoyduqmu?did we allow someone to put heart into someone?sizbatırlandırmağa qoyduğuzmu?batırlandırma qoyduğuzmu?did you all allow someone to put heart into someone?alabatırlandırmağa qoydulamı?batırlandırma qoydulamı?did they allow someone to put heart into someone?
Let someone… (past)menbatırlandırmağa qoymadımmı?batırlandırma qoymadımmı?didn't I allow someone to put heart into someone?senbatırlandırmağa qoymadıŋmı?batırlandırma qoymadıŋmı?didn't you allow someone to put heart into someone?olbatırlandırmağa qoymadımı?batırlandırma qoymadımı?didn't he allow someone to put heart into someone?bizbatırlandırmağa qoymadıqmı?batırlandırma qoymadıqmı?didn't we allow someone to put heart into someone?sizbatırlandırmağa qoymadığızmı?batırlandırma qoymadığızmı?didn't you all allow someone to put heart into someone?alabatırlandırmağa qoymadılamı?batırlandırma qoymadılamı?didn't they allow someone to put heart into someone?
  1. RequestsSpoken variant: singular requests can add a final nasal consonant, with the same request meaning.

batırlandıralırğa be able to put heart into someone · batırlandıralmazğa be unable to put heart into someone

Ability — forms of batırlandırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Ability — presentmenbatırlandıralamaI can put heart into someonesenbatırlandıralasayou can put heart into someoneolbatırlandıraladıhe can put heart into someonebizbatırlandıralabızwe can put heart into someonesizbatırlandıralasızyou all can put heart into someonealabatırlandıraladılathey can put heart into someone
Ability — presentmenbatırlandıralmaymaI can't put heart into someonesenbatırlandıralmaysayou can't put heart into someoneolbatırlandıralmaydıhe can't put heart into someonebizbatırlandıralmaybızwe can't put heart into someonesizbatırlandıralmaysızyou all can't put heart into someonealabatırlandıralmaydılathey can't put heart into someone
Ability — presentmenbatırlandıralamamı?
batırlandıralamıma?can I put heart into someone?
senbatırlandıralamısa?can you put heart into someone?olbatırlandıralamıdı?can he put heart into someone?bizbatırlandıralabızmı?
batırlandıralamıbız?can we put heart into someone?
sizbatırlandıralamısız?can you all put heart into someone?alabatırlandıralamıdıla?can they put heart into someone?
Ability — presentmenbatırlandıralmaymamı?
batırlandıralmaymıma?can't I put heart into someone?
senbatırlandıralmaymısa?can't you put heart into someone?olbatırlandıralmaymıdı?can't he put heart into someone?bizbatırlandıralmaybızmı?
batırlandıralmaymıbız?can't we put heart into someone?
sizbatırlandıralmaymısız?can't you all put heart into someone?alabatırlandıralmaymıdıla?can't they put heart into someone?
Ability — if I can…menbatırlandıralsamif I can put heart into someonesenbatırlandıralsaŋif you can put heart into someoneolbatırlandıralsaif he can put heart into someonebizbatırlandıralsaqif we can put heart into someonesizbatırlandıralsağızif you all can put heart into someonealabatırlandıralsalaif they can put heart into someone
Ability — if I can…menbatırlandıralmasamif I can't put heart into someonesenbatırlandıralmasaŋif you can't put heart into someoneolbatırlandıralmasaif he can't put heart into someonebizbatırlandıralmasaqif we can't put heart into someonesizbatırlandıralmasağızif you all can't put heart into someonealabatırlandıralmasalaif they can't put heart into someone
Ability — if I can…
Ability — if I can…
Ability — simple pastmenbatırlandıraldımI was able to put heart into someonesenbatırlandıraldıŋyou were able to put heart into someoneolbatırlandıraldıhe was able to put heart into someonebizbatırlandıraldıqwe were able to put heart into someonesizbatırlandıraldığızyou all were able to put heart into someonealabatırlandıraldılathey were able to put heart into someone
Ability — simple pastmenbatırlandıralmadımI could not put heart into someonesenbatırlandıralmadıŋyou could not put heart into someoneolbatırlandıralmadıhe could not put heart into someonebizbatırlandıralmadıqwe could not put heart into someonesizbatırlandıralmadığızyou all could not put heart into someonealabatırlandıralmadılathey could not put heart into someone
Ability — simple pastmenbatırlandıraldımmı?was I able to put heart into someone?senbatırlandıraldıŋmı?were you able to put heart into someone?olbatırlandıraldımı?was he able to put heart into someone?bizbatırlandıraldıqmı?were we able to put heart into someone?sizbatırlandıraldığızmı?were you all able to put heart into someone?alabatırlandıraldılamı?were they able to put heart into someone?
Ability — simple pastmenbatırlandıralmadımmı?couldn't I put heart into someone?senbatırlandıralmadıŋmı?couldn't you put heart into someone?olbatırlandıralmadımı?couldn't he put heart into someone?bizbatırlandıralmadıqmı?couldn't we put heart into someone?sizbatırlandıralmadığızmı?couldn't you all put heart into someone?alabatırlandıralmadılamı?couldn't they put heart into someone?
Ability — perfect / -ğan pastmenbatırlandıralğanmaI have been able to put heart into someonesenbatırlandıralğansayou have been able to put heart into someoneolbatırlandıralğandıhe has been able to put heart into someonebizbatırlandıralğanbızwe have been able to put heart into someonesizbatırlandıralğansızyou all have been able to put heart into someonealabatırlandıralğandılathey have been able to put heart into someone
Ability — perfect / -ğan pastmenbatırlandıralmağanmaI haven't been able to put heart into someonesenbatırlandıralmağansayou haven't been able to put heart into someoneolbatırlandıralmağandıhe hasn't been able to put heart into someonebizbatırlandıralmağanbızwe haven't been able to put heart into someonesizbatırlandıralmağansızyou all haven't been able to put heart into someonealabatırlandıralmağandılathey haven't been able to put heart into someone
Ability — perfect / -ğan pastmenbatırlandıralğanmamı?
batırlandıralğanmıma?have I been able to put heart into someone?
senbatırlandıralğanmısa?have you been able to put heart into someone?olbatırlandıralğanmıdı?has he been able to put heart into someone?bizbatırlandıralğanbızmı?
batırlandıralğanmıbız?have we been able to put heart into someone?
sizbatırlandıralğanmısız?have you all been able to put heart into someone?alabatırlandıralğanmıdıla?have they been able to put heart into someone?
Ability — perfect / -ğan pastmenbatırlandıralmağanmamı?
batırlandıralmağanmıma?haven't I been able to put heart into someone?
senbatırlandıralmağanmısa?haven't you been able to put heart into someone?olbatırlandıralmağanmıdı?hasn't he been able to put heart into someone?bizbatırlandıralmağanbızmı?
batırlandıralmağanmıbız?haven't we been able to put heart into someone?
sizbatırlandıralmağanmısız?haven't you all been able to put heart into someone?alabatırlandıralmağanmıdıla?haven't they been able to put heart into someone?
Ability — past perfectmenbatırlandıralğan edimbatırlandıralğanemI had been able to put heart into someonesenbatırlandıralğan ediŋbatırlandıralğaneŋyou had been able to put heart into someoneolbatırlandıralğan edibatırlandıralğanedhe had been able to put heart into someonebizbatırlandıralğan edikbatırlandıralğanekwe had been able to put heart into someonesizbatırlandıralğan edigizbatırlandıralğanegizyou all had been able to put heart into someonealabatırlandıralğan edilebatırlandıralğanellethey had been able to put heart into someone
Ability — past perfectmenbatırlandıralmağan edimbatırlandıralmağanemI hadn't been able to put heart into someonesenbatırlandıralmağan ediŋbatırlandıralmağaneŋyou hadn't been able to put heart into someoneolbatırlandıralmağan edibatırlandıralmağanedhe hadn't been able to put heart into someonebizbatırlandıralmağan edikbatırlandıralmağanekwe hadn't been able to put heart into someonesizbatırlandıralmağan edigizbatırlandıralmağanegizyou all hadn't been able to put heart into someonealabatırlandıralmağan edilebatırlandıralmağanellethey hadn't been able to put heart into someone
Ability — past perfect
Ability — past perfect
Ability — past backgroundmenbatırlandırala edimbatırlandıralaemI could put heart into someonesenbatırlandırala ediŋbatırlandıralaeŋyou could put heart into someoneolbatırlandırala edibatırlandıralaedhe could put heart into someonebizbatırlandırala edikbatırlandıralaekwe could put heart into someonesizbatırlandırala edigizbatırlandıralaegizyou all could put heart into someonealabatırlandırala edilebatırlandıralaellethey could put heart into someone
Ability — past backgroundmenbatırlandıralmay edimbatırlandıralmayemI could not put heart into someonesenbatırlandıralmay ediŋbatırlandıralmayeŋyou could not put heart into someoneolbatırlandıralmay edibatırlandıralmayedhe could not put heart into someonebizbatırlandıralmay edikbatırlandıralmayekwe could not put heart into someonesizbatırlandıralmay edigizbatırlandıralmayegizyou all could not put heart into someonealabatırlandıralmay edilebatırlandıralmayellethey could not put heart into someone
Ability — past background
Ability — past background
Ability — future ImenbatırlandıralırmaI will be able to put heart into someonesenbatırlandıralırsayou will be able to put heart into someoneolbatırlandıralırhe will be able to put heart into someonebizbatırlandıralırbızwe will be able to put heart into someonesizbatırlandıralırsızyou all will be able to put heart into someonealabatırlandıralırlathey will be able to put heart into someone
Ability — future ImenbatırlandıralmazmaI won't be able to put heart into someonesenbatırlandıralmazsayou won't be able to put heart into someoneolbatırlandıralmazhe won't be able to put heart into someonebizbatırlandıralmazbızwe won't be able to put heart into someonesizbatırlandıralmazsızyou all won't be able to put heart into someonealabatırlandıralmazlathey won't be able to put heart into someone
Ability — future Imenbatırlandıralırmamı?
batırlandıralırmıma?will I be able to put heart into someone?
senbatırlandıralırmısa?will you be able to put heart into someone?olbatırlandıralırmı?will he be able to put heart into someone?bizbatırlandıralırbızmı?
batırlandıralırmıbız?will we be able to put heart into someone?
sizbatırlandıralırmısız?will you all be able to put heart into someone?alabatırlandıralırlamı?
batırlandıralırmıla?will they be able to put heart into someone?
Ability — future Imenbatırlandıralmazmamı?
batırlandıralmazmıma?won't I be able to put heart into someone?
senbatırlandıralmazmısa?won't you be able to put heart into someone?olbatırlandıralmazmı?won't he be able to put heart into someone?bizbatırlandıralmazbızmı?
batırlandıralmazmıbız?won't we be able to put heart into someone?
sizbatırlandıralmazmısız?won't you all be able to put heart into someone?alabatırlandıralmazlamı?
batırlandıralmazmıla?won't they be able to put heart into someone?
Ability — future IImenbatırlandırallıqmaI am going to be able to put heart into someonesenbatırlandırallıqsayou are going to be able to put heart into someoneolbatırlandırallıqdıhe is going to be able to put heart into someonebizbatırlandırallıqbızwe are going to be able to put heart into someonesizbatırlandırallıqsızyou all are going to be able to put heart into someonealabatırlandırallıqdılathey are going to be able to put heart into someone
Ability — future IImenbatırlandırallıq tülmeI am not going to be able to put heart into someonesenbatırlandırallıq tülseyou are not going to be able to put heart into someoneolbatırlandırallıq tüldühe is not going to be able to put heart into someonebizbatırlandırallıq tülbüzwe are not going to be able to put heart into someonesizbatırlandırallıq tülsüzyou all are not going to be able to put heart into someonealabatırlandırallıq tüldülethey are not going to be able to put heart into someone
Ability — future IImenbatırlandırallıqmamı?
batırlandırallıqmıma?am I going to be able to put heart into someone?
senbatırlandırallıqmısa?are you going to be able to put heart into someone?olbatırlandırallıqmıdı?is he going to be able to put heart into someone?bizbatırlandırallıqbızmı?
batırlandırallıqmıbız?are we going to be able to put heart into someone?
sizbatırlandırallıqmısız?are you all going to be able to put heart into someone?alabatırlandırallıqmıdıla?are they going to be able to put heart into someone?
Ability — future IImenbatırlandırallıq tülmüme?aren't I going to be able to put heart into someone?senbatırlandırallıq tülmüse?aren't you going to be able to put heart into someone?olbatırlandırallıq tülmüdü?isn't he going to be able to put heart into someone?bizbatırlandırallıq tülmübüz?aren't we going to be able to put heart into someone?sizbatırlandırallıq tülmüsüz?aren't you all going to be able to put heart into someone?alabatırlandırallıq tülmüdüle?aren't they going to be able to put heart into someone?
Ability — would be able to…menbatırlandıralır edimbatırlandıralır emI would be able to put heart into someonesenbatırlandıralır ediŋbatırlandıralır eŋyou would be able to put heart into someoneolbatırlandıralır edibatırlandıralır edhe would be able to put heart into someonebizbatırlandıralır edikbatırlandıralır ekwe would be able to put heart into someonesizbatırlandıralır edigizbatırlandıralır egizyou all would be able to put heart into someonealabatırlandıralır edilebatırlandıralır ellethey would be able to put heart into someone
Ability — would be able to…menbatırlandıralmaz edimbatırlandıralmaz emI wouldn't be able to put heart into someonesenbatırlandıralmaz ediŋbatırlandıralmaz eŋyou wouldn't be able to put heart into someoneolbatırlandıralmaz edibatırlandıralmaz edhe wouldn't be able to put heart into someonebizbatırlandıralmaz edikbatırlandıralmaz ekwe wouldn't be able to put heart into someonesizbatırlandıralmaz edigizbatırlandıralmaz egizyou all wouldn't be able to put heart into someonealabatırlandıralmaz edilebatırlandıralmaz ellethey wouldn't be able to put heart into someone
Ability — would be able to…
Ability — would be able to…
Second-person optative — abilitysenbatırlandıralğınbatırlandıralğımay you be able to put heart into someone
Second-person optative — abilitysenbatırlandıralmağınbatırlandıralmağımay you not be able to put heart into someone
Second-person optative — ability
Second-person optative — ability
With another word — batırlandırırğa in its dictionary form with a second word carrying the person, across the six persons.
FramemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Wanting and intending
want tomenbatırlandırırğa izleymeI want to put heart into someonesenbatırlandırırğa izleyseyou want to put heart into someoneolbatırlandırırğa izleydihe wants to put heart into someonebizbatırlandırırğa izleybizwe want to put heart into someonesizbatırlandırırğa izleysizyou all want to put heart into someonealabatırlandırırğa izleydilethey want to put heart into someone
want tomenbatırlandırırğa izlemeymeI do not want to put heart into someonesenbatırlandırırğa izlemeyseyou do not want to put heart into someoneolbatırlandırırğa izlemeydihe does not want to put heart into someonebizbatırlandırırğa izlemeybizwe do not want to put heart into someonesizbatırlandırırğa izlemeysizyou all do not want to put heart into someonealabatırlandırırğa izlemeydilethey do not want to put heart into someone
would like tomenbatırlandırırğa süemeI would like to put heart into someonesenbatırlandırırğa süeseyou would like to put heart into someoneolbatırlandırırğa süedihe would like to put heart into someonebizbatırlandırırğa süebizwe would like to put heart into someonesizbatırlandırırğa süesizyou all would like to put heart into someonealabatırlandırırğa süedilethey would like to put heart into someone
would like tomenbatırlandırırğa süymeymeI would not like to put heart into someonesenbatırlandırırğa süymeyseyou would not like to put heart into someoneolbatırlandırırğa süymeydihe would not like to put heart into someonebizbatırlandırırğa süymeybizwe would not like to put heart into someonesizbatırlandırırğa süymeysizyou all would not like to put heart into someonealabatırlandırırğa süymeydilethey would not like to put heart into someone
hope tomenbatırlandırırğa umutlanamaI hope to put heart into someonesenbatırlandırırğa umutlanasayou hope to put heart into someoneolbatırlandırırğa umutlanadıhe hopes to put heart into someonebizbatırlandırırğa umutlanabızwe hope to put heart into someonesizbatırlandırırğa umutlanasızyou all hope to put heart into someonealabatırlandırırğa umutlanadılathey hope to put heart into someone
hope tomenbatırlandırırğa umutlanmaymaI do not hope to put heart into someonesenbatırlandırırğa umutlanmaysayou do not hope to put heart into someoneolbatırlandırırğa umutlanmaydıhe does not hope to put heart into someonebizbatırlandırırğa umutlanmaybızwe do not hope to put heart into someonesizbatırlandırırğa umutlanmaysızyou all do not hope to put heart into someonealabatırlandırırğa umutlanmaydılathey do not hope to put heart into someone
be about tomenbatırlandırırğa deb turamaI am about to put heart into someonesenbatırlandırırğa deb turasayou are about to put heart into someoneolbatırlandırırğa deb turadıhe is about to put heart into someonebizbatırlandırırğa deb turabızwe are about to put heart into someonesizbatırlandırırğa deb turasızyou all are about to put heart into someonealabatırlandırırğa deb turadılathey are about to put heart into someone
be about tomenbatırlandırırğa deb turmaymaI am not about to put heart into someonesenbatırlandırırğa deb turmaysayou are not about to put heart into someoneolbatırlandırırğa deb turmaydıhe is not about to put heart into someonebizbatırlandırırğa deb turmaybızwe are not about to put heart into someonesizbatırlandırırğa deb turmaysızyou all are not about to put heart into someonealabatırlandırırğa deb turmaydılathey are not about to put heart into someone
Need and obligation
need tomenbatırlandırırğa kerekmeI need to put heart into someonesenbatırlandırırğa kerekseyou need to put heart into someoneolbatırlandırırğa kerekdihe needs to put heart into someonebizbatırlandırırğa kerekbizwe need to put heart into someonesizbatırlandırırğa kereksizyou all need to put heart into someonealabatırlandırırğa kerekdilethey need to put heart into someone
need tomenbatırlandırırğa kerek tülmeI do not need to put heart into someonesenbatırlandırırğa kerek tülseyou do not need to put heart into someoneolbatırlandırırğa kerek tüldühe does not need to put heart into someonebizbatırlandırırğa kerek tülbüzwe do not need to put heart into someonesizbatırlandırırğa kerek tülsüzyou all do not need to put heart into someonealabatırlandırırğa kerek tüldülethey do not need to put heart into someone
have tomenmenŋe batırlandırırğa tüşediI have to put heart into someonesensenŋe batırlandırırğa tüşediyou have to put heart into someoneolaŋa batırlandırırğa tüşedihe has to put heart into someonebizbizge batırlandırırğa tüşediwe have to put heart into someonesizsizge batırlandırırğa tüşediyou all have to put heart into someonealaalağa batırlandırırğa tüşedithey have to put heart into someone
have tomenmenŋe batırlandırırğa tüşmeydiI do not have to put heart into someonesensenŋe batırlandırırğa tüşmeydiyou do not have to put heart into someoneolaŋa batırlandırırğa tüşmeydihe does not have to put heart into someonebizbizge batırlandırırğa tüşmeydiwe do not have to put heart into someonesizsizge batırlandırırğa tüşmeydiyou all do not have to put heart into someonealaalağa batırlandırırğa tüşmeydithey do not have to put heart into someone
be obliged tomenbatırlandırırğa borçlumaI am obliged to put heart into someonesenbatırlandırırğa borçlusayou are obliged to put heart into someoneolbatırlandırırğa borçluduhe is obliged to put heart into someonebizbatırlandırırğa borçlubuzwe are obliged to put heart into someonesizbatırlandırırğa borçlusuzyou all are obliged to put heart into someonealabatırlandırırğa borçludulathey are obliged to put heart into someone
be obliged tomenbatırlandırırğa borçlu tülmeI am not obliged to put heart into someonesenbatırlandırırğa borçlu tülseyou are not obliged to put heart into someoneolbatırlandırırğa borçlu tüldühe is not obliged to put heart into someonebizbatırlandırırğa borçlu tülbüzwe are not obliged to put heart into someonesizbatırlandırırğa borçlu tülsüzyou all are not obliged to put heart into someonealabatırlandırırğa borçlu tüldülethey are not obliged to put heart into someone
Possibility and permission
have a way tomenbatırlandırırğa madarım bardıI have a way to put heart into someonesenbatırlandırırğa madarıŋ bardıyou have a way to put heart into someoneolbatırlandırırğa madarı bardıhe has a way to put heart into someonebizbatırlandırırğa madarıbız bardıwe have a way to put heart into someonesizbatırlandırırğa madarığız bardıyou all have a way to put heart into someonealabatırlandırırğa madarları bardıthey have a way to put heart into someone
have a way tomenbatırlandırırğa madarım joqduI have no way to put heart into someonesenbatırlandırırğa madarıŋ joqduyou have no way to put heart into someoneolbatırlandırırğa madarı joqduhe has no way to put heart into someonebizbatırlandırırğa madarıbız joqduwe have no way to put heart into someonesizbatırlandırırğa madarığız joqduyou all have no way to put heart into someonealabatırlandırırğa madarları joqduthey have no way to put heart into someone
be free tomenbatırlandırırğa erkinligim bardıI am free to put heart into someonesenbatırlandırırğa erkinligiŋ bardıyou are free to put heart into someoneolbatırlandırırğa erkinligi bardıhe is free to put heart into someonebizbatırlandırırğa erkinligibiz bardıwe are free to put heart into someonesizbatırlandırırğa erkinligigiz bardıyou all are free to put heart into someonealabatırlandırırğa erkinlikleri bardıthey are free to put heart into someone
be free tomenbatırlandırırğa erkinligim joqduI am not free to put heart into someonesenbatırlandırırğa erkinligiŋ joqduyou are not free to put heart into someoneolbatırlandırırğa erkinligi joqduhe is not free to put heart into someonebizbatırlandırırğa erkinligibiz joqduwe are not free to put heart into someonesizbatırlandırırğa erkinligigiz joqduyou all are not free to put heart into someonealabatırlandırırğa erkinlikleri joqduthey are not free to put heart into someone
be possible tomenmenŋe batırlandırırğa bolluqduit is possible for me to put heart into someonesensenŋe batırlandırırğa bolluqduit is possible for you to put heart into someoneolaŋa batırlandırırğa bolluqduit is possible for him to put heart into someonebizbizge batırlandırırğa bolluqduit is possible for us to put heart into someonesizsizge batırlandırırğa bolluqduit is possible for you all to put heart into someonealaalağa batırlandırırğa bolluqduit is possible for them to put heart into someone
be possible tomenmenŋe batırlandırırğa bolluq tüldüit is not possible for me to put heart into someonesensenŋe batırlandırırğa bolluq tüldüit is not possible for you to put heart into someoneolaŋa batırlandırırğa bolluq tüldüit is not possible for him to put heart into someonebizbizge batırlandırırğa bolluq tüldüit is not possible for us to put heart into someonesizsizge batırlandırırğa bolluq tüldüit is not possible for you all to put heart into someonealaalağa batırlandırırğa bolluq tüldüit is not possible for them to put heart into someone
be ready tomenbatırlandırırğa hazırmaI am ready to put heart into someonesenbatırlandırırğa hazırsayou are ready to put heart into someoneolbatırlandırırğa hazırdıhe is ready to put heart into someonebizbatırlandırırğa hazırbızwe are ready to put heart into someonesizbatırlandırırğa hazırsızyou all are ready to put heart into someonealabatırlandırırğa hazırdılathey are ready to put heart into someone
be ready tomenbatırlandırırğa hazır tülmeI am not ready to put heart into someonesenbatırlandırırğa hazır tülseyou are not ready to put heart into someoneolbatırlandırırğa hazır tüldühe is not ready to put heart into someonebizbatırlandırırğa hazır tülbüzwe are not ready to put heart into someonesizbatırlandırırğa hazır tülsüzyou all are not ready to put heart into someonealabatırlandırırğa hazır tüldülethey are not ready to put heart into someone
Trying, agreeing, hurrying, fearing
try tomenbatırlandırırğa küreşemeI am trying to put heart into someonesenbatırlandırırğa küreşeseyou are trying to put heart into someoneolbatırlandırırğa küreşedihe is trying to put heart into someonebizbatırlandırırğa küreşebizwe are trying to put heart into someonesizbatırlandırırğa küreşesizyou all are trying to put heart into someonealabatırlandırırğa küreşedilethey are trying to put heart into someone
try tomenbatırlandırırğa küreşmeymeI am not trying to put heart into someonesenbatırlandırırğa küreşmeyseyou are not trying to put heart into someoneolbatırlandırırğa küreşmeydihe is not trying to put heart into someonebizbatırlandırırğa küreşmeybizwe are not trying to put heart into someonesizbatırlandırırğa küreşmeysizyou all are not trying to put heart into someonealabatırlandırırğa küreşmeydilethey are not trying to put heart into someone
agree tomenbatırlandırırğa unaymaI agree to put heart into someonesenbatırlandırırğa unaysayou agree to put heart into someoneolbatırlandırırğa unaydıhe agrees to put heart into someonebizbatırlandırırğa unaybızwe agree to put heart into someonesizbatırlandırırğa unaysızyou all agree to put heart into someonealabatırlandırırğa unaydılathey agree to put heart into someone
agree tomenbatırlandırırğa unamaymaI refuse to put heart into someonesenbatırlandırırğa unamaysayou refuse to put heart into someoneolbatırlandırırğa unamaydıhe refuses to put heart into someonebizbatırlandırırğa unamaybızwe refuse to put heart into someonesizbatırlandırırğa unamaysızyou all refuse to put heart into someonealabatırlandırırğa unamaydılathey refuse to put heart into someone
hurry tomenbatırlandırırğa aşığamaI am in a hurry to put heart into someonesenbatırlandırırğa aşığasayou are in a hurry to put heart into someoneolbatırlandırırğa aşığadıhe is in a hurry to put heart into someonebizbatırlandırırğa aşığabızwe are in a hurry to put heart into someonesizbatırlandırırğa aşığasızyou all are in a hurry to put heart into someonealabatırlandırırğa aşığadılathey are in a hurry to put heart into someone
hurry tomenbatırlandırırğa aşıqmaymaI am in no hurry to put heart into someonesenbatırlandırırğa aşıqmaysayou are in no hurry to put heart into someoneolbatırlandırırğa aşıqmaydıhe is in no hurry to put heart into someonebizbatırlandırırğa aşıqmaybızwe are in no hurry to put heart into someonesizbatırlandırırğa aşıqmaysızyou all are in no hurry to put heart into someonealabatırlandırırğa aşıqmaydılathey are in no hurry to put heart into someone
be afraid tomenbatırlandırırğa qorqamaI am afraid to put heart into someonesenbatırlandırırğa qorqasayou are afraid to put heart into someoneolbatırlandırırğa qorqadıhe is afraid to put heart into someonebizbatırlandırırğa qorqabızwe are afraid to put heart into someonesizbatırlandırırğa qorqasızyou all are afraid to put heart into someonealabatırlandırırğa qorqadılathey are afraid to put heart into someone
be afraid tomenbatırlandırırğa qorqmaymaI am not afraid to put heart into someonesenbatırlandırırğa qorqmaysayou are not afraid to put heart into someoneolbatırlandırırğa qorqmaydıhe is not afraid to put heart into someonebizbatırlandırırğa qorqmaybızwe are not afraid to put heart into someonesizbatırlandırırğa qorqmaysızyou all are not afraid to put heart into someonealabatırlandırırğa qorqmaydılathey are not afraid to put heart into someone
Emphatic and rare forms — forms of batırlandırırğa: the second negation of each tense that has one, across the six persons.
FormmenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present — auxiliary negatedmenbatırlandıra bolmazmaI can't be putting heart into someonesenbatırlandıra bolmazsayou can't be putting heart into someoneolbatırlandıra bolmazhe can't be putting heart into someonebizbatırlandıra bolmazbızwe can't be putting heart into someonesizbatırlandıra bolmazsızyou all can't be putting heart into someonealabatırlandıra bolmazlathey can't be putting heart into someone
Inference, present — double negationmenbatırlandırmay bolmazmaI must be putting heart into someone (emphatic)senbatırlandırmay bolmazsayou must be putting heart into someone (emphatic)olbatırlandırmay bolmazhe must be putting heart into someone (emphatic)bizbatırlandırmay bolmazbızwe must be putting heart into someone (emphatic)sizbatırlandırmay bolmazsızyou all must be putting heart into someone (emphatic)alabatırlandırmay bolmazlathey must be putting heart into someone (emphatic)
Progressive conditional — auxiliary negatedmenbatırlandıra turmasamif I don't keep putting heart into someonesenbatırlandıra turmasaŋif you don't keep putting heart into someoneolbatırlandıra turmasaif he doesn't keep putting heart into someonebizbatırlandıra turmasaqif we don't keep putting heart into someonesizbatırlandıra turmasağızif you all don't keep putting heart into someonealabatırlandıra turmasalaif they don't keep putting heart into someone
Inference, progressive — auxiliary negatedmenbatırlandıra tura bolmazmaI can't be in the middle of putting heart into someonesenbatırlandıra tura bolmazsayou can't be in the middle of putting heart into someoneolbatırlandıra tura bolmazhe can't be in the middle of putting heart into someonebizbatırlandıra tura bolmazbızwe can't be in the middle of putting heart into someonesizbatırlandıra tura bolmazsızyou all can't be in the middle of putting heart into someonealabatırlandıra tura bolmazlathey can't be in the middle of putting heart into someone
Inference, progressive — double negationmenbatırlandırmay tura bolmazmaI must keep on not putting heart into someone (emphatic)senbatırlandırmay tura bolmazsayou must keep on not putting heart into someone (emphatic)olbatırlandırmay tura bolmazhe must keep on not putting heart into someone (emphatic)bizbatırlandırmay tura bolmazbızwe must keep on not putting heart into someone (emphatic)sizbatırlandırmay tura bolmazsızyou all must keep on not putting heart into someone (emphatic)alabatırlandırmay tura bolmazlathey must keep on not putting heart into someone (emphatic)
Progressive — verb negatedmenbatırlandırmay turamaI keep on not putting heart into someonesenbatırlandırmay turasayou keep on not putting heart into someoneolbatırlandırmay turadıhe keeps on not putting heart into someonebizbatırlandırmay turabızwe keep on not putting heart into someonesizbatırlandırmay turasızyou all keep on not putting heart into someonealabatırlandırmay turadılathey keep on not putting heart into someone
Progressive — double negationmenbatırlandırmay turmaymaI am not keeping on not putting heart into someonesenbatırlandırmay turmaysayou are not keeping on not putting heart into someoneolbatırlandırmay turmaydıhe is not keeping on not putting heart into someonebizbatırlandırmay turmaybızwe are not keeping on not putting heart into someonesizbatırlandırmay turmaysızyou all are not keeping on not putting heart into someonealabatırlandırmay turmaydılathey are not keeping on not putting heart into someone
Progressive — double negationmenbatırlandırmay turmaymımaaren't I keeping on not putting heart into someone?senbatırlandırmay turmaymısaaren't you keeping on not putting heart into someone?olbatırlandırmay turmaymıdıisn't he keeping on not putting heart into someone?bizbatırlandırmay turmaymıbızaren't we keeping on not putting heart into someone?sizbatırlandırmay turmaymısızaren't you all keeping on not putting heart into someone?alabatırlandırmay turmaymıdılaaren't they keeping on not putting heart into someone?
Inference — auxiliary negatedmenbatırlandırğan bolmazmaI can't have put heart into someonesenbatırlandırğan bolmazsayou can't have put heart into someoneolbatırlandırğan bolmazhe can't have put heart into someonebizbatırlandırğan bolmazbızwe can't have put heart into someonesizbatırlandırğan bolmazsızyou all can't have put heart into someonealabatırlandırğan bolmazlathey can't have put heart into someone
Inference — double negationmenbatırlandırmağan bolmazmaI must have put heart into someone (emphatic)senbatırlandırmağan bolmazsayou must have put heart into someone (emphatic)olbatırlandırmağan bolmazhe must have put heart into someone (emphatic)bizbatırlandırmağan bolmazbızwe must have put heart into someone (emphatic)sizbatırlandırmağan bolmazsızyou all must have put heart into someone (emphatic)alabatırlandırmağan bolmazlathey must have put heart into someone (emphatic)
Counterfactual — auxiliary negatedmenbatırlandırğan bolmasamif it weren't that I had put heart into someonesenbatırlandırğan bolmasaŋif it weren't that you had put heart into someoneolbatırlandırğan bolmasaif it weren't that he had put heart into someonebizbatırlandırğan bolmasaqif it weren't that we had put heart into someonesizbatırlandırğan bolmasağızif it weren't that you all had put heart into someonealabatırlandırğan bolmasalaif it weren't that they had put heart into someone
Counterfactual — double negationmenbatırlandırmağan bolmasamif it weren't that I hadn't put heart into someonesenbatırlandırmağan bolmasaŋif it weren't that you hadn't put heart into someoneolbatırlandırmağan bolmasaif it weren't that he hadn't put heart into someonebizbatırlandırmağan bolmasaqif it weren't that we hadn't put heart into someonesizbatırlandırmağan bolmasağızif it weren't that you all hadn't put heart into someonealabatırlandırmağan bolmasalaif it weren't that they hadn't put heart into someone
Inference, future — auxiliary negatedmenbatırlandırlıq bolmazmaI can't be going to put heart into someonesenbatırlandırlıq bolmazsayou can't be going to put heart into someoneolbatırlandırlıq bolmazhe can't be going to put heart into someonebizbatırlandırlıq bolmazbızwe can't be going to put heart into someonesizbatırlandırlıq bolmazsızyou all can't be going to put heart into someonealabatırlandırlıq bolmazlathey can't be going to put heart into someone
Inference, future — double negationmenbatırlandırmazlıq bolmazmaI must be going to put heart into someone (emphatic)senbatırlandırmazlıq bolmazsayou must be going to put heart into someone (emphatic)olbatırlandırmazlıq bolmazhe must be going to put heart into someone (emphatic)bizbatırlandırmazlıq bolmazbızwe must be going to put heart into someone (emphatic)sizbatırlandırmazlıq bolmazsızyou all must be going to put heart into someone (emphatic)alabatırlandırmazlıq bolmazlathey must be going to put heart into someone (emphatic)
Counterfactual future — auxiliary negatedmenbatırlandırlıq bolmasamif it weren't that I were going to put heart into someonesenbatırlandırlıq bolmasaŋif it weren't that you were going to put heart into someoneolbatırlandırlıq bolmasaif it weren't that he were going to put heart into someonebizbatırlandırlıq bolmasaqif it weren't that we were going to put heart into someonesizbatırlandırlıq bolmasağızif it weren't that you all were going to put heart into someonealabatırlandırlıq bolmasalaif it weren't that they were going to put heart into someone
Counterfactual future — double negationmenbatırlandırmazlıq bolmasamif it weren't that I were not going to put heart into someonesenbatırlandırmazlıq bolmasaŋif it weren't that you were not going to put heart into someoneolbatırlandırmazlıq bolmasaif it weren't that he were not going to put heart into someonebizbatırlandırmazlıq bolmasaqif it weren't that we were not going to put heart into someonesizbatırlandırmazlıq bolmasağızif it weren't that you all were not going to put heart into someonealabatırlandırmazlıq bolmasalaif it weren't that they were not going to put heart into someone