kıskınık
/kɯskɯnɯk/ · plural kıskınıkla
1. haste, bustle, hurried moving about
- bu ne kıskınıkdı? — what is this rush?
- kıskınık kirib aylanırğa — to go about in a rush
- seni kıskınıkıng tohtamaydı — your bustling never stops
2. alarm, panic, a spreading fright
- jawğa kıskınık kirgendi — panic has seized the enemy
- kıskınık başlandı — panic broke out
- elde kıskınık boldu — there was panic in the village
Cases and owners
Singular
| Case | —plain | menimy | seniyour | anıhis / her | bizniour | sizniyou all's | alanıtheir |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Nominativethe haste | —kıskınık | menikıskınıgım | senikıskınıgıng | anıkıskınıgı | biznikıskınıgıbız | siznikıskınıgığız | alanıkıskınıkları |
| Genitivethe haste's | —kıskınıknı | menikıskınıgımı | senikıskınıgıngı | anıkıskınıgını | biznikıskınıgıbıznı | siznikıskınıgığıznı | alanıkıskınıklarını |
| Accusativethe haste (as the object) | —kıskınıknı | menikıskınıgımı | senikıskınıgıngı | anıkıskınıgın | biznikıskınıgıbıznı | siznikıskınıgığıznı | alanıkıskınıkların |
| Dativeto the haste | —kıskınıkha | menikıskınıgıma | senikıskınıgınga | anıkıskınıgına | biznikıskınıgıbızğa | siznikıskınıgığızğa | alanıkıskınıklarına |
| Locativeat / in the haste | —kıskınıkda | menikıskınıgımda | senikıskınıgıngda | anıkıskınıgında | biznikıskınıgıbızda | siznikıskınıgığızda | alanıkıskınıklarında |
| Ablativefrom the haste | —kıskınıkdan | menikıskınıgımdan | senikıskınıgıngdan | anıkıskınıgından | biznikıskınıgıbızdan | siznikıskınıgığızdan | alanıkıskınıklarından |
Plural
| Case | —plain | menimy | seniyour | anıhis / her | bizniour | sizniyou all's | alanıtheir |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Nominativethe hastes | —kıskınıkla | menikıskınıklarım | senikıskınıklarıng | anıkıskınıkları | biznikıskınıklarıbız | siznikıskınıklarığız | alanıkıskınıkları |
| Genitivethe hastes' | —kıskınıklanı | menikıskınıklarımı | senikıskınıklarıngı | anıkıskınıklarını | biznikıskınıklarıbıznı | siznikıskınıklarığıznı | alanıkıskınıklarını |
| Accusativethe hastes (as the object) | —kıskınıklanı | menikıskınıklarımı | senikıskınıklarıngı | anıkıskınıkların | biznikıskınıklarıbıznı | siznikıskınıklarığıznı | alanıkıskınıkların |
| Dativeto the hastes | —kıskınıklağa | menikıskınıklarıma | senikıskınıklarınga | anıkıskınıklarına | biznikıskınıklarıbızğa | siznikıskınıklarığızğa | alanıkıskınıklarına |
| Locativeat / in the hastes | —kıskınıklada | menikıskınıklarımda | senikıskınıklarıngda | anıkıskınıklarında | biznikıskınıklarıbızda | siznikıskınıklarığızda | alanıkıskınıklarında |
| Ablativefrom the hastes | —kıskınıkladan | menikıskınıklarımdan | senikıskınıklarıngdan | anıkıskınıklarından | biznikıskınıklarıbızdan | siznikıskınıklarığızdan | alanıkıskınıklarından |
The overlap in the last rows is real, not a mistake: kıskınıkları can mean "his / her hastes", "their haste", or "their hastes" — context decides.
The endings are the same ones the pronouns wear — that page explains when each case is used.