kıskınık

/kɯskɯnɯk/ · plural kıskınıkla

Cases and owners

Singular — cases of kıskınık, plain and with an owner
Caseplainmenimyseniyouranıhis / herbiznioursizniyou all'salanıtheir
Nominativethe hastekıskınıkmenikıskınıgımsenikıskınıgınganıkıskınıgıbiznikıskınıgıbızsiznikıskınıgığızalanıkıskınıkları
Genitivethe haste'skıskınıknımenikıskınıgımısenikıskınıgıngıanıkıskınıgınıbiznikıskınıgıbıznısiznikıskınıgığıznıalanıkıskınıklarını
Accusativethe haste (as the object)kıskınıknımenikıskınıgımısenikıskınıgıngıanıkıskınıgınbiznikıskınıgıbıznısiznikıskınıgığıznıalanıkıskınıkların
Dativeto the hastekıskınıkhamenikıskınıgımasenikıskınıgıngaanıkıskınıgınabiznikıskınıgıbızğasiznikıskınıgığızğaalanıkıskınıklarına
Locativeat / in the hastekıskınıkdamenikıskınıgımdasenikıskınıgıngdaanıkıskınıgındabiznikıskınıgıbızdasiznikıskınıgığızdaalanıkıskınıklarında
Ablativefrom the hastekıskınıkdanmenikıskınıgımdansenikıskınıgıngdananıkıskınıgındanbiznikıskınıgıbızdansiznikıskınıgığızdanalanıkıskınıklarından
Plural — cases of kıskınık, plain and with an owner
Caseplainmenimyseniyouranıhis / herbiznioursizniyou all'salanıtheir
Nominativethe hasteskıskınıklamenikıskınıklarımsenikıskınıklarınganıkıskınıklarıbiznikıskınıklarıbızsiznikıskınıklarığızalanıkıskınıkları
Genitivethe hastes'kıskınıklanımenikıskınıklarımısenikıskınıklarıngıanıkıskınıklarınıbiznikıskınıklarıbıznısiznikıskınıklarığıznıalanıkıskınıklarını
Accusativethe hastes (as the object)kıskınıklanımenikıskınıklarımısenikıskınıklarıngıanıkıskınıklarınbiznikıskınıklarıbıznısiznikıskınıklarığıznıalanıkıskınıkların
Dativeto the hasteskıskınıklağamenikıskınıklarımasenikıskınıklarıngaanıkıskınıklarınabiznikıskınıklarıbızğasiznikıskınıklarığızğaalanıkıskınıklarına
Locativeat / in the hasteskıskınıkladamenikıskınıklarımdasenikıskınıklarıngdaanıkıskınıklarındabiznikıskınıklarıbızdasiznikıskınıklarığızdaalanıkıskınıklarında
Ablativefrom the hasteskıskınıkladanmenikıskınıklarımdansenikıskınıklarıngdananıkıskınıklarındanbiznikıskınıklarıbızdansiznikıskınıklarığızdanalanıkıskınıklarından

The overlap in the last rows is real, not a mistake: kıskınıkları can mean "his / her hastes", "their haste", or "their hastes" — context decides.

The endings are the same ones the pronouns wear — that page explains when each case is used.