taşıtırğa

/taʃɯtɯrʁa/

Conjugation

  • taşıtadıhe is making someone carry something
  • taşıtdıhe made someone carry something
  • taşıthandıhe has made someone carry something
  • taşıtırhe will make someone carry something
  • taşıtırıqdıhe is going to make someone carry something
  • taşıta edihe was making someone carry something
  • taşıtsaif he makes someone carry something
  • taşıt!make someone carry something!
Simple tenses — forms of taşıtırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Present (simple & continuous)he is making someone carry somethingmentaşıtamasentaşıtasaoltaşıtadıbiztaşıtabızsiztaşıtasızalataşıtadıla
Present (simple & continuous)he is not making someone carry somethingmentaşıtmaymasentaşıtmaysaoltaşıtmaydıbiztaşıtmaybızsiztaşıtmaysızalataşıtmaydıla
Present (simple & continuous)is he making someone carry something?mentaşıtamıma?
taşıtamamı?
sentaşıtamısa?oltaşıtamıdı?biztaşıtamıbız?
taşıtabızmı?
siztaşıtamısız?alataşıtamıdıla?
Present (simple & continuous)isn't he making someone carry something?mentaşıtmaymıma?
taşıtmaymamı?
sentaşıtmaymısa?oltaşıtmaymıdı?biztaşıtmaymıbız?
taşıtmaybızmı?
siztaşıtmaymısız?alataşıtmaymıdıla?
Habitual (usually, tends to)he usually makes someone carry somethingmentaşıtıwçanmasentaşıtıwçansaoltaşıtıwçandıbiztaşıtıwçanbızsiztaşıtıwçansızalataşıtıwçandıla
Habitual (usually, tends to)he doesn't usually make someone carry somethingmentaşıtıwçan tülmesentaşıtıwçan tülseoltaşıtıwçan tüldübiztaşıtıwçan tülbüzsiztaşıtıwçan tülsüzalataşıtıwçan tüldüle
Habitual (usually, tends to)does he usually make someone carry something?mentaşıtıwçanmıma?
taşıtıwçanmamı?
sentaşıtıwçanmısa?oltaşıtıwçanmıdı?biztaşıtıwçanmıbız?
taşıtıwçanbızmı?
siztaşıtıwçanmısız?alataşıtıwçanmıdıla?
Habitual (usually, tends to)doesn't he usually make someone carry something?mentaşıtıwçan tülmüme?sentaşıtıwçan tülmüse?oltaşıtıwçan tülmüdü?biztaşıtıwçan tülmübüz?siztaşıtıwçan tülmüsüz?alataşıtıwçan tülmüdüle?
Resultative (has become and stays)he has made someone carry something and remains sooltaşıtıbdıalataşıtıbdıla
Resultative (has become and stays)no such form
Resultative (has become and stays)has he made someone carry something?oltaşıtıbmıdı?alataşıtıbmıdıla?
Resultative (has become and stays)no such form
Progressive (in the middle of)he is in the middle of making someone carry somethingmentaşıta turamasentaşıta turasaoltaşıta turadıbiztaşıta turabızsiztaşıta turasızalataşıta turadıla
Progressive (in the middle of)he is not in the middle of making someone carry somethingmentaşıta turmaymasentaşıta turmaysaoltaşıta turmaydıbiztaşıta turmaybızsiztaşıta turmaysızalataşıta turmaydıla
Progressive (in the middle of)is he in the middle of making someone carry something?mentaşıta turamıma?
taşıta turamamı?
sentaşıta turamısa?oltaşıta turamıdı?biztaşıta turamıbız?
taşıta turabızmı?
siztaşıta turamısız?alataşıta turamıdıla?
Progressive (in the middle of)isn't he in the middle of making someone carry something?mentaşıta turmaymıma?
taşıta turmaymamı?
sentaşıta turmaymısa?oltaşıta turmaymıdı?biztaşıta turmaymıbız?
taşıta turmaybızmı?
siztaşıta turmaymısız?alataşıta turmaymıdıla?
Simple past (definite)he made someone carry somethingmentaşıtdımsentaşıtdıngoltaşıtdıbiztaşıtdıqsiztaşıtdığızalataşıtdıla
Simple past (definite)he didn't make someone carry somethingmentaşıtmadımsentaşıtmadıngoltaşıtmadıbiztaşıtmadıqsiztaşıtmadığızalataşıtmadıla
Simple past (definite)did he make someone carry something?mentaşıtdımmı?sentaşıtdıngmı?oltaşıtdımı?biztaşıtdıqmı?siztaşıtdığızmı?alataşıtdılamı?
Simple past (definite)didn't he make someone carry something?mentaşıtmadımmı?sentaşıtmadıngmı?oltaşıtmadımı?biztaşıtmadıqmı?siztaşıtmadığızmı?alataşıtmadılamı?
Perfect (past indefinite)he has made someone carry somethingmentaşıthanmasentaşıthansaoltaşıthandıbiztaşıthanbızsiztaşıthansızalataşıthandıla
Perfect (past indefinite)he hasn't made someone carry somethingmentaşıtmağanmasentaşıtmağansaoltaşıtmağandıbiztaşıtmağanbızsiztaşıtmağansızalataşıtmağandıla
Perfect (past indefinite)has he made someone carry something?mentaşıthanmıma?
taşıthanmamı?
sentaşıthanmısa?oltaşıthanmıdı?biztaşıthanmıbız?
taşıthanbızmı?
siztaşıthanmısız?alataşıthanmıdıla?
Perfect (past indefinite)hasn't he made someone carry something?mentaşıtmağanmıma?
taşıtmağanmamı?
sentaşıtmağanmısa?oltaşıtmağanmıdı?biztaşıtmağanmıbız?
taşıtmağanbızmı?
siztaşıtmağanmısız?alataşıtmağanmıdıla?
Indefinite future (future I)he will make someone carry somethingmentaşıtırmasentaşıtırsaoltaşıtırbiztaşıtırbızsiztaşıtırsızalataşıtırla
Indefinite future (future I)he won't make someone carry somethingmentaşıtmazmasentaşıtmazsaoltaşıtmazbiztaşıtmazbızsiztaşıtmazsızalataşıtmazla
Indefinite future (future I)will he make someone carry something?mentaşıtırmıma?
taşıtırmamı?
sentaşıtırmısa?oltaşıtırmı?biztaşıtırmıbız?
taşıtırbızmı?
siztaşıtırmısız?alataşıtırmıla?
Indefinite future (future I)won't he make someone carry something?mentaşıtmazmıma?
taşıtmazmamı?
sentaşıtmazmısa?oltaşıtmazmı?biztaşıtmazmıbız?
taşıtmazbızmı?
siztaşıtmazmısız?alataşıtmazmıla?
Definite future (future II)he is going to make someone carry somethingmentaşıtırıqmasentaşıtırıqsaoltaşıtırıqdıbiztaşıtırıqbızsiztaşıtırıqsızalataşıtırıqdıla
Definite future (future II)he is not going to make someone carry somethingmentaşıtırıq tülmesentaşıtırıq tülseoltaşıtırıq tüldübiztaşıtırıq tülbüzsiztaşıtırıq tülsüzalataşıtırıq tüldüle
Definite future (future II)is he going to make someone carry something?mentaşıtırıqmıma?
taşıtırıqmamı?
sentaşıtırıqmısa?oltaşıtırıqmıdı?biztaşıtırıqmıbız?
taşıtırıqbızmı?
siztaşıtırıqmısız?alataşıtırıqmıdıla?
Definite future (future II)isn't he going to make someone carry something?mentaşıtırıq tülmüme?sentaşıtırıq tülmüse?oltaşıtırıq tülmüdü?biztaşıtırıq tülmübüz?siztaşıtırıq tülmüsüz?alataşıtırıq tülmüdüle?

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Past compound tenses — forms of taşıtırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Past perfect (pluperfect)he had made someone carry somethingmentaşıthan edimtaşıthanemsentaşıthan edingtaşıthanengoltaşıthan editaşıthanedbiztaşıthan ediktaşıthaneksiztaşıthan edigiztaşıthanegizalataşıthan ediletaşıthanelle
Past perfect (pluperfect)he hadn't made someone carry somethingmentaşıtmağan edimtaşıtmağanemsentaşıtmağan edingtaşıtmağanengoltaşıtmağan editaşıtmağanedbiztaşıtmağan ediktaşıtmağaneksiztaşıtmağan edigiztaşıtmağanegizalataşıtmağan ediletaşıtmağanelle
Past perfect (pluperfect)no such form
Past perfect (pluperfect)no such form
Past continuous (imperfect)he was making someone carry somethingmentaşıta edimtaşıtaemsentaşıta edingtaşıtaengoltaşıta editaşıtaedbiztaşıta ediktaşıtaeksiztaşıta edigiztaşıtaegizalataşıta ediletaşıtaelle
Past continuous (imperfect)he wasn't making someone carry somethingmentaşıtmay edimtaşıtmayemsentaşıtmay edingtaşıtmayengoltaşıtmay editaşıtmayedbiztaşıtmay ediktaşıtmayeksiztaşıtmay edigiztaşıtmayegizalataşıtmay ediletaşıtmayelle
Past continuous (imperfect)no such form
Past continuous (imperfect)no such form
Habitual past (used to)he used to make someone carry somethingmentaşıtıwçan edimtaşıtıwçanemsentaşıtıwçan edingtaşıtıwçanengoltaşıtıwçan editaşıtıwçanedbiztaşıtıwçan ediktaşıtıwçaneksiztaşıtıwçan edigiztaşıtıwçanegizalataşıtıwçan ediletaşıtıwçanelle
Habitual past (used to)he didn't use to make someone carry somethingmentaşıtıwçan tül edimtaşıtıwçan tül emsentaşıtıwçan tül edingtaşıtıwçan tül engoltaşıtıwçan tül editaşıtıwçan tül edbiztaşıtıwçan tül ediktaşıtıwçan tül eksiztaşıtıwçan tül edigiztaşıtıwçan tül egizalataşıtıwçan tül ediletaşıtıwçan tül elle
Habitual past (used to)no such form
Habitual past (used to)no such form
Resultative past (had become and stayed)he had made someone carry something and remained sooltaşıtıb edialataşıtıb edile
Resultative past (had become and stayed)he hadn't made someone carry somethingoltaşıtıb tül edialataşıtıb tül edile
Resultative past (had become and stayed)no such form
Resultative past (had become and stayed)no such form
Past progressive (was in the middle of)he was in the middle of making someone carry somethingmentaşıta tura edimtaşıta turaemsentaşıta tura edingtaşıta turaengoltaşıta tura editaşıta turaedbiztaşıta tura ediktaşıta turaeksiztaşıta tura edigiztaşıta turaegizalataşıta tura ediletaşıta turaelle
Past progressive (was in the middle of)he wasn't in the middle of making someone carry somethingmentaşıta turmay edimtaşıta turmayemsentaşıta turmay edingtaşıta turmayengoltaşıta turmay editaşıta turmayedbiztaşıta turmay ediktaşıta turmayeksiztaşıta turmay edigiztaşıta turmayegizalataşıta turmay ediletaşıta turmayelle
Past progressive (was in the middle of)no such form
Past progressive (was in the middle of)no such form
Conditional result (would)he would make someone carry somethingmentaşıtır edimtaşıtır emsentaşıtır edingtaşıtır engoltaşıtır editaşıtır edbiztaşıtır ediktaşıtır eksiztaşıtır edigiztaşıtır egizalataşıtır ediletaşıtır elle
Conditional result (would)he wouldn't make someone carry somethingmentaşıtmaz edimtaşıtmaz emsentaşıtmaz edingtaşıtmaz engoltaşıtmaz editaşıtmaz edbiztaşıtmaz ediktaşıtmaz eksiztaşıtmaz edigiztaşıtmaz egizalataşıtmaz ediletaşıtmaz elle
Conditional result (would)no such form
Conditional result (would)no such form
Past conditional result (would have)he would have made someone carry somethingmentaşıtırıq edimtaşıtırıq emsentaşıtırıq edingtaşıtırıq engoltaşıtırıq editaşıtırıq edbiztaşıtırıq ediktaşıtırıq eksiztaşıtırıq edigiztaşıtırıq egizalataşıtırıq ediletaşıtırıq elle
Past conditional result (would have)he wouldn't have made someone carry somethingmentaşıtırıq tül edimtaşıtırıq tül emsentaşıtırıq tül edingtaşıtırıq tül engoltaşıtırıq tül editaşıtırıq tül edbiztaşıtırıq tül ediktaşıtırıq tül eksiztaşıtırıq tül edigiztaşıtırıq tül egizalataşıtırıq tül ediletaşıtırıq tül elle
Past conditional result (would have)no such form
Past conditional result (would have)no such form
Conditional — forms of taşıtırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Conditionalif he makes someone carry somethingmentaşıtsamsentaşıtsangoltaşıtsabiztaşıtsaqsiztaşıtsağızalataşıtsala
Conditionalif he doesn't make someone carry somethingmentaşıtmasamsentaşıtmasangoltaşıtmasabiztaşıtmasaqsiztaşıtmasağızalataşıtmasala
Conditionalno such form
Conditionalno such form
Conditional, present realif he is making someone carry somethingmentaşıta esemsentaşıta esengoltaşıta esebiztaşıta eseksiztaşıta esegizalataşıta esele
Conditional, present realif he is not making someone carry somethingmentaşıtmay esemsentaşıtmay esengoltaşıtmay esebiztaşıtmay eseksiztaşıtmay esegizalataşıtmay esele
Conditional, present realno such form
Conditional, present realno such form
Wish, present/future (if only)if only he made someone carry somethingmentaşıtsam editaşıtsam edsentaşıtsang editaşıtsang edoltaşıtsa editaşıtsaedbiztaşıtsaq editaşıtsaq edsiztaşıtsağız editaşıtsağız edalataşıtsala editaşıtsalaed
Wish, present/future (if only)if only he didn't make someone carry somethingmentaşıtmasam editaşıtmasam edsentaşıtmasang editaşıtmasang edoltaşıtmasa editaşıtmasaedbiztaşıtmasaq editaşıtmasaq edsiztaşıtmasağız editaşıtmasağız edalataşıtmasala editaşıtmasalaed
Wish, present/future (if only)no such form
Wish, present/future (if only)no such form
Conditional, definite past1if he made someone carry somethingmentaşıtdım esemsentaşıtdıng esengoltaşıtdı esebiztaşıtdıq eseksiztaşıtdığız esegizalataşıtdıla esele
Conditional, definite past1if he didn't make someone carry somethingmentaşıtmadım esemsentaşıtmadıng esengoltaşıtmadı esebiztaşıtmadıq eseksiztaşıtmadığız esegizalataşıtmadıla esele
Conditional, definite pastno such form
Conditional, definite pastno such form
Conditional, past realif he did make someone carry something (indeed)mentaşıthan esemsentaşıthan esengoltaşıthan esebiztaşıthan eseksiztaşıthan esegizalataşıthan esele
Conditional, past realif he didn't make someone carry something (indeed)mentaşıtmağan esemsentaşıtmağan esengoltaşıtmağan esebiztaşıtmağan eseksiztaşıtmağan esegizalataşıtmağan esele
Conditional, past realno such form
Conditional, past realno such form
Conditional, counterfactualif he had made someone carry somethingmentaşıthan bolsamsentaşıthan bolsangoltaşıthan bolsabiztaşıthan bolsaqsiztaşıthan bolsağızalataşıthan bolsala
Conditional, counterfactualif he hadn't made someone carry somethingmentaşıtmağan bolsamsentaşıtmağan bolsangoltaşıtmağan bolsabiztaşıtmağan bolsaqsiztaşıtmağan bolsağızalataşıtmağan bolsala
Conditional, counterfactualno such form
Conditional, counterfactualno such form
Wish, past (if only I had)if only he had made someone carry somethingmentaşıthan bolsam editaşıthan bolsam edsentaşıthan bolsang editaşıthan bolsang edoltaşıthan bolsa editaşıthan bolsaedbiztaşıthan bolsaq editaşıthan bolsaq edsiztaşıthan bolsağız editaşıthan bolsağız edalataşıthan bolsala editaşıthan bolsalaed
Wish, past (if only I had)if only he hadn't made someone carry somethingmentaşıtmağan bolsam editaşıtmağan bolsam edsentaşıtmağan bolsang editaşıtmağan bolsang edoltaşıtmağan bolsa editaşıtmağan bolsaedbiztaşıtmağan bolsaq editaşıtmağan bolsaq edsiztaşıtmağan bolsağız editaşıtmağan bolsağız edalataşıtmağan bolsala editaşıtmağan bolsalaed
Wish, past (if only I had)no such form
Wish, past (if only I had)no such form
Conditional, aoristif he will make someone carry somethingmentaşıtır esemsentaşıtır esengoltaşıtır esebiztaşıtır eseksiztaşıtır esegizalataşıtır esele
Conditional, aoristif he won't make someone carry somethingmentaşıtmaz esemsentaşıtmaz esengoltaşıtmaz esebiztaşıtmaz eseksiztaşıtmaz esegizalataşıtmaz esele
Conditional, aoristno such form
Conditional, aoristno such form
Conditional, futureif he is going to make someone carry somethingmentaşıtırıq esemsentaşıtırıq esengoltaşıtırıq esebiztaşıtırıq eseksiztaşıtırıq esegizalataşıtırıq esele
Conditional, futureif he is not going to make someone carry somethingmentaşıtırıq tül esemsentaşıtırıq tül esengoltaşıtırıq tül esebiztaşıtırıq tül eseksiztaşıtırıq tül esegizalataşıtırıq tül esele
Conditional, futureno such form
Conditional, futureno such form
Conditional, counterfactual futureif he were going to make someone carry somethingmentaşıtırıq bolsamsentaşıtırıq bolsangoltaşıtırıq bolsabiztaşıtırıq bolsaqsiztaşıtırıq bolsağızalataşıtırıq bolsala
Conditional, counterfactual futureif he were not going to make someone carry somethingmentaşıtmazlıq bolsamsentaşıtmazlıq bolsangoltaşıtmazlıq bolsabiztaşıtmazlıq bolsaqsiztaşıtmazlıq bolsağızalataşıtmazlıq bolsala
Conditional, counterfactual futureno such form
Conditional, counterfactual futureno such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Conditional, definite pastalso taşıtdıng ese: the person on the verb only (Байрамкулов and Урусбиев 1967 § 110)
Inferential — forms of taşıtırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present (must be doing)he must be making someone carry somethingmentaşıta bolurmasentaşıta bolursaoltaşıta bolurbiztaşıta bolurbuzsiztaşıta bolursuzalataşıta bolurla
Inference, present (must be doing)he must not be making someone carry somethingmentaşıtmay bolurmasentaşıtmay bolursaoltaşıtmay bolurbiztaşıtmay bolurbuzsiztaşıtmay bolursuzalataşıtmay bolurla
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)he must be in the middle of making someone carry somethingmentaşıta tura bolurmasentaşıta tura bolursaoltaşıta tura bolurbiztaşıta tura bolurbuzsiztaşıta tura bolursuzalataşıta tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)he must keep on not making someone carry somethingmentaşıtmay tura bolurmasentaşıtmay tura bolursaoltaşıtmay tura bolurbiztaşıtmay tura bolurbuzsiztaşıtmay tura bolursuzalataşıtmay tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference (must have)he must have made someone carry somethingmentaşıthan bolurmasentaşıthan bolursaoltaşıthan bolurbiztaşıthan bolurbuzsiztaşıthan bolursuzalataşıthan bolurla
Inference (must have)he must not have made someone carry somethingmentaşıtmağan bolurmasentaşıtmağan bolursaoltaşıtmağan bolurbiztaşıtmağan bolurbuzsiztaşıtmağan bolursuzalataşıtmağan bolurla
Inference (must have)no such form
Inference (must have)no such form
Inference, future (must be going to)he must be going to make someone carry somethingmentaşıtırıq bolurmasentaşıtırıq bolursaoltaşıtırıq bolurbiztaşıtırıq bolurbuzsiztaşıtırıq bolursuzalataşıtırıq bolurla
Inference, future (must be going to)he must not be going to make someone carry somethingmentaşıtmazlıq bolurmasentaşıtmazlıq bolursaoltaşıtmazlıq bolurbiztaşıtmazlıq bolurbuzsiztaşıtmazlıq bolursuzalataşıtmazlıq bolurla
Inference, future (must be going to)no such form
Inference, future (must be going to)no such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Commands, requests and wishes — forms of taşıtırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Commands & suggestionslet him/her/it make someone carry somethingmentaşıtayımsentaşıt!oltaşıtsınbiztaşıtayıqsiztaşıtığız!alataşıtsınla
Commands & suggestionslet him/her/it not make someone carry somethingmentaşıtmayımsentaşıtma!oltaşıtmasınbiztaşıtmayıqsiztaşıtmağız!alataşıtmasınla
Commands & suggestionsshould he make someone carry something?mentaşıtayımmı?oltaşıtsınmı?biztaşıtayıqmı?alataşıtsınlamı?
Commands & suggestionsshould he not make someone carry something?mentaşıtmayımmı?oltaşıtmasınmı?biztaşıtmayıqmı?alataşıtmasınlamı?
Requestsdo let him/her/it make someone carry somethingsentaşıtçı2oltaşıtsınçısiztaşıtçığızalataşıtsınlaçı
Requestsdo let him/her/it not make someone carry somethingsentaşıtmaçı2oltaşıtmasınçısiztaşıtmaçığızalataşıtmasınlaçı
Requestsno such form
Requestsno such form
Blessings & curses — may you…may you make someone carry somethingsentaşıthıntaşıthı
Blessings & curses — may you…may you not make someone carry somethingsentaşıtmağıntaşıtmağı
Blessings & curses — may you…no such form
Blessings & curses — may you…no such form
Optative wish (-ğay + edi)would that he made someone carry somethingmentaşıthay edim
taşıtha edim
sentaşıthay eding
taşıtha eding
oltaşıthay edi
taşıtha edi
biztaşıthay edik
taşıtha edik
siztaşıthay edigiz
taşıtha edigiz
alataşıthay edile
taşıtha edile
Optative wish (-ğay + edi)would that he did not make someone carry somethingmentaşıtmağay edim
taşıtmağa edim
sentaşıtmağay eding
taşıtmağa eding
oltaşıtmağay edi
taşıtmağa edi
biztaşıtmağay edik
taşıtmağa edik
siztaşıtmağay edigiz
taşıtmağa edigiz
alataşıtmağay edile
taşıtmağa edile
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Let someone… (commands)let him/her/it allow someone to make someone carry somethingmentaşıtmağa qoyayımtaşıtma qoyayımsentaşıtmağa qoy!taşıtma qoy!oltaşıtmağa qoysuntaşıtma qoysunbiztaşıtmağa qoyayıqtaşıtma qoyayıqsiztaşıtmağa qoyuğuz!taşıtma qoyuğuz!alataşıtmağa qoysunlataşıtma qoysunla
Let someone… (commands)let him/her/it not allow someone to make someone carry somethingmentaşıtmağa qoymayımtaşıtma qoymayımsentaşıtmağa qoyma!taşıtma qoyma!oltaşıtmağa qoymasıntaşıtma qoymasınbiztaşıtmağa qoymayıqtaşıtma qoymayıqsiztaşıtmağa qoymağız!taşıtma qoymağız!alataşıtmağa qoymasınlataşıtma qoymasınla
Let someone… (commands)should he allow someone to make someone carry something?mentaşıtmağa qoyayımmı?taşıtma qoyayımmı?oltaşıtmağa qoysunmu?taşıtma qoysunmu?biztaşıtmağa qoyayıqmı?taşıtma qoyayıqmı?alataşıtmağa qoysunlamı?taşıtma qoysunlamı?
Let someone… (commands)should he not allow someone to make someone carry something?mentaşıtmağa qoymayımmı?taşıtma qoymayımmı?oltaşıtmağa qoymasınmı?taşıtma qoymasınmı?biztaşıtmağa qoymayıqmı?taşıtma qoymayıqmı?alataşıtmağa qoymasınlamı?taşıtma qoymasınlamı?
Let someone… (present)he allows someone to make someone carry somethingmentaşıtmağa qoyamataşıtma qoyamasentaşıtmağa qoyasataşıtma qoyasaoltaşıtmağa qoyadıtaşıtma qoyadıbiztaşıtmağa qoyabıztaşıtma qoyabızsiztaşıtmağa qoyasıztaşıtma qoyasızalataşıtmağa qoyadılataşıtma qoyadıla
Let someone… (present)he doesn't allow someone to make someone carry somethingmentaşıtmağa qoymaymataşıtma qoymaymasentaşıtmağa qoymaysataşıtma qoymaysaoltaşıtmağa qoymaydıtaşıtma qoymaydıbiztaşıtmağa qoymaybıztaşıtma qoymaybızsiztaşıtmağa qoymaysıztaşıtma qoymaysızalataşıtmağa qoymaydılataşıtma qoymaydıla
Let someone… (present)does he allow someone to make someone carry something?mentaşıtmağa qoyamıma?taşıtma qoyamıma?sentaşıtmağa qoyamısa?taşıtma qoyamısa?oltaşıtmağa qoyamıdı?taşıtma qoyamıdı?biztaşıtmağa qoyamıbız?taşıtma qoyamıbız?siztaşıtmağa qoyamısız?taşıtma qoyamısız?alataşıtmağa qoyamıdıla?taşıtma qoyamıdıla?
Let someone… (present)doesn't he allow someone to make someone carry something?mentaşıtmağa qoymaymıma?taşıtma qoymaymıma?sentaşıtmağa qoymaymısa?taşıtma qoymaymısa?oltaşıtmağa qoymaymıdı?taşıtma qoymaymıdı?biztaşıtmağa qoymaymıbız?taşıtma qoymaymıbız?siztaşıtmağa qoymaymısız?taşıtma qoymaymısız?alataşıtmağa qoymaymıdıla?taşıtma qoymaymıdıla?
Let someone… (past)he allowed someone to make someone carry somethingmentaşıtmağa qoydumtaşıtma qoydumsentaşıtmağa qoydungtaşıtma qoydungoltaşıtmağa qoydutaşıtma qoydubiztaşıtmağa qoyduqtaşıtma qoyduqsiztaşıtmağa qoyduğuztaşıtma qoyduğuzalataşıtmağa qoydulataşıtma qoydula
Let someone… (past)he didn't allow someone to make someone carry somethingmentaşıtmağa qoymadımtaşıtma qoymadımsentaşıtmağa qoymadıngtaşıtma qoymadıngoltaşıtmağa qoymadıtaşıtma qoymadıbiztaşıtmağa qoymadıqtaşıtma qoymadıqsiztaşıtmağa qoymadığıztaşıtma qoymadığızalataşıtmağa qoymadılataşıtma qoymadıla
Let someone… (past)did he allow someone to make someone carry something?mentaşıtmağa qoydummu?taşıtma qoydummu?sentaşıtmağa qoydungmu?taşıtma qoydungmu?oltaşıtmağa qoydumu?taşıtma qoydumu?biztaşıtmağa qoyduqmu?taşıtma qoyduqmu?siztaşıtmağa qoyduğuzmu?taşıtma qoyduğuzmu?alataşıtmağa qoydulamı?taşıtma qoydulamı?
Let someone… (past)didn't he allow someone to make someone carry something?mentaşıtmağa qoymadımmı?taşıtma qoymadımmı?sentaşıtmağa qoymadıngmı?taşıtma qoymadıngmı?oltaşıtmağa qoymadımı?taşıtma qoymadımı?biztaşıtmağa qoymadıqmı?taşıtma qoymadıqmı?siztaşıtmağa qoymadığızmı?taşıtma qoymadığızmı?alataşıtmağa qoymadılamı?taşıtma qoymadılamı?
  1. RequestsSpoken variant: singular requests can add a final nasal consonant, with the same request meaning.
Ability — forms of taşıtırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Ability — presenthe can make someone carry somethingmentaşıtalamasentaşıtalasaoltaşıtaladıbiztaşıtalabızsiztaşıtalasızalataşıtaladıla
Ability — presenthe can't make someone carry somethingmentaşıtalmaymasentaşıtalmaysaoltaşıtalmaydıbiztaşıtalmaybızsiztaşıtalmaysızalataşıtalmaydıla
Ability — presentcan he make someone carry something?mentaşıtalamıma?
taşıtalamamı?
sentaşıtalamısa?oltaşıtalamıdı?biztaşıtalamıbız?
taşıtalabızmı?
siztaşıtalamısız?alataşıtalamıdıla?
Ability — presentcan't he make someone carry something?mentaşıtalmaymıma?
taşıtalmaymamı?
sentaşıtalmaymısa?oltaşıtalmaymıdı?biztaşıtalmaymıbız?
taşıtalmaybızmı?
siztaşıtalmaymısız?alataşıtalmaymıdıla?
Ability — if I can…if he can make someone carry somethingmentaşıtalsamsentaşıtalsangoltaşıtalsabiztaşıtalsaqsiztaşıtalsağızalataşıtalsala
Ability — if I can…if he can't make someone carry somethingmentaşıtalmasamsentaşıtalmasangoltaşıtalmasabiztaşıtalmasaqsiztaşıtalmasağızalataşıtalmasala
Ability — if I can…no such form
Ability — if I can…no such form
Ability — simple pasthe was able to make someone carry somethingmentaşıtaldımsentaşıtaldıngoltaşıtaldıbiztaşıtaldıqsiztaşıtaldığızalataşıtaldıla
Ability — simple pasthe could not make someone carry somethingmentaşıtalmadımsentaşıtalmadıngoltaşıtalmadıbiztaşıtalmadıqsiztaşıtalmadığızalataşıtalmadıla
Ability — simple pastwas he able to make someone carry something?mentaşıtaldımmı?sentaşıtaldıngmı?oltaşıtaldımı?biztaşıtaldıqmı?siztaşıtaldığızmı?alataşıtaldılamı?
Ability — simple pastcouldn't he make someone carry something?mentaşıtalmadımmı?sentaşıtalmadıngmı?oltaşıtalmadımı?biztaşıtalmadıqmı?siztaşıtalmadığızmı?alataşıtalmadılamı?
Ability — perfect / -ğan pasthe has been able to make someone carry somethingmentaşıtalğanmasentaşıtalğansaoltaşıtalğandıbiztaşıtalğanbızsiztaşıtalğansızalataşıtalğandıla
Ability — perfect / -ğan pasthe hasn't been able to make someone carry somethingmentaşıtalmağanmasentaşıtalmağansaoltaşıtalmağandıbiztaşıtalmağanbızsiztaşıtalmağansızalataşıtalmağandıla
Ability — perfect / -ğan pasthas he been able to make someone carry something?mentaşıtalğanmıma?
taşıtalğanmamı?
sentaşıtalğanmısa?oltaşıtalğanmıdı?biztaşıtalğanmıbız?
taşıtalğanbızmı?
siztaşıtalğanmısız?alataşıtalğanmıdıla?
Ability — perfect / -ğan pasthasn't he been able to make someone carry something?mentaşıtalmağanmıma?
taşıtalmağanmamı?
sentaşıtalmağanmısa?oltaşıtalmağanmıdı?biztaşıtalmağanmıbız?
taşıtalmağanbızmı?
siztaşıtalmağanmısız?alataşıtalmağanmıdıla?
Ability — past perfecthe had been able to make someone carry somethingmentaşıtalğan edimtaşıtalğanemsentaşıtalğan edingtaşıtalğanengoltaşıtalğan editaşıtalğanedbiztaşıtalğan ediktaşıtalğaneksiztaşıtalğan edigiztaşıtalğanegizalataşıtalğan ediletaşıtalğanelle
Ability — past perfecthe hadn't been able to make someone carry somethingmentaşıtalmağan edimtaşıtalmağanemsentaşıtalmağan edingtaşıtalmağanengoltaşıtalmağan editaşıtalmağanedbiztaşıtalmağan ediktaşıtalmağaneksiztaşıtalmağan edigiztaşıtalmağanegizalataşıtalmağan ediletaşıtalmağanelle
Ability — past perfectno such form
Ability — past perfectno such form
Ability — past backgroundhe could make someone carry somethingmentaşıtala edimtaşıtalaemsentaşıtala edingtaşıtalaengoltaşıtala editaşıtalaedbiztaşıtala ediktaşıtalaeksiztaşıtala edigiztaşıtalaegizalataşıtala ediletaşıtalaelle
Ability — past backgroundhe could not make someone carry somethingmentaşıtalmay edimtaşıtalmayemsentaşıtalmay edingtaşıtalmayengoltaşıtalmay editaşıtalmayedbiztaşıtalmay ediktaşıtalmayeksiztaşıtalmay edigiztaşıtalmayegizalataşıtalmay ediletaşıtalmayelle
Ability — past backgroundno such form
Ability — past backgroundno such form
Ability — future Ihe will be able to make someone carry somethingmentaşıtalırmasentaşıtalırsaoltaşıtalırbiztaşıtalırbızsiztaşıtalırsızalataşıtalırla
Ability — future Ihe won't be able to make someone carry somethingmentaşıtalmazmasentaşıtalmazsaoltaşıtalmazbiztaşıtalmazbızsiztaşıtalmazsızalataşıtalmazla
Ability — future Iwill he be able to make someone carry something?mentaşıtalırmıma?
taşıtalırmamı?
sentaşıtalırmısa?oltaşıtalırmı?biztaşıtalırmıbız?
taşıtalırbızmı?
siztaşıtalırmısız?alataşıtalırmıla?
Ability — future Iwon't he be able to make someone carry something?mentaşıtalmazmıma?
taşıtalmazmamı?
sentaşıtalmazmısa?oltaşıtalmazmı?biztaşıtalmazmıbız?
taşıtalmazbızmı?
siztaşıtalmazmısız?alataşıtalmazmıla?
Ability — future IIhe is going to be able to make someone carry somethingmentaşıtallıqmasentaşıtallıqsaoltaşıtallıqdıbiztaşıtallıqbızsiztaşıtallıqsızalataşıtallıqdıla
Ability — future IIhe is not going to be able to make someone carry somethingmentaşıtallıq tülmesentaşıtallıq tülseoltaşıtallıq tüldübiztaşıtallıq tülbüzsiztaşıtallıq tülsüzalataşıtallıq tüldüle
Ability — future IIis he going to be able to make someone carry something?mentaşıtallıqmıma?
taşıtallıqmamı?
sentaşıtallıqmısa?oltaşıtallıqmıdı?biztaşıtallıqmıbız?
taşıtallıqbızmı?
siztaşıtallıqmısız?alataşıtallıqmıdıla?
Ability — future IIisn't he going to be able to make someone carry something?mentaşıtallıq tülmüme?sentaşıtallıq tülmüse?oltaşıtallıq tülmüdü?biztaşıtallıq tülmübüz?siztaşıtallıq tülmüsüz?alataşıtallıq tülmüdüle?
Ability — would be able to…he would be able to make someone carry somethingmentaşıtalır edimtaşıtalır emsentaşıtalır edingtaşıtalır engoltaşıtalır editaşıtalır edbiztaşıtalır ediktaşıtalır eksiztaşıtalır edigiztaşıtalır egizalataşıtalır ediletaşıtalır elle
Ability — would be able to…he wouldn't be able to make someone carry somethingmentaşıtalmaz edimtaşıtalmaz emsentaşıtalmaz edingtaşıtalmaz engoltaşıtalmaz editaşıtalmaz edbiztaşıtalmaz ediktaşıtalmaz eksiztaşıtalmaz edigiztaşıtalmaz egizalataşıtalmaz ediletaşıtalmaz elle
Ability — would be able to…no such form
Ability — would be able to…no such form
Second-person optative — abilitymay you be able to make someone carry somethingsentaşıtalğıntaşıtalğı
Second-person optative — abilitymay you not be able to make someone carry somethingsentaşıtalmağıntaşıtalmağı
Second-person optative — abilityno such form
Second-person optative — abilityno such form
Emphatic and rare forms — forms of taşıtırğa: the second negation of each tense that has one, across the six persons.
FormmenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present — auxiliary negatedhe can't be making someone carry somethingmentaşıta bolmazmasentaşıta bolmazsaoltaşıta bolmazbiztaşıta bolmazbızsiztaşıta bolmazsızalataşıta bolmazla
Inference, present — double negationhe must be making someone carry something (emphatic)mentaşıtmay bolmazmasentaşıtmay bolmazsaoltaşıtmay bolmazbiztaşıtmay bolmazbızsiztaşıtmay bolmazsızalataşıtmay bolmazla
Inference, progressive — auxiliary negatedhe can't be in the middle of making someone carry somethingmentaşıta tura bolmazmasentaşıta tura bolmazsaoltaşıta tura bolmazbiztaşıta tura bolmazbızsiztaşıta tura bolmazsızalataşıta tura bolmazla
Inference, progressive — double negationhe must keep on not making someone carry something (emphatic)mentaşıtmay tura bolmazmasentaşıtmay tura bolmazsaoltaşıtmay tura bolmazbiztaşıtmay tura bolmazbızsiztaşıtmay tura bolmazsızalataşıtmay tura bolmazla
Progressive — verb negatedhe keeps on not making someone carry somethingmentaşıtmay turamasentaşıtmay turasaoltaşıtmay turadıbiztaşıtmay turabızsiztaşıtmay turasızalataşıtmay turadıla
Progressive — double negationhe is not keeping on not making someone carry somethingmentaşıtmay turmaymasentaşıtmay turmaysaoltaşıtmay turmaydıbiztaşıtmay turmaybızsiztaşıtmay turmaysızalataşıtmay turmaydıla
Progressive — double negationisn't he keeping on not making someone carry something?mentaşıtmay turmaymımasentaşıtmay turmaymısaoltaşıtmay turmaymıdıbiztaşıtmay turmaymıbızsiztaşıtmay turmaymısızalataşıtmay turmaymıdıla
Inference — auxiliary negatedhe can't have made someone carry somethingmentaşıthan bolmazmasentaşıthan bolmazsaoltaşıthan bolmazbiztaşıthan bolmazbızsiztaşıthan bolmazsızalataşıthan bolmazla
Inference — double negationhe must have made someone carry something (emphatic)mentaşıtmağan bolmazmasentaşıtmağan bolmazsaoltaşıtmağan bolmazbiztaşıtmağan bolmazbızsiztaşıtmağan bolmazsızalataşıtmağan bolmazla
Counterfactual — auxiliary negatedif it weren't that he had made someone carry somethingmentaşıthan bolmasamsentaşıthan bolmasangoltaşıthan bolmasabiztaşıthan bolmasaqsiztaşıthan bolmasağızalataşıthan bolmasala
Counterfactual — double negationif it weren't that he hadn't made someone carry somethingmentaşıtmağan bolmasamsentaşıtmağan bolmasangoltaşıtmağan bolmasabiztaşıtmağan bolmasaqsiztaşıtmağan bolmasağızalataşıtmağan bolmasala
Inference, future — auxiliary negatedhe can't be going to make someone carry somethingmentaşıtırıq bolmazmasentaşıtırıq bolmazsaoltaşıtırıq bolmazbiztaşıtırıq bolmazbızsiztaşıtırıq bolmazsızalataşıtırıq bolmazla
Inference, future — double negationhe must be going to make someone carry something (emphatic)mentaşıtmazlıq bolmazmasentaşıtmazlıq bolmazsaoltaşıtmazlıq bolmazbiztaşıtmazlıq bolmazbızsiztaşıtmazlıq bolmazsızalataşıtmazlıq bolmazla
Counterfactual future — auxiliary negatedif it weren't that he were going to make someone carry somethingmentaşıtırıq bolmasamsentaşıtırıq bolmasangoltaşıtırıq bolmasabiztaşıtırıq bolmasaqsiztaşıtırıq bolmasağızalataşıtırıq bolmasala
Counterfactual future — double negationif it weren't that he were not going to make someone carry somethingmentaşıtmazlıq bolmasamsentaşıtmazlıq bolmasangoltaşıtmazlıq bolmasabiztaşıtmazlıq bolmasaqsiztaşıtmazlıq bolmasağızalataşıtmazlıq bolmasala