tüydürürge

/tyjdyryrɡe/

Conjugation

  • tüydüredihe is making someone beat someone
  • tüydürdühe made someone beat someone
  • tüydürgendihe has made someone beat someone
  • tüydürürhe will make someone beat someone
  • tüydürlükdühe is going to make someone beat someone
  • tüydüre edihe was making someone beat someone
  • tüydürseif he makes someone beat someone
  • tüydür!make someone beat someone!
Simple tenses — forms of tüydürürge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Present (simple & continuous)he is making someone beat someonementüydüremesentüydüreseoltüydüredibiztüydürebizsiztüydüresizalatüydüredile
Present (simple & continuous)he is not making someone beat someonementüydürmeymesentüydürmeyseoltüydürmeydibiztüydürmeybizsiztüydürmeysizalatüydürmeydile
Present (simple & continuous)is he making someone beat someone?mentüydüremime?
tüydürememi?
sentüydüremise?oltüydüremidi?biztüydüremibiz?
tüydürebizmi?
siztüydüremisiz?alatüydüremidile?
Present (simple & continuous)isn't he making someone beat someone?mentüydürmeymime?
tüydürmeymemi?
sentüydürmeymise?oltüydürmeymidi?biztüydürmeymibiz?
tüydürmeybizmi?
siztüydürmeymisiz?alatüydürmeymidile?
Habitual (usually, tends to)he usually makes someone beat someonementüydürüwçenmesentüydürüwçenseoltüydürüwçendibiztüydürüwçenbizsiztüydürüwçensizalatüydürüwçendile
Habitual (usually, tends to)he doesn't usually make someone beat someonementüydürüwçen tülmesentüydürüwçen tülseoltüydürüwçen tüldübiztüydürüwçen tülbüzsiztüydürüwçen tülsüzalatüydürüwçen tüldüle
Habitual (usually, tends to)does he usually make someone beat someone?mentüydürüwçenmime?
tüydürüwçenmemi?
sentüydürüwçenmise?oltüydürüwçenmidi?biztüydürüwçenmibiz?
tüydürüwçenbizmi?
siztüydürüwçenmisiz?alatüydürüwçenmidile?
Habitual (usually, tends to)doesn't he usually make someone beat someone?mentüydürüwçen tülmüme?sentüydürüwçen tülmüse?oltüydürüwçen tülmüdü?biztüydürüwçen tülmübüz?siztüydürüwçen tülmüsüz?alatüydürüwçen tülmüdüle?
Resultative (has become and stays)he has made someone beat someone and remains sooltüydürübdüalatüydürübdüle
Resultative (has become and stays)no such form
Resultative (has become and stays)has he made someone beat someone?oltüydürübmüdü?alatüydürübmüdüle?
Resultative (has become and stays)no such form
Progressive (in the middle of)he is in the middle of making someone beat someonementüydüre turamasentüydüre turasaoltüydüre turadıbiztüydüre turabızsiztüydüre turasızalatüydüre turadıla
Progressive (in the middle of)he is not in the middle of making someone beat someonementüydüre turmaymasentüydüre turmaysaoltüydüre turmaydıbiztüydüre turmaybızsiztüydüre turmaysızalatüydüre turmaydıla
Progressive (in the middle of)is he in the middle of making someone beat someone?mentüydüre turamıma?
tüydüre turamamı?
sentüydüre turamısa?oltüydüre turamıdı?biztüydüre turamıbız?
tüydüre turabızmı?
siztüydüre turamısız?alatüydüre turamıdıla?
Progressive (in the middle of)isn't he in the middle of making someone beat someone?mentüydüre turmaymıma?
tüydüre turmaymamı?
sentüydüre turmaymısa?oltüydüre turmaymıdı?biztüydüre turmaymıbız?
tüydüre turmaybızmı?
siztüydüre turmaymısız?alatüydüre turmaymıdıla?
Simple past (definite)he made someone beat someonementüydürdümsentüydürdüngoltüydürdübiztüydürdüksiztüydürdügüzalatüydürdüle
Simple past (definite)he didn't make someone beat someonementüydürmedimsentüydürmedingoltüydürmedibiztüydürmediksiztüydürmedigizalatüydürmedile
Simple past (definite)did he make someone beat someone?mentüydürdümmü?sentüydürdüngmü?oltüydürdümü?biztüydürdükmü?siztüydürdügüzmü?alatüydürdülemi?
Simple past (definite)didn't he make someone beat someone?mentüydürmedimmi?sentüydürmedingmi?oltüydürmedimi?biztüydürmedikmi?siztüydürmedigizmi?alatüydürmedilemi?
Perfect (past indefinite)he has made someone beat someonementüydürgenmesentüydürgenseoltüydürgendibiztüydürgenbizsiztüydürgensizalatüydürgendile
Perfect (past indefinite)he hasn't made someone beat someonementüydürmegenmesentüydürmegenseoltüydürmegendibiztüydürmegenbizsiztüydürmegensizalatüydürmegendile
Perfect (past indefinite)has he made someone beat someone?mentüydürgenmime?
tüydürgenmemi?
sentüydürgenmise?oltüydürgenmidi?biztüydürgenmibiz?
tüydürgenbizmi?
siztüydürgenmisiz?alatüydürgenmidile?
Perfect (past indefinite)hasn't he made someone beat someone?mentüydürmegenmime?
tüydürmegenmemi?
sentüydürmegenmise?oltüydürmegenmidi?biztüydürmegenmibiz?
tüydürmegenbizmi?
siztüydürmegenmisiz?alatüydürmegenmidile?
Indefinite future (future I)he will make someone beat someonementüydürürmesentüydürürseoltüydürürbiztüydürürbüzsiztüydürürsüzalatüydürürle
Indefinite future (future I)he won't make someone beat someonementüydürmezmesentüydürmezseoltüydürmezbiztüydürmezbizsiztüydürmezsizalatüydürmezle
Indefinite future (future I)will he make someone beat someone?mentüydürürmüme?
tüydürürmemi?
sentüydürürmüse?oltüydürürmü?biztüydürürmübüz?
tüydürürbüzmü?
siztüydürürmüsüz?alatüydürürmüle?
Indefinite future (future I)won't he make someone beat someone?mentüydürmezmime?
tüydürmezmemi?
sentüydürmezmise?oltüydürmezmi?biztüydürmezmibiz?
tüydürmezbizmi?
siztüydürmezmisiz?alatüydürmezmile?
Definite future (future II)he is going to make someone beat someonementüydürlükme1sentüydürlükse1oltüydürlükdü1biztüydürlükbüz1siztüydürlüksüz1alatüydürlükdüle1
Definite future (future II)he is not going to make someone beat someonementüydürlük tülme1sentüydürlük tülse1oltüydürlük tüldü1biztüydürlük tülbüz1siztüydürlük tülsüz1alatüydürlük tüldüle1
Definite future (future II)is he going to make someone beat someone?mentüydürlükmüme?1
tüydürlükmemi?
sentüydürlükmüse?1oltüydürlükmüdü?1biztüydürlükmübüz?1
tüydürlükbüzmü?
siztüydürlükmüsüz?1alatüydürlükmüdüle?1
Definite future (future II)isn't he going to make someone beat someone?mentüydürlük tülmüme?1sentüydürlük tülmüse?1oltüydürlük tülmüdü?1biztüydürlük tülmübüz?1siztüydürlük tülmüsüz?1alatüydürlük tülmüdüle?1

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Definite future (future II)spoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so tüydürrükdü
Past compound tenses — forms of tüydürürge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Past perfect (pluperfect)he had made someone beat someonementüydürgen edimtüydürgenemsentüydürgen edingtüydürgenengoltüydürgen editüydürgenedbiztüydürgen ediktüydürgeneksiztüydürgen edigiztüydürgenegizalatüydürgen ediletüydürgenelle
Past perfect (pluperfect)he hadn't made someone beat someonementüydürmegen edimtüydürmegenemsentüydürmegen edingtüydürmegenengoltüydürmegen editüydürmegenedbiztüydürmegen ediktüydürmegeneksiztüydürmegen edigiztüydürmegenegizalatüydürmegen ediletüydürmegenelle
Past perfect (pluperfect)no such form
Past perfect (pluperfect)no such form
Past continuous (imperfect)he was making someone beat someonementüydüre edimtüydüremsentüydüre edingtüydürengoltüydüre editüydüredbiztüydüre ediktüydüreksiztüydüre edigiztüydüregizalatüydüre ediletüydürelle
Past continuous (imperfect)he wasn't making someone beat someonementüydürmey edimtüydürmeyemsentüydürmey edingtüydürmeyengoltüydürmey editüydürmeyedbiztüydürmey ediktüydürmeyeksiztüydürmey edigiztüydürmeyegizalatüydürmey ediletüydürmeyelle
Past continuous (imperfect)no such form
Past continuous (imperfect)no such form
Habitual past (used to)he used to make someone beat someonementüydürüwçen edimtüydürüwçenemsentüydürüwçen edingtüydürüwçenengoltüydürüwçen editüydürüwçenedbiztüydürüwçen ediktüydürüwçeneksiztüydürüwçen edigiztüydürüwçenegizalatüydürüwçen ediletüydürüwçenelle
Habitual past (used to)he didn't use to make someone beat someonementüydürüwçen tül edimtüydürüwçen tül emsentüydürüwçen tül edingtüydürüwçen tül engoltüydürüwçen tül editüydürüwçen tül edbiztüydürüwçen tül ediktüydürüwçen tül eksiztüydürüwçen tül edigiztüydürüwçen tül egizalatüydürüwçen tül ediletüydürüwçen tül elle
Habitual past (used to)no such form
Habitual past (used to)no such form
Resultative past (had become and stayed)he had made someone beat someone and remained sooltüydürüb edialatüydürüb edile
Resultative past (had become and stayed)he hadn't made someone beat someoneoltüydürüb tül edialatüydürüb tül edile
Resultative past (had become and stayed)no such form
Resultative past (had become and stayed)no such form
Past progressive (was in the middle of)he was in the middle of making someone beat someonementüydüre tura edimtüydüre turaemsentüydüre tura edingtüydüre turaengoltüydüre tura editüydüre turaedbiztüydüre tura ediktüydüre turaeksiztüydüre tura edigiztüydüre turaegizalatüydüre tura ediletüydüre turaelle
Past progressive (was in the middle of)he wasn't in the middle of making someone beat someonementüydüre turmay edimtüydüre turmayemsentüydüre turmay edingtüydüre turmayengoltüydüre turmay editüydüre turmayedbiztüydüre turmay ediktüydüre turmayeksiztüydüre turmay edigiztüydüre turmayegizalatüydüre turmay ediletüydüre turmayelle
Past progressive (was in the middle of)no such form
Past progressive (was in the middle of)no such form
Conditional result (would)he would make someone beat someonementüydürür edimtüydürür emsentüydürür edingtüydürür engoltüydürür editüydürür edbiztüydürür ediktüydürür eksiztüydürür edigiztüydürür egizalatüydürür ediletüydürür elle
Conditional result (would)he wouldn't make someone beat someonementüydürmez edimtüydürmez emsentüydürmez edingtüydürmez engoltüydürmez editüydürmez edbiztüydürmez ediktüydürmez eksiztüydürmez edigiztüydürmez egizalatüydürmez ediletüydürmez elle
Conditional result (would)no such form
Conditional result (would)no such form
Past conditional result (would have)he would have made someone beat someonementüydürlük edim2tüydürlük emsentüydürlük eding2tüydürlük engoltüydürlük edi2tüydürlük edbiztüydürlük edik2tüydürlük eksiztüydürlük edigiz2tüydürlük egizalatüydürlük edile2tüydürlük elle
Past conditional result (would have)he wouldn't have made someone beat someonementüydürlük tül edim2tüydürlük tül emsentüydürlük tül eding2tüydürlük tül engoltüydürlük tül edi2tüydürlük tül edbiztüydürlük tül edik2tüydürlük tül eksiztüydürlük tül edigiz2tüydürlük tül egizalatüydürlük tül edile2tüydürlük tül elle
Past conditional result (would have)no such form
Past conditional result (would have)no such form
  1. Past conditional result (would have)spoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so tüydürrük edi
Conditional — forms of tüydürürge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Conditionalif he makes someone beat someonementüydürsemsentüydürsengoltüydürsebiztüydürseksiztüydürsegizalatüydürsele
Conditionalif he doesn't make someone beat someonementüydürmesemsentüydürmesengoltüydürmesebiztüydürmeseksiztüydürmesegizalatüydürmesele
Conditionalno such form
Conditionalno such form
Conditional, present realif he is making someone beat someonementüydüre esemsentüydüre esengoltüydüre esebiztüydüre eseksiztüydüre esegizalatüydüre esele
Conditional, present realif he is not making someone beat someonementüydürmey esemsentüydürmey esengoltüydürmey esebiztüydürmey eseksiztüydürmey esegizalatüydürmey esele
Conditional, present realno such form
Conditional, present realno such form
Wish, present/future (if only)if only he made someone beat someonementüydürsem editüydürsem edsentüydürseng editüydürseng edoltüydürse editüydürsedbiztüydürsek editüydürsek edsiztüydürsegiz editüydürsegiz edalatüydürsele editüydürseled
Wish, present/future (if only)if only he didn't make someone beat someonementüydürmesem editüydürmesem edsentüydürmeseng editüydürmeseng edoltüydürmese editüydürmesedbiztüydürmesek editüydürmesek edsiztüydürmesegiz editüydürmesegiz edalatüydürmesele editüydürmeseled
Wish, present/future (if only)no such form
Wish, present/future (if only)no such form
Conditional, definite past3if he made someone beat someonementüydürdüm esemsentüydürdüng esengoltüydürdü esebiztüydürdük eseksiztüydürdügüz esegizalatüydürdüle esele
Conditional, definite past3if he didn't make someone beat someonementüydürmedim esemsentüydürmeding esengoltüydürmedi esebiztüydürmedik eseksiztüydürmedigiz esegizalatüydürmedile esele
Conditional, definite pastno such form
Conditional, definite pastno such form
Conditional, past realif he did make someone beat someone (indeed)mentüydürgen esemsentüydürgen esengoltüydürgen esebiztüydürgen eseksiztüydürgen esegizalatüydürgen esele
Conditional, past realif he didn't make someone beat someone (indeed)mentüydürmegen esemsentüydürmegen esengoltüydürmegen esebiztüydürmegen eseksiztüydürmegen esegizalatüydürmegen esele
Conditional, past realno such form
Conditional, past realno such form
Conditional, counterfactualif he had made someone beat someonementüydürgen bolsamsentüydürgen bolsangoltüydürgen bolsabiztüydürgen bolsaqsiztüydürgen bolsağızalatüydürgen bolsala
Conditional, counterfactualif he hadn't made someone beat someonementüydürmegen bolsamsentüydürmegen bolsangoltüydürmegen bolsabiztüydürmegen bolsaqsiztüydürmegen bolsağızalatüydürmegen bolsala
Conditional, counterfactualno such form
Conditional, counterfactualno such form
Wish, past (if only I had)if only he had made someone beat someonementüydürgen bolsam editüydürgen bolsam edsentüydürgen bolsang editüydürgen bolsang edoltüydürgen bolsa editüydürgen bolsaedbiztüydürgen bolsaq editüydürgen bolsaq edsiztüydürgen bolsağız editüydürgen bolsağız edalatüydürgen bolsala editüydürgen bolsalaed
Wish, past (if only I had)if only he hadn't made someone beat someonementüydürmegen bolsam editüydürmegen bolsam edsentüydürmegen bolsang editüydürmegen bolsang edoltüydürmegen bolsa editüydürmegen bolsaedbiztüydürmegen bolsaq editüydürmegen bolsaq edsiztüydürmegen bolsağız editüydürmegen bolsağız edalatüydürmegen bolsala editüydürmegen bolsalaed
Wish, past (if only I had)no such form
Wish, past (if only I had)no such form
Conditional, aoristif he will make someone beat someonementüydürür esemsentüydürür esengoltüydürür esebiztüydürür eseksiztüydürür esegizalatüydürür esele
Conditional, aoristif he won't make someone beat someonementüydürmez esemsentüydürmez esengoltüydürmez esebiztüydürmez eseksiztüydürmez esegizalatüydürmez esele
Conditional, aoristno such form
Conditional, aoristno such form
Conditional, futureif he is going to make someone beat someonementüydürlük esem4sentüydürlük eseng4oltüydürlük ese4biztüydürlük esek4siztüydürlük esegiz4alatüydürlük esele4
Conditional, futureif he is not going to make someone beat someonementüydürlük tül esem4sentüydürlük tül eseng4oltüydürlük tül ese4biztüydürlük tül esek4siztüydürlük tül esegiz4alatüydürlük tül esele4
Conditional, futureno such form
Conditional, futureno such form
Conditional, counterfactual futureif he were going to make someone beat someonementüydürlük bolsam5sentüydürlük bolsang5oltüydürlük bolsa5biztüydürlük bolsaq5siztüydürlük bolsağız5alatüydürlük bolsala5
Conditional, counterfactual futureif he were not going to make someone beat someonementüydürmezlik bolsamsentüydürmezlik bolsangoltüydürmezlik bolsabiztüydürmezlik bolsaqsiztüydürmezlik bolsağızalatüydürmezlik bolsala
Conditional, counterfactual futureno such form
Conditional, counterfactual futureno such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Conditional, definite pastalso tüydürdüng ese: the person on the verb only (Байрамкулов and Урусбиев 1967 § 110)
  2. Conditional, futurespoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so tüydürrük ese
  3. Conditional, counterfactual futurespoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so tüydürrük bolsa
Inferential — forms of tüydürürge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present (must be doing)he must be making someone beat someonementüydüre bolurmasentüydüre bolursaoltüydüre bolurbiztüydüre bolurbuzsiztüydüre bolursuzalatüydüre bolurla
Inference, present (must be doing)he must not be making someone beat someonementüydürmey bolurmasentüydürmey bolursaoltüydürmey bolurbiztüydürmey bolurbuzsiztüydürmey bolursuzalatüydürmey bolurla
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)he must be in the middle of making someone beat someonementüydüre tura bolurmasentüydüre tura bolursaoltüydüre tura bolurbiztüydüre tura bolurbuzsiztüydüre tura bolursuzalatüydüre tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)he must keep on not making someone beat someonementüydürmey tura bolurmasentüydürmey tura bolursaoltüydürmey tura bolurbiztüydürmey tura bolurbuzsiztüydürmey tura bolursuzalatüydürmey tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference (must have)he must have made someone beat someonementüydürgen bolurmasentüydürgen bolursaoltüydürgen bolurbiztüydürgen bolurbuzsiztüydürgen bolursuzalatüydürgen bolurla
Inference (must have)he must not have made someone beat someonementüydürmegen bolurmasentüydürmegen bolursaoltüydürmegen bolurbiztüydürmegen bolurbuzsiztüydürmegen bolursuzalatüydürmegen bolurla
Inference (must have)no such form
Inference (must have)no such form
Inference, future (must be going to)he must be going to make someone beat someonementüydürlük bolurma6sentüydürlük bolursa6oltüydürlük bolur6biztüydürlük bolurbuz6siztüydürlük bolursuz6alatüydürlük bolurla6
Inference, future (must be going to)he must not be going to make someone beat someonementüydürmezlik bolurmasentüydürmezlik bolursaoltüydürmezlik bolurbiztüydürmezlik bolurbuzsiztüydürmezlik bolursuzalatüydürmezlik bolurla
Inference, future (must be going to)no such form
Inference, future (must be going to)no such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Inference, future (must be going to)spoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so tüydürrük bolur
Commands, requests and wishes — forms of tüydürürge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Commands & suggestionslet him/her/it make someone beat someonementüydüreyimsentüydür!oltüydürsünbiztüydüreyiksiztüydürügüz!alatüydürsünle
Commands & suggestionslet him/her/it not make someone beat someonementüydürmeyimsentüydürme!oltüydürmesinbiztüydürmeyiksiztüydürmegiz!alatüydürmesinle
Commands & suggestionsshould he make someone beat someone?mentüydüreyimmi?oltüydürsünmü?biztüydüreyikmi?alatüydürsünlemi?
Commands & suggestionsshould he not make someone beat someone?mentüydürmeyimmi?oltüydürmesinmi?biztüydürmeyikmi?alatüydürmesinlemi?
Requestsdo let him/her/it make someone beat someonesentüydürçü7oltüydürsünçüsiztüydürçügüzalatüydürsünleçi
Requestsdo let him/her/it not make someone beat someonesentüydürmeçi7oltüydürmesinçisiztüydürmeçigizalatüydürmesinleçi
Requestsno such form
Requestsno such form
Blessings & curses — may you…may you make someone beat someonesentüydürgüntüydürgü
Blessings & curses — may you…may you not make someone beat someonesentüydürmegintüydürmegi
Blessings & curses — may you…no such form
Blessings & curses — may you…no such form
Optative wish (-ğay + edi)would that he made someone beat someonementüydürgey edim
tüydürge edim
sentüydürgey eding
tüydürge eding
oltüydürgey edi
tüydürge edi
biztüydürgey edik
tüydürge edik
siztüydürgey edigiz
tüydürge edigiz
alatüydürgey edile
tüydürge edile
Optative wish (-ğay + edi)would that he did not make someone beat someonementüydürmegey edim
tüydürmege edim
sentüydürmegey eding
tüydürmege eding
oltüydürmegey edi
tüydürmege edi
biztüydürmegey edik
tüydürmege edik
siztüydürmegey edigiz
tüydürmege edigiz
alatüydürmegey edile
tüydürmege edile
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Let someone… (commands)let him/her/it allow someone to make someone beat someonementüydürmege qoyayımtüydürme qoyayımsentüydürmege qoy!tüydürme qoy!oltüydürmege qoysuntüydürme qoysunbiztüydürmege qoyayıqtüydürme qoyayıqsiztüydürmege qoyuğuz!tüydürme qoyuğuz!alatüydürmege qoysunlatüydürme qoysunla
Let someone… (commands)let him/her/it not allow someone to make someone beat someonementüydürmege qoymayımtüydürme qoymayımsentüydürmege qoyma!tüydürme qoyma!oltüydürmege qoymasıntüydürme qoymasınbiztüydürmege qoymayıqtüydürme qoymayıqsiztüydürmege qoymağız!tüydürme qoymağız!alatüydürmege qoymasınlatüydürme qoymasınla
Let someone… (commands)should he allow someone to make someone beat someone?mentüydürmege qoyayımmı?tüydürme qoyayımmı?oltüydürmege qoysunmu?tüydürme qoysunmu?biztüydürmege qoyayıqmı?tüydürme qoyayıqmı?alatüydürmege qoysunlamı?tüydürme qoysunlamı?
Let someone… (commands)should he not allow someone to make someone beat someone?mentüydürmege qoymayımmı?tüydürme qoymayımmı?oltüydürmege qoymasınmı?tüydürme qoymasınmı?biztüydürmege qoymayıqmı?tüydürme qoymayıqmı?alatüydürmege qoymasınlamı?tüydürme qoymasınlamı?
Let someone… (present)he allows someone to make someone beat someonementüydürmege qoyamatüydürme qoyamasentüydürmege qoyasatüydürme qoyasaoltüydürmege qoyadıtüydürme qoyadıbiztüydürmege qoyabıztüydürme qoyabızsiztüydürmege qoyasıztüydürme qoyasızalatüydürmege qoyadılatüydürme qoyadıla
Let someone… (present)he doesn't allow someone to make someone beat someonementüydürmege qoymaymatüydürme qoymaymasentüydürmege qoymaysatüydürme qoymaysaoltüydürmege qoymaydıtüydürme qoymaydıbiztüydürmege qoymaybıztüydürme qoymaybızsiztüydürmege qoymaysıztüydürme qoymaysızalatüydürmege qoymaydılatüydürme qoymaydıla
Let someone… (present)does he allow someone to make someone beat someone?mentüydürmege qoyamıma?tüydürme qoyamıma?sentüydürmege qoyamısa?tüydürme qoyamısa?oltüydürmege qoyamıdı?tüydürme qoyamıdı?biztüydürmege qoyamıbız?tüydürme qoyamıbız?siztüydürmege qoyamısız?tüydürme qoyamısız?alatüydürmege qoyamıdıla?tüydürme qoyamıdıla?
Let someone… (present)doesn't he allow someone to make someone beat someone?mentüydürmege qoymaymıma?tüydürme qoymaymıma?sentüydürmege qoymaymısa?tüydürme qoymaymısa?oltüydürmege qoymaymıdı?tüydürme qoymaymıdı?biztüydürmege qoymaymıbız?tüydürme qoymaymıbız?siztüydürmege qoymaymısız?tüydürme qoymaymısız?alatüydürmege qoymaymıdıla?tüydürme qoymaymıdıla?
Let someone… (past)he allowed someone to make someone beat someonementüydürmege qoydumtüydürme qoydumsentüydürmege qoydungtüydürme qoydungoltüydürmege qoydutüydürme qoydubiztüydürmege qoyduqtüydürme qoyduqsiztüydürmege qoyduğuztüydürme qoyduğuzalatüydürmege qoydulatüydürme qoydula
Let someone… (past)he didn't allow someone to make someone beat someonementüydürmege qoymadımtüydürme qoymadımsentüydürmege qoymadıngtüydürme qoymadıngoltüydürmege qoymadıtüydürme qoymadıbiztüydürmege qoymadıqtüydürme qoymadıqsiztüydürmege qoymadığıztüydürme qoymadığızalatüydürmege qoymadılatüydürme qoymadıla
Let someone… (past)did he allow someone to make someone beat someone?mentüydürmege qoydummu?tüydürme qoydummu?sentüydürmege qoydungmu?tüydürme qoydungmu?oltüydürmege qoydumu?tüydürme qoydumu?biztüydürmege qoyduqmu?tüydürme qoyduqmu?siztüydürmege qoyduğuzmu?tüydürme qoyduğuzmu?alatüydürmege qoydulamı?tüydürme qoydulamı?
Let someone… (past)didn't he allow someone to make someone beat someone?mentüydürmege qoymadımmı?tüydürme qoymadımmı?sentüydürmege qoymadıngmı?tüydürme qoymadıngmı?oltüydürmege qoymadımı?tüydürme qoymadımı?biztüydürmege qoymadıqmı?tüydürme qoymadıqmı?siztüydürmege qoymadığızmı?tüydürme qoymadığızmı?alatüydürmege qoymadılamı?tüydürme qoymadılamı?
  1. RequestsSpoken variant: singular requests can add a final nasal consonant, with the same request meaning.
Ability — forms of tüydürürge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Ability — presenthe can make someone beat someonementüydüralamasentüydüralasaoltüydüraladıbiztüydüralabızsiztüydüralasızalatüydüraladıla
Ability — presenthe can't make someone beat someonementüydüralmaymasentüydüralmaysaoltüydüralmaydıbiztüydüralmaybızsiztüydüralmaysızalatüydüralmaydıla
Ability — presentcan he make someone beat someone?mentüydüralamıma?
tüydüralamamı?
sentüydüralamısa?oltüydüralamıdı?biztüydüralamıbız?
tüydüralabızmı?
siztüydüralamısız?alatüydüralamıdıla?
Ability — presentcan't he make someone beat someone?mentüydüralmaymıma?
tüydüralmaymamı?
sentüydüralmaymısa?oltüydüralmaymıdı?biztüydüralmaymıbız?
tüydüralmaybızmı?
siztüydüralmaymısız?alatüydüralmaymıdıla?
Ability — if I can…if he can make someone beat someonementüydüralsamsentüydüralsangoltüydüralsabiztüydüralsaqsiztüydüralsağızalatüydüralsala
Ability — if I can…if he can't make someone beat someonementüydüralmasamsentüydüralmasangoltüydüralmasabiztüydüralmasaqsiztüydüralmasağızalatüydüralmasala
Ability — if I can…no such form
Ability — if I can…no such form
Ability — simple pasthe was able to make someone beat someonementüydüraldımsentüydüraldıngoltüydüraldıbiztüydüraldıqsiztüydüraldığızalatüydüraldıla
Ability — simple pasthe could not make someone beat someonementüydüralmadımsentüydüralmadıngoltüydüralmadıbiztüydüralmadıqsiztüydüralmadığızalatüydüralmadıla
Ability — simple pastwas he able to make someone beat someone?mentüydüraldımmı?sentüydüraldıngmı?oltüydüraldımı?biztüydüraldıqmı?siztüydüraldığızmı?alatüydüraldılamı?
Ability — simple pastcouldn't he make someone beat someone?mentüydüralmadımmı?sentüydüralmadıngmı?oltüydüralmadımı?biztüydüralmadıqmı?siztüydüralmadığızmı?alatüydüralmadılamı?
Ability — perfect / -ğan pasthe has been able to make someone beat someonementüydüralğanmasentüydüralğansaoltüydüralğandıbiztüydüralğanbızsiztüydüralğansızalatüydüralğandıla
Ability — perfect / -ğan pasthe hasn't been able to make someone beat someonementüydüralmağanmasentüydüralmağansaoltüydüralmağandıbiztüydüralmağanbızsiztüydüralmağansızalatüydüralmağandıla
Ability — perfect / -ğan pasthas he been able to make someone beat someone?mentüydüralğanmıma?
tüydüralğanmamı?
sentüydüralğanmısa?oltüydüralğanmıdı?biztüydüralğanmıbız?
tüydüralğanbızmı?
siztüydüralğanmısız?alatüydüralğanmıdıla?
Ability — perfect / -ğan pasthasn't he been able to make someone beat someone?mentüydüralmağanmıma?
tüydüralmağanmamı?
sentüydüralmağanmısa?oltüydüralmağanmıdı?biztüydüralmağanmıbız?
tüydüralmağanbızmı?
siztüydüralmağanmısız?alatüydüralmağanmıdıla?
Ability — past perfecthe had been able to make someone beat someonementüydüralğan edimtüydüralğanemsentüydüralğan edingtüydüralğanengoltüydüralğan editüydüralğanedbiztüydüralğan ediktüydüralğaneksiztüydüralğan edigiztüydüralğanegizalatüydüralğan ediletüydüralğanelle
Ability — past perfecthe hadn't been able to make someone beat someonementüydüralmağan edimtüydüralmağanemsentüydüralmağan edingtüydüralmağanengoltüydüralmağan editüydüralmağanedbiztüydüralmağan ediktüydüralmağaneksiztüydüralmağan edigiztüydüralmağanegizalatüydüralmağan ediletüydüralmağanelle
Ability — past perfectno such form
Ability — past perfectno such form
Ability — past backgroundhe could make someone beat someonementüydürala edimtüydüralaemsentüydürala edingtüydüralaengoltüydürala editüydüralaedbiztüydürala ediktüydüralaeksiztüydürala edigiztüydüralaegizalatüydürala ediletüydüralaelle
Ability — past backgroundhe could not make someone beat someonementüydüralmay edimtüydüralmayemsentüydüralmay edingtüydüralmayengoltüydüralmay editüydüralmayedbiztüydüralmay ediktüydüralmayeksiztüydüralmay edigiztüydüralmayegizalatüydüralmay ediletüydüralmayelle
Ability — past backgroundno such form
Ability — past backgroundno such form
Ability — future Ihe will be able to make someone beat someonementüydüralırmasentüydüralırsaoltüydüralırbiztüydüralırbızsiztüydüralırsızalatüydüralırla
Ability — future Ihe won't be able to make someone beat someonementüydüralmazmasentüydüralmazsaoltüydüralmazbiztüydüralmazbızsiztüydüralmazsızalatüydüralmazla
Ability — future Iwill he be able to make someone beat someone?mentüydüralırmıma?
tüydüralırmamı?
sentüydüralırmısa?oltüydüralırmı?biztüydüralırmıbız?
tüydüralırbızmı?
siztüydüralırmısız?alatüydüralırmıla?
Ability — future Iwon't he be able to make someone beat someone?mentüydüralmazmıma?
tüydüralmazmamı?
sentüydüralmazmısa?oltüydüralmazmı?biztüydüralmazmıbız?
tüydüralmazbızmı?
siztüydüralmazmısız?alatüydüralmazmıla?
Ability — future IIhe is going to be able to make someone beat someonementüydürallıqmasentüydürallıqsaoltüydürallıqdıbiztüydürallıqbızsiztüydürallıqsızalatüydürallıqdıla
Ability — future IIhe is not going to be able to make someone beat someonementüydürallıq tülmesentüydürallıq tülseoltüydürallıq tüldübiztüydürallıq tülbüzsiztüydürallıq tülsüzalatüydürallıq tüldüle
Ability — future IIis he going to be able to make someone beat someone?mentüydürallıqmıma?
tüydürallıqmamı?
sentüydürallıqmısa?oltüydürallıqmıdı?biztüydürallıqmıbız?
tüydürallıqbızmı?
siztüydürallıqmısız?alatüydürallıqmıdıla?
Ability — future IIisn't he going to be able to make someone beat someone?mentüydürallıq tülmüme?sentüydürallıq tülmüse?oltüydürallıq tülmüdü?biztüydürallıq tülmübüz?siztüydürallıq tülmüsüz?alatüydürallıq tülmüdüle?
Ability — would be able to…he would be able to make someone beat someonementüydüralır edimtüydüralır emsentüydüralır edingtüydüralır engoltüydüralır editüydüralır edbiztüydüralır ediktüydüralır eksiztüydüralır edigiztüydüralır egizalatüydüralır ediletüydüralır elle
Ability — would be able to…he wouldn't be able to make someone beat someonementüydüralmaz edimtüydüralmaz emsentüydüralmaz edingtüydüralmaz engoltüydüralmaz editüydüralmaz edbiztüydüralmaz ediktüydüralmaz eksiztüydüralmaz edigiztüydüralmaz egizalatüydüralmaz ediletüydüralmaz elle
Ability — would be able to…no such form
Ability — would be able to…no such form
Second-person optative — abilitymay you be able to make someone beat someonesentüydüralğıntüydüralğı
Second-person optative — abilitymay you not be able to make someone beat someonesentüydüralmağıntüydüralmağı
Second-person optative — abilityno such form
Second-person optative — abilityno such form
Emphatic and rare forms — forms of tüydürürge: the second negation of each tense that has one, across the six persons.
FormmenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present — auxiliary negatedhe can't be making someone beat someonementüydüre bolmazmasentüydüre bolmazsaoltüydüre bolmazbiztüydüre bolmazbızsiztüydüre bolmazsızalatüydüre bolmazla
Inference, present — double negationhe must be making someone beat someone (emphatic)mentüydürmey bolmazmasentüydürmey bolmazsaoltüydürmey bolmazbiztüydürmey bolmazbızsiztüydürmey bolmazsızalatüydürmey bolmazla
Inference, progressive — auxiliary negatedhe can't be in the middle of making someone beat someonementüydüre tura bolmazmasentüydüre tura bolmazsaoltüydüre tura bolmazbiztüydüre tura bolmazbızsiztüydüre tura bolmazsızalatüydüre tura bolmazla
Inference, progressive — double negationhe must keep on not making someone beat someone (emphatic)mentüydürmey tura bolmazmasentüydürmey tura bolmazsaoltüydürmey tura bolmazbiztüydürmey tura bolmazbızsiztüydürmey tura bolmazsızalatüydürmey tura bolmazla
Progressive — verb negatedhe keeps on not making someone beat someonementüydürmey turamasentüydürmey turasaoltüydürmey turadıbiztüydürmey turabızsiztüydürmey turasızalatüydürmey turadıla
Progressive — double negationhe is not keeping on not making someone beat someonementüydürmey turmaymasentüydürmey turmaysaoltüydürmey turmaydıbiztüydürmey turmaybızsiztüydürmey turmaysızalatüydürmey turmaydıla
Progressive — double negationisn't he keeping on not making someone beat someone?mentüydürmey turmaymımasentüydürmey turmaymısaoltüydürmey turmaymıdıbiztüydürmey turmaymıbızsiztüydürmey turmaymısızalatüydürmey turmaymıdıla
Inference — auxiliary negatedhe can't have made someone beat someonementüydürgen bolmazmasentüydürgen bolmazsaoltüydürgen bolmazbiztüydürgen bolmazbızsiztüydürgen bolmazsızalatüydürgen bolmazla
Inference — double negationhe must have made someone beat someone (emphatic)mentüydürmegen bolmazmasentüydürmegen bolmazsaoltüydürmegen bolmazbiztüydürmegen bolmazbızsiztüydürmegen bolmazsızalatüydürmegen bolmazla
Counterfactual — auxiliary negatedif it weren't that he had made someone beat someonementüydürgen bolmasamsentüydürgen bolmasangoltüydürgen bolmasabiztüydürgen bolmasaqsiztüydürgen bolmasağızalatüydürgen bolmasala
Counterfactual — double negationif it weren't that he hadn't made someone beat someonementüydürmegen bolmasamsentüydürmegen bolmasangoltüydürmegen bolmasabiztüydürmegen bolmasaqsiztüydürmegen bolmasağızalatüydürmegen bolmasala
Inference, future — auxiliary negatedhe can't be going to make someone beat someonementüydürlük bolmazmasentüydürlük bolmazsaoltüydürlük bolmazbiztüydürlük bolmazbızsiztüydürlük bolmazsızalatüydürlük bolmazla
Inference, future — double negationhe must be going to make someone beat someone (emphatic)mentüydürmezlik bolmazmasentüydürmezlik bolmazsaoltüydürmezlik bolmazbiztüydürmezlik bolmazbızsiztüydürmezlik bolmazsızalatüydürmezlik bolmazla
Counterfactual future — auxiliary negatedif it weren't that he were going to make someone beat someonementüydürlük bolmasamsentüydürlük bolmasangoltüydürlük bolmasabiztüydürlük bolmasaqsiztüydürlük bolmasağızalatüydürlük bolmasala
Counterfactual future — double negationif it weren't that he were not going to make someone beat someonementüydürmezlik bolmasamsentüydürmezlik bolmasangoltüydürmezlik bolmasabiztüydürmezlik bolmasaqsiztüydürmezlik bolmasağızalatüydürmezlik bolmasala