sırtlarğa

/sɯrtlarʁa/

Conjugation

  • sırtlaydıhe is deceiving
  • sırtladıhe deceived
  • sırtlağandıhe has deceived
  • sırtlarhe will deceive
  • sırtlarıqdıhe is going to deceive
  • sırtlay edihe was deceiving
  • sırtlasaif he deceives
  • sırtla!deceive!
Simple tenses — forms of sırtlarğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Present (simple & continuous)he is deceivingmensırtlaymasensırtlaysaolsırtlaydıbizsırtlaybızsizsırtlaysızalasırtlaydıla
Present (simple & continuous)he is not deceivingmensırtlamaymasensırtlamaysaolsırtlamaydıbizsırtlamaybızsizsırtlamaysızalasırtlamaydıla
Present (simple & continuous)is he deceiving?mensırtlaymıma?
sırtlaymamı?
sensırtlaymısa?olsırtlaymıdı?bizsırtlaymıbız?
sırtlaybızmı?
sizsırtlaymısız?alasırtlaymıdıla?
Present (simple & continuous)isn't he deceiving?mensırtlamaymıma?
sırtlamaymamı?
sensırtlamaymısa?olsırtlamaymıdı?bizsırtlamaymıbız?
sırtlamaybızmı?
sizsırtlamaymısız?alasırtlamaymıdıla?
Habitual (usually, tends to)he usually deceivesmensırtlawçanmasensırtlawçansaolsırtlawçandıbizsırtlawçanbızsizsırtlawçansızalasırtlawçandıla
Habitual (usually, tends to)he doesn't usually deceivemensırtlawçan tülmesensırtlawçan tülseolsırtlawçan tüldübizsırtlawçan tülbüzsizsırtlawçan tülsüzalasırtlawçan tüldüle
Habitual (usually, tends to)does he usually deceive?mensırtlawçanmıma?
sırtlawçanmamı?
sensırtlawçanmısa?olsırtlawçanmıdı?bizsırtlawçanmıbız?
sırtlawçanbızmı?
sizsırtlawçanmısız?alasırtlawçanmıdıla?
Habitual (usually, tends to)doesn't he usually deceive?mensırtlawçan tülmüme?sensırtlawçan tülmüse?olsırtlawçan tülmüdü?bizsırtlawçan tülmübüz?sizsırtlawçan tülmüsüz?alasırtlawçan tülmüdüle?
Resultative (has become and stays)he has deceived and remains soolsırtlabdıalasırtlabdıla
Resultative (has become and stays)no such form
Resultative (has become and stays)has he deceived?olsırtlabmıdı?alasırtlabmıdıla?
Resultative (has become and stays)no such form
Progressive (in the middle of)he is in the middle of deceivingmensırtlay turamasensırtlay turasaolsırtlay turadıbizsırtlay turabızsizsırtlay turasızalasırtlay turadıla
Progressive (in the middle of)he is not in the middle of deceivingmensırtlay turmaymasensırtlay turmaysaolsırtlay turmaydıbizsırtlay turmaybızsizsırtlay turmaysızalasırtlay turmaydıla
Progressive (in the middle of)is he in the middle of deceiving?mensırtlay turamıma?
sırtlay turamamı?
sensırtlay turamısa?olsırtlay turamıdı?bizsırtlay turamıbız?
sırtlay turabızmı?
sizsırtlay turamısız?alasırtlay turamıdıla?
Progressive (in the middle of)isn't he in the middle of deceiving?mensırtlay turmaymıma?
sırtlay turmaymamı?
sensırtlay turmaymısa?olsırtlay turmaymıdı?bizsırtlay turmaymıbız?
sırtlay turmaybızmı?
sizsırtlay turmaymısız?alasırtlay turmaymıdıla?
Simple past (definite)he deceivedmensırtladımsensırtladıngolsırtladıbizsırtladıqsizsırtladığızalasırtladıla
Simple past (definite)he didn't deceivemensırtlamadımsensırtlamadıngolsırtlamadıbizsırtlamadıqsizsırtlamadığızalasırtlamadıla
Simple past (definite)did he deceive?mensırtladımmı?sensırtladıngmı?olsırtladımı?bizsırtladıqmı?sizsırtladığızmı?alasırtladılamı?
Simple past (definite)didn't he deceive?mensırtlamadımmı?sensırtlamadıngmı?olsırtlamadımı?bizsırtlamadıqmı?sizsırtlamadığızmı?alasırtlamadılamı?
Perfect (past indefinite)he has deceivedmensırtlağanmasensırtlağansaolsırtlağandıbizsırtlağanbızsizsırtlağansızalasırtlağandıla
Perfect (past indefinite)he hasn't deceivedmensırtlamağanmasensırtlamağansaolsırtlamağandıbizsırtlamağanbızsizsırtlamağansızalasırtlamağandıla
Perfect (past indefinite)has he deceived?mensırtlağanmıma?
sırtlağanmamı?
sensırtlağanmısa?olsırtlağanmıdı?bizsırtlağanmıbız?
sırtlağanbızmı?
sizsırtlağanmısız?alasırtlağanmıdıla?
Perfect (past indefinite)hasn't he deceived?mensırtlamağanmıma?
sırtlamağanmamı?
sensırtlamağanmısa?olsırtlamağanmıdı?bizsırtlamağanmıbız?
sırtlamağanbızmı?
sizsırtlamağanmısız?alasırtlamağanmıdıla?
Indefinite future (future I)he will deceivemensırtlarmasensırtlarsaolsırtlarbizsırtlarbızsizsırtlarsızalasırtlarla
Indefinite future (future I)he won't deceivemensırtlamazmasensırtlamazsaolsırtlamazbizsırtlamazbızsizsırtlamazsızalasırtlamazla
Indefinite future (future I)will he deceive?mensırtlarmıma?
sırtlarmamı?
sensırtlarmısa?olsırtlarmı?bizsırtlarmıbız?
sırtlarbızmı?
sizsırtlarmısız?alasırtlarmıla?
Indefinite future (future I)won't he deceive?mensırtlamazmıma?
sırtlamazmamı?
sensırtlamazmısa?olsırtlamazmı?bizsırtlamazmıbız?
sırtlamazbızmı?
sizsırtlamazmısız?alasırtlamazmıla?
Definite future (future II)he is going to deceivemensırtlarıqmasensırtlarıqsaolsırtlarıqdıbizsırtlarıqbızsizsırtlarıqsızalasırtlarıqdıla
Definite future (future II)he is not going to deceivemensırtlarıq tülmesensırtlarıq tülseolsırtlarıq tüldübizsırtlarıq tülbüzsizsırtlarıq tülsüzalasırtlarıq tüldüle
Definite future (future II)is he going to deceive?mensırtlarıqmıma?
sırtlarıqmamı?
sensırtlarıqmısa?olsırtlarıqmıdı?bizsırtlarıqmıbız?
sırtlarıqbızmı?
sizsırtlarıqmısız?alasırtlarıqmıdıla?
Definite future (future II)isn't he going to deceive?mensırtlarıq tülmüme?sensırtlarıq tülmüse?olsırtlarıq tülmüdü?bizsırtlarıq tülmübüz?sizsırtlarıq tülmüsüz?alasırtlarıq tülmüdüle?

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Past compound tenses — forms of sırtlarğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Past perfect (pluperfect)he had deceivedmensırtlağan edimsırtlağanemsensırtlağan edingsırtlağanengolsırtlağan edisırtlağanedbizsırtlağan ediksırtlağaneksizsırtlağan edigizsırtlağanegizalasırtlağan edilesırtlağanelle
Past perfect (pluperfect)he hadn't deceivedmensırtlamağan edimsırtlamağanemsensırtlamağan edingsırtlamağanengolsırtlamağan edisırtlamağanedbizsırtlamağan ediksırtlamağaneksizsırtlamağan edigizsırtlamağanegizalasırtlamağan edilesırtlamağanelle
Past perfect (pluperfect)no such form
Past perfect (pluperfect)no such form
Past continuous (imperfect)he was deceivingmensırtlay edimsırtlayemsensırtlay edingsırtlayengolsırtlay edisırtlayedbizsırtlay ediksırtlayeksizsırtlay edigizsırtlayegizalasırtlay edilesırtlayelle
Past continuous (imperfect)he wasn't deceivingmensırtlamay edimsırtlamayemsensırtlamay edingsırtlamayengolsırtlamay edisırtlamayedbizsırtlamay ediksırtlamayeksizsırtlamay edigizsırtlamayegizalasırtlamay edilesırtlamayelle
Past continuous (imperfect)no such form
Past continuous (imperfect)no such form
Habitual past (used to)he used to deceivemensırtlawçan edimsırtlawçanemsensırtlawçan edingsırtlawçanengolsırtlawçan edisırtlawçanedbizsırtlawçan ediksırtlawçaneksizsırtlawçan edigizsırtlawçanegizalasırtlawçan edilesırtlawçanelle
Habitual past (used to)he didn't use to deceivemensırtlawçan tül edimsırtlawçan tül emsensırtlawçan tül edingsırtlawçan tül engolsırtlawçan tül edisırtlawçan tül edbizsırtlawçan tül ediksırtlawçan tül eksizsırtlawçan tül edigizsırtlawçan tül egizalasırtlawçan tül edilesırtlawçan tül elle
Habitual past (used to)no such form
Habitual past (used to)no such form
Resultative past (had become and stayed)he had deceived and remained soolsırtlab edialasırtlab edile
Resultative past (had become and stayed)he hadn't deceivedolsırtlab tül edialasırtlab tül edile
Resultative past (had become and stayed)no such form
Resultative past (had become and stayed)no such form
Past progressive (was in the middle of)he was in the middle of deceivingmensırtlay tura edimsırtlay turaemsensırtlay tura edingsırtlay turaengolsırtlay tura edisırtlay turaedbizsırtlay tura ediksırtlay turaeksizsırtlay tura edigizsırtlay turaegizalasırtlay tura edilesırtlay turaelle
Past progressive (was in the middle of)he wasn't in the middle of deceivingmensırtlay turmay edimsırtlay turmayemsensırtlay turmay edingsırtlay turmayengolsırtlay turmay edisırtlay turmayedbizsırtlay turmay ediksırtlay turmayeksizsırtlay turmay edigizsırtlay turmayegizalasırtlay turmay edilesırtlay turmayelle
Past progressive (was in the middle of)no such form
Past progressive (was in the middle of)no such form
Conditional result (would)he would deceivemensırtlar edimsırtlar emsensırtlar edingsırtlar engolsırtlar edisırtlar edbizsırtlar ediksırtlar eksizsırtlar edigizsırtlar egizalasırtlar edilesırtlar elle
Conditional result (would)he wouldn't deceivemensırtlamaz edimsırtlamaz emsensırtlamaz edingsırtlamaz engolsırtlamaz edisırtlamaz edbizsırtlamaz ediksırtlamaz eksizsırtlamaz edigizsırtlamaz egizalasırtlamaz edilesırtlamaz elle
Conditional result (would)no such form
Conditional result (would)no such form
Past conditional result (would have)he would have deceivedmensırtlarıq edimsırtlarıq emsensırtlarıq edingsırtlarıq engolsırtlarıq edisırtlarıq edbizsırtlarıq ediksırtlarıq eksizsırtlarıq edigizsırtlarıq egizalasırtlarıq edilesırtlarıq elle
Past conditional result (would have)he wouldn't have deceivedmensırtlarıq tül edimsırtlarıq tül emsensırtlarıq tül edingsırtlarıq tül engolsırtlarıq tül edisırtlarıq tül edbizsırtlarıq tül ediksırtlarıq tül eksizsırtlarıq tül edigizsırtlarıq tül egizalasırtlarıq tül edilesırtlarıq tül elle
Past conditional result (would have)no such form
Past conditional result (would have)no such form
Conditional — forms of sırtlarğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Conditionalif he deceivesmensırtlasamsensırtlasangolsırtlasabizsırtlasaqsizsırtlasağızalasırtlasala
Conditionalif he doesn't deceivemensırtlamasamsensırtlamasangolsırtlamasabizsırtlamasaqsizsırtlamasağızalasırtlamasala
Conditionalno such form
Conditionalno such form
Conditional, present realif he is deceivingmensırtlay esemsensırtlay esengolsırtlay esebizsırtlay eseksizsırtlay esegizalasırtlay esele
Conditional, present realif he is not deceivingmensırtlamay esemsensırtlamay esengolsırtlamay esebizsırtlamay eseksizsırtlamay esegizalasırtlamay esele
Conditional, present realno such form
Conditional, present realno such form
Wish, present/future (if only)if only he deceivedmensırtlasam edisırtlasam edsensırtlasang edisırtlasang edolsırtlasa edisırtlasaedbizsırtlasaq edisırtlasaq edsizsırtlasağız edisırtlasağız edalasırtlasala edisırtlasalaed
Wish, present/future (if only)if only he didn't deceivemensırtlamasam edisırtlamasam edsensırtlamasang edisırtlamasang edolsırtlamasa edisırtlamasaedbizsırtlamasaq edisırtlamasaq edsizsırtlamasağız edisırtlamasağız edalasırtlamasala edisırtlamasalaed
Wish, present/future (if only)no such form
Wish, present/future (if only)no such form
Conditional, definite past1if he deceivedmensırtladım esemsensırtladıng esengolsırtladı esebizsırtladıq eseksizsırtladığız esegizalasırtladıla esele
Conditional, definite past1if he didn't deceivemensırtlamadım esemsensırtlamadıng esengolsırtlamadı esebizsırtlamadıq eseksizsırtlamadığız esegizalasırtlamadıla esele
Conditional, definite pastno such form
Conditional, definite pastno such form
Conditional, past realif he did deceive (indeed)mensırtlağan esemsensırtlağan esengolsırtlağan esebizsırtlağan eseksizsırtlağan esegizalasırtlağan esele
Conditional, past realif he didn't deceive (indeed)mensırtlamağan esemsensırtlamağan esengolsırtlamağan esebizsırtlamağan eseksizsırtlamağan esegizalasırtlamağan esele
Conditional, past realno such form
Conditional, past realno such form
Conditional, counterfactualif he had deceivedmensırtlağan bolsamsensırtlağan bolsangolsırtlağan bolsabizsırtlağan bolsaqsizsırtlağan bolsağızalasırtlağan bolsala
Conditional, counterfactualif he hadn't deceivedmensırtlamağan bolsamsensırtlamağan bolsangolsırtlamağan bolsabizsırtlamağan bolsaqsizsırtlamağan bolsağızalasırtlamağan bolsala
Conditional, counterfactualno such form
Conditional, counterfactualno such form
Wish, past (if only I had)if only he had deceivedmensırtlağan bolsam edisırtlağan bolsam edsensırtlağan bolsang edisırtlağan bolsang edolsırtlağan bolsa edisırtlağan bolsaedbizsırtlağan bolsaq edisırtlağan bolsaq edsizsırtlağan bolsağız edisırtlağan bolsağız edalasırtlağan bolsala edisırtlağan bolsalaed
Wish, past (if only I had)if only he hadn't deceivedmensırtlamağan bolsam edisırtlamağan bolsam edsensırtlamağan bolsang edisırtlamağan bolsang edolsırtlamağan bolsa edisırtlamağan bolsaedbizsırtlamağan bolsaq edisırtlamağan bolsaq edsizsırtlamağan bolsağız edisırtlamağan bolsağız edalasırtlamağan bolsala edisırtlamağan bolsalaed
Wish, past (if only I had)no such form
Wish, past (if only I had)no such form
Conditional, aoristif he will deceivemensırtlar esemsensırtlar esengolsırtlar esebizsırtlar eseksizsırtlar esegizalasırtlar esele
Conditional, aoristif he won't deceivemensırtlamaz esemsensırtlamaz esengolsırtlamaz esebizsırtlamaz eseksizsırtlamaz esegizalasırtlamaz esele
Conditional, aoristno such form
Conditional, aoristno such form
Conditional, futureif he is going to deceivemensırtlarıq esemsensırtlarıq esengolsırtlarıq esebizsırtlarıq eseksizsırtlarıq esegizalasırtlarıq esele
Conditional, futureif he is not going to deceivemensırtlarıq tül esemsensırtlarıq tül esengolsırtlarıq tül esebizsırtlarıq tül eseksizsırtlarıq tül esegizalasırtlarıq tül esele
Conditional, futureno such form
Conditional, futureno such form
Conditional, counterfactual futureif he were going to deceivemensırtlarıq bolsamsensırtlarıq bolsangolsırtlarıq bolsabizsırtlarıq bolsaqsizsırtlarıq bolsağızalasırtlarıq bolsala
Conditional, counterfactual futureif he were not going to deceivemensırtlamazlıq bolsamsensırtlamazlıq bolsangolsırtlamazlıq bolsabizsırtlamazlıq bolsaqsizsırtlamazlıq bolsağızalasırtlamazlıq bolsala
Conditional, counterfactual futureno such form
Conditional, counterfactual futureno such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Conditional, definite pastalso sırtladıng ese: the person on the verb only (Байрамкулов and Урусбиев 1967 § 110)
Inferential — forms of sırtlarğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present (must be doing)he must be deceivingmensırtlay bolurmasensırtlay bolursaolsırtlay bolurbizsırtlay bolurbuzsizsırtlay bolursuzalasırtlay bolurla
Inference, present (must be doing)he must not be deceivingmensırtlamay bolurmasensırtlamay bolursaolsırtlamay bolurbizsırtlamay bolurbuzsizsırtlamay bolursuzalasırtlamay bolurla
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)he must be in the middle of deceivingmensırtlay tura bolurmasensırtlay tura bolursaolsırtlay tura bolurbizsırtlay tura bolurbuzsizsırtlay tura bolursuzalasırtlay tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)he must keep on not deceivingmensırtlamay tura bolurmasensırtlamay tura bolursaolsırtlamay tura bolurbizsırtlamay tura bolurbuzsizsırtlamay tura bolursuzalasırtlamay tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference (must have)he must have deceivedmensırtlağan bolurmasensırtlağan bolursaolsırtlağan bolurbizsırtlağan bolurbuzsizsırtlağan bolursuzalasırtlağan bolurla
Inference (must have)he must not have deceivedmensırtlamağan bolurmasensırtlamağan bolursaolsırtlamağan bolurbizsırtlamağan bolurbuzsizsırtlamağan bolursuzalasırtlamağan bolurla
Inference (must have)no such form
Inference (must have)no such form
Inference, future (must be going to)he must be going to deceivemensırtlarıq bolurmasensırtlarıq bolursaolsırtlarıq bolurbizsırtlarıq bolurbuzsizsırtlarıq bolursuzalasırtlarıq bolurla
Inference, future (must be going to)he must not be going to deceivemensırtlamazlıq bolurmasensırtlamazlıq bolursaolsırtlamazlıq bolurbizsırtlamazlıq bolurbuzsizsırtlamazlıq bolursuzalasırtlamazlıq bolurla
Inference, future (must be going to)no such form
Inference, future (must be going to)no such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Commands, requests and wishes — forms of sırtlarğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Commands & suggestionslet him/her/it deceivemensırtlayımsensırtla!olsırtlasınbizsırtlayıqsizsırtlağız!alasırtlasınla
Commands & suggestionslet him/her/it not deceivemensırtlamayımsensırtlama!olsırtlamasınbizsırtlamayıqsizsırtlamağız!alasırtlamasınla
Commands & suggestionsshould he deceive?mensırtlayımmı?olsırtlasınmı?bizsırtlayıqmı?alasırtlasınlamı?
Commands & suggestionsshould he not deceive?mensırtlamayımmı?olsırtlamasınmı?bizsırtlamayıqmı?alasırtlamasınlamı?
Requestsdo let him/her/it deceivesensırtlaçı2olsırtlasınçısizsırtlaçığızalasırtlasınlaçı
Requestsdo let him/her/it not deceivesensırtlamaçı2olsırtlamasınçısizsırtlamaçığızalasırtlamasınlaçı
Requestsno such form
Requestsno such form
Blessings & curses — may you…may you deceivesensırtlağınsırtlağı
Blessings & curses — may you…may you not deceivesensırtlamağınsırtlamağı
Blessings & curses — may you…no such form
Blessings & curses — may you…no such form
Optative wish (-ğay + edi)would that he deceivedmensırtlağay edim
sırtlağa edim
sensırtlağay eding
sırtlağa eding
olsırtlağay edi
sırtlağa edi
bizsırtlağay edik
sırtlağa edik
sizsırtlağay edigiz
sırtlağa edigiz
alasırtlağay edile
sırtlağa edile
Optative wish (-ğay + edi)would that he did not deceivemensırtlamağay edim
sırtlamağa edim
sensırtlamağay eding
sırtlamağa eding
olsırtlamağay edi
sırtlamağa edi
bizsırtlamağay edik
sırtlamağa edik
sizsırtlamağay edigiz
sırtlamağa edigiz
alasırtlamağay edile
sırtlamağa edile
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Let someone… (commands)let him/her/it allow someone to deceivemensırtlamağa qoyayımsırtlama qoyayımsensırtlamağa qoy!sırtlama qoy!olsırtlamağa qoysunsırtlama qoysunbizsırtlamağa qoyayıqsırtlama qoyayıqsizsırtlamağa qoyuğuz!sırtlama qoyuğuz!alasırtlamağa qoysunlasırtlama qoysunla
Let someone… (commands)let him/her/it not allow someone to deceivemensırtlamağa qoymayımsırtlama qoymayımsensırtlamağa qoyma!sırtlama qoyma!olsırtlamağa qoymasınsırtlama qoymasınbizsırtlamağa qoymayıqsırtlama qoymayıqsizsırtlamağa qoymağız!sırtlama qoymağız!alasırtlamağa qoymasınlasırtlama qoymasınla
Let someone… (commands)should he allow someone to deceive?mensırtlamağa qoyayımmı?sırtlama qoyayımmı?olsırtlamağa qoysunmu?sırtlama qoysunmu?bizsırtlamağa qoyayıqmı?sırtlama qoyayıqmı?alasırtlamağa qoysunlamı?sırtlama qoysunlamı?
Let someone… (commands)should he not allow someone to deceive?mensırtlamağa qoymayımmı?sırtlama qoymayımmı?olsırtlamağa qoymasınmı?sırtlama qoymasınmı?bizsırtlamağa qoymayıqmı?sırtlama qoymayıqmı?alasırtlamağa qoymasınlamı?sırtlama qoymasınlamı?
Let someone… (present)he allows someone to deceivemensırtlamağa qoyamasırtlama qoyamasensırtlamağa qoyasasırtlama qoyasaolsırtlamağa qoyadısırtlama qoyadıbizsırtlamağa qoyabızsırtlama qoyabızsizsırtlamağa qoyasızsırtlama qoyasızalasırtlamağa qoyadılasırtlama qoyadıla
Let someone… (present)he doesn't allow someone to deceivemensırtlamağa qoymaymasırtlama qoymaymasensırtlamağa qoymaysasırtlama qoymaysaolsırtlamağa qoymaydısırtlama qoymaydıbizsırtlamağa qoymaybızsırtlama qoymaybızsizsırtlamağa qoymaysızsırtlama qoymaysızalasırtlamağa qoymaydılasırtlama qoymaydıla
Let someone… (present)does he allow someone to deceive?mensırtlamağa qoyamıma?sırtlama qoyamıma?sensırtlamağa qoyamısa?sırtlama qoyamısa?olsırtlamağa qoyamıdı?sırtlama qoyamıdı?bizsırtlamağa qoyamıbız?sırtlama qoyamıbız?sizsırtlamağa qoyamısız?sırtlama qoyamısız?alasırtlamağa qoyamıdıla?sırtlama qoyamıdıla?
Let someone… (present)doesn't he allow someone to deceive?mensırtlamağa qoymaymıma?sırtlama qoymaymıma?sensırtlamağa qoymaymısa?sırtlama qoymaymısa?olsırtlamağa qoymaymıdı?sırtlama qoymaymıdı?bizsırtlamağa qoymaymıbız?sırtlama qoymaymıbız?sizsırtlamağa qoymaymısız?sırtlama qoymaymısız?alasırtlamağa qoymaymıdıla?sırtlama qoymaymıdıla?
Let someone… (past)he allowed someone to deceivemensırtlamağa qoydumsırtlama qoydumsensırtlamağa qoydungsırtlama qoydungolsırtlamağa qoydusırtlama qoydubizsırtlamağa qoyduqsırtlama qoyduqsizsırtlamağa qoyduğuzsırtlama qoyduğuzalasırtlamağa qoydulasırtlama qoydula
Let someone… (past)he didn't allow someone to deceivemensırtlamağa qoymadımsırtlama qoymadımsensırtlamağa qoymadıngsırtlama qoymadıngolsırtlamağa qoymadısırtlama qoymadıbizsırtlamağa qoymadıqsırtlama qoymadıqsizsırtlamağa qoymadığızsırtlama qoymadığızalasırtlamağa qoymadılasırtlama qoymadıla
Let someone… (past)did he allow someone to deceive?mensırtlamağa qoydummu?sırtlama qoydummu?sensırtlamağa qoydungmu?sırtlama qoydungmu?olsırtlamağa qoydumu?sırtlama qoydumu?bizsırtlamağa qoyduqmu?sırtlama qoyduqmu?sizsırtlamağa qoyduğuzmu?sırtlama qoyduğuzmu?alasırtlamağa qoydulamı?sırtlama qoydulamı?
Let someone… (past)didn't he allow someone to deceive?mensırtlamağa qoymadımmı?sırtlama qoymadımmı?sensırtlamağa qoymadıngmı?sırtlama qoymadıngmı?olsırtlamağa qoymadımı?sırtlama qoymadımı?bizsırtlamağa qoymadıqmı?sırtlama qoymadıqmı?sizsırtlamağa qoymadığızmı?sırtlama qoymadığızmı?alasırtlamağa qoymadılamı?sırtlama qoymadılamı?
  1. RequestsSpoken variant: singular requests can add a final nasal consonant, with the same request meaning.
Ability — forms of sırtlarğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Ability — presenthe can deceivemensırtlayalamasensırtlayalasaolsırtlayaladıbizsırtlayalabızsizsırtlayalasızalasırtlayaladıla
Ability — presenthe can't deceivemensırtlayalmaymasensırtlayalmaysaolsırtlayalmaydıbizsırtlayalmaybızsizsırtlayalmaysızalasırtlayalmaydıla
Ability — presentcan he deceive?mensırtlayalamıma?
sırtlayalamamı?
sensırtlayalamısa?olsırtlayalamıdı?bizsırtlayalamıbız?
sırtlayalabızmı?
sizsırtlayalamısız?alasırtlayalamıdıla?
Ability — presentcan't he deceive?mensırtlayalmaymıma?
sırtlayalmaymamı?
sensırtlayalmaymısa?olsırtlayalmaymıdı?bizsırtlayalmaymıbız?
sırtlayalmaybızmı?
sizsırtlayalmaymısız?alasırtlayalmaymıdıla?
Ability — if I can…if he can deceivemensırtlayalsamsensırtlayalsangolsırtlayalsabizsırtlayalsaqsizsırtlayalsağızalasırtlayalsala
Ability — if I can…if he can't deceivemensırtlayalmasamsensırtlayalmasangolsırtlayalmasabizsırtlayalmasaqsizsırtlayalmasağızalasırtlayalmasala
Ability — if I can…no such form
Ability — if I can…no such form
Ability — simple pasthe was able to deceivemensırtlayaldımsensırtlayaldıngolsırtlayaldıbizsırtlayaldıqsizsırtlayaldığızalasırtlayaldıla
Ability — simple pasthe could not deceivemensırtlayalmadımsensırtlayalmadıngolsırtlayalmadıbizsırtlayalmadıqsizsırtlayalmadığızalasırtlayalmadıla
Ability — simple pastwas he able to deceive?mensırtlayaldımmı?sensırtlayaldıngmı?olsırtlayaldımı?bizsırtlayaldıqmı?sizsırtlayaldığızmı?alasırtlayaldılamı?
Ability — simple pastcouldn't he deceive?mensırtlayalmadımmı?sensırtlayalmadıngmı?olsırtlayalmadımı?bizsırtlayalmadıqmı?sizsırtlayalmadığızmı?alasırtlayalmadılamı?
Ability — perfect / -ğan pasthe has been able to deceivemensırtlayalğanmasensırtlayalğansaolsırtlayalğandıbizsırtlayalğanbızsizsırtlayalğansızalasırtlayalğandıla
Ability — perfect / -ğan pasthe hasn't been able to deceivemensırtlayalmağanmasensırtlayalmağansaolsırtlayalmağandıbizsırtlayalmağanbızsizsırtlayalmağansızalasırtlayalmağandıla
Ability — perfect / -ğan pasthas he been able to deceive?mensırtlayalğanmıma?
sırtlayalğanmamı?
sensırtlayalğanmısa?olsırtlayalğanmıdı?bizsırtlayalğanmıbız?
sırtlayalğanbızmı?
sizsırtlayalğanmısız?alasırtlayalğanmıdıla?
Ability — perfect / -ğan pasthasn't he been able to deceive?mensırtlayalmağanmıma?
sırtlayalmağanmamı?
sensırtlayalmağanmısa?olsırtlayalmağanmıdı?bizsırtlayalmağanmıbız?
sırtlayalmağanbızmı?
sizsırtlayalmağanmısız?alasırtlayalmağanmıdıla?
Ability — past perfecthe had been able to deceivemensırtlayalğan edimsırtlayalğanemsensırtlayalğan edingsırtlayalğanengolsırtlayalğan edisırtlayalğanedbizsırtlayalğan ediksırtlayalğaneksizsırtlayalğan edigizsırtlayalğanegizalasırtlayalğan edilesırtlayalğanelle
Ability — past perfecthe hadn't been able to deceivemensırtlayalmağan edimsırtlayalmağanemsensırtlayalmağan edingsırtlayalmağanengolsırtlayalmağan edisırtlayalmağanedbizsırtlayalmağan ediksırtlayalmağaneksizsırtlayalmağan edigizsırtlayalmağanegizalasırtlayalmağan edilesırtlayalmağanelle
Ability — past perfectno such form
Ability — past perfectno such form
Ability — past backgroundhe could deceivemensırtlayala edimsırtlayalaemsensırtlayala edingsırtlayalaengolsırtlayala edisırtlayalaedbizsırtlayala ediksırtlayalaeksizsırtlayala edigizsırtlayalaegizalasırtlayala edilesırtlayalaelle
Ability — past backgroundhe could not deceivemensırtlayalmay edimsırtlayalmayemsensırtlayalmay edingsırtlayalmayengolsırtlayalmay edisırtlayalmayedbizsırtlayalmay ediksırtlayalmayeksizsırtlayalmay edigizsırtlayalmayegizalasırtlayalmay edilesırtlayalmayelle
Ability — past backgroundno such form
Ability — past backgroundno such form
Ability — future Ihe will be able to deceivemensırtlayalırmasensırtlayalırsaolsırtlayalırbizsırtlayalırbızsizsırtlayalırsızalasırtlayalırla
Ability — future Ihe won't be able to deceivemensırtlayalmazmasensırtlayalmazsaolsırtlayalmazbizsırtlayalmazbızsizsırtlayalmazsızalasırtlayalmazla
Ability — future Iwill he be able to deceive?mensırtlayalırmıma?
sırtlayalırmamı?
sensırtlayalırmısa?olsırtlayalırmı?bizsırtlayalırmıbız?
sırtlayalırbızmı?
sizsırtlayalırmısız?alasırtlayalırmıla?
Ability — future Iwon't he be able to deceive?mensırtlayalmazmıma?
sırtlayalmazmamı?
sensırtlayalmazmısa?olsırtlayalmazmı?bizsırtlayalmazmıbız?
sırtlayalmazbızmı?
sizsırtlayalmazmısız?alasırtlayalmazmıla?
Ability — future IIhe is going to be able to deceivemensırtlayallıqmasensırtlayallıqsaolsırtlayallıqdıbizsırtlayallıqbızsizsırtlayallıqsızalasırtlayallıqdıla
Ability — future IIhe is not going to be able to deceivemensırtlayallıq tülmesensırtlayallıq tülseolsırtlayallıq tüldübizsırtlayallıq tülbüzsizsırtlayallıq tülsüzalasırtlayallıq tüldüle
Ability — future IIis he going to be able to deceive?mensırtlayallıqmıma?
sırtlayallıqmamı?
sensırtlayallıqmısa?olsırtlayallıqmıdı?bizsırtlayallıqmıbız?
sırtlayallıqbızmı?
sizsırtlayallıqmısız?alasırtlayallıqmıdıla?
Ability — future IIisn't he going to be able to deceive?mensırtlayallıq tülmüme?sensırtlayallıq tülmüse?olsırtlayallıq tülmüdü?bizsırtlayallıq tülmübüz?sizsırtlayallıq tülmüsüz?alasırtlayallıq tülmüdüle?
Ability — would be able to…he would be able to deceivemensırtlayalır edimsırtlayalır emsensırtlayalır edingsırtlayalır engolsırtlayalır edisırtlayalır edbizsırtlayalır ediksırtlayalır eksizsırtlayalır edigizsırtlayalır egizalasırtlayalır edilesırtlayalır elle
Ability — would be able to…he wouldn't be able to deceivemensırtlayalmaz edimsırtlayalmaz emsensırtlayalmaz edingsırtlayalmaz engolsırtlayalmaz edisırtlayalmaz edbizsırtlayalmaz ediksırtlayalmaz eksizsırtlayalmaz edigizsırtlayalmaz egizalasırtlayalmaz edilesırtlayalmaz elle
Ability — would be able to…no such form
Ability — would be able to…no such form
Second-person optative — abilitymay you be able to deceivesensırtlayalğınsırtlayalğı
Second-person optative — abilitymay you not be able to deceivesensırtlayalmağınsırtlayalmağı
Second-person optative — abilityno such form
Second-person optative — abilityno such form
Emphatic and rare forms — forms of sırtlarğa: the second negation of each tense that has one, across the six persons.
FormmenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present — auxiliary negatedhe can't be deceivingmensırtlay bolmazmasensırtlay bolmazsaolsırtlay bolmazbizsırtlay bolmazbızsizsırtlay bolmazsızalasırtlay bolmazla
Inference, present — double negationhe must be deceiving (emphatic)mensırtlamay bolmazmasensırtlamay bolmazsaolsırtlamay bolmazbizsırtlamay bolmazbızsizsırtlamay bolmazsızalasırtlamay bolmazla
Inference, progressive — auxiliary negatedhe can't be in the middle of deceivingmensırtlay tura bolmazmasensırtlay tura bolmazsaolsırtlay tura bolmazbizsırtlay tura bolmazbızsizsırtlay tura bolmazsızalasırtlay tura bolmazla
Inference, progressive — double negationhe must keep on not deceiving (emphatic)mensırtlamay tura bolmazmasensırtlamay tura bolmazsaolsırtlamay tura bolmazbizsırtlamay tura bolmazbızsizsırtlamay tura bolmazsızalasırtlamay tura bolmazla
Progressive — verb negatedhe keeps on not deceivingmensırtlamay turamasensırtlamay turasaolsırtlamay turadıbizsırtlamay turabızsizsırtlamay turasızalasırtlamay turadıla
Progressive — double negationhe is not keeping on not deceivingmensırtlamay turmaymasensırtlamay turmaysaolsırtlamay turmaydıbizsırtlamay turmaybızsizsırtlamay turmaysızalasırtlamay turmaydıla
Progressive — double negationisn't he keeping on not deceiving?mensırtlamay turmaymımasensırtlamay turmaymısaolsırtlamay turmaymıdıbizsırtlamay turmaymıbızsizsırtlamay turmaymısızalasırtlamay turmaymıdıla
Inference — auxiliary negatedhe can't have deceivedmensırtlağan bolmazmasensırtlağan bolmazsaolsırtlağan bolmazbizsırtlağan bolmazbızsizsırtlağan bolmazsızalasırtlağan bolmazla
Inference — double negationhe must have deceived (emphatic)mensırtlamağan bolmazmasensırtlamağan bolmazsaolsırtlamağan bolmazbizsırtlamağan bolmazbızsizsırtlamağan bolmazsızalasırtlamağan bolmazla
Counterfactual — auxiliary negatedif it weren't that he had deceivedmensırtlağan bolmasamsensırtlağan bolmasangolsırtlağan bolmasabizsırtlağan bolmasaqsizsırtlağan bolmasağızalasırtlağan bolmasala
Counterfactual — double negationif it weren't that he hadn't deceivedmensırtlamağan bolmasamsensırtlamağan bolmasangolsırtlamağan bolmasabizsırtlamağan bolmasaqsizsırtlamağan bolmasağızalasırtlamağan bolmasala
Inference, future — auxiliary negatedhe can't be going to deceivemensırtlarıq bolmazmasensırtlarıq bolmazsaolsırtlarıq bolmazbizsırtlarıq bolmazbızsizsırtlarıq bolmazsızalasırtlarıq bolmazla
Inference, future — double negationhe must be going to deceive (emphatic)mensırtlamazlıq bolmazmasensırtlamazlıq bolmazsaolsırtlamazlıq bolmazbizsırtlamazlıq bolmazbızsizsırtlamazlıq bolmazsızalasırtlamazlıq bolmazla
Counterfactual future — auxiliary negatedif it weren't that he were going to deceivemensırtlarıq bolmasamsensırtlarıq bolmasangolsırtlarıq bolmasabizsırtlarıq bolmasaqsizsırtlarıq bolmasağızalasırtlarıq bolmasala
Counterfactual future — double negationif it weren't that he were not going to deceivemensırtlamazlıq bolmasamsensırtlamazlıq bolmasangolsırtlamazlıq bolmasabizsırtlamazlıq bolmasaqsizsırtlamazlıq bolmasağızalasırtlamazlıq bolmasala