sandıratırğa

/sandɯratɯrʁa/

Conjugation

  • sandıratadıhe is letting someone babble on
  • sandıratdıhe let someone babble on
  • sandırathandıhe has let someone babble on
  • sandıratırhe will let someone babble on
  • sandıratırıqdıhe is going to let someone babble on
  • sandırata edihe was letting someone babble on
  • sandıratsaif he lets someone babble on
  • sandırat!let someone babble on!
Simple tenses — forms of sandıratırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Present (simple & continuous)he is letting someone babble onmensandıratamasensandıratasaolsandıratadıbizsandıratabızsizsandıratasızalasandıratadıla
Present (simple & continuous)he is not letting someone babble onmensandıratmaymasensandıratmaysaolsandıratmaydıbizsandıratmaybızsizsandıratmaysızalasandıratmaydıla
Present (simple & continuous)is he letting someone babble on?mensandıratamıma?
sandıratamamı?
sensandıratamısa?olsandıratamıdı?bizsandıratamıbız?
sandıratabızmı?
sizsandıratamısız?alasandıratamıdıla?
Present (simple & continuous)isn't he letting someone babble on?mensandıratmaymıma?
sandıratmaymamı?
sensandıratmaymısa?olsandıratmaymıdı?bizsandıratmaymıbız?
sandıratmaybızmı?
sizsandıratmaymısız?alasandıratmaymıdıla?
Habitual (usually, tends to)he usually lets someone babble onmensandıratıwçanmasensandıratıwçansaolsandıratıwçandıbizsandıratıwçanbızsizsandıratıwçansızalasandıratıwçandıla
Habitual (usually, tends to)he doesn't usually let someone babble onmensandıratıwçan tülmesensandıratıwçan tülseolsandıratıwçan tüldübizsandıratıwçan tülbüzsizsandıratıwçan tülsüzalasandıratıwçan tüldüle
Habitual (usually, tends to)does he usually let someone babble on?mensandıratıwçanmıma?
sandıratıwçanmamı?
sensandıratıwçanmısa?olsandıratıwçanmıdı?bizsandıratıwçanmıbız?
sandıratıwçanbızmı?
sizsandıratıwçanmısız?alasandıratıwçanmıdıla?
Habitual (usually, tends to)doesn't he usually let someone babble on?mensandıratıwçan tülmüme?sensandıratıwçan tülmüse?olsandıratıwçan tülmüdü?bizsandıratıwçan tülmübüz?sizsandıratıwçan tülmüsüz?alasandıratıwçan tülmüdüle?
Resultative (has become and stays)he has let someone babble on and remains soolsandıratıbdıalasandıratıbdıla
Resultative (has become and stays)no such form
Resultative (has become and stays)has he let someone babble on?olsandıratıbmıdı?alasandıratıbmıdıla?
Resultative (has become and stays)no such form
Progressive (in the middle of)he is in the middle of letting someone babble onmensandırata turamasensandırata turasaolsandırata turadıbizsandırata turabızsizsandırata turasızalasandırata turadıla
Progressive (in the middle of)he is not in the middle of letting someone babble onmensandırata turmaymasensandırata turmaysaolsandırata turmaydıbizsandırata turmaybızsizsandırata turmaysızalasandırata turmaydıla
Progressive (in the middle of)is he in the middle of letting someone babble on?mensandırata turamıma?
sandırata turamamı?
sensandırata turamısa?olsandırata turamıdı?bizsandırata turamıbız?
sandırata turabızmı?
sizsandırata turamısız?alasandırata turamıdıla?
Progressive (in the middle of)isn't he in the middle of letting someone babble on?mensandırata turmaymıma?
sandırata turmaymamı?
sensandırata turmaymısa?olsandırata turmaymıdı?bizsandırata turmaymıbız?
sandırata turmaybızmı?
sizsandırata turmaymısız?alasandırata turmaymıdıla?
Simple past (definite)he let someone babble onmensandıratdımsensandıratdıngolsandıratdıbizsandıratdıqsizsandıratdığızalasandıratdıla
Simple past (definite)he didn't let someone babble onmensandıratmadımsensandıratmadıngolsandıratmadıbizsandıratmadıqsizsandıratmadığızalasandıratmadıla
Simple past (definite)did he let someone babble on?mensandıratdımmı?sensandıratdıngmı?olsandıratdımı?bizsandıratdıqmı?sizsandıratdığızmı?alasandıratdılamı?
Simple past (definite)didn't he let someone babble on?mensandıratmadımmı?sensandıratmadıngmı?olsandıratmadımı?bizsandıratmadıqmı?sizsandıratmadığızmı?alasandıratmadılamı?
Perfect (past indefinite)he has let someone babble onmensandırathanmasensandırathansaolsandırathandıbizsandırathanbızsizsandırathansızalasandırathandıla
Perfect (past indefinite)he hasn't let someone babble onmensandıratmağanmasensandıratmağansaolsandıratmağandıbizsandıratmağanbızsizsandıratmağansızalasandıratmağandıla
Perfect (past indefinite)has he let someone babble on?mensandırathanmıma?
sandırathanmamı?
sensandırathanmısa?olsandırathanmıdı?bizsandırathanmıbız?
sandırathanbızmı?
sizsandırathanmısız?alasandırathanmıdıla?
Perfect (past indefinite)hasn't he let someone babble on?mensandıratmağanmıma?
sandıratmağanmamı?
sensandıratmağanmısa?olsandıratmağanmıdı?bizsandıratmağanmıbız?
sandıratmağanbızmı?
sizsandıratmağanmısız?alasandıratmağanmıdıla?
Indefinite future (future I)he will let someone babble onmensandıratırmasensandıratırsaolsandıratırbizsandıratırbızsizsandıratırsızalasandıratırla
Indefinite future (future I)he won't let someone babble onmensandıratmazmasensandıratmazsaolsandıratmazbizsandıratmazbızsizsandıratmazsızalasandıratmazla
Indefinite future (future I)will he let someone babble on?mensandıratırmıma?
sandıratırmamı?
sensandıratırmısa?olsandıratırmı?bizsandıratırmıbız?
sandıratırbızmı?
sizsandıratırmısız?alasandıratırmıla?
Indefinite future (future I)won't he let someone babble on?mensandıratmazmıma?
sandıratmazmamı?
sensandıratmazmısa?olsandıratmazmı?bizsandıratmazmıbız?
sandıratmazbızmı?
sizsandıratmazmısız?alasandıratmazmıla?
Definite future (future II)he is going to let someone babble onmensandıratırıqmasensandıratırıqsaolsandıratırıqdıbizsandıratırıqbızsizsandıratırıqsızalasandıratırıqdıla
Definite future (future II)he is not going to let someone babble onmensandıratırıq tülmesensandıratırıq tülseolsandıratırıq tüldübizsandıratırıq tülbüzsizsandıratırıq tülsüzalasandıratırıq tüldüle
Definite future (future II)is he going to let someone babble on?mensandıratırıqmıma?
sandıratırıqmamı?
sensandıratırıqmısa?olsandıratırıqmıdı?bizsandıratırıqmıbız?
sandıratırıqbızmı?
sizsandıratırıqmısız?alasandıratırıqmıdıla?
Definite future (future II)isn't he going to let someone babble on?mensandıratırıq tülmüme?sensandıratırıq tülmüse?olsandıratırıq tülmüdü?bizsandıratırıq tülmübüz?sizsandıratırıq tülmüsüz?alasandıratırıq tülmüdüle?

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Past compound tenses — forms of sandıratırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Past perfect (pluperfect)he had let someone babble onmensandırathan edimsandırathanemsensandırathan edingsandırathanengolsandırathan edisandırathanedbizsandırathan ediksandırathaneksizsandırathan edigizsandırathanegizalasandırathan edilesandırathanelle
Past perfect (pluperfect)he hadn't let someone babble onmensandıratmağan edimsandıratmağanemsensandıratmağan edingsandıratmağanengolsandıratmağan edisandıratmağanedbizsandıratmağan ediksandıratmağaneksizsandıratmağan edigizsandıratmağanegizalasandıratmağan edilesandıratmağanelle
Past perfect (pluperfect)no such form
Past perfect (pluperfect)no such form
Past continuous (imperfect)he was letting someone babble onmensandırata edimsandırataemsensandırata edingsandırataengolsandırata edisandırataedbizsandırata ediksandırataeksizsandırata edigizsandırataegizalasandırata edilesandırataelle
Past continuous (imperfect)he wasn't letting someone babble onmensandıratmay edimsandıratmayemsensandıratmay edingsandıratmayengolsandıratmay edisandıratmayedbizsandıratmay ediksandıratmayeksizsandıratmay edigizsandıratmayegizalasandıratmay edilesandıratmayelle
Past continuous (imperfect)no such form
Past continuous (imperfect)no such form
Habitual past (used to)he used to let someone babble onmensandıratıwçan edimsandıratıwçanemsensandıratıwçan edingsandıratıwçanengolsandıratıwçan edisandıratıwçanedbizsandıratıwçan ediksandıratıwçaneksizsandıratıwçan edigizsandıratıwçanegizalasandıratıwçan edilesandıratıwçanelle
Habitual past (used to)he didn't use to let someone babble onmensandıratıwçan tül edimsandıratıwçan tül emsensandıratıwçan tül edingsandıratıwçan tül engolsandıratıwçan tül edisandıratıwçan tül edbizsandıratıwçan tül ediksandıratıwçan tül eksizsandıratıwçan tül edigizsandıratıwçan tül egizalasandıratıwçan tül edilesandıratıwçan tül elle
Habitual past (used to)no such form
Habitual past (used to)no such form
Resultative past (had become and stayed)he had let someone babble on and remained soolsandıratıb edialasandıratıb edile
Resultative past (had become and stayed)he hadn't let someone babble onolsandıratıb tül edialasandıratıb tül edile
Resultative past (had become and stayed)no such form
Resultative past (had become and stayed)no such form
Past progressive (was in the middle of)he was in the middle of letting someone babble onmensandırata tura edimsandırata turaemsensandırata tura edingsandırata turaengolsandırata tura edisandırata turaedbizsandırata tura ediksandırata turaeksizsandırata tura edigizsandırata turaegizalasandırata tura edilesandırata turaelle
Past progressive (was in the middle of)he wasn't in the middle of letting someone babble onmensandırata turmay edimsandırata turmayemsensandırata turmay edingsandırata turmayengolsandırata turmay edisandırata turmayedbizsandırata turmay ediksandırata turmayeksizsandırata turmay edigizsandırata turmayegizalasandırata turmay edilesandırata turmayelle
Past progressive (was in the middle of)no such form
Past progressive (was in the middle of)no such form
Conditional result (would)he would let someone babble onmensandıratır edimsandıratır emsensandıratır edingsandıratır engolsandıratır edisandıratır edbizsandıratır ediksandıratır eksizsandıratır edigizsandıratır egizalasandıratır edilesandıratır elle
Conditional result (would)he wouldn't let someone babble onmensandıratmaz edimsandıratmaz emsensandıratmaz edingsandıratmaz engolsandıratmaz edisandıratmaz edbizsandıratmaz ediksandıratmaz eksizsandıratmaz edigizsandıratmaz egizalasandıratmaz edilesandıratmaz elle
Conditional result (would)no such form
Conditional result (would)no such form
Past conditional result (would have)he would have let someone babble onmensandıratırıq edimsandıratırıq emsensandıratırıq edingsandıratırıq engolsandıratırıq edisandıratırıq edbizsandıratırıq ediksandıratırıq eksizsandıratırıq edigizsandıratırıq egizalasandıratırıq edilesandıratırıq elle
Past conditional result (would have)he wouldn't have let someone babble onmensandıratırıq tül edimsandıratırıq tül emsensandıratırıq tül edingsandıratırıq tül engolsandıratırıq tül edisandıratırıq tül edbizsandıratırıq tül ediksandıratırıq tül eksizsandıratırıq tül edigizsandıratırıq tül egizalasandıratırıq tül edilesandıratırıq tül elle
Past conditional result (would have)no such form
Past conditional result (would have)no such form
Conditional — forms of sandıratırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Conditionalif he lets someone babble onmensandıratsamsensandıratsangolsandıratsabizsandıratsaqsizsandıratsağızalasandıratsala
Conditionalif he doesn't let someone babble onmensandıratmasamsensandıratmasangolsandıratmasabizsandıratmasaqsizsandıratmasağızalasandıratmasala
Conditionalno such form
Conditionalno such form
Conditional, present realif he is letting someone babble onmensandırata esemsensandırata esengolsandırata esebizsandırata eseksizsandırata esegizalasandırata esele
Conditional, present realif he is not letting someone babble onmensandıratmay esemsensandıratmay esengolsandıratmay esebizsandıratmay eseksizsandıratmay esegizalasandıratmay esele
Conditional, present realno such form
Conditional, present realno such form
Wish, present/future (if only)if only he let someone babble onmensandıratsam edisandıratsam edsensandıratsang edisandıratsang edolsandıratsa edisandıratsaedbizsandıratsaq edisandıratsaq edsizsandıratsağız edisandıratsağız edalasandıratsala edisandıratsalaed
Wish, present/future (if only)if only he didn't let someone babble onmensandıratmasam edisandıratmasam edsensandıratmasang edisandıratmasang edolsandıratmasa edisandıratmasaedbizsandıratmasaq edisandıratmasaq edsizsandıratmasağız edisandıratmasağız edalasandıratmasala edisandıratmasalaed
Wish, present/future (if only)no such form
Wish, present/future (if only)no such form
Conditional, definite past1if he let someone babble onmensandıratdım esemsensandıratdıng esengolsandıratdı esebizsandıratdıq eseksizsandıratdığız esegizalasandıratdıla esele
Conditional, definite past1if he didn't let someone babble onmensandıratmadım esemsensandıratmadıng esengolsandıratmadı esebizsandıratmadıq eseksizsandıratmadığız esegizalasandıratmadıla esele
Conditional, definite pastno such form
Conditional, definite pastno such form
Conditional, past realif he did let someone babble on (indeed)mensandırathan esemsensandırathan esengolsandırathan esebizsandırathan eseksizsandırathan esegizalasandırathan esele
Conditional, past realif he didn't let someone babble on (indeed)mensandıratmağan esemsensandıratmağan esengolsandıratmağan esebizsandıratmağan eseksizsandıratmağan esegizalasandıratmağan esele
Conditional, past realno such form
Conditional, past realno such form
Conditional, counterfactualif he had let someone babble onmensandırathan bolsamsensandırathan bolsangolsandırathan bolsabizsandırathan bolsaqsizsandırathan bolsağızalasandırathan bolsala
Conditional, counterfactualif he hadn't let someone babble onmensandıratmağan bolsamsensandıratmağan bolsangolsandıratmağan bolsabizsandıratmağan bolsaqsizsandıratmağan bolsağızalasandıratmağan bolsala
Conditional, counterfactualno such form
Conditional, counterfactualno such form
Wish, past (if only I had)if only he had let someone babble onmensandırathan bolsam edisandırathan bolsam edsensandırathan bolsang edisandırathan bolsang edolsandırathan bolsa edisandırathan bolsaedbizsandırathan bolsaq edisandırathan bolsaq edsizsandırathan bolsağız edisandırathan bolsağız edalasandırathan bolsala edisandırathan bolsalaed
Wish, past (if only I had)if only he hadn't let someone babble onmensandıratmağan bolsam edisandıratmağan bolsam edsensandıratmağan bolsang edisandıratmağan bolsang edolsandıratmağan bolsa edisandıratmağan bolsaedbizsandıratmağan bolsaq edisandıratmağan bolsaq edsizsandıratmağan bolsağız edisandıratmağan bolsağız edalasandıratmağan bolsala edisandıratmağan bolsalaed
Wish, past (if only I had)no such form
Wish, past (if only I had)no such form
Conditional, aoristif he will let someone babble onmensandıratır esemsensandıratır esengolsandıratır esebizsandıratır eseksizsandıratır esegizalasandıratır esele
Conditional, aoristif he won't let someone babble onmensandıratmaz esemsensandıratmaz esengolsandıratmaz esebizsandıratmaz eseksizsandıratmaz esegizalasandıratmaz esele
Conditional, aoristno such form
Conditional, aoristno such form
Conditional, futureif he is going to let someone babble onmensandıratırıq esemsensandıratırıq esengolsandıratırıq esebizsandıratırıq eseksizsandıratırıq esegizalasandıratırıq esele
Conditional, futureif he is not going to let someone babble onmensandıratırıq tül esemsensandıratırıq tül esengolsandıratırıq tül esebizsandıratırıq tül eseksizsandıratırıq tül esegizalasandıratırıq tül esele
Conditional, futureno such form
Conditional, futureno such form
Conditional, counterfactual futureif he were going to let someone babble onmensandıratırıq bolsamsensandıratırıq bolsangolsandıratırıq bolsabizsandıratırıq bolsaqsizsandıratırıq bolsağızalasandıratırıq bolsala
Conditional, counterfactual futureif he were not going to let someone babble onmensandıratmazlıq bolsamsensandıratmazlıq bolsangolsandıratmazlıq bolsabizsandıratmazlıq bolsaqsizsandıratmazlıq bolsağızalasandıratmazlıq bolsala
Conditional, counterfactual futureno such form
Conditional, counterfactual futureno such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Conditional, definite pastalso sandıratdıng ese: the person on the verb only (Байрамкулов and Урусбиев 1967 § 110)
Inferential — forms of sandıratırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present (must be doing)he must be letting someone babble onmensandırata bolurmasensandırata bolursaolsandırata bolurbizsandırata bolurbuzsizsandırata bolursuzalasandırata bolurla
Inference, present (must be doing)he must not be letting someone babble onmensandıratmay bolurmasensandıratmay bolursaolsandıratmay bolurbizsandıratmay bolurbuzsizsandıratmay bolursuzalasandıratmay bolurla
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)he must be in the middle of letting someone babble onmensandırata tura bolurmasensandırata tura bolursaolsandırata tura bolurbizsandırata tura bolurbuzsizsandırata tura bolursuzalasandırata tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)he must keep on not letting someone babble onmensandıratmay tura bolurmasensandıratmay tura bolursaolsandıratmay tura bolurbizsandıratmay tura bolurbuzsizsandıratmay tura bolursuzalasandıratmay tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference (must have)he must have let someone babble onmensandırathan bolurmasensandırathan bolursaolsandırathan bolurbizsandırathan bolurbuzsizsandırathan bolursuzalasandırathan bolurla
Inference (must have)he must not have let someone babble onmensandıratmağan bolurmasensandıratmağan bolursaolsandıratmağan bolurbizsandıratmağan bolurbuzsizsandıratmağan bolursuzalasandıratmağan bolurla
Inference (must have)no such form
Inference (must have)no such form
Inference, future (must be going to)he must be going to let someone babble onmensandıratırıq bolurmasensandıratırıq bolursaolsandıratırıq bolurbizsandıratırıq bolurbuzsizsandıratırıq bolursuzalasandıratırıq bolurla
Inference, future (must be going to)he must not be going to let someone babble onmensandıratmazlıq bolurmasensandıratmazlıq bolursaolsandıratmazlıq bolurbizsandıratmazlıq bolurbuzsizsandıratmazlıq bolursuzalasandıratmazlıq bolurla
Inference, future (must be going to)no such form
Inference, future (must be going to)no such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Commands, requests and wishes — forms of sandıratırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Commands & suggestionslet him/her/it let someone babble onmensandıratayımsensandırat!olsandıratsınbizsandıratayıqsizsandıratığız!alasandıratsınla
Commands & suggestionslet him/her/it not let someone babble onmensandıratmayımsensandıratma!olsandıratmasınbizsandıratmayıqsizsandıratmağız!alasandıratmasınla
Commands & suggestionsshould he let someone babble on?mensandıratayımmı?olsandıratsınmı?bizsandıratayıqmı?alasandıratsınlamı?
Commands & suggestionsshould he not let someone babble on?mensandıratmayımmı?olsandıratmasınmı?bizsandıratmayıqmı?alasandıratmasınlamı?
Requestsdo let him/her/it let someone babble onsensandıratçı2olsandıratsınçısizsandıratçığızalasandıratsınlaçı
Requestsdo let him/her/it not let someone babble onsensandıratmaçı2olsandıratmasınçısizsandıratmaçığızalasandıratmasınlaçı
Requestsno such form
Requestsno such form
Blessings & curses — may you…may you let someone babble onsensandırathınsandırathı
Blessings & curses — may you…may you not let someone babble onsensandıratmağınsandıratmağı
Blessings & curses — may you…no such form
Blessings & curses — may you…no such form
Optative wish (-ğay + edi)would that he let someone babble onmensandırathay edim
sandıratha edim
sensandırathay eding
sandıratha eding
olsandırathay edi
sandıratha edi
bizsandırathay edik
sandıratha edik
sizsandırathay edigiz
sandıratha edigiz
alasandırathay edile
sandıratha edile
Optative wish (-ğay + edi)would that he did not let someone babble onmensandıratmağay edim
sandıratmağa edim
sensandıratmağay eding
sandıratmağa eding
olsandıratmağay edi
sandıratmağa edi
bizsandıratmağay edik
sandıratmağa edik
sizsandıratmağay edigiz
sandıratmağa edigiz
alasandıratmağay edile
sandıratmağa edile
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Let someone… (commands)let him/her/it allow someone to let someone babble onmensandıratmağa qoyayımsandıratma qoyayımsensandıratmağa qoy!sandıratma qoy!olsandıratmağa qoysunsandıratma qoysunbizsandıratmağa qoyayıqsandıratma qoyayıqsizsandıratmağa qoyuğuz!sandıratma qoyuğuz!alasandıratmağa qoysunlasandıratma qoysunla
Let someone… (commands)let him/her/it not allow someone to let someone babble onmensandıratmağa qoymayımsandıratma qoymayımsensandıratmağa qoyma!sandıratma qoyma!olsandıratmağa qoymasınsandıratma qoymasınbizsandıratmağa qoymayıqsandıratma qoymayıqsizsandıratmağa qoymağız!sandıratma qoymağız!alasandıratmağa qoymasınlasandıratma qoymasınla
Let someone… (commands)should he allow someone to let someone babble on?mensandıratmağa qoyayımmı?sandıratma qoyayımmı?olsandıratmağa qoysunmu?sandıratma qoysunmu?bizsandıratmağa qoyayıqmı?sandıratma qoyayıqmı?alasandıratmağa qoysunlamı?sandıratma qoysunlamı?
Let someone… (commands)should he not allow someone to let someone babble on?mensandıratmağa qoymayımmı?sandıratma qoymayımmı?olsandıratmağa qoymasınmı?sandıratma qoymasınmı?bizsandıratmağa qoymayıqmı?sandıratma qoymayıqmı?alasandıratmağa qoymasınlamı?sandıratma qoymasınlamı?
Let someone… (present)he allows someone to let someone babble onmensandıratmağa qoyamasandıratma qoyamasensandıratmağa qoyasasandıratma qoyasaolsandıratmağa qoyadısandıratma qoyadıbizsandıratmağa qoyabızsandıratma qoyabızsizsandıratmağa qoyasızsandıratma qoyasızalasandıratmağa qoyadılasandıratma qoyadıla
Let someone… (present)he doesn't allow someone to let someone babble onmensandıratmağa qoymaymasandıratma qoymaymasensandıratmağa qoymaysasandıratma qoymaysaolsandıratmağa qoymaydısandıratma qoymaydıbizsandıratmağa qoymaybızsandıratma qoymaybızsizsandıratmağa qoymaysızsandıratma qoymaysızalasandıratmağa qoymaydılasandıratma qoymaydıla
Let someone… (present)does he allow someone to let someone babble on?mensandıratmağa qoyamıma?sandıratma qoyamıma?sensandıratmağa qoyamısa?sandıratma qoyamısa?olsandıratmağa qoyamıdı?sandıratma qoyamıdı?bizsandıratmağa qoyamıbız?sandıratma qoyamıbız?sizsandıratmağa qoyamısız?sandıratma qoyamısız?alasandıratmağa qoyamıdıla?sandıratma qoyamıdıla?
Let someone… (present)doesn't he allow someone to let someone babble on?mensandıratmağa qoymaymıma?sandıratma qoymaymıma?sensandıratmağa qoymaymısa?sandıratma qoymaymısa?olsandıratmağa qoymaymıdı?sandıratma qoymaymıdı?bizsandıratmağa qoymaymıbız?sandıratma qoymaymıbız?sizsandıratmağa qoymaymısız?sandıratma qoymaymısız?alasandıratmağa qoymaymıdıla?sandıratma qoymaymıdıla?
Let someone… (past)he allowed someone to let someone babble onmensandıratmağa qoydumsandıratma qoydumsensandıratmağa qoydungsandıratma qoydungolsandıratmağa qoydusandıratma qoydubizsandıratmağa qoyduqsandıratma qoyduqsizsandıratmağa qoyduğuzsandıratma qoyduğuzalasandıratmağa qoydulasandıratma qoydula
Let someone… (past)he didn't allow someone to let someone babble onmensandıratmağa qoymadımsandıratma qoymadımsensandıratmağa qoymadıngsandıratma qoymadıngolsandıratmağa qoymadısandıratma qoymadıbizsandıratmağa qoymadıqsandıratma qoymadıqsizsandıratmağa qoymadığızsandıratma qoymadığızalasandıratmağa qoymadılasandıratma qoymadıla
Let someone… (past)did he allow someone to let someone babble on?mensandıratmağa qoydummu?sandıratma qoydummu?sensandıratmağa qoydungmu?sandıratma qoydungmu?olsandıratmağa qoydumu?sandıratma qoydumu?bizsandıratmağa qoyduqmu?sandıratma qoyduqmu?sizsandıratmağa qoyduğuzmu?sandıratma qoyduğuzmu?alasandıratmağa qoydulamı?sandıratma qoydulamı?
Let someone… (past)didn't he allow someone to let someone babble on?mensandıratmağa qoymadımmı?sandıratma qoymadımmı?sensandıratmağa qoymadıngmı?sandıratma qoymadıngmı?olsandıratmağa qoymadımı?sandıratma qoymadımı?bizsandıratmağa qoymadıqmı?sandıratma qoymadıqmı?sizsandıratmağa qoymadığızmı?sandıratma qoymadığızmı?alasandıratmağa qoymadılamı?sandıratma qoymadılamı?
  1. RequestsSpoken variant: singular requests can add a final nasal consonant, with the same request meaning.
Ability — forms of sandıratırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Ability — presenthe can let someone babble onmensandıratalamasensandıratalasaolsandırataladıbizsandıratalabızsizsandıratalasızalasandırataladıla
Ability — presenthe can't let someone babble onmensandıratalmaymasensandıratalmaysaolsandıratalmaydıbizsandıratalmaybızsizsandıratalmaysızalasandıratalmaydıla
Ability — presentcan he let someone babble on?mensandıratalamıma?
sandıratalamamı?
sensandıratalamısa?olsandıratalamıdı?bizsandıratalamıbız?
sandıratalabızmı?
sizsandıratalamısız?alasandıratalamıdıla?
Ability — presentcan't he let someone babble on?mensandıratalmaymıma?
sandıratalmaymamı?
sensandıratalmaymısa?olsandıratalmaymıdı?bizsandıratalmaymıbız?
sandıratalmaybızmı?
sizsandıratalmaymısız?alasandıratalmaymıdıla?
Ability — if I can…if he can let someone babble onmensandıratalsamsensandıratalsangolsandıratalsabizsandıratalsaqsizsandıratalsağızalasandıratalsala
Ability — if I can…if he can't let someone babble onmensandıratalmasamsensandıratalmasangolsandıratalmasabizsandıratalmasaqsizsandıratalmasağızalasandıratalmasala
Ability — if I can…no such form
Ability — if I can…no such form
Ability — simple pasthe was able to let someone babble onmensandırataldımsensandırataldıngolsandırataldıbizsandırataldıqsizsandırataldığızalasandırataldıla
Ability — simple pasthe could not let someone babble onmensandıratalmadımsensandıratalmadıngolsandıratalmadıbizsandıratalmadıqsizsandıratalmadığızalasandıratalmadıla
Ability — simple pastwas he able to let someone babble on?mensandırataldımmı?sensandırataldıngmı?olsandırataldımı?bizsandırataldıqmı?sizsandırataldığızmı?alasandırataldılamı?
Ability — simple pastcouldn't he let someone babble on?mensandıratalmadımmı?sensandıratalmadıngmı?olsandıratalmadımı?bizsandıratalmadıqmı?sizsandıratalmadığızmı?alasandıratalmadılamı?
Ability — perfect / -ğan pasthe has been able to let someone babble onmensandıratalğanmasensandıratalğansaolsandıratalğandıbizsandıratalğanbızsizsandıratalğansızalasandıratalğandıla
Ability — perfect / -ğan pasthe hasn't been able to let someone babble onmensandıratalmağanmasensandıratalmağansaolsandıratalmağandıbizsandıratalmağanbızsizsandıratalmağansızalasandıratalmağandıla
Ability — perfect / -ğan pasthas he been able to let someone babble on?mensandıratalğanmıma?
sandıratalğanmamı?
sensandıratalğanmısa?olsandıratalğanmıdı?bizsandıratalğanmıbız?
sandıratalğanbızmı?
sizsandıratalğanmısız?alasandıratalğanmıdıla?
Ability — perfect / -ğan pasthasn't he been able to let someone babble on?mensandıratalmağanmıma?
sandıratalmağanmamı?
sensandıratalmağanmısa?olsandıratalmağanmıdı?bizsandıratalmağanmıbız?
sandıratalmağanbızmı?
sizsandıratalmağanmısız?alasandıratalmağanmıdıla?
Ability — past perfecthe had been able to let someone babble onmensandıratalğan edimsandıratalğanemsensandıratalğan edingsandıratalğanengolsandıratalğan edisandıratalğanedbizsandıratalğan ediksandıratalğaneksizsandıratalğan edigizsandıratalğanegizalasandıratalğan edilesandıratalğanelle
Ability — past perfecthe hadn't been able to let someone babble onmensandıratalmağan edimsandıratalmağanemsensandıratalmağan edingsandıratalmağanengolsandıratalmağan edisandıratalmağanedbizsandıratalmağan ediksandıratalmağaneksizsandıratalmağan edigizsandıratalmağanegizalasandıratalmağan edilesandıratalmağanelle
Ability — past perfectno such form
Ability — past perfectno such form
Ability — past backgroundhe could let someone babble onmensandıratala edimsandıratalaemsensandıratala edingsandıratalaengolsandıratala edisandıratalaedbizsandıratala ediksandıratalaeksizsandıratala edigizsandıratalaegizalasandıratala edilesandıratalaelle
Ability — past backgroundhe could not let someone babble onmensandıratalmay edimsandıratalmayemsensandıratalmay edingsandıratalmayengolsandıratalmay edisandıratalmayedbizsandıratalmay ediksandıratalmayeksizsandıratalmay edigizsandıratalmayegizalasandıratalmay edilesandıratalmayelle
Ability — past backgroundno such form
Ability — past backgroundno such form
Ability — future Ihe will be able to let someone babble onmensandıratalırmasensandıratalırsaolsandıratalırbizsandıratalırbızsizsandıratalırsızalasandıratalırla
Ability — future Ihe won't be able to let someone babble onmensandıratalmazmasensandıratalmazsaolsandıratalmazbizsandıratalmazbızsizsandıratalmazsızalasandıratalmazla
Ability — future Iwill he be able to let someone babble on?mensandıratalırmıma?
sandıratalırmamı?
sensandıratalırmısa?olsandıratalırmı?bizsandıratalırmıbız?
sandıratalırbızmı?
sizsandıratalırmısız?alasandıratalırmıla?
Ability — future Iwon't he be able to let someone babble on?mensandıratalmazmıma?
sandıratalmazmamı?
sensandıratalmazmısa?olsandıratalmazmı?bizsandıratalmazmıbız?
sandıratalmazbızmı?
sizsandıratalmazmısız?alasandıratalmazmıla?
Ability — future IIhe is going to be able to let someone babble onmensandıratallıqmasensandıratallıqsaolsandıratallıqdıbizsandıratallıqbızsizsandıratallıqsızalasandıratallıqdıla
Ability — future IIhe is not going to be able to let someone babble onmensandıratallıq tülmesensandıratallıq tülseolsandıratallıq tüldübizsandıratallıq tülbüzsizsandıratallıq tülsüzalasandıratallıq tüldüle
Ability — future IIis he going to be able to let someone babble on?mensandıratallıqmıma?
sandıratallıqmamı?
sensandıratallıqmısa?olsandıratallıqmıdı?bizsandıratallıqmıbız?
sandıratallıqbızmı?
sizsandıratallıqmısız?alasandıratallıqmıdıla?
Ability — future IIisn't he going to be able to let someone babble on?mensandıratallıq tülmüme?sensandıratallıq tülmüse?olsandıratallıq tülmüdü?bizsandıratallıq tülmübüz?sizsandıratallıq tülmüsüz?alasandıratallıq tülmüdüle?
Ability — would be able to…he would be able to let someone babble onmensandıratalır edimsandıratalır emsensandıratalır edingsandıratalır engolsandıratalır edisandıratalır edbizsandıratalır ediksandıratalır eksizsandıratalır edigizsandıratalır egizalasandıratalır edilesandıratalır elle
Ability — would be able to…he wouldn't be able to let someone babble onmensandıratalmaz edimsandıratalmaz emsensandıratalmaz edingsandıratalmaz engolsandıratalmaz edisandıratalmaz edbizsandıratalmaz ediksandıratalmaz eksizsandıratalmaz edigizsandıratalmaz egizalasandıratalmaz edilesandıratalmaz elle
Ability — would be able to…no such form
Ability — would be able to…no such form
Second-person optative — abilitymay you be able to let someone babble onsensandıratalğınsandıratalğı
Second-person optative — abilitymay you not be able to let someone babble onsensandıratalmağınsandıratalmağı
Second-person optative — abilityno such form
Second-person optative — abilityno such form
Emphatic and rare forms — forms of sandıratırğa: the second negation of each tense that has one, across the six persons.
FormmenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present — auxiliary negatedhe can't be letting someone babble onmensandırata bolmazmasensandırata bolmazsaolsandırata bolmazbizsandırata bolmazbızsizsandırata bolmazsızalasandırata bolmazla
Inference, present — double negationhe must be letting someone babble on (emphatic)mensandıratmay bolmazmasensandıratmay bolmazsaolsandıratmay bolmazbizsandıratmay bolmazbızsizsandıratmay bolmazsızalasandıratmay bolmazla
Inference, progressive — auxiliary negatedhe can't be in the middle of letting someone babble onmensandırata tura bolmazmasensandırata tura bolmazsaolsandırata tura bolmazbizsandırata tura bolmazbızsizsandırata tura bolmazsızalasandırata tura bolmazla
Inference, progressive — double negationhe must keep on not letting someone babble on (emphatic)mensandıratmay tura bolmazmasensandıratmay tura bolmazsaolsandıratmay tura bolmazbizsandıratmay tura bolmazbızsizsandıratmay tura bolmazsızalasandıratmay tura bolmazla
Progressive — verb negatedhe keeps on not letting someone babble onmensandıratmay turamasensandıratmay turasaolsandıratmay turadıbizsandıratmay turabızsizsandıratmay turasızalasandıratmay turadıla
Progressive — double negationhe is not keeping on not letting someone babble onmensandıratmay turmaymasensandıratmay turmaysaolsandıratmay turmaydıbizsandıratmay turmaybızsizsandıratmay turmaysızalasandıratmay turmaydıla
Progressive — double negationisn't he keeping on not letting someone babble on?mensandıratmay turmaymımasensandıratmay turmaymısaolsandıratmay turmaymıdıbizsandıratmay turmaymıbızsizsandıratmay turmaymısızalasandıratmay turmaymıdıla
Inference — auxiliary negatedhe can't have let someone babble onmensandırathan bolmazmasensandırathan bolmazsaolsandırathan bolmazbizsandırathan bolmazbızsizsandırathan bolmazsızalasandırathan bolmazla
Inference — double negationhe must have let someone babble on (emphatic)mensandıratmağan bolmazmasensandıratmağan bolmazsaolsandıratmağan bolmazbizsandıratmağan bolmazbızsizsandıratmağan bolmazsızalasandıratmağan bolmazla
Counterfactual — auxiliary negatedif it weren't that he had let someone babble onmensandırathan bolmasamsensandırathan bolmasangolsandırathan bolmasabizsandırathan bolmasaqsizsandırathan bolmasağızalasandırathan bolmasala
Counterfactual — double negationif it weren't that he hadn't let someone babble onmensandıratmağan bolmasamsensandıratmağan bolmasangolsandıratmağan bolmasabizsandıratmağan bolmasaqsizsandıratmağan bolmasağızalasandıratmağan bolmasala
Inference, future — auxiliary negatedhe can't be going to let someone babble onmensandıratırıq bolmazmasensandıratırıq bolmazsaolsandıratırıq bolmazbizsandıratırıq bolmazbızsizsandıratırıq bolmazsızalasandıratırıq bolmazla
Inference, future — double negationhe must be going to let someone babble on (emphatic)mensandıratmazlıq bolmazmasensandıratmazlıq bolmazsaolsandıratmazlıq bolmazbizsandıratmazlıq bolmazbızsizsandıratmazlıq bolmazsızalasandıratmazlıq bolmazla
Counterfactual future — auxiliary negatedif it weren't that he were going to let someone babble onmensandıratırıq bolmasamsensandıratırıq bolmasangolsandıratırıq bolmasabizsandıratırıq bolmasaqsizsandıratırıq bolmasağızalasandıratırıq bolmasala
Counterfactual future — double negationif it weren't that he were not going to let someone babble onmensandıratmazlıq bolmasamsensandıratmazlıq bolmasangolsandıratmazlıq bolmasabizsandıratmazlıq bolmasaqsizsandıratmazlıq bolmasağızalasandıratmazlıq bolmasala