salpılandırırğa

/salpɯlandɯrɯrʁa/

Conjugation

  • salpılandıradıhe is letting something go slack
  • salpılandırdıhe let something go slack
  • salpılandırğandıhe has let something go slack
  • salpılandırırhe will let something go slack
  • salpılandırlıqdıhe is going to let something go slack
  • salpılandıra edihe was letting something go slack
  • salpılandırsaif he lets something go slack
  • salpılandır!let something go slack!
Simple tenses — forms of salpılandırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Present (simple & continuous)he is letting something go slackmensalpılandıramasensalpılandırasaolsalpılandıradıbizsalpılandırabızsizsalpılandırasızalasalpılandıradıla
Present (simple & continuous)he is not letting something go slackmensalpılandırmaymasensalpılandırmaysaolsalpılandırmaydıbizsalpılandırmaybızsizsalpılandırmaysızalasalpılandırmaydıla
Present (simple & continuous)is he letting something go slack?mensalpılandıramıma?
salpılandıramamı?
sensalpılandıramısa?olsalpılandıramıdı?bizsalpılandıramıbız?
salpılandırabızmı?
sizsalpılandıramısız?alasalpılandıramıdıla?
Present (simple & continuous)isn't he letting something go slack?mensalpılandırmaymıma?
salpılandırmaymamı?
sensalpılandırmaymısa?olsalpılandırmaymıdı?bizsalpılandırmaymıbız?
salpılandırmaybızmı?
sizsalpılandırmaymısız?alasalpılandırmaymıdıla?
Habitual (usually, tends to)he usually lets something go slackmensalpılandırıwçanmasensalpılandırıwçansaolsalpılandırıwçandıbizsalpılandırıwçanbızsizsalpılandırıwçansızalasalpılandırıwçandıla
Habitual (usually, tends to)he doesn't usually let something go slackmensalpılandırıwçan tülmesensalpılandırıwçan tülseolsalpılandırıwçan tüldübizsalpılandırıwçan tülbüzsizsalpılandırıwçan tülsüzalasalpılandırıwçan tüldüle
Habitual (usually, tends to)does he usually let something go slack?mensalpılandırıwçanmıma?
salpılandırıwçanmamı?
sensalpılandırıwçanmısa?olsalpılandırıwçanmıdı?bizsalpılandırıwçanmıbız?
salpılandırıwçanbızmı?
sizsalpılandırıwçanmısız?alasalpılandırıwçanmıdıla?
Habitual (usually, tends to)doesn't he usually let something go slack?mensalpılandırıwçan tülmüme?sensalpılandırıwçan tülmüse?olsalpılandırıwçan tülmüdü?bizsalpılandırıwçan tülmübüz?sizsalpılandırıwçan tülmüsüz?alasalpılandırıwçan tülmüdüle?
Resultative (has become and stays)he has let something go slack and remains soolsalpılandırıbdıalasalpılandırıbdıla
Resultative (has become and stays)no such form
Resultative (has become and stays)has he let something go slack?olsalpılandırıbmıdı?alasalpılandırıbmıdıla?
Resultative (has become and stays)no such form
Progressive (in the middle of)he is in the middle of letting something go slackmensalpılandıra turamasensalpılandıra turasaolsalpılandıra turadıbizsalpılandıra turabızsizsalpılandıra turasızalasalpılandıra turadıla
Progressive (in the middle of)he is not in the middle of letting something go slackmensalpılandıra turmaymasensalpılandıra turmaysaolsalpılandıra turmaydıbizsalpılandıra turmaybızsizsalpılandıra turmaysızalasalpılandıra turmaydıla
Progressive (in the middle of)is he in the middle of letting something go slack?mensalpılandıra turamıma?
salpılandıra turamamı?
sensalpılandıra turamısa?olsalpılandıra turamıdı?bizsalpılandıra turamıbız?
salpılandıra turabızmı?
sizsalpılandıra turamısız?alasalpılandıra turamıdıla?
Progressive (in the middle of)isn't he in the middle of letting something go slack?mensalpılandıra turmaymıma?
salpılandıra turmaymamı?
sensalpılandıra turmaymısa?olsalpılandıra turmaymıdı?bizsalpılandıra turmaymıbız?
salpılandıra turmaybızmı?
sizsalpılandıra turmaymısız?alasalpılandıra turmaymıdıla?
Simple past (definite)he let something go slackmensalpılandırdımsensalpılandırdıngolsalpılandırdıbizsalpılandırdıqsizsalpılandırdığızalasalpılandırdıla
Simple past (definite)he didn't let something go slackmensalpılandırmadımsensalpılandırmadıngolsalpılandırmadıbizsalpılandırmadıqsizsalpılandırmadığızalasalpılandırmadıla
Simple past (definite)did he let something go slack?mensalpılandırdımmı?sensalpılandırdıngmı?olsalpılandırdımı?bizsalpılandırdıqmı?sizsalpılandırdığızmı?alasalpılandırdılamı?
Simple past (definite)didn't he let something go slack?mensalpılandırmadımmı?sensalpılandırmadıngmı?olsalpılandırmadımı?bizsalpılandırmadıqmı?sizsalpılandırmadığızmı?alasalpılandırmadılamı?
Perfect (past indefinite)he has let something go slackmensalpılandırğanmasensalpılandırğansaolsalpılandırğandıbizsalpılandırğanbızsizsalpılandırğansızalasalpılandırğandıla
Perfect (past indefinite)he hasn't let something go slackmensalpılandırmağanmasensalpılandırmağansaolsalpılandırmağandıbizsalpılandırmağanbızsizsalpılandırmağansızalasalpılandırmağandıla
Perfect (past indefinite)has he let something go slack?mensalpılandırğanmıma?
salpılandırğanmamı?
sensalpılandırğanmısa?olsalpılandırğanmıdı?bizsalpılandırğanmıbız?
salpılandırğanbızmı?
sizsalpılandırğanmısız?alasalpılandırğanmıdıla?
Perfect (past indefinite)hasn't he let something go slack?mensalpılandırmağanmıma?
salpılandırmağanmamı?
sensalpılandırmağanmısa?olsalpılandırmağanmıdı?bizsalpılandırmağanmıbız?
salpılandırmağanbızmı?
sizsalpılandırmağanmısız?alasalpılandırmağanmıdıla?
Indefinite future (future I)he will let something go slackmensalpılandırırmasensalpılandırırsaolsalpılandırırbizsalpılandırırbızsizsalpılandırırsızalasalpılandırırla
Indefinite future (future I)he won't let something go slackmensalpılandırmazmasensalpılandırmazsaolsalpılandırmazbizsalpılandırmazbızsizsalpılandırmazsızalasalpılandırmazla
Indefinite future (future I)will he let something go slack?mensalpılandırırmıma?
salpılandırırmamı?
sensalpılandırırmısa?olsalpılandırırmı?bizsalpılandırırmıbız?
salpılandırırbızmı?
sizsalpılandırırmısız?alasalpılandırırmıla?
Indefinite future (future I)won't he let something go slack?mensalpılandırmazmıma?
salpılandırmazmamı?
sensalpılandırmazmısa?olsalpılandırmazmı?bizsalpılandırmazmıbız?
salpılandırmazbızmı?
sizsalpılandırmazmısız?alasalpılandırmazmıla?
Definite future (future II)he is going to let something go slackmensalpılandırlıqma1sensalpılandırlıqsa1olsalpılandırlıqdı1bizsalpılandırlıqbız1sizsalpılandırlıqsız1alasalpılandırlıqdıla1
Definite future (future II)he is not going to let something go slackmensalpılandırlıq tülme1sensalpılandırlıq tülse1olsalpılandırlıq tüldü1bizsalpılandırlıq tülbüz1sizsalpılandırlıq tülsüz1alasalpılandırlıq tüldüle1
Definite future (future II)is he going to let something go slack?mensalpılandırlıqmıma?1
salpılandırlıqmamı?
sensalpılandırlıqmısa?1olsalpılandırlıqmıdı?1bizsalpılandırlıqmıbız?1
salpılandırlıqbızmı?
sizsalpılandırlıqmısız?1alasalpılandırlıqmıdıla?1
Definite future (future II)isn't he going to let something go slack?mensalpılandırlıq tülmüme?1sensalpılandırlıq tülmüse?1olsalpılandırlıq tülmüdü?1bizsalpılandırlıq tülmübüz?1sizsalpılandırlıq tülmüsüz?1alasalpılandırlıq tülmüdüle?1

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Definite future (future II)spoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so salpılandırrıqdı
Past compound tenses — forms of salpılandırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Past perfect (pluperfect)he had let something go slackmensalpılandırğan edimsalpılandırğanemsensalpılandırğan edingsalpılandırğanengolsalpılandırğan edisalpılandırğanedbizsalpılandırğan ediksalpılandırğaneksizsalpılandırğan edigizsalpılandırğanegizalasalpılandırğan edilesalpılandırğanelle
Past perfect (pluperfect)he hadn't let something go slackmensalpılandırmağan edimsalpılandırmağanemsensalpılandırmağan edingsalpılandırmağanengolsalpılandırmağan edisalpılandırmağanedbizsalpılandırmağan ediksalpılandırmağaneksizsalpılandırmağan edigizsalpılandırmağanegizalasalpılandırmağan edilesalpılandırmağanelle
Past perfect (pluperfect)no such form
Past perfect (pluperfect)no such form
Past continuous (imperfect)he was letting something go slackmensalpılandıra edimsalpılandıraemsensalpılandıra edingsalpılandıraengolsalpılandıra edisalpılandıraedbizsalpılandıra ediksalpılandıraeksizsalpılandıra edigizsalpılandıraegizalasalpılandıra edilesalpılandıraelle
Past continuous (imperfect)he wasn't letting something go slackmensalpılandırmay edimsalpılandırmayemsensalpılandırmay edingsalpılandırmayengolsalpılandırmay edisalpılandırmayedbizsalpılandırmay ediksalpılandırmayeksizsalpılandırmay edigizsalpılandırmayegizalasalpılandırmay edilesalpılandırmayelle
Past continuous (imperfect)no such form
Past continuous (imperfect)no such form
Habitual past (used to)he used to let something go slackmensalpılandırıwçan edimsalpılandırıwçanemsensalpılandırıwçan edingsalpılandırıwçanengolsalpılandırıwçan edisalpılandırıwçanedbizsalpılandırıwçan ediksalpılandırıwçaneksizsalpılandırıwçan edigizsalpılandırıwçanegizalasalpılandırıwçan edilesalpılandırıwçanelle
Habitual past (used to)he didn't use to let something go slackmensalpılandırıwçan tül edimsalpılandırıwçan tül emsensalpılandırıwçan tül edingsalpılandırıwçan tül engolsalpılandırıwçan tül edisalpılandırıwçan tül edbizsalpılandırıwçan tül ediksalpılandırıwçan tül eksizsalpılandırıwçan tül edigizsalpılandırıwçan tül egizalasalpılandırıwçan tül edilesalpılandırıwçan tül elle
Habitual past (used to)no such form
Habitual past (used to)no such form
Resultative past (had become and stayed)he had let something go slack and remained soolsalpılandırıb edialasalpılandırıb edile
Resultative past (had become and stayed)he hadn't let something go slackolsalpılandırıb tül edialasalpılandırıb tül edile
Resultative past (had become and stayed)no such form
Resultative past (had become and stayed)no such form
Past progressive (was in the middle of)he was in the middle of letting something go slackmensalpılandıra tura edimsalpılandıra turaemsensalpılandıra tura edingsalpılandıra turaengolsalpılandıra tura edisalpılandıra turaedbizsalpılandıra tura ediksalpılandıra turaeksizsalpılandıra tura edigizsalpılandıra turaegizalasalpılandıra tura edilesalpılandıra turaelle
Past progressive (was in the middle of)he wasn't in the middle of letting something go slackmensalpılandıra turmay edimsalpılandıra turmayemsensalpılandıra turmay edingsalpılandıra turmayengolsalpılandıra turmay edisalpılandıra turmayedbizsalpılandıra turmay ediksalpılandıra turmayeksizsalpılandıra turmay edigizsalpılandıra turmayegizalasalpılandıra turmay edilesalpılandıra turmayelle
Past progressive (was in the middle of)no such form
Past progressive (was in the middle of)no such form
Conditional result (would)he would let something go slackmensalpılandırır edimsalpılandırır emsensalpılandırır edingsalpılandırır engolsalpılandırır edisalpılandırır edbizsalpılandırır ediksalpılandırır eksizsalpılandırır edigizsalpılandırır egizalasalpılandırır edilesalpılandırır elle
Conditional result (would)he wouldn't let something go slackmensalpılandırmaz edimsalpılandırmaz emsensalpılandırmaz edingsalpılandırmaz engolsalpılandırmaz edisalpılandırmaz edbizsalpılandırmaz ediksalpılandırmaz eksizsalpılandırmaz edigizsalpılandırmaz egizalasalpılandırmaz edilesalpılandırmaz elle
Conditional result (would)no such form
Conditional result (would)no such form
Past conditional result (would have)he would have let something go slackmensalpılandırlıq edim2salpılandırlıq emsensalpılandırlıq eding2salpılandırlıq engolsalpılandırlıq edi2salpılandırlıq edbizsalpılandırlıq edik2salpılandırlıq eksizsalpılandırlıq edigiz2salpılandırlıq egizalasalpılandırlıq edile2salpılandırlıq elle
Past conditional result (would have)he wouldn't have let something go slackmensalpılandırlıq tül edim2salpılandırlıq tül emsensalpılandırlıq tül eding2salpılandırlıq tül engolsalpılandırlıq tül edi2salpılandırlıq tül edbizsalpılandırlıq tül edik2salpılandırlıq tül eksizsalpılandırlıq tül edigiz2salpılandırlıq tül egizalasalpılandırlıq tül edile2salpılandırlıq tül elle
Past conditional result (would have)no such form
Past conditional result (would have)no such form
  1. Past conditional result (would have)spoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so salpılandırrıq edi
Conditional — forms of salpılandırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Conditionalif he lets something go slackmensalpılandırsamsensalpılandırsangolsalpılandırsabizsalpılandırsaqsizsalpılandırsağızalasalpılandırsala
Conditionalif he doesn't let something go slackmensalpılandırmasamsensalpılandırmasangolsalpılandırmasabizsalpılandırmasaqsizsalpılandırmasağızalasalpılandırmasala
Conditionalno such form
Conditionalno such form
Conditional, present realif he is letting something go slackmensalpılandıra esemsensalpılandıra esengolsalpılandıra esebizsalpılandıra eseksizsalpılandıra esegizalasalpılandıra esele
Conditional, present realif he is not letting something go slackmensalpılandırmay esemsensalpılandırmay esengolsalpılandırmay esebizsalpılandırmay eseksizsalpılandırmay esegizalasalpılandırmay esele
Conditional, present realno such form
Conditional, present realno such form
Wish, present/future (if only)if only he let something go slackmensalpılandırsam edisalpılandırsam edsensalpılandırsang edisalpılandırsang edolsalpılandırsa edisalpılandırsaedbizsalpılandırsaq edisalpılandırsaq edsizsalpılandırsağız edisalpılandırsağız edalasalpılandırsala edisalpılandırsalaed
Wish, present/future (if only)if only he didn't let something go slackmensalpılandırmasam edisalpılandırmasam edsensalpılandırmasang edisalpılandırmasang edolsalpılandırmasa edisalpılandırmasaedbizsalpılandırmasaq edisalpılandırmasaq edsizsalpılandırmasağız edisalpılandırmasağız edalasalpılandırmasala edisalpılandırmasalaed
Wish, present/future (if only)no such form
Wish, present/future (if only)no such form
Conditional, definite past3if he let something go slackmensalpılandırdım esemsensalpılandırdıng esengolsalpılandırdı esebizsalpılandırdıq eseksizsalpılandırdığız esegizalasalpılandırdıla esele
Conditional, definite past3if he didn't let something go slackmensalpılandırmadım esemsensalpılandırmadıng esengolsalpılandırmadı esebizsalpılandırmadıq eseksizsalpılandırmadığız esegizalasalpılandırmadıla esele
Conditional, definite pastno such form
Conditional, definite pastno such form
Conditional, past realif he did let something go slack (indeed)mensalpılandırğan esemsensalpılandırğan esengolsalpılandırğan esebizsalpılandırğan eseksizsalpılandırğan esegizalasalpılandırğan esele
Conditional, past realif he didn't let something go slack (indeed)mensalpılandırmağan esemsensalpılandırmağan esengolsalpılandırmağan esebizsalpılandırmağan eseksizsalpılandırmağan esegizalasalpılandırmağan esele
Conditional, past realno such form
Conditional, past realno such form
Conditional, counterfactualif he had let something go slackmensalpılandırğan bolsamsensalpılandırğan bolsangolsalpılandırğan bolsabizsalpılandırğan bolsaqsizsalpılandırğan bolsağızalasalpılandırğan bolsala
Conditional, counterfactualif he hadn't let something go slackmensalpılandırmağan bolsamsensalpılandırmağan bolsangolsalpılandırmağan bolsabizsalpılandırmağan bolsaqsizsalpılandırmağan bolsağızalasalpılandırmağan bolsala
Conditional, counterfactualno such form
Conditional, counterfactualno such form
Wish, past (if only I had)if only he had let something go slackmensalpılandırğan bolsam edisalpılandırğan bolsam edsensalpılandırğan bolsang edisalpılandırğan bolsang edolsalpılandırğan bolsa edisalpılandırğan bolsaedbizsalpılandırğan bolsaq edisalpılandırğan bolsaq edsizsalpılandırğan bolsağız edisalpılandırğan bolsağız edalasalpılandırğan bolsala edisalpılandırğan bolsalaed
Wish, past (if only I had)if only he hadn't let something go slackmensalpılandırmağan bolsam edisalpılandırmağan bolsam edsensalpılandırmağan bolsang edisalpılandırmağan bolsang edolsalpılandırmağan bolsa edisalpılandırmağan bolsaedbizsalpılandırmağan bolsaq edisalpılandırmağan bolsaq edsizsalpılandırmağan bolsağız edisalpılandırmağan bolsağız edalasalpılandırmağan bolsala edisalpılandırmağan bolsalaed
Wish, past (if only I had)no such form
Wish, past (if only I had)no such form
Conditional, aoristif he will let something go slackmensalpılandırır esemsensalpılandırır esengolsalpılandırır esebizsalpılandırır eseksizsalpılandırır esegizalasalpılandırır esele
Conditional, aoristif he won't let something go slackmensalpılandırmaz esemsensalpılandırmaz esengolsalpılandırmaz esebizsalpılandırmaz eseksizsalpılandırmaz esegizalasalpılandırmaz esele
Conditional, aoristno such form
Conditional, aoristno such form
Conditional, futureif he is going to let something go slackmensalpılandırlıq esem4sensalpılandırlıq eseng4olsalpılandırlıq ese4bizsalpılandırlıq esek4sizsalpılandırlıq esegiz4alasalpılandırlıq esele4
Conditional, futureif he is not going to let something go slackmensalpılandırlıq tül esem4sensalpılandırlıq tül eseng4olsalpılandırlıq tül ese4bizsalpılandırlıq tül esek4sizsalpılandırlıq tül esegiz4alasalpılandırlıq tül esele4
Conditional, futureno such form
Conditional, futureno such form
Conditional, counterfactual futureif he were going to let something go slackmensalpılandırlıq bolsam5sensalpılandırlıq bolsang5olsalpılandırlıq bolsa5bizsalpılandırlıq bolsaq5sizsalpılandırlıq bolsağız5alasalpılandırlıq bolsala5
Conditional, counterfactual futureif he were not going to let something go slackmensalpılandırmazlıq bolsamsensalpılandırmazlıq bolsangolsalpılandırmazlıq bolsabizsalpılandırmazlıq bolsaqsizsalpılandırmazlıq bolsağızalasalpılandırmazlıq bolsala
Conditional, counterfactual futureno such form
Conditional, counterfactual futureno such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Conditional, definite pastalso salpılandırdıng ese: the person on the verb only (Байрамкулов and Урусбиев 1967 § 110)
  2. Conditional, futurespoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so salpılandırrıq ese
  3. Conditional, counterfactual futurespoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so salpılandırrıq bolsa
Inferential — forms of salpılandırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present (must be doing)he must be letting something go slackmensalpılandıra bolurmasensalpılandıra bolursaolsalpılandıra bolurbizsalpılandıra bolurbuzsizsalpılandıra bolursuzalasalpılandıra bolurla
Inference, present (must be doing)he must not be letting something go slackmensalpılandırmay bolurmasensalpılandırmay bolursaolsalpılandırmay bolurbizsalpılandırmay bolurbuzsizsalpılandırmay bolursuzalasalpılandırmay bolurla
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)he must be in the middle of letting something go slackmensalpılandıra tura bolurmasensalpılandıra tura bolursaolsalpılandıra tura bolurbizsalpılandıra tura bolurbuzsizsalpılandıra tura bolursuzalasalpılandıra tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)he must keep on not letting something go slackmensalpılandırmay tura bolurmasensalpılandırmay tura bolursaolsalpılandırmay tura bolurbizsalpılandırmay tura bolurbuzsizsalpılandırmay tura bolursuzalasalpılandırmay tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference (must have)he must have let something go slackmensalpılandırğan bolurmasensalpılandırğan bolursaolsalpılandırğan bolurbizsalpılandırğan bolurbuzsizsalpılandırğan bolursuzalasalpılandırğan bolurla
Inference (must have)he must not have let something go slackmensalpılandırmağan bolurmasensalpılandırmağan bolursaolsalpılandırmağan bolurbizsalpılandırmağan bolurbuzsizsalpılandırmağan bolursuzalasalpılandırmağan bolurla
Inference (must have)no such form
Inference (must have)no such form
Inference, future (must be going to)he must be going to let something go slackmensalpılandırlıq bolurma6sensalpılandırlıq bolursa6olsalpılandırlıq bolur6bizsalpılandırlıq bolurbuz6sizsalpılandırlıq bolursuz6alasalpılandırlıq bolurla6
Inference, future (must be going to)he must not be going to let something go slackmensalpılandırmazlıq bolurmasensalpılandırmazlıq bolursaolsalpılandırmazlıq bolurbizsalpılandırmazlıq bolurbuzsizsalpılandırmazlıq bolursuzalasalpılandırmazlıq bolurla
Inference, future (must be going to)no such form
Inference, future (must be going to)no such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Inference, future (must be going to)spoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so salpılandırrıq bolur
Commands, requests and wishes — forms of salpılandırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Commands & suggestionslet him/her/it let something go slackmensalpılandırayımsensalpılandır!olsalpılandırsınbizsalpılandırayıqsizsalpılandırığız!alasalpılandırsınla
Commands & suggestionslet him/her/it not let something go slackmensalpılandırmayımsensalpılandırma!olsalpılandırmasınbizsalpılandırmayıqsizsalpılandırmağız!alasalpılandırmasınla
Commands & suggestionsshould he let something go slack?mensalpılandırayımmı?olsalpılandırsınmı?bizsalpılandırayıqmı?alasalpılandırsınlamı?
Commands & suggestionsshould he not let something go slack?mensalpılandırmayımmı?olsalpılandırmasınmı?bizsalpılandırmayıqmı?alasalpılandırmasınlamı?
Requestsdo let him/her/it let something go slacksensalpılandırçı7olsalpılandırsınçısizsalpılandırçığızalasalpılandırsınlaçı
Requestsdo let him/her/it not let something go slacksensalpılandırmaçı7olsalpılandırmasınçısizsalpılandırmaçığızalasalpılandırmasınlaçı
Requestsno such form
Requestsno such form
Blessings & curses — may you…may you let something go slacksensalpılandırğınsalpılandırğı
Blessings & curses — may you…may you not let something go slacksensalpılandırmağınsalpılandırmağı
Blessings & curses — may you…no such form
Blessings & curses — may you…no such form
Optative wish (-ğay + edi)would that he let something go slackmensalpılandırğay edim
salpılandırğa edim
sensalpılandırğay eding
salpılandırğa eding
olsalpılandırğay edi
salpılandırğa edi
bizsalpılandırğay edik
salpılandırğa edik
sizsalpılandırğay edigiz
salpılandırğa edigiz
alasalpılandırğay edile
salpılandırğa edile
Optative wish (-ğay + edi)would that he did not let something go slackmensalpılandırmağay edim
salpılandırmağa edim
sensalpılandırmağay eding
salpılandırmağa eding
olsalpılandırmağay edi
salpılandırmağa edi
bizsalpılandırmağay edik
salpılandırmağa edik
sizsalpılandırmağay edigiz
salpılandırmağa edigiz
alasalpılandırmağay edile
salpılandırmağa edile
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Let someone… (commands)let him/her/it allow someone to let something go slackmensalpılandırmağa qoyayımsalpılandırma qoyayımsensalpılandırmağa qoy!salpılandırma qoy!olsalpılandırmağa qoysunsalpılandırma qoysunbizsalpılandırmağa qoyayıqsalpılandırma qoyayıqsizsalpılandırmağa qoyuğuz!salpılandırma qoyuğuz!alasalpılandırmağa qoysunlasalpılandırma qoysunla
Let someone… (commands)let him/her/it not allow someone to let something go slackmensalpılandırmağa qoymayımsalpılandırma qoymayımsensalpılandırmağa qoyma!salpılandırma qoyma!olsalpılandırmağa qoymasınsalpılandırma qoymasınbizsalpılandırmağa qoymayıqsalpılandırma qoymayıqsizsalpılandırmağa qoymağız!salpılandırma qoymağız!alasalpılandırmağa qoymasınlasalpılandırma qoymasınla
Let someone… (commands)should he allow someone to let something go slack?mensalpılandırmağa qoyayımmı?salpılandırma qoyayımmı?olsalpılandırmağa qoysunmu?salpılandırma qoysunmu?bizsalpılandırmağa qoyayıqmı?salpılandırma qoyayıqmı?alasalpılandırmağa qoysunlamı?salpılandırma qoysunlamı?
Let someone… (commands)should he not allow someone to let something go slack?mensalpılandırmağa qoymayımmı?salpılandırma qoymayımmı?olsalpılandırmağa qoymasınmı?salpılandırma qoymasınmı?bizsalpılandırmağa qoymayıqmı?salpılandırma qoymayıqmı?alasalpılandırmağa qoymasınlamı?salpılandırma qoymasınlamı?
Let someone… (present)he allows someone to let something go slackmensalpılandırmağa qoyamasalpılandırma qoyamasensalpılandırmağa qoyasasalpılandırma qoyasaolsalpılandırmağa qoyadısalpılandırma qoyadıbizsalpılandırmağa qoyabızsalpılandırma qoyabızsizsalpılandırmağa qoyasızsalpılandırma qoyasızalasalpılandırmağa qoyadılasalpılandırma qoyadıla
Let someone… (present)he doesn't allow someone to let something go slackmensalpılandırmağa qoymaymasalpılandırma qoymaymasensalpılandırmağa qoymaysasalpılandırma qoymaysaolsalpılandırmağa qoymaydısalpılandırma qoymaydıbizsalpılandırmağa qoymaybızsalpılandırma qoymaybızsizsalpılandırmağa qoymaysızsalpılandırma qoymaysızalasalpılandırmağa qoymaydılasalpılandırma qoymaydıla
Let someone… (present)does he allow someone to let something go slack?mensalpılandırmağa qoyamıma?salpılandırma qoyamıma?sensalpılandırmağa qoyamısa?salpılandırma qoyamısa?olsalpılandırmağa qoyamıdı?salpılandırma qoyamıdı?bizsalpılandırmağa qoyamıbız?salpılandırma qoyamıbız?sizsalpılandırmağa qoyamısız?salpılandırma qoyamısız?alasalpılandırmağa qoyamıdıla?salpılandırma qoyamıdıla?
Let someone… (present)doesn't he allow someone to let something go slack?mensalpılandırmağa qoymaymıma?salpılandırma qoymaymıma?sensalpılandırmağa qoymaymısa?salpılandırma qoymaymısa?olsalpılandırmağa qoymaymıdı?salpılandırma qoymaymıdı?bizsalpılandırmağa qoymaymıbız?salpılandırma qoymaymıbız?sizsalpılandırmağa qoymaymısız?salpılandırma qoymaymısız?alasalpılandırmağa qoymaymıdıla?salpılandırma qoymaymıdıla?
Let someone… (past)he allowed someone to let something go slackmensalpılandırmağa qoydumsalpılandırma qoydumsensalpılandırmağa qoydungsalpılandırma qoydungolsalpılandırmağa qoydusalpılandırma qoydubizsalpılandırmağa qoyduqsalpılandırma qoyduqsizsalpılandırmağa qoyduğuzsalpılandırma qoyduğuzalasalpılandırmağa qoydulasalpılandırma qoydula
Let someone… (past)he didn't allow someone to let something go slackmensalpılandırmağa qoymadımsalpılandırma qoymadımsensalpılandırmağa qoymadıngsalpılandırma qoymadıngolsalpılandırmağa qoymadısalpılandırma qoymadıbizsalpılandırmağa qoymadıqsalpılandırma qoymadıqsizsalpılandırmağa qoymadığızsalpılandırma qoymadığızalasalpılandırmağa qoymadılasalpılandırma qoymadıla
Let someone… (past)did he allow someone to let something go slack?mensalpılandırmağa qoydummu?salpılandırma qoydummu?sensalpılandırmağa qoydungmu?salpılandırma qoydungmu?olsalpılandırmağa qoydumu?salpılandırma qoydumu?bizsalpılandırmağa qoyduqmu?salpılandırma qoyduqmu?sizsalpılandırmağa qoyduğuzmu?salpılandırma qoyduğuzmu?alasalpılandırmağa qoydulamı?salpılandırma qoydulamı?
Let someone… (past)didn't he allow someone to let something go slack?mensalpılandırmağa qoymadımmı?salpılandırma qoymadımmı?sensalpılandırmağa qoymadıngmı?salpılandırma qoymadıngmı?olsalpılandırmağa qoymadımı?salpılandırma qoymadımı?bizsalpılandırmağa qoymadıqmı?salpılandırma qoymadıqmı?sizsalpılandırmağa qoymadığızmı?salpılandırma qoymadığızmı?alasalpılandırmağa qoymadılamı?salpılandırma qoymadılamı?
  1. RequestsSpoken variant: singular requests can add a final nasal consonant, with the same request meaning.
Ability — forms of salpılandırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Ability — presenthe can let something go slackmensalpılandıralamasensalpılandıralasaolsalpılandıraladıbizsalpılandıralabızsizsalpılandıralasızalasalpılandıraladıla
Ability — presenthe can't let something go slackmensalpılandıralmaymasensalpılandıralmaysaolsalpılandıralmaydıbizsalpılandıralmaybızsizsalpılandıralmaysızalasalpılandıralmaydıla
Ability — presentcan he let something go slack?mensalpılandıralamıma?
salpılandıralamamı?
sensalpılandıralamısa?olsalpılandıralamıdı?bizsalpılandıralamıbız?
salpılandıralabızmı?
sizsalpılandıralamısız?alasalpılandıralamıdıla?
Ability — presentcan't he let something go slack?mensalpılandıralmaymıma?
salpılandıralmaymamı?
sensalpılandıralmaymısa?olsalpılandıralmaymıdı?bizsalpılandıralmaymıbız?
salpılandıralmaybızmı?
sizsalpılandıralmaymısız?alasalpılandıralmaymıdıla?
Ability — if I can…if he can let something go slackmensalpılandıralsamsensalpılandıralsangolsalpılandıralsabizsalpılandıralsaqsizsalpılandıralsağızalasalpılandıralsala
Ability — if I can…if he can't let something go slackmensalpılandıralmasamsensalpılandıralmasangolsalpılandıralmasabizsalpılandıralmasaqsizsalpılandıralmasağızalasalpılandıralmasala
Ability — if I can…no such form
Ability — if I can…no such form
Ability — simple pasthe was able to let something go slackmensalpılandıraldımsensalpılandıraldıngolsalpılandıraldıbizsalpılandıraldıqsizsalpılandıraldığızalasalpılandıraldıla
Ability — simple pasthe could not let something go slackmensalpılandıralmadımsensalpılandıralmadıngolsalpılandıralmadıbizsalpılandıralmadıqsizsalpılandıralmadığızalasalpılandıralmadıla
Ability — simple pastwas he able to let something go slack?mensalpılandıraldımmı?sensalpılandıraldıngmı?olsalpılandıraldımı?bizsalpılandıraldıqmı?sizsalpılandıraldığızmı?alasalpılandıraldılamı?
Ability — simple pastcouldn't he let something go slack?mensalpılandıralmadımmı?sensalpılandıralmadıngmı?olsalpılandıralmadımı?bizsalpılandıralmadıqmı?sizsalpılandıralmadığızmı?alasalpılandıralmadılamı?
Ability — perfect / -ğan pasthe has been able to let something go slackmensalpılandıralğanmasensalpılandıralğansaolsalpılandıralğandıbizsalpılandıralğanbızsizsalpılandıralğansızalasalpılandıralğandıla
Ability — perfect / -ğan pasthe hasn't been able to let something go slackmensalpılandıralmağanmasensalpılandıralmağansaolsalpılandıralmağandıbizsalpılandıralmağanbızsizsalpılandıralmağansızalasalpılandıralmağandıla
Ability — perfect / -ğan pasthas he been able to let something go slack?mensalpılandıralğanmıma?
salpılandıralğanmamı?
sensalpılandıralğanmısa?olsalpılandıralğanmıdı?bizsalpılandıralğanmıbız?
salpılandıralğanbızmı?
sizsalpılandıralğanmısız?alasalpılandıralğanmıdıla?
Ability — perfect / -ğan pasthasn't he been able to let something go slack?mensalpılandıralmağanmıma?
salpılandıralmağanmamı?
sensalpılandıralmağanmısa?olsalpılandıralmağanmıdı?bizsalpılandıralmağanmıbız?
salpılandıralmağanbızmı?
sizsalpılandıralmağanmısız?alasalpılandıralmağanmıdıla?
Ability — past perfecthe had been able to let something go slackmensalpılandıralğan edimsalpılandıralğanemsensalpılandıralğan edingsalpılandıralğanengolsalpılandıralğan edisalpılandıralğanedbizsalpılandıralğan ediksalpılandıralğaneksizsalpılandıralğan edigizsalpılandıralğanegizalasalpılandıralğan edilesalpılandıralğanelle
Ability — past perfecthe hadn't been able to let something go slackmensalpılandıralmağan edimsalpılandıralmağanemsensalpılandıralmağan edingsalpılandıralmağanengolsalpılandıralmağan edisalpılandıralmağanedbizsalpılandıralmağan ediksalpılandıralmağaneksizsalpılandıralmağan edigizsalpılandıralmağanegizalasalpılandıralmağan edilesalpılandıralmağanelle
Ability — past perfectno such form
Ability — past perfectno such form
Ability — past backgroundhe could let something go slackmensalpılandırala edimsalpılandıralaemsensalpılandırala edingsalpılandıralaengolsalpılandırala edisalpılandıralaedbizsalpılandırala ediksalpılandıralaeksizsalpılandırala edigizsalpılandıralaegizalasalpılandırala edilesalpılandıralaelle
Ability — past backgroundhe could not let something go slackmensalpılandıralmay edimsalpılandıralmayemsensalpılandıralmay edingsalpılandıralmayengolsalpılandıralmay edisalpılandıralmayedbizsalpılandıralmay ediksalpılandıralmayeksizsalpılandıralmay edigizsalpılandıralmayegizalasalpılandıralmay edilesalpılandıralmayelle
Ability — past backgroundno such form
Ability — past backgroundno such form
Ability — future Ihe will be able to let something go slackmensalpılandıralırmasensalpılandıralırsaolsalpılandıralırbizsalpılandıralırbızsizsalpılandıralırsızalasalpılandıralırla
Ability — future Ihe won't be able to let something go slackmensalpılandıralmazmasensalpılandıralmazsaolsalpılandıralmazbizsalpılandıralmazbızsizsalpılandıralmazsızalasalpılandıralmazla
Ability — future Iwill he be able to let something go slack?mensalpılandıralırmıma?
salpılandıralırmamı?
sensalpılandıralırmısa?olsalpılandıralırmı?bizsalpılandıralırmıbız?
salpılandıralırbızmı?
sizsalpılandıralırmısız?alasalpılandıralırmıla?
Ability — future Iwon't he be able to let something go slack?mensalpılandıralmazmıma?
salpılandıralmazmamı?
sensalpılandıralmazmısa?olsalpılandıralmazmı?bizsalpılandıralmazmıbız?
salpılandıralmazbızmı?
sizsalpılandıralmazmısız?alasalpılandıralmazmıla?
Ability — future IIhe is going to be able to let something go slackmensalpılandırallıqmasensalpılandırallıqsaolsalpılandırallıqdıbizsalpılandırallıqbızsizsalpılandırallıqsızalasalpılandırallıqdıla
Ability — future IIhe is not going to be able to let something go slackmensalpılandırallıq tülmesensalpılandırallıq tülseolsalpılandırallıq tüldübizsalpılandırallıq tülbüzsizsalpılandırallıq tülsüzalasalpılandırallıq tüldüle
Ability — future IIis he going to be able to let something go slack?mensalpılandırallıqmıma?
salpılandırallıqmamı?
sensalpılandırallıqmısa?olsalpılandırallıqmıdı?bizsalpılandırallıqmıbız?
salpılandırallıqbızmı?
sizsalpılandırallıqmısız?alasalpılandırallıqmıdıla?
Ability — future IIisn't he going to be able to let something go slack?mensalpılandırallıq tülmüme?sensalpılandırallıq tülmüse?olsalpılandırallıq tülmüdü?bizsalpılandırallıq tülmübüz?sizsalpılandırallıq tülmüsüz?alasalpılandırallıq tülmüdüle?
Ability — would be able to…he would be able to let something go slackmensalpılandıralır edimsalpılandıralır emsensalpılandıralır edingsalpılandıralır engolsalpılandıralır edisalpılandıralır edbizsalpılandıralır ediksalpılandıralır eksizsalpılandıralır edigizsalpılandıralır egizalasalpılandıralır edilesalpılandıralır elle
Ability — would be able to…he wouldn't be able to let something go slackmensalpılandıralmaz edimsalpılandıralmaz emsensalpılandıralmaz edingsalpılandıralmaz engolsalpılandıralmaz edisalpılandıralmaz edbizsalpılandıralmaz ediksalpılandıralmaz eksizsalpılandıralmaz edigizsalpılandıralmaz egizalasalpılandıralmaz edilesalpılandıralmaz elle
Ability — would be able to…no such form
Ability — would be able to…no such form
Second-person optative — abilitymay you be able to let something go slacksensalpılandıralğınsalpılandıralğı
Second-person optative — abilitymay you not be able to let something go slacksensalpılandıralmağınsalpılandıralmağı
Second-person optative — abilityno such form
Second-person optative — abilityno such form
Emphatic and rare forms — forms of salpılandırırğa: the second negation of each tense that has one, across the six persons.
FormmenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present — auxiliary negatedhe can't be letting something go slackmensalpılandıra bolmazmasensalpılandıra bolmazsaolsalpılandıra bolmazbizsalpılandıra bolmazbızsizsalpılandıra bolmazsızalasalpılandıra bolmazla
Inference, present — double negationhe must be letting something go slack (emphatic)mensalpılandırmay bolmazmasensalpılandırmay bolmazsaolsalpılandırmay bolmazbizsalpılandırmay bolmazbızsizsalpılandırmay bolmazsızalasalpılandırmay bolmazla
Inference, progressive — auxiliary negatedhe can't be in the middle of letting something go slackmensalpılandıra tura bolmazmasensalpılandıra tura bolmazsaolsalpılandıra tura bolmazbizsalpılandıra tura bolmazbızsizsalpılandıra tura bolmazsızalasalpılandıra tura bolmazla
Inference, progressive — double negationhe must keep on not letting something go slack (emphatic)mensalpılandırmay tura bolmazmasensalpılandırmay tura bolmazsaolsalpılandırmay tura bolmazbizsalpılandırmay tura bolmazbızsizsalpılandırmay tura bolmazsızalasalpılandırmay tura bolmazla
Progressive — verb negatedhe keeps on not letting something go slackmensalpılandırmay turamasensalpılandırmay turasaolsalpılandırmay turadıbizsalpılandırmay turabızsizsalpılandırmay turasızalasalpılandırmay turadıla
Progressive — double negationhe is not keeping on not letting something go slackmensalpılandırmay turmaymasensalpılandırmay turmaysaolsalpılandırmay turmaydıbizsalpılandırmay turmaybızsizsalpılandırmay turmaysızalasalpılandırmay turmaydıla
Progressive — double negationisn't he keeping on not letting something go slack?mensalpılandırmay turmaymımasensalpılandırmay turmaymısaolsalpılandırmay turmaymıdıbizsalpılandırmay turmaymıbızsizsalpılandırmay turmaymısızalasalpılandırmay turmaymıdıla
Inference — auxiliary negatedhe can't have let something go slackmensalpılandırğan bolmazmasensalpılandırğan bolmazsaolsalpılandırğan bolmazbizsalpılandırğan bolmazbızsizsalpılandırğan bolmazsızalasalpılandırğan bolmazla
Inference — double negationhe must have let something go slack (emphatic)mensalpılandırmağan bolmazmasensalpılandırmağan bolmazsaolsalpılandırmağan bolmazbizsalpılandırmağan bolmazbızsizsalpılandırmağan bolmazsızalasalpılandırmağan bolmazla
Counterfactual — auxiliary negatedif it weren't that he had let something go slackmensalpılandırğan bolmasamsensalpılandırğan bolmasangolsalpılandırğan bolmasabizsalpılandırğan bolmasaqsizsalpılandırğan bolmasağızalasalpılandırğan bolmasala
Counterfactual — double negationif it weren't that he hadn't let something go slackmensalpılandırmağan bolmasamsensalpılandırmağan bolmasangolsalpılandırmağan bolmasabizsalpılandırmağan bolmasaqsizsalpılandırmağan bolmasağızalasalpılandırmağan bolmasala
Inference, future — auxiliary negatedhe can't be going to let something go slackmensalpılandırlıq bolmazmasensalpılandırlıq bolmazsaolsalpılandırlıq bolmazbizsalpılandırlıq bolmazbızsizsalpılandırlıq bolmazsızalasalpılandırlıq bolmazla
Inference, future — double negationhe must be going to let something go slack (emphatic)mensalpılandırmazlıq bolmazmasensalpılandırmazlıq bolmazsaolsalpılandırmazlıq bolmazbizsalpılandırmazlıq bolmazbızsizsalpılandırmazlıq bolmazsızalasalpılandırmazlıq bolmazla
Counterfactual future — auxiliary negatedif it weren't that he were going to let something go slackmensalpılandırlıq bolmasamsensalpılandırlıq bolmasangolsalpılandırlıq bolmasabizsalpılandırlıq bolmasaqsizsalpılandırlıq bolmasağızalasalpılandırlıq bolmasala
Counterfactual future — double negationif it weren't that he were not going to let something go slackmensalpılandırmazlıq bolmasamsensalpılandırmazlıq bolmasangolsalpılandırmazlıq bolmasabizsalpılandırmazlıq bolmasaqsizsalpılandırmazlıq bolmasağızalasalpılandırmazlıq bolmasala