saldırılırğa

/saldɯrɯlɯrʁa/

Conjugation

  • saldırıladıhe is being put in place
  • saldırıldıhe was put in place
  • saldırılğandıhe has been put in place
  • saldırılırhe will be put in place
  • saldırıllıqdıhe is going to be put in place
  • saldırıla edihe was being put in place
  • saldırılsaif he is put in place
  • saldırıl!be put in place!
Simple tenses — forms of saldırılırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Present (simple & continuous)he is being put in placemensaldırılamasensaldırılasaolsaldırıladıbizsaldırılabızsizsaldırılasızalasaldırıladıla
Present (simple & continuous)he is not being put in placemensaldırılmaymasensaldırılmaysaolsaldırılmaydıbizsaldırılmaybızsizsaldırılmaysızalasaldırılmaydıla
Present (simple & continuous)is he being put in place?mensaldırılamıma?
saldırılamamı?
sensaldırılamısa?olsaldırılamıdı?bizsaldırılamıbız?
saldırılabızmı?
sizsaldırılamısız?alasaldırılamıdıla?
Present (simple & continuous)isn't he being put in place?mensaldırılmaymıma?
saldırılmaymamı?
sensaldırılmaymısa?olsaldırılmaymıdı?bizsaldırılmaymıbız?
saldırılmaybızmı?
sizsaldırılmaymısız?alasaldırılmaymıdıla?
Habitual (usually, tends to)he is usually put in placemensaldırılıwçanmasensaldırılıwçansaolsaldırılıwçandıbizsaldırılıwçanbızsizsaldırılıwçansızalasaldırılıwçandıla
Habitual (usually, tends to)he is not usually put in placemensaldırılıwçan tülmesensaldırılıwçan tülseolsaldırılıwçan tüldübizsaldırılıwçan tülbüzsizsaldırılıwçan tülsüzalasaldırılıwçan tüldüle
Habitual (usually, tends to)is he usually put in place?mensaldırılıwçanmıma?
saldırılıwçanmamı?
sensaldırılıwçanmısa?olsaldırılıwçanmıdı?bizsaldırılıwçanmıbız?
saldırılıwçanbızmı?
sizsaldırılıwçanmısız?alasaldırılıwçanmıdıla?
Habitual (usually, tends to)isn't he usually put in place?mensaldırılıwçan tülmüme?sensaldırılıwçan tülmüse?olsaldırılıwçan tülmüdü?bizsaldırılıwçan tülmübüz?sizsaldırılıwçan tülmüsüz?alasaldırılıwçan tülmüdüle?
Resultative (has become and stays)he has been put in place and remains soolsaldırılıbdıalasaldırılıbdıla
Resultative (has become and stays)no such form
Resultative (has become and stays)has he been put in place?olsaldırılıbmıdı?alasaldırılıbmıdıla?
Resultative (has become and stays)no such form
Progressive (in the middle of)he is in the middle of being put in placemensaldırıla turamasensaldırıla turasaolsaldırıla turadıbizsaldırıla turabızsizsaldırıla turasızalasaldırıla turadıla
Progressive (in the middle of)he is not in the middle of being put in placemensaldırıla turmaymasensaldırıla turmaysaolsaldırıla turmaydıbizsaldırıla turmaybızsizsaldırıla turmaysızalasaldırıla turmaydıla
Progressive (in the middle of)is he in the middle of being put in place?mensaldırıla turamıma?
saldırıla turamamı?
sensaldırıla turamısa?olsaldırıla turamıdı?bizsaldırıla turamıbız?
saldırıla turabızmı?
sizsaldırıla turamısız?alasaldırıla turamıdıla?
Progressive (in the middle of)isn't he in the middle of being put in place?mensaldırıla turmaymıma?
saldırıla turmaymamı?
sensaldırıla turmaymısa?olsaldırıla turmaymıdı?bizsaldırıla turmaymıbız?
saldırıla turmaybızmı?
sizsaldırıla turmaymısız?alasaldırıla turmaymıdıla?
Simple past (definite)he was put in placemensaldırıldımsensaldırıldıngolsaldırıldıbizsaldırıldıqsizsaldırıldığızalasaldırıldıla
Simple past (definite)he wasn't put in placemensaldırılmadımsensaldırılmadıngolsaldırılmadıbizsaldırılmadıqsizsaldırılmadığızalasaldırılmadıla
Simple past (definite)was he put in place?mensaldırıldımmı?sensaldırıldıngmı?olsaldırıldımı?bizsaldırıldıqmı?sizsaldırıldığızmı?alasaldırıldılamı?
Simple past (definite)wasn't he put in place?mensaldırılmadımmı?sensaldırılmadıngmı?olsaldırılmadımı?bizsaldırılmadıqmı?sizsaldırılmadığızmı?alasaldırılmadılamı?
Perfect (past indefinite)he has been put in placemensaldırılğanmasensaldırılğansaolsaldırılğandıbizsaldırılğanbızsizsaldırılğansızalasaldırılğandıla
Perfect (past indefinite)he hasn't been put in placemensaldırılmağanmasensaldırılmağansaolsaldırılmağandıbizsaldırılmağanbızsizsaldırılmağansızalasaldırılmağandıla
Perfect (past indefinite)has he been put in place?mensaldırılğanmıma?
saldırılğanmamı?
sensaldırılğanmısa?olsaldırılğanmıdı?bizsaldırılğanmıbız?
saldırılğanbızmı?
sizsaldırılğanmısız?alasaldırılğanmıdıla?
Perfect (past indefinite)hasn't he been put in place?mensaldırılmağanmıma?
saldırılmağanmamı?
sensaldırılmağanmısa?olsaldırılmağanmıdı?bizsaldırılmağanmıbız?
saldırılmağanbızmı?
sizsaldırılmağanmısız?alasaldırılmağanmıdıla?
Indefinite future (future I)he will be put in placemensaldırılırmasensaldırılırsaolsaldırılırbizsaldırılırbızsizsaldırılırsızalasaldırılırla
Indefinite future (future I)he won't be put in placemensaldırılmazmasensaldırılmazsaolsaldırılmazbizsaldırılmazbızsizsaldırılmazsızalasaldırılmazla
Indefinite future (future I)will he be put in place?mensaldırılırmıma?
saldırılırmamı?
sensaldırılırmısa?olsaldırılırmı?bizsaldırılırmıbız?
saldırılırbızmı?
sizsaldırılırmısız?alasaldırılırmıla?
Indefinite future (future I)won't he be put in place?mensaldırılmazmıma?
saldırılmazmamı?
sensaldırılmazmısa?olsaldırılmazmı?bizsaldırılmazmıbız?
saldırılmazbızmı?
sizsaldırılmazmısız?alasaldırılmazmıla?
Definite future (future II)he is going to be put in placemensaldırıllıqmasensaldırıllıqsaolsaldırıllıqdıbizsaldırıllıqbızsizsaldırıllıqsızalasaldırıllıqdıla
Definite future (future II)he is not going to be put in placemensaldırıllıq tülmesensaldırıllıq tülseolsaldırıllıq tüldübizsaldırıllıq tülbüzsizsaldırıllıq tülsüzalasaldırıllıq tüldüle
Definite future (future II)is he going to be put in place?mensaldırıllıqmıma?
saldırıllıqmamı?
sensaldırıllıqmısa?olsaldırıllıqmıdı?bizsaldırıllıqmıbız?
saldırıllıqbızmı?
sizsaldırıllıqmısız?alasaldırıllıqmıdıla?
Definite future (future II)isn't he going to be put in place?mensaldırıllıq tülmüme?sensaldırıllıq tülmüse?olsaldırıllıq tülmüdü?bizsaldırıllıq tülmübüz?sizsaldırıllıq tülmüsüz?alasaldırıllıq tülmüdüle?

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Past compound tenses — forms of saldırılırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Past perfect (pluperfect)he had been put in placemensaldırılğan edimsaldırılğanemsensaldırılğan edingsaldırılğanengolsaldırılğan edisaldırılğanedbizsaldırılğan ediksaldırılğaneksizsaldırılğan edigizsaldırılğanegizalasaldırılğan edilesaldırılğanelle
Past perfect (pluperfect)he hadn't been put in placemensaldırılmağan edimsaldırılmağanemsensaldırılmağan edingsaldırılmağanengolsaldırılmağan edisaldırılmağanedbizsaldırılmağan ediksaldırılmağaneksizsaldırılmağan edigizsaldırılmağanegizalasaldırılmağan edilesaldırılmağanelle
Past perfect (pluperfect)no such form
Past perfect (pluperfect)no such form
Past continuous (imperfect)he was being put in placemensaldırıla edimsaldırılaemsensaldırıla edingsaldırılaengolsaldırıla edisaldırılaedbizsaldırıla ediksaldırılaeksizsaldırıla edigizsaldırılaegizalasaldırıla edilesaldırılaelle
Past continuous (imperfect)he wasn't being put in placemensaldırılmay edimsaldırılmayemsensaldırılmay edingsaldırılmayengolsaldırılmay edisaldırılmayedbizsaldırılmay ediksaldırılmayeksizsaldırılmay edigizsaldırılmayegizalasaldırılmay edilesaldırılmayelle
Past continuous (imperfect)no such form
Past continuous (imperfect)no such form
Habitual past (used to)he used to be put in placemensaldırılıwçan edimsaldırılıwçanemsensaldırılıwçan edingsaldırılıwçanengolsaldırılıwçan edisaldırılıwçanedbizsaldırılıwçan ediksaldırılıwçaneksizsaldırılıwçan edigizsaldırılıwçanegizalasaldırılıwçan edilesaldırılıwçanelle
Habitual past (used to)he didn't use to be put in placemensaldırılıwçan tül edimsaldırılıwçan tül emsensaldırılıwçan tül edingsaldırılıwçan tül engolsaldırılıwçan tül edisaldırılıwçan tül edbizsaldırılıwçan tül ediksaldırılıwçan tül eksizsaldırılıwçan tül edigizsaldırılıwçan tül egizalasaldırılıwçan tül edilesaldırılıwçan tül elle
Habitual past (used to)no such form
Habitual past (used to)no such form
Resultative past (had become and stayed)he had been put in place and remained soolsaldırılıb edialasaldırılıb edile
Resultative past (had become and stayed)he hadn't been put in placeolsaldırılıb tül edialasaldırılıb tül edile
Resultative past (had become and stayed)no such form
Resultative past (had become and stayed)no such form
Past progressive (was in the middle of)he was in the middle of being put in placemensaldırıla tura edimsaldırıla turaemsensaldırıla tura edingsaldırıla turaengolsaldırıla tura edisaldırıla turaedbizsaldırıla tura ediksaldırıla turaeksizsaldırıla tura edigizsaldırıla turaegizalasaldırıla tura edilesaldırıla turaelle
Past progressive (was in the middle of)he wasn't in the middle of being put in placemensaldırıla turmay edimsaldırıla turmayemsensaldırıla turmay edingsaldırıla turmayengolsaldırıla turmay edisaldırıla turmayedbizsaldırıla turmay ediksaldırıla turmayeksizsaldırıla turmay edigizsaldırıla turmayegizalasaldırıla turmay edilesaldırıla turmayelle
Past progressive (was in the middle of)no such form
Past progressive (was in the middle of)no such form
Conditional result (would)he would be put in placemensaldırılır edimsaldırılır emsensaldırılır edingsaldırılır engolsaldırılır edisaldırılır edbizsaldırılır ediksaldırılır eksizsaldırılır edigizsaldırılır egizalasaldırılır edilesaldırılır elle
Conditional result (would)he wouldn't be put in placemensaldırılmaz edimsaldırılmaz emsensaldırılmaz edingsaldırılmaz engolsaldırılmaz edisaldırılmaz edbizsaldırılmaz ediksaldırılmaz eksizsaldırılmaz edigizsaldırılmaz egizalasaldırılmaz edilesaldırılmaz elle
Conditional result (would)no such form
Conditional result (would)no such form
Past conditional result (would have)he would have been put in placemensaldırıllıq edimsaldırıllıq emsensaldırıllıq edingsaldırıllıq engolsaldırıllıq edisaldırıllıq edbizsaldırıllıq ediksaldırıllıq eksizsaldırıllıq edigizsaldırıllıq egizalasaldırıllıq edilesaldırıllıq elle
Past conditional result (would have)he wouldn't have been put in placemensaldırıllıq tül edimsaldırıllıq tül emsensaldırıllıq tül edingsaldırıllıq tül engolsaldırıllıq tül edisaldırıllıq tül edbizsaldırıllıq tül ediksaldırıllıq tül eksizsaldırıllıq tül edigizsaldırıllıq tül egizalasaldırıllıq tül edilesaldırıllıq tül elle
Past conditional result (would have)no such form
Past conditional result (would have)no such form
Conditional — forms of saldırılırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Conditionalif he is put in placemensaldırılsamsensaldırılsangolsaldırılsabizsaldırılsaqsizsaldırılsağızalasaldırılsala
Conditionalif he is not put in placemensaldırılmasamsensaldırılmasangolsaldırılmasabizsaldırılmasaqsizsaldırılmasağızalasaldırılmasala
Conditionalno such form
Conditionalno such form
Conditional, present realif he is being put in placemensaldırıla esemsensaldırıla esengolsaldırıla esebizsaldırıla eseksizsaldırıla esegizalasaldırıla esele
Conditional, present realif he is not being put in placemensaldırılmay esemsensaldırılmay esengolsaldırılmay esebizsaldırılmay eseksizsaldırılmay esegizalasaldırılmay esele
Conditional, present realno such form
Conditional, present realno such form
Wish, present/future (if only)if only he was put in placemensaldırılsam edisaldırılsam edsensaldırılsang edisaldırılsang edolsaldırılsa edisaldırılsaedbizsaldırılsaq edisaldırılsaq edsizsaldırılsağız edisaldırılsağız edalasaldırılsala edisaldırılsalaed
Wish, present/future (if only)if only he didn't be put in placemensaldırılmasam edisaldırılmasam edsensaldırılmasang edisaldırılmasang edolsaldırılmasa edisaldırılmasaedbizsaldırılmasaq edisaldırılmasaq edsizsaldırılmasağız edisaldırılmasağız edalasaldırılmasala edisaldırılmasalaed
Wish, present/future (if only)no such form
Wish, present/future (if only)no such form
Conditional, definite past1if he was put in placemensaldırıldım esemsensaldırıldıng esengolsaldırıldı esebizsaldırıldıq eseksizsaldırıldığız esegizalasaldırıldıla esele
Conditional, definite past1if he wasn't put in placemensaldırılmadım esemsensaldırılmadıng esengolsaldırılmadı esebizsaldırılmadıq eseksizsaldırılmadığız esegizalasaldırılmadıla esele
Conditional, definite pastno such form
Conditional, definite pastno such form
Conditional, past realif he was put in place (indeed)mensaldırılğan esemsensaldırılğan esengolsaldırılğan esebizsaldırılğan eseksizsaldırılğan esegizalasaldırılğan esele
Conditional, past realif he wasn't put in place (indeed)mensaldırılmağan esemsensaldırılmağan esengolsaldırılmağan esebizsaldırılmağan eseksizsaldırılmağan esegizalasaldırılmağan esele
Conditional, past realno such form
Conditional, past realno such form
Conditional, counterfactualif he had been put in placemensaldırılğan bolsamsensaldırılğan bolsangolsaldırılğan bolsabizsaldırılğan bolsaqsizsaldırılğan bolsağızalasaldırılğan bolsala
Conditional, counterfactualif he hadn't been put in placemensaldırılmağan bolsamsensaldırılmağan bolsangolsaldırılmağan bolsabizsaldırılmağan bolsaqsizsaldırılmağan bolsağızalasaldırılmağan bolsala
Conditional, counterfactualno such form
Conditional, counterfactualno such form
Wish, past (if only I had)if only he had been put in placemensaldırılğan bolsam edisaldırılğan bolsam edsensaldırılğan bolsang edisaldırılğan bolsang edolsaldırılğan bolsa edisaldırılğan bolsaedbizsaldırılğan bolsaq edisaldırılğan bolsaq edsizsaldırılğan bolsağız edisaldırılğan bolsağız edalasaldırılğan bolsala edisaldırılğan bolsalaed
Wish, past (if only I had)if only he hadn't been put in placemensaldırılmağan bolsam edisaldırılmağan bolsam edsensaldırılmağan bolsang edisaldırılmağan bolsang edolsaldırılmağan bolsa edisaldırılmağan bolsaedbizsaldırılmağan bolsaq edisaldırılmağan bolsaq edsizsaldırılmağan bolsağız edisaldırılmağan bolsağız edalasaldırılmağan bolsala edisaldırılmağan bolsalaed
Wish, past (if only I had)no such form
Wish, past (if only I had)no such form
Conditional, aoristif he will be put in placemensaldırılır esemsensaldırılır esengolsaldırılır esebizsaldırılır eseksizsaldırılır esegizalasaldırılır esele
Conditional, aoristif he won't be put in placemensaldırılmaz esemsensaldırılmaz esengolsaldırılmaz esebizsaldırılmaz eseksizsaldırılmaz esegizalasaldırılmaz esele
Conditional, aoristno such form
Conditional, aoristno such form
Conditional, futureif he is going to be put in placemensaldırıllıq esemsensaldırıllıq esengolsaldırıllıq esebizsaldırıllıq eseksizsaldırıllıq esegizalasaldırıllıq esele
Conditional, futureif he is not going to be put in placemensaldırıllıq tül esemsensaldırıllıq tül esengolsaldırıllıq tül esebizsaldırıllıq tül eseksizsaldırıllıq tül esegizalasaldırıllıq tül esele
Conditional, futureno such form
Conditional, futureno such form
Conditional, counterfactual futureif he were going to be put in placemensaldırıllıq bolsamsensaldırıllıq bolsangolsaldırıllıq bolsabizsaldırıllıq bolsaqsizsaldırıllıq bolsağızalasaldırıllıq bolsala
Conditional, counterfactual futureif he were not going to be put in placemensaldırılmazlıq bolsamsensaldırılmazlıq bolsangolsaldırılmazlıq bolsabizsaldırılmazlıq bolsaqsizsaldırılmazlıq bolsağızalasaldırılmazlıq bolsala
Conditional, counterfactual futureno such form
Conditional, counterfactual futureno such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Conditional, definite pastalso saldırıldıng ese: the person on the verb only (Байрамкулов and Урусбиев 1967 § 110)
Inferential — forms of saldırılırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present (must be doing)he must be being put in placemensaldırıla bolurmasensaldırıla bolursaolsaldırıla bolurbizsaldırıla bolurbuzsizsaldırıla bolursuzalasaldırıla bolurla
Inference, present (must be doing)he must not be being put in placemensaldırılmay bolurmasensaldırılmay bolursaolsaldırılmay bolurbizsaldırılmay bolurbuzsizsaldırılmay bolursuzalasaldırılmay bolurla
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)he must be in the middle of being put in placemensaldırıla tura bolurmasensaldırıla tura bolursaolsaldırıla tura bolurbizsaldırıla tura bolurbuzsizsaldırıla tura bolursuzalasaldırıla tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)he must keep on not being put in placemensaldırılmay tura bolurmasensaldırılmay tura bolursaolsaldırılmay tura bolurbizsaldırılmay tura bolurbuzsizsaldırılmay tura bolursuzalasaldırılmay tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference (must have)he must have been put in placemensaldırılğan bolurmasensaldırılğan bolursaolsaldırılğan bolurbizsaldırılğan bolurbuzsizsaldırılğan bolursuzalasaldırılğan bolurla
Inference (must have)he must not have been put in placemensaldırılmağan bolurmasensaldırılmağan bolursaolsaldırılmağan bolurbizsaldırılmağan bolurbuzsizsaldırılmağan bolursuzalasaldırılmağan bolurla
Inference (must have)no such form
Inference (must have)no such form
Inference, future (must be going to)he must be going to be put in placemensaldırıllıq bolurmasensaldırıllıq bolursaolsaldırıllıq bolurbizsaldırıllıq bolurbuzsizsaldırıllıq bolursuzalasaldırıllıq bolurla
Inference, future (must be going to)he must not be going to be put in placemensaldırılmazlıq bolurmasensaldırılmazlıq bolursaolsaldırılmazlıq bolurbizsaldırılmazlıq bolurbuzsizsaldırılmazlıq bolursuzalasaldırılmazlıq bolurla
Inference, future (must be going to)no such form
Inference, future (must be going to)no such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Commands, requests and wishes — forms of saldırılırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Commands & suggestionslet him/her/it be put in placemensaldırılayımsensaldırıl!olsaldırılsınbizsaldırılayıqsizsaldırılığız!alasaldırılsınla
Commands & suggestionslet him/her/it not be put in placemensaldırılmayımsensaldırılma!olsaldırılmasınbizsaldırılmayıqsizsaldırılmağız!alasaldırılmasınla
Commands & suggestionsshould he be put in place?mensaldırılayımmı?olsaldırılsınmı?bizsaldırılayıqmı?alasaldırılsınlamı?
Commands & suggestionsshould he not be put in place?mensaldırılmayımmı?olsaldırılmasınmı?bizsaldırılmayıqmı?alasaldırılmasınlamı?
Requestsdo let him/her/it be put in placesensaldırılçı2olsaldırılsınçısizsaldırılçığızalasaldırılsınlaçı
Requestsdo let him/her/it not be put in placesensaldırılmaçı2olsaldırılmasınçısizsaldırılmaçığızalasaldırılmasınlaçı
Requestsno such form
Requestsno such form
Blessings & curses — may you…may you be put in placesensaldırılğınsaldırılğı
Blessings & curses — may you…may you not be put in placesensaldırılmağınsaldırılmağı
Blessings & curses — may you…no such form
Blessings & curses — may you…no such form
Optative wish (-ğay + edi)would that he were put in placemensaldırılğay edim
saldırılğa edim
sensaldırılğay eding
saldırılğa eding
olsaldırılğay edi
saldırılğa edi
bizsaldırılğay edik
saldırılğa edik
sizsaldırılğay edigiz
saldırılğa edigiz
alasaldırılğay edile
saldırılğa edile
Optative wish (-ğay + edi)would that he were not put in placemensaldırılmağay edim
saldırılmağa edim
sensaldırılmağay eding
saldırılmağa eding
olsaldırılmağay edi
saldırılmağa edi
bizsaldırılmağay edik
saldırılmağa edik
sizsaldırılmağay edigiz
saldırılmağa edigiz
alasaldırılmağay edile
saldırılmağa edile
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Let someone… (commands)let him/her/it allow someone to be put in placemensaldırılmağa qoyayımsaldırılma qoyayımsensaldırılmağa qoy!saldırılma qoy!olsaldırılmağa qoysunsaldırılma qoysunbizsaldırılmağa qoyayıqsaldırılma qoyayıqsizsaldırılmağa qoyuğuz!saldırılma qoyuğuz!alasaldırılmağa qoysunlasaldırılma qoysunla
Let someone… (commands)let him/her/it not allow someone to be put in placemensaldırılmağa qoymayımsaldırılma qoymayımsensaldırılmağa qoyma!saldırılma qoyma!olsaldırılmağa qoymasınsaldırılma qoymasınbizsaldırılmağa qoymayıqsaldırılma qoymayıqsizsaldırılmağa qoymağız!saldırılma qoymağız!alasaldırılmağa qoymasınlasaldırılma qoymasınla
Let someone… (commands)should he allow someone to be put in place?mensaldırılmağa qoyayımmı?saldırılma qoyayımmı?olsaldırılmağa qoysunmu?saldırılma qoysunmu?bizsaldırılmağa qoyayıqmı?saldırılma qoyayıqmı?alasaldırılmağa qoysunlamı?saldırılma qoysunlamı?
Let someone… (commands)should he not allow someone to be put in place?mensaldırılmağa qoymayımmı?saldırılma qoymayımmı?olsaldırılmağa qoymasınmı?saldırılma qoymasınmı?bizsaldırılmağa qoymayıqmı?saldırılma qoymayıqmı?alasaldırılmağa qoymasınlamı?saldırılma qoymasınlamı?
Let someone… (present)he allows someone to be put in placemensaldırılmağa qoyamasaldırılma qoyamasensaldırılmağa qoyasasaldırılma qoyasaolsaldırılmağa qoyadısaldırılma qoyadıbizsaldırılmağa qoyabızsaldırılma qoyabızsizsaldırılmağa qoyasızsaldırılma qoyasızalasaldırılmağa qoyadılasaldırılma qoyadıla
Let someone… (present)he doesn't allow someone to be put in placemensaldırılmağa qoymaymasaldırılma qoymaymasensaldırılmağa qoymaysasaldırılma qoymaysaolsaldırılmağa qoymaydısaldırılma qoymaydıbizsaldırılmağa qoymaybızsaldırılma qoymaybızsizsaldırılmağa qoymaysızsaldırılma qoymaysızalasaldırılmağa qoymaydılasaldırılma qoymaydıla
Let someone… (present)does he allow someone to be put in place?mensaldırılmağa qoyamıma?saldırılma qoyamıma?sensaldırılmağa qoyamısa?saldırılma qoyamısa?olsaldırılmağa qoyamıdı?saldırılma qoyamıdı?bizsaldırılmağa qoyamıbız?saldırılma qoyamıbız?sizsaldırılmağa qoyamısız?saldırılma qoyamısız?alasaldırılmağa qoyamıdıla?saldırılma qoyamıdıla?
Let someone… (present)doesn't he allow someone to be put in place?mensaldırılmağa qoymaymıma?saldırılma qoymaymıma?sensaldırılmağa qoymaymısa?saldırılma qoymaymısa?olsaldırılmağa qoymaymıdı?saldırılma qoymaymıdı?bizsaldırılmağa qoymaymıbız?saldırılma qoymaymıbız?sizsaldırılmağa qoymaymısız?saldırılma qoymaymısız?alasaldırılmağa qoymaymıdıla?saldırılma qoymaymıdıla?
Let someone… (past)he allowed someone to be put in placemensaldırılmağa qoydumsaldırılma qoydumsensaldırılmağa qoydungsaldırılma qoydungolsaldırılmağa qoydusaldırılma qoydubizsaldırılmağa qoyduqsaldırılma qoyduqsizsaldırılmağa qoyduğuzsaldırılma qoyduğuzalasaldırılmağa qoydulasaldırılma qoydula
Let someone… (past)he didn't allow someone to be put in placemensaldırılmağa qoymadımsaldırılma qoymadımsensaldırılmağa qoymadıngsaldırılma qoymadıngolsaldırılmağa qoymadısaldırılma qoymadıbizsaldırılmağa qoymadıqsaldırılma qoymadıqsizsaldırılmağa qoymadığızsaldırılma qoymadığızalasaldırılmağa qoymadılasaldırılma qoymadıla
Let someone… (past)did he allow someone to be put in place?mensaldırılmağa qoydummu?saldırılma qoydummu?sensaldırılmağa qoydungmu?saldırılma qoydungmu?olsaldırılmağa qoydumu?saldırılma qoydumu?bizsaldırılmağa qoyduqmu?saldırılma qoyduqmu?sizsaldırılmağa qoyduğuzmu?saldırılma qoyduğuzmu?alasaldırılmağa qoydulamı?saldırılma qoydulamı?
Let someone… (past)didn't he allow someone to be put in place?mensaldırılmağa qoymadımmı?saldırılma qoymadımmı?sensaldırılmağa qoymadıngmı?saldırılma qoymadıngmı?olsaldırılmağa qoymadımı?saldırılma qoymadımı?bizsaldırılmağa qoymadıqmı?saldırılma qoymadıqmı?sizsaldırılmağa qoymadığızmı?saldırılma qoymadığızmı?alasaldırılmağa qoymadılamı?saldırılma qoymadılamı?
  1. RequestsSpoken variant: singular requests can add a final nasal consonant, with the same request meaning.
Ability — forms of saldırılırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Ability — presenthe can be put in placemensaldırılalamasensaldırılalasaolsaldırılaladıbizsaldırılalabızsizsaldırılalasızalasaldırılaladıla
Ability — presenthe can't be put in placemensaldırılalmaymasensaldırılalmaysaolsaldırılalmaydıbizsaldırılalmaybızsizsaldırılalmaysızalasaldırılalmaydıla
Ability — presentcan he be put in place?mensaldırılalamıma?
saldırılalamamı?
sensaldırılalamısa?olsaldırılalamıdı?bizsaldırılalamıbız?
saldırılalabızmı?
sizsaldırılalamısız?alasaldırılalamıdıla?
Ability — presentcan't he be put in place?mensaldırılalmaymıma?
saldırılalmaymamı?
sensaldırılalmaymısa?olsaldırılalmaymıdı?bizsaldırılalmaymıbız?
saldırılalmaybızmı?
sizsaldırılalmaymısız?alasaldırılalmaymıdıla?
Ability — if I can…if he can be put in placemensaldırılalsamsensaldırılalsangolsaldırılalsabizsaldırılalsaqsizsaldırılalsağızalasaldırılalsala
Ability — if I can…if he can't be put in placemensaldırılalmasamsensaldırılalmasangolsaldırılalmasabizsaldırılalmasaqsizsaldırılalmasağızalasaldırılalmasala
Ability — if I can…no such form
Ability — if I can…no such form
Ability — simple pasthe was able to be put in placemensaldırılaldımsensaldırılaldıngolsaldırılaldıbizsaldırılaldıqsizsaldırılaldığızalasaldırılaldıla
Ability — simple pasthe could not be put in placemensaldırılalmadımsensaldırılalmadıngolsaldırılalmadıbizsaldırılalmadıqsizsaldırılalmadığızalasaldırılalmadıla
Ability — simple pastwas he able to be put in place?mensaldırılaldımmı?sensaldırılaldıngmı?olsaldırılaldımı?bizsaldırılaldıqmı?sizsaldırılaldığızmı?alasaldırılaldılamı?
Ability — simple pastcouldn't he be put in place?mensaldırılalmadımmı?sensaldırılalmadıngmı?olsaldırılalmadımı?bizsaldırılalmadıqmı?sizsaldırılalmadığızmı?alasaldırılalmadılamı?
Ability — perfect / -ğan pasthe has been able to be put in placemensaldırılalğanmasensaldırılalğansaolsaldırılalğandıbizsaldırılalğanbızsizsaldırılalğansızalasaldırılalğandıla
Ability — perfect / -ğan pasthe hasn't been able to be put in placemensaldırılalmağanmasensaldırılalmağansaolsaldırılalmağandıbizsaldırılalmağanbızsizsaldırılalmağansızalasaldırılalmağandıla
Ability — perfect / -ğan pasthas he been able to be put in place?mensaldırılalğanmıma?
saldırılalğanmamı?
sensaldırılalğanmısa?olsaldırılalğanmıdı?bizsaldırılalğanmıbız?
saldırılalğanbızmı?
sizsaldırılalğanmısız?alasaldırılalğanmıdıla?
Ability — perfect / -ğan pasthasn't he been able to be put in place?mensaldırılalmağanmıma?
saldırılalmağanmamı?
sensaldırılalmağanmısa?olsaldırılalmağanmıdı?bizsaldırılalmağanmıbız?
saldırılalmağanbızmı?
sizsaldırılalmağanmısız?alasaldırılalmağanmıdıla?
Ability — past perfecthe had been able to be put in placemensaldırılalğan edimsaldırılalğanemsensaldırılalğan edingsaldırılalğanengolsaldırılalğan edisaldırılalğanedbizsaldırılalğan ediksaldırılalğaneksizsaldırılalğan edigizsaldırılalğanegizalasaldırılalğan edilesaldırılalğanelle
Ability — past perfecthe hadn't been able to be put in placemensaldırılalmağan edimsaldırılalmağanemsensaldırılalmağan edingsaldırılalmağanengolsaldırılalmağan edisaldırılalmağanedbizsaldırılalmağan ediksaldırılalmağaneksizsaldırılalmağan edigizsaldırılalmağanegizalasaldırılalmağan edilesaldırılalmağanelle
Ability — past perfectno such form
Ability — past perfectno such form
Ability — past backgroundhe could be put in placemensaldırılala edimsaldırılalaemsensaldırılala edingsaldırılalaengolsaldırılala edisaldırılalaedbizsaldırılala ediksaldırılalaeksizsaldırılala edigizsaldırılalaegizalasaldırılala edilesaldırılalaelle
Ability — past backgroundhe could not be put in placemensaldırılalmay edimsaldırılalmayemsensaldırılalmay edingsaldırılalmayengolsaldırılalmay edisaldırılalmayedbizsaldırılalmay ediksaldırılalmayeksizsaldırılalmay edigizsaldırılalmayegizalasaldırılalmay edilesaldırılalmayelle
Ability — past backgroundno such form
Ability — past backgroundno such form
Ability — future Ihe will be able to be put in placemensaldırılalırmasensaldırılalırsaolsaldırılalırbizsaldırılalırbızsizsaldırılalırsızalasaldırılalırla
Ability — future Ihe won't be able to be put in placemensaldırılalmazmasensaldırılalmazsaolsaldırılalmazbizsaldırılalmazbızsizsaldırılalmazsızalasaldırılalmazla
Ability — future Iwill he be able to be put in place?mensaldırılalırmıma?
saldırılalırmamı?
sensaldırılalırmısa?olsaldırılalırmı?bizsaldırılalırmıbız?
saldırılalırbızmı?
sizsaldırılalırmısız?alasaldırılalırmıla?
Ability — future Iwon't he be able to be put in place?mensaldırılalmazmıma?
saldırılalmazmamı?
sensaldırılalmazmısa?olsaldırılalmazmı?bizsaldırılalmazmıbız?
saldırılalmazbızmı?
sizsaldırılalmazmısız?alasaldırılalmazmıla?
Ability — future IIhe is going to be able to be put in placemensaldırılallıqmasensaldırılallıqsaolsaldırılallıqdıbizsaldırılallıqbızsizsaldırılallıqsızalasaldırılallıqdıla
Ability — future IIhe is not going to be able to be put in placemensaldırılallıq tülmesensaldırılallıq tülseolsaldırılallıq tüldübizsaldırılallıq tülbüzsizsaldırılallıq tülsüzalasaldırılallıq tüldüle
Ability — future IIis he going to be able to be put in place?mensaldırılallıqmıma?
saldırılallıqmamı?
sensaldırılallıqmısa?olsaldırılallıqmıdı?bizsaldırılallıqmıbız?
saldırılallıqbızmı?
sizsaldırılallıqmısız?alasaldırılallıqmıdıla?
Ability — future IIisn't he going to be able to be put in place?mensaldırılallıq tülmüme?sensaldırılallıq tülmüse?olsaldırılallıq tülmüdü?bizsaldırılallıq tülmübüz?sizsaldırılallıq tülmüsüz?alasaldırılallıq tülmüdüle?
Ability — would be able to…he would be able to be put in placemensaldırılalır edimsaldırılalır emsensaldırılalır edingsaldırılalır engolsaldırılalır edisaldırılalır edbizsaldırılalır ediksaldırılalır eksizsaldırılalır edigizsaldırılalır egizalasaldırılalır edilesaldırılalır elle
Ability — would be able to…he wouldn't be able to be put in placemensaldırılalmaz edimsaldırılalmaz emsensaldırılalmaz edingsaldırılalmaz engolsaldırılalmaz edisaldırılalmaz edbizsaldırılalmaz ediksaldırılalmaz eksizsaldırılalmaz edigizsaldırılalmaz egizalasaldırılalmaz edilesaldırılalmaz elle
Ability — would be able to…no such form
Ability — would be able to…no such form
Second-person optative — abilitymay you be able to be put in placesensaldırılalğınsaldırılalğı
Second-person optative — abilitymay you not be able to be put in placesensaldırılalmağınsaldırılalmağı
Second-person optative — abilityno such form
Second-person optative — abilityno such form
Emphatic and rare forms — forms of saldırılırğa: the second negation of each tense that has one, across the six persons.
FormmenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present — auxiliary negatedhe can't be being put in placemensaldırıla bolmazmasensaldırıla bolmazsaolsaldırıla bolmazbizsaldırıla bolmazbızsizsaldırıla bolmazsızalasaldırıla bolmazla
Inference, present — double negationhe must be being put in place (emphatic)mensaldırılmay bolmazmasensaldırılmay bolmazsaolsaldırılmay bolmazbizsaldırılmay bolmazbızsizsaldırılmay bolmazsızalasaldırılmay bolmazla
Inference, progressive — auxiliary negatedhe can't be in the middle of being put in placemensaldırıla tura bolmazmasensaldırıla tura bolmazsaolsaldırıla tura bolmazbizsaldırıla tura bolmazbızsizsaldırıla tura bolmazsızalasaldırıla tura bolmazla
Inference, progressive — double negationhe must keep on not being put in place (emphatic)mensaldırılmay tura bolmazmasensaldırılmay tura bolmazsaolsaldırılmay tura bolmazbizsaldırılmay tura bolmazbızsizsaldırılmay tura bolmazsızalasaldırılmay tura bolmazla
Progressive — verb negatedhe keeps on not being put in placemensaldırılmay turamasensaldırılmay turasaolsaldırılmay turadıbizsaldırılmay turabızsizsaldırılmay turasızalasaldırılmay turadıla
Progressive — double negationhe is not keeping on not being put in placemensaldırılmay turmaymasensaldırılmay turmaysaolsaldırılmay turmaydıbizsaldırılmay turmaybızsizsaldırılmay turmaysızalasaldırılmay turmaydıla
Progressive — double negationisn't he keeping on not being put in place?mensaldırılmay turmaymımasensaldırılmay turmaymısaolsaldırılmay turmaymıdıbizsaldırılmay turmaymıbızsizsaldırılmay turmaymısızalasaldırılmay turmaymıdıla
Inference — auxiliary negatedhe can't have been put in placemensaldırılğan bolmazmasensaldırılğan bolmazsaolsaldırılğan bolmazbizsaldırılğan bolmazbızsizsaldırılğan bolmazsızalasaldırılğan bolmazla
Inference — double negationhe must have been put in place (emphatic)mensaldırılmağan bolmazmasensaldırılmağan bolmazsaolsaldırılmağan bolmazbizsaldırılmağan bolmazbızsizsaldırılmağan bolmazsızalasaldırılmağan bolmazla
Counterfactual — auxiliary negatedif it weren't that he had been put in placemensaldırılğan bolmasamsensaldırılğan bolmasangolsaldırılğan bolmasabizsaldırılğan bolmasaqsizsaldırılğan bolmasağızalasaldırılğan bolmasala
Counterfactual — double negationif it weren't that he hadn't been put in placemensaldırılmağan bolmasamsensaldırılmağan bolmasangolsaldırılmağan bolmasabizsaldırılmağan bolmasaqsizsaldırılmağan bolmasağızalasaldırılmağan bolmasala
Inference, future — auxiliary negatedhe can't be going to be put in placemensaldırıllıq bolmazmasensaldırıllıq bolmazsaolsaldırıllıq bolmazbizsaldırıllıq bolmazbızsizsaldırıllıq bolmazsızalasaldırıllıq bolmazla
Inference, future — double negationhe must be going to be put in place (emphatic)mensaldırılmazlıq bolmazmasensaldırılmazlıq bolmazsaolsaldırılmazlıq bolmazbizsaldırılmazlıq bolmazbızsizsaldırılmazlıq bolmazsızalasaldırılmazlıq bolmazla
Counterfactual future — auxiliary negatedif it weren't that he were going to be put in placemensaldırıllıq bolmasamsensaldırıllıq bolmasangolsaldırıllıq bolmasabizsaldırıllıq bolmasaqsizsaldırıllıq bolmasağızalasaldırıllıq bolmasala
Counterfactual future — double negationif it weren't that he were not going to be put in placemensaldırılmazlıq bolmasamsensaldırılmazlıq bolmasangolsaldırılmazlıq bolmasabizsaldırılmazlıq bolmasaqsizsaldırılmazlıq bolmasağızalasaldırılmazlıq bolmasala