dığırdatırğa
/dɯʁɯrdatɯrʁa/
to make something rattle, to clatter or bang something about
- eşikni dığırdatırğa — to bang the door
- dığırdatma — do not bang about
- arbanı dığırdatıb keledi — he comes rattling along with the cart
Conjugation
Common forms
- dığırdatadıhe is making something rattle
- dığırdatdıhe made something rattle
- dığırdathandıhe has made something rattle
- dığırdatırhe will make something rattle
- dığırdatırıqdıhe is going to make something rattle
- dığırdata edihe was making something rattle
- dığırdatsaif he makes something rattle
- dığırdat!make something rattle!
Simple tenses
| Tense | menI | senyou | olhe/she/it | bizwe | sizyou all | alathey |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Present (simple & continuous)he is making something rattle | mendığırdatama | sendığırdatasa | oldığırdatadı | bizdığırdatabız | sizdığırdatasız | aladığırdatadıla |
| Present (simple & continuous)he is not making something rattle | mendığırdatmayma | sendığırdatmaysa | oldığırdatmaydı | bizdığırdatmaybız | sizdığırdatmaysız | aladığırdatmaydıla |
| Present (simple & continuous)is he making something rattle? | mendığırdatamıma? dığırdatamamı? | sendığırdatamısa? | oldığırdatamıdı? | bizdığırdatamıbız? dığırdatabızmı? | sizdığırdatamısız? | aladığırdatamıdıla? |
| Present (simple & continuous)isn't he making something rattle? | mendığırdatmaymıma? dığırdatmaymamı? | sendığırdatmaymısa? | oldığırdatmaymıdı? | bizdığırdatmaymıbız? dığırdatmaybızmı? | sizdığırdatmaymısız? | aladığırdatmaymıdıla? |
| Habitual (usually, tends to)he usually makes something rattle | mendığırdatıwçanma | sendığırdatıwçansa | oldığırdatıwçandı | bizdığırdatıwçanbız | sizdığırdatıwçansız | aladığırdatıwçandıla |
| Habitual (usually, tends to)he doesn't usually make something rattle | mendığırdatıwçan tülme | sendığırdatıwçan tülse | oldığırdatıwçan tüldü | bizdığırdatıwçan tülbüz | sizdığırdatıwçan tülsüz | aladığırdatıwçan tüldüle |
| Habitual (usually, tends to)does he usually make something rattle? | mendığırdatıwçanmıma? dığırdatıwçanmamı? | sendığırdatıwçanmısa? | oldığırdatıwçanmıdı? | bizdığırdatıwçanmıbız? dığırdatıwçanbızmı? | sizdığırdatıwçanmısız? | aladığırdatıwçanmıdıla? |
| Habitual (usually, tends to)doesn't he usually make something rattle? | mendığırdatıwçan tülmüme? | sendığırdatıwçan tülmüse? | oldığırdatıwçan tülmüdü? | bizdığırdatıwçan tülmübüz? | sizdığırdatıwçan tülmüsüz? | aladığırdatıwçan tülmüdüle? |
| Resultative (has become and stays)he has made something rattle and remains so | oldığırdatıbdı | aladığırdatıbdıla | ||||
| Resultative (has become and stays)no such form | ||||||
| Resultative (has become and stays)has he made something rattle? | oldığırdatıbmıdı? | aladığırdatıbmıdıla? | ||||
| Resultative (has become and stays)no such form | ||||||
| Progressive (in the middle of)he is in the middle of making something rattle | mendığırdata turama | sendığırdata turasa | oldığırdata turadı | bizdığırdata turabız | sizdığırdata turasız | aladığırdata turadıla |
| Progressive (in the middle of)he is not in the middle of making something rattle | mendığırdata turmayma | sendığırdata turmaysa | oldığırdata turmaydı | bizdığırdata turmaybız | sizdığırdata turmaysız | aladığırdata turmaydıla |
| Progressive (in the middle of)is he in the middle of making something rattle? | mendığırdata turamıma? dığırdata turamamı? | sendığırdata turamısa? | oldığırdata turamıdı? | bizdığırdata turamıbız? dığırdata turabızmı? | sizdığırdata turamısız? | aladığırdata turamıdıla? |
| Progressive (in the middle of)isn't he in the middle of making something rattle? | mendığırdata turmaymıma? dığırdata turmaymamı? | sendığırdata turmaymısa? | oldığırdata turmaymıdı? | bizdığırdata turmaymıbız? dığırdata turmaybızmı? | sizdığırdata turmaymısız? | aladığırdata turmaymıdıla? |
| Simple past (definite)he made something rattle | mendığırdatdım | sendığırdatdıng | oldığırdatdı | bizdığırdatdıq | sizdığırdatdığız | aladığırdatdıla |
| Simple past (definite)he didn't make something rattle | mendığırdatmadım | sendığırdatmadıng | oldığırdatmadı | bizdığırdatmadıq | sizdığırdatmadığız | aladığırdatmadıla |
| Simple past (definite)did he make something rattle? | mendığırdatdımmı? | sendığırdatdıngmı? | oldığırdatdımı? | bizdığırdatdıqmı? | sizdığırdatdığızmı? | aladığırdatdılamı? |
| Simple past (definite)didn't he make something rattle? | mendığırdatmadımmı? | sendığırdatmadıngmı? | oldığırdatmadımı? | bizdığırdatmadıqmı? | sizdığırdatmadığızmı? | aladığırdatmadılamı? |
| Perfect (past indefinite)he has made something rattle | mendığırdathanma | sendığırdathansa | oldığırdathandı | bizdığırdathanbız | sizdığırdathansız | aladığırdathandıla |
| Perfect (past indefinite)he hasn't made something rattle | mendığırdatmağanma | sendığırdatmağansa | oldığırdatmağandı | bizdığırdatmağanbız | sizdığırdatmağansız | aladığırdatmağandıla |
| Perfect (past indefinite)has he made something rattle? | mendığırdathanmıma? dığırdathanmamı? | sendığırdathanmısa? | oldığırdathanmıdı? | bizdığırdathanmıbız? dığırdathanbızmı? | sizdığırdathanmısız? | aladığırdathanmıdıla? |
| Perfect (past indefinite)hasn't he made something rattle? | mendığırdatmağanmıma? dığırdatmağanmamı? | sendığırdatmağanmısa? | oldığırdatmağanmıdı? | bizdığırdatmağanmıbız? dığırdatmağanbızmı? | sizdığırdatmağanmısız? | aladığırdatmağanmıdıla? |
| Indefinite future (future I)he will make something rattle | mendığırdatırma | sendığırdatırsa | oldığırdatır | bizdığırdatırbız | sizdığırdatırsız | aladığırdatırla |
| Indefinite future (future I)he won't make something rattle | mendığırdatmazma | sendığırdatmazsa | oldığırdatmaz | bizdığırdatmazbız | sizdığırdatmazsız | aladığırdatmazla |
| Indefinite future (future I)will he make something rattle? | mendığırdatırmıma? dığırdatırmamı? | sendığırdatırmısa? | oldığırdatırmı? | bizdığırdatırmıbız? dığırdatırbızmı? | sizdığırdatırmısız? | aladığırdatırmıla? |
| Indefinite future (future I)won't he make something rattle? | mendığırdatmazmıma? dığırdatmazmamı? | sendığırdatmazmısa? | oldığırdatmazmı? | bizdığırdatmazmıbız? dığırdatmazbızmı? | sizdığırdatmazmısız? | aladığırdatmazmıla? |
| Definite future (future II)he is going to make something rattle | mendığırdatırıqma | sendığırdatırıqsa | oldığırdatırıqdı | bizdığırdatırıqbız | sizdığırdatırıqsız | aladığırdatırıqdıla |
| Definite future (future II)he is not going to make something rattle | mendığırdatırıq tülme | sendığırdatırıq tülse | oldığırdatırıq tüldü | bizdığırdatırıq tülbüz | sizdığırdatırıq tülsüz | aladığırdatırıq tüldüle |
| Definite future (future II)is he going to make something rattle? | mendığırdatırıqmıma? dığırdatırıqmamı? | sendığırdatırıqmısa? | oldığırdatırıqmıdı? | bizdığırdatırıqmıbız? dığırdatırıqbızmı? | sizdığırdatırıqmısız? | aladığırdatırıqmıdıla? |
| Definite future (future II)isn't he going to make something rattle? | mendığırdatırıq tülmüme? | sendığırdatırıq tülmüse? | oldığırdatırıq tülmüdü? | bizdığırdatırıq tülmübüz? | sizdığırdatırıq tülmüsüz? | aladığırdatırıq tülmüdüle? |
Emphatic forms: see Emphatic and rare forms
Past compound tenses
| Tense | menI | senyou | olhe/she/it | bizwe | sizyou all | alathey |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Past perfect (pluperfect)he had made something rattle | mendığırdathan edimdığırdathanem | sendığırdathan edingdığırdathaneng | oldığırdathan edidığırdathaned | bizdığırdathan edikdığırdathanek | sizdığırdathan edigizdığırdathanegiz | aladığırdathan ediledığırdathanelle |
| Past perfect (pluperfect)he hadn't made something rattle | mendığırdatmağan edimdığırdatmağanem | sendığırdatmağan edingdığırdatmağaneng | oldığırdatmağan edidığırdatmağaned | bizdığırdatmağan edikdığırdatmağanek | sizdığırdatmağan edigizdığırdatmağanegiz | aladığırdatmağan ediledığırdatmağanelle |
| Past perfect (pluperfect)no such form | ||||||
| Past perfect (pluperfect)no such form | ||||||
| Past continuous (imperfect)he was making something rattle | mendığırdata edimdığırdataem | sendığırdata edingdığırdataeng | oldığırdata edidığırdataed | bizdığırdata edikdığırdataek | sizdığırdata edigizdığırdataegiz | aladığırdata ediledığırdataelle |
| Past continuous (imperfect)he wasn't making something rattle | mendığırdatmay edimdığırdatmayem | sendığırdatmay edingdığırdatmayeng | oldığırdatmay edidığırdatmayed | bizdığırdatmay edikdığırdatmayek | sizdığırdatmay edigizdığırdatmayegiz | aladığırdatmay ediledığırdatmayelle |
| Past continuous (imperfect)no such form | ||||||
| Past continuous (imperfect)no such form | ||||||
| Habitual past (used to)he used to make something rattle | mendığırdatıwçan edimdığırdatıwçanem | sendığırdatıwçan edingdığırdatıwçaneng | oldığırdatıwçan edidığırdatıwçaned | bizdığırdatıwçan edikdığırdatıwçanek | sizdığırdatıwçan edigizdığırdatıwçanegiz | aladığırdatıwçan ediledığırdatıwçanelle |
| Habitual past (used to)he didn't use to make something rattle | mendığırdatıwçan tül edimdığırdatıwçan tül em | sendığırdatıwçan tül edingdığırdatıwçan tül eng | oldığırdatıwçan tül edidığırdatıwçan tül ed | bizdığırdatıwçan tül edikdığırdatıwçan tül ek | sizdığırdatıwçan tül edigizdığırdatıwçan tül egiz | aladığırdatıwçan tül ediledığırdatıwçan tül elle |
| Habitual past (used to)no such form | ||||||
| Habitual past (used to)no such form | ||||||
| Resultative past (had become and stayed)he had made something rattle and remained so | oldığırdatıb edi | aladığırdatıb edile | ||||
| Resultative past (had become and stayed)he hadn't made something rattle | oldığırdatıb tül edi | aladığırdatıb tül edile | ||||
| Resultative past (had become and stayed)no such form | ||||||
| Resultative past (had become and stayed)no such form | ||||||
| Past progressive (was in the middle of)he was in the middle of making something rattle | mendığırdata tura edimdığırdata turaem | sendığırdata tura edingdığırdata turaeng | oldığırdata tura edidığırdata turaed | bizdığırdata tura edikdığırdata turaek | sizdığırdata tura edigizdığırdata turaegiz | aladığırdata tura ediledığırdata turaelle |
| Past progressive (was in the middle of)he wasn't in the middle of making something rattle | mendığırdata turmay edimdığırdata turmayem | sendığırdata turmay edingdığırdata turmayeng | oldığırdata turmay edidığırdata turmayed | bizdığırdata turmay edikdığırdata turmayek | sizdığırdata turmay edigizdığırdata turmayegiz | aladığırdata turmay ediledığırdata turmayelle |
| Past progressive (was in the middle of)no such form | ||||||
| Past progressive (was in the middle of)no such form | ||||||
| Conditional result (would)he would make something rattle | mendığırdatır edimdığırdatır em | sendığırdatır edingdığırdatır eng | oldığırdatır edidığırdatır ed | bizdığırdatır edikdığırdatır ek | sizdığırdatır edigizdığırdatır egiz | aladığırdatır ediledığırdatır elle |
| Conditional result (would)he wouldn't make something rattle | mendığırdatmaz edimdığırdatmaz em | sendığırdatmaz edingdığırdatmaz eng | oldığırdatmaz edidığırdatmaz ed | bizdığırdatmaz edikdığırdatmaz ek | sizdığırdatmaz edigizdığırdatmaz egiz | aladığırdatmaz ediledığırdatmaz elle |
| Conditional result (would)no such form | ||||||
| Conditional result (would)no such form | ||||||
| Past conditional result (would have)he would have made something rattle | mendığırdatırıq edimdığırdatırıq em | sendığırdatırıq edingdığırdatırıq eng | oldığırdatırıq edidığırdatırıq ed | bizdığırdatırıq edikdığırdatırıq ek | sizdığırdatırıq edigizdığırdatırıq egiz | aladığırdatırıq ediledığırdatırıq elle |
| Past conditional result (would have)he wouldn't have made something rattle | mendığırdatırıq tül edimdığırdatırıq tül em | sendığırdatırıq tül edingdığırdatırıq tül eng | oldığırdatırıq tül edidığırdatırıq tül ed | bizdığırdatırıq tül edikdığırdatırıq tül ek | sizdığırdatırıq tül edigizdığırdatırıq tül egiz | aladığırdatırıq tül ediledığırdatırıq tül elle |
| Past conditional result (would have)no such form | ||||||
| Past conditional result (would have)no such form |
Conditional
| Tense | menI | senyou | olhe/she/it | bizwe | sizyou all | alathey |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Conditionalif he makes something rattle | mendığırdatsam | sendığırdatsang | oldığırdatsa | bizdığırdatsaq | sizdığırdatsağız | aladığırdatsala |
| Conditionalif he doesn't make something rattle | mendığırdatmasam | sendığırdatmasang | oldığırdatmasa | bizdığırdatmasaq | sizdığırdatmasağız | aladığırdatmasala |
| Conditionalno such form | ||||||
| Conditionalno such form | ||||||
| Conditional, present realif he is making something rattle | mendığırdata esem | sendığırdata eseng | oldığırdata ese | bizdığırdata esek | sizdığırdata esegiz | aladığırdata esele |
| Conditional, present realif he is not making something rattle | mendığırdatmay esem | sendığırdatmay eseng | oldığırdatmay ese | bizdığırdatmay esek | sizdığırdatmay esegiz | aladığırdatmay esele |
| Conditional, present realno such form | ||||||
| Conditional, present realno such form | ||||||
| Wish, present/future (if only)if only he made something rattle | mendığırdatsam edidığırdatsam ed | sendığırdatsang edidığırdatsang ed | oldığırdatsa edidığırdatsaed | bizdığırdatsaq edidığırdatsaq ed | sizdığırdatsağız edidığırdatsağız ed | aladığırdatsala edidığırdatsalaed |
| Wish, present/future (if only)if only he didn't make something rattle | mendığırdatmasam edidığırdatmasam ed | sendığırdatmasang edidığırdatmasang ed | oldığırdatmasa edidığırdatmasaed | bizdığırdatmasaq edidığırdatmasaq ed | sizdığırdatmasağız edidığırdatmasağız ed | aladığırdatmasala edidığırdatmasalaed |
| Wish, present/future (if only)no such form | ||||||
| Wish, present/future (if only)no such form | ||||||
| Conditional, definite past1if he made something rattle | mendığırdatdım esem | sendığırdatdıng eseng | oldığırdatdı ese | bizdığırdatdıq esek | sizdığırdatdığız esegiz | aladığırdatdıla esele |
| Conditional, definite past1if he didn't make something rattle | mendığırdatmadım esem | sendığırdatmadıng eseng | oldığırdatmadı ese | bizdığırdatmadıq esek | sizdığırdatmadığız esegiz | aladığırdatmadıla esele |
| Conditional, definite pastno such form | ||||||
| Conditional, definite pastno such form | ||||||
| Conditional, past realif he did make something rattle (indeed) | mendığırdathan esem | sendığırdathan eseng | oldığırdathan ese | bizdığırdathan esek | sizdığırdathan esegiz | aladığırdathan esele |
| Conditional, past realif he didn't make something rattle (indeed) | mendığırdatmağan esem | sendığırdatmağan eseng | oldığırdatmağan ese | bizdığırdatmağan esek | sizdığırdatmağan esegiz | aladığırdatmağan esele |
| Conditional, past realno such form | ||||||
| Conditional, past realno such form | ||||||
| Conditional, counterfactualif he had made something rattle | mendığırdathan bolsam | sendığırdathan bolsang | oldığırdathan bolsa | bizdığırdathan bolsaq | sizdığırdathan bolsağız | aladığırdathan bolsala |
| Conditional, counterfactualif he hadn't made something rattle | mendığırdatmağan bolsam | sendığırdatmağan bolsang | oldığırdatmağan bolsa | bizdığırdatmağan bolsaq | sizdığırdatmağan bolsağız | aladığırdatmağan bolsala |
| Conditional, counterfactualno such form | ||||||
| Conditional, counterfactualno such form | ||||||
| Wish, past (if only I had)if only he had made something rattle | mendığırdathan bolsam edidığırdathan bolsam ed | sendığırdathan bolsang edidığırdathan bolsang ed | oldığırdathan bolsa edidığırdathan bolsaed | bizdığırdathan bolsaq edidığırdathan bolsaq ed | sizdığırdathan bolsağız edidığırdathan bolsağız ed | aladığırdathan bolsala edidığırdathan bolsalaed |
| Wish, past (if only I had)if only he hadn't made something rattle | mendığırdatmağan bolsam edidığırdatmağan bolsam ed | sendığırdatmağan bolsang edidığırdatmağan bolsang ed | oldığırdatmağan bolsa edidığırdatmağan bolsaed | bizdığırdatmağan bolsaq edidığırdatmağan bolsaq ed | sizdığırdatmağan bolsağız edidığırdatmağan bolsağız ed | aladığırdatmağan bolsala edidığırdatmağan bolsalaed |
| Wish, past (if only I had)no such form | ||||||
| Wish, past (if only I had)no such form | ||||||
| Conditional, aoristif he will make something rattle | mendığırdatır esem | sendığırdatır eseng | oldığırdatır ese | bizdığırdatır esek | sizdığırdatır esegiz | aladığırdatır esele |
| Conditional, aoristif he won't make something rattle | mendığırdatmaz esem | sendığırdatmaz eseng | oldığırdatmaz ese | bizdığırdatmaz esek | sizdığırdatmaz esegiz | aladığırdatmaz esele |
| Conditional, aoristno such form | ||||||
| Conditional, aoristno such form | ||||||
| Conditional, futureif he is going to make something rattle | mendığırdatırıq esem | sendığırdatırıq eseng | oldığırdatırıq ese | bizdığırdatırıq esek | sizdığırdatırıq esegiz | aladığırdatırıq esele |
| Conditional, futureif he is not going to make something rattle | mendığırdatırıq tül esem | sendığırdatırıq tül eseng | oldığırdatırıq tül ese | bizdığırdatırıq tül esek | sizdığırdatırıq tül esegiz | aladığırdatırıq tül esele |
| Conditional, futureno such form | ||||||
| Conditional, futureno such form | ||||||
| Conditional, counterfactual futureif he were going to make something rattle | mendığırdatırıq bolsam | sendığırdatırıq bolsang | oldığırdatırıq bolsa | bizdığırdatırıq bolsaq | sizdığırdatırıq bolsağız | aladığırdatırıq bolsala |
| Conditional, counterfactual futureif he were not going to make something rattle | mendığırdatmazlıq bolsam | sendığırdatmazlıq bolsang | oldığırdatmazlıq bolsa | bizdığırdatmazlıq bolsaq | sizdığırdatmazlıq bolsağız | aladığırdatmazlıq bolsala |
| Conditional, counterfactual futureno such form | ||||||
| Conditional, counterfactual futureno such form |
Emphatic forms: see Emphatic and rare forms
- Conditional, definite pastalso dığırdatdıng ese: the person on the verb only (Байрамкулов and Урусбиев 1967 § 110)
Inferential
| Tense | menI | senyou | olhe/she/it | bizwe | sizyou all | alathey |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Inference, present (must be doing)he must be making something rattle | mendığırdata bolurma | sendığırdata bolursa | oldığırdata bolur | bizdığırdata bolurbuz | sizdığırdata bolursuz | aladığırdata bolurla |
| Inference, present (must be doing)he must not be making something rattle | mendığırdatmay bolurma | sendığırdatmay bolursa | oldığırdatmay bolur | bizdığırdatmay bolurbuz | sizdığırdatmay bolursuz | aladığırdatmay bolurla |
| Inference, present (must be doing)no such form | ||||||
| Inference, present (must be doing)no such form | ||||||
| Inference, progressive (must be in the middle of)he must be in the middle of making something rattle | mendığırdata tura bolurma | sendığırdata tura bolursa | oldığırdata tura bolur | bizdığırdata tura bolurbuz | sizdığırdata tura bolursuz | aladığırdata tura bolurla |
| Inference, progressive (must be in the middle of)he must keep on not making something rattle | mendığırdatmay tura bolurma | sendığırdatmay tura bolursa | oldığırdatmay tura bolur | bizdığırdatmay tura bolurbuz | sizdığırdatmay tura bolursuz | aladığırdatmay tura bolurla |
| Inference, progressive (must be in the middle of)no such form | ||||||
| Inference, progressive (must be in the middle of)no such form | ||||||
| Inference (must have)he must have made something rattle | mendığırdathan bolurma | sendığırdathan bolursa | oldığırdathan bolur | bizdığırdathan bolurbuz | sizdığırdathan bolursuz | aladığırdathan bolurla |
| Inference (must have)he must not have made something rattle | mendığırdatmağan bolurma | sendığırdatmağan bolursa | oldığırdatmağan bolur | bizdığırdatmağan bolurbuz | sizdığırdatmağan bolursuz | aladığırdatmağan bolurla |
| Inference (must have)no such form | ||||||
| Inference (must have)no such form | ||||||
| Inference, future (must be going to)he must be going to make something rattle | mendığırdatırıq bolurma | sendığırdatırıq bolursa | oldığırdatırıq bolur | bizdığırdatırıq bolurbuz | sizdığırdatırıq bolursuz | aladığırdatırıq bolurla |
| Inference, future (must be going to)he must not be going to make something rattle | mendığırdatmazlıq bolurma | sendığırdatmazlıq bolursa | oldığırdatmazlıq bolur | bizdığırdatmazlıq bolurbuz | sizdığırdatmazlıq bolursuz | aladığırdatmazlıq bolurla |
| Inference, future (must be going to)no such form | ||||||
| Inference, future (must be going to)no such form |
Emphatic forms: see Emphatic and rare forms
Commands, requests and wishes
| Tense | menI | senyou | olhe/she/it | bizwe | sizyou all | alathey |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Commands & suggestionslet him/her/it make something rattle | mendığırdatayım | sendığırdat! | oldığırdatsın | bizdığırdatayıq | sizdığırdatığız! | aladığırdatsınla |
| Commands & suggestionslet him/her/it not make something rattle | mendığırdatmayım | sendığırdatma! | oldığırdatmasın | bizdığırdatmayıq | sizdığırdatmağız! | aladığırdatmasınla |
| Commands & suggestionsshould he make something rattle? | mendığırdatayımmı? | oldığırdatsınmı? | bizdığırdatayıqmı? | aladığırdatsınlamı? | ||
| Commands & suggestionsshould he not make something rattle? | mendığırdatmayımmı? | oldığırdatmasınmı? | bizdığırdatmayıqmı? | aladığırdatmasınlamı? | ||
| Requestsdo let him/her/it make something rattle | sendığırdatçı2 | oldığırdatsınçı | sizdığırdatçığız | aladığırdatsınlaçı | ||
| Requestsdo let him/her/it not make something rattle | sendığırdatmaçı2 | oldığırdatmasınçı | sizdığırdatmaçığız | aladığırdatmasınlaçı | ||
| Requestsno such form | ||||||
| Requestsno such form | ||||||
| Blessings & curses — may you…may you make something rattle | sendığırdathındığırdathı | |||||
| Blessings & curses — may you…may you not make something rattle | sendığırdatmağındığırdatmağı | |||||
| Blessings & curses — may you…no such form | ||||||
| Blessings & curses — may you…no such form | ||||||
| Optative wish (-ğay + edi)would that he made something rattle | mendığırdathay edim dığırdatha edim | sendığırdathay eding dığırdatha eding | oldığırdathay edi dığırdatha edi | bizdığırdathay edik dığırdatha edik | sizdığırdathay edigiz dığırdatha edigiz | aladığırdathay edile dığırdatha edile |
| Optative wish (-ğay + edi)would that he did not make something rattle | mendığırdatmağay edim dığırdatmağa edim | sendığırdatmağay eding dığırdatmağa eding | oldığırdatmağay edi dığırdatmağa edi | bizdığırdatmağay edik dığırdatmağa edik | sizdığırdatmağay edigiz dığırdatmağa edigiz | aladığırdatmağay edile dığırdatmağa edile |
| Optative wish (-ğay + edi)no such form | ||||||
| Optative wish (-ğay + edi)no such form | ||||||
| Let someone… (commands)let him/her/it allow someone to make something rattle | mendığırdatmağa qoyayımdığırdatma qoyayım | sendığırdatmağa qoy!dığırdatma qoy! | oldığırdatmağa qoysundığırdatma qoysun | bizdığırdatmağa qoyayıqdığırdatma qoyayıq | sizdığırdatmağa qoyuğuz!dığırdatma qoyuğuz! | aladığırdatmağa qoysunladığırdatma qoysunla |
| Let someone… (commands)let him/her/it not allow someone to make something rattle | mendığırdatmağa qoymayımdığırdatma qoymayım | sendığırdatmağa qoyma!dığırdatma qoyma! | oldığırdatmağa qoymasındığırdatma qoymasın | bizdığırdatmağa qoymayıqdığırdatma qoymayıq | sizdığırdatmağa qoymağız!dığırdatma qoymağız! | aladığırdatmağa qoymasınladığırdatma qoymasınla |
| Let someone… (commands)should he allow someone to make something rattle? | mendığırdatmağa qoyayımmı?dığırdatma qoyayımmı? | oldığırdatmağa qoysunmu?dığırdatma qoysunmu? | bizdığırdatmağa qoyayıqmı?dığırdatma qoyayıqmı? | aladığırdatmağa qoysunlamı?dığırdatma qoysunlamı? | ||
| Let someone… (commands)should he not allow someone to make something rattle? | mendığırdatmağa qoymayımmı?dığırdatma qoymayımmı? | oldığırdatmağa qoymasınmı?dığırdatma qoymasınmı? | bizdığırdatmağa qoymayıqmı?dığırdatma qoymayıqmı? | aladığırdatmağa qoymasınlamı?dığırdatma qoymasınlamı? | ||
| Let someone… (present)he allows someone to make something rattle | mendığırdatmağa qoyamadığırdatma qoyama | sendığırdatmağa qoyasadığırdatma qoyasa | oldığırdatmağa qoyadıdığırdatma qoyadı | bizdığırdatmağa qoyabızdığırdatma qoyabız | sizdığırdatmağa qoyasızdığırdatma qoyasız | aladığırdatmağa qoyadıladığırdatma qoyadıla |
| Let someone… (present)he doesn't allow someone to make something rattle | mendığırdatmağa qoymaymadığırdatma qoymayma | sendığırdatmağa qoymaysadığırdatma qoymaysa | oldığırdatmağa qoymaydıdığırdatma qoymaydı | bizdığırdatmağa qoymaybızdığırdatma qoymaybız | sizdığırdatmağa qoymaysızdığırdatma qoymaysız | aladığırdatmağa qoymaydıladığırdatma qoymaydıla |
| Let someone… (present)does he allow someone to make something rattle? | mendığırdatmağa qoyamıma?dığırdatma qoyamıma? | sendığırdatmağa qoyamısa?dığırdatma qoyamısa? | oldığırdatmağa qoyamıdı?dığırdatma qoyamıdı? | bizdığırdatmağa qoyamıbız?dığırdatma qoyamıbız? | sizdığırdatmağa qoyamısız?dığırdatma qoyamısız? | aladığırdatmağa qoyamıdıla?dığırdatma qoyamıdıla? |
| Let someone… (present)doesn't he allow someone to make something rattle? | mendığırdatmağa qoymaymıma?dığırdatma qoymaymıma? | sendığırdatmağa qoymaymısa?dığırdatma qoymaymısa? | oldığırdatmağa qoymaymıdı?dığırdatma qoymaymıdı? | bizdığırdatmağa qoymaymıbız?dığırdatma qoymaymıbız? | sizdığırdatmağa qoymaymısız?dığırdatma qoymaymısız? | aladığırdatmağa qoymaymıdıla?dığırdatma qoymaymıdıla? |
| Let someone… (past)he allowed someone to make something rattle | mendığırdatmağa qoydumdığırdatma qoydum | sendığırdatmağa qoydungdığırdatma qoydung | oldığırdatmağa qoydudığırdatma qoydu | bizdığırdatmağa qoyduqdığırdatma qoyduq | sizdığırdatmağa qoyduğuzdığırdatma qoyduğuz | aladığırdatmağa qoyduladığırdatma qoydula |
| Let someone… (past)he didn't allow someone to make something rattle | mendığırdatmağa qoymadımdığırdatma qoymadım | sendığırdatmağa qoymadıngdığırdatma qoymadıng | oldığırdatmağa qoymadıdığırdatma qoymadı | bizdığırdatmağa qoymadıqdığırdatma qoymadıq | sizdığırdatmağa qoymadığızdığırdatma qoymadığız | aladığırdatmağa qoymadıladığırdatma qoymadıla |
| Let someone… (past)did he allow someone to make something rattle? | mendığırdatmağa qoydummu?dığırdatma qoydummu? | sendığırdatmağa qoydungmu?dığırdatma qoydungmu? | oldığırdatmağa qoydumu?dığırdatma qoydumu? | bizdığırdatmağa qoyduqmu?dığırdatma qoyduqmu? | sizdığırdatmağa qoyduğuzmu?dığırdatma qoyduğuzmu? | aladığırdatmağa qoydulamı?dığırdatma qoydulamı? |
| Let someone… (past)didn't he allow someone to make something rattle? | mendığırdatmağa qoymadımmı?dığırdatma qoymadımmı? | sendığırdatmağa qoymadıngmı?dığırdatma qoymadıngmı? | oldığırdatmağa qoymadımı?dığırdatma qoymadımı? | bizdığırdatmağa qoymadıqmı?dığırdatma qoymadıqmı? | sizdığırdatmağa qoymadığızmı?dığırdatma qoymadığızmı? | aladığırdatmağa qoymadılamı?dığırdatma qoymadılamı? |
- RequestsSpoken variant: singular requests can add a final nasal consonant, with the same request meaning.
Ability
| Tense | menI | senyou | olhe/she/it | bizwe | sizyou all | alathey |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Ability — presenthe can make something rattle | mendığırdatalama | sendığırdatalasa | oldığırdataladı | bizdığırdatalabız | sizdığırdatalasız | aladığırdataladıla |
| Ability — presenthe can't make something rattle | mendığırdatalmayma | sendığırdatalmaysa | oldığırdatalmaydı | bizdığırdatalmaybız | sizdığırdatalmaysız | aladığırdatalmaydıla |
| Ability — presentcan he make something rattle? | mendığırdatalamıma? dığırdatalamamı? | sendığırdatalamısa? | oldığırdatalamıdı? | bizdığırdatalamıbız? dığırdatalabızmı? | sizdığırdatalamısız? | aladığırdatalamıdıla? |
| Ability — presentcan't he make something rattle? | mendığırdatalmaymıma? dığırdatalmaymamı? | sendığırdatalmaymısa? | oldığırdatalmaymıdı? | bizdığırdatalmaymıbız? dığırdatalmaybızmı? | sizdığırdatalmaymısız? | aladığırdatalmaymıdıla? |
| Ability — if I can…if he can make something rattle | mendığırdatalsam | sendığırdatalsang | oldığırdatalsa | bizdığırdatalsaq | sizdığırdatalsağız | aladığırdatalsala |
| Ability — if I can…if he can't make something rattle | mendığırdatalmasam | sendığırdatalmasang | oldığırdatalmasa | bizdığırdatalmasaq | sizdığırdatalmasağız | aladığırdatalmasala |
| Ability — if I can…no such form | ||||||
| Ability — if I can…no such form | ||||||
| Ability — simple pasthe was able to make something rattle | mendığırdataldım | sendığırdataldıng | oldığırdataldı | bizdığırdataldıq | sizdığırdataldığız | aladığırdataldıla |
| Ability — simple pasthe could not make something rattle | mendığırdatalmadım | sendığırdatalmadıng | oldığırdatalmadı | bizdığırdatalmadıq | sizdığırdatalmadığız | aladığırdatalmadıla |
| Ability — simple pastwas he able to make something rattle? | mendığırdataldımmı? | sendığırdataldıngmı? | oldığırdataldımı? | bizdığırdataldıqmı? | sizdığırdataldığızmı? | aladığırdataldılamı? |
| Ability — simple pastcouldn't he make something rattle? | mendığırdatalmadımmı? | sendığırdatalmadıngmı? | oldığırdatalmadımı? | bizdığırdatalmadıqmı? | sizdığırdatalmadığızmı? | aladığırdatalmadılamı? |
| Ability — perfect / -ğan pasthe has been able to make something rattle | mendığırdatalğanma | sendığırdatalğansa | oldığırdatalğandı | bizdığırdatalğanbız | sizdığırdatalğansız | aladığırdatalğandıla |
| Ability — perfect / -ğan pasthe hasn't been able to make something rattle | mendığırdatalmağanma | sendığırdatalmağansa | oldığırdatalmağandı | bizdığırdatalmağanbız | sizdığırdatalmağansız | aladığırdatalmağandıla |
| Ability — perfect / -ğan pasthas he been able to make something rattle? | mendığırdatalğanmıma? dığırdatalğanmamı? | sendığırdatalğanmısa? | oldığırdatalğanmıdı? | bizdığırdatalğanmıbız? dığırdatalğanbızmı? | sizdığırdatalğanmısız? | aladığırdatalğanmıdıla? |
| Ability — perfect / -ğan pasthasn't he been able to make something rattle? | mendığırdatalmağanmıma? dığırdatalmağanmamı? | sendığırdatalmağanmısa? | oldığırdatalmağanmıdı? | bizdığırdatalmağanmıbız? dığırdatalmağanbızmı? | sizdığırdatalmağanmısız? | aladığırdatalmağanmıdıla? |
| Ability — past perfecthe had been able to make something rattle | mendığırdatalğan edimdığırdatalğanem | sendığırdatalğan edingdığırdatalğaneng | oldığırdatalğan edidığırdatalğaned | bizdığırdatalğan edikdığırdatalğanek | sizdığırdatalğan edigizdığırdatalğanegiz | aladığırdatalğan ediledığırdatalğanelle |
| Ability — past perfecthe hadn't been able to make something rattle | mendığırdatalmağan edimdığırdatalmağanem | sendığırdatalmağan edingdığırdatalmağaneng | oldığırdatalmağan edidığırdatalmağaned | bizdığırdatalmağan edikdığırdatalmağanek | sizdığırdatalmağan edigizdığırdatalmağanegiz | aladığırdatalmağan ediledığırdatalmağanelle |
| Ability — past perfectno such form | ||||||
| Ability — past perfectno such form | ||||||
| Ability — past backgroundhe could make something rattle | mendığırdatala edimdığırdatalaem | sendığırdatala edingdığırdatalaeng | oldığırdatala edidığırdatalaed | bizdığırdatala edikdığırdatalaek | sizdığırdatala edigizdığırdatalaegiz | aladığırdatala ediledığırdatalaelle |
| Ability — past backgroundhe could not make something rattle | mendığırdatalmay edimdığırdatalmayem | sendığırdatalmay edingdığırdatalmayeng | oldığırdatalmay edidığırdatalmayed | bizdığırdatalmay edikdığırdatalmayek | sizdığırdatalmay edigizdığırdatalmayegiz | aladığırdatalmay ediledığırdatalmayelle |
| Ability — past backgroundno such form | ||||||
| Ability — past backgroundno such form | ||||||
| Ability — future Ihe will be able to make something rattle | mendığırdatalırma | sendığırdatalırsa | oldığırdatalır | bizdığırdatalırbız | sizdığırdatalırsız | aladığırdatalırla |
| Ability — future Ihe won't be able to make something rattle | mendığırdatalmazma | sendığırdatalmazsa | oldığırdatalmaz | bizdığırdatalmazbız | sizdığırdatalmazsız | aladığırdatalmazla |
| Ability — future Iwill he be able to make something rattle? | mendığırdatalırmıma? dığırdatalırmamı? | sendığırdatalırmısa? | oldığırdatalırmı? | bizdığırdatalırmıbız? dığırdatalırbızmı? | sizdığırdatalırmısız? | aladığırdatalırmıla? |
| Ability — future Iwon't he be able to make something rattle? | mendığırdatalmazmıma? dığırdatalmazmamı? | sendığırdatalmazmısa? | oldığırdatalmazmı? | bizdığırdatalmazmıbız? dığırdatalmazbızmı? | sizdığırdatalmazmısız? | aladığırdatalmazmıla? |
| Ability — future IIhe is going to be able to make something rattle | mendığırdatallıqma | sendığırdatallıqsa | oldığırdatallıqdı | bizdığırdatallıqbız | sizdığırdatallıqsız | aladığırdatallıqdıla |
| Ability — future IIhe is not going to be able to make something rattle | mendığırdatallıq tülme | sendığırdatallıq tülse | oldığırdatallıq tüldü | bizdığırdatallıq tülbüz | sizdığırdatallıq tülsüz | aladığırdatallıq tüldüle |
| Ability — future IIis he going to be able to make something rattle? | mendığırdatallıqmıma? dığırdatallıqmamı? | sendığırdatallıqmısa? | oldığırdatallıqmıdı? | bizdığırdatallıqmıbız? dığırdatallıqbızmı? | sizdığırdatallıqmısız? | aladığırdatallıqmıdıla? |
| Ability — future IIisn't he going to be able to make something rattle? | mendığırdatallıq tülmüme? | sendığırdatallıq tülmüse? | oldığırdatallıq tülmüdü? | bizdığırdatallıq tülmübüz? | sizdığırdatallıq tülmüsüz? | aladığırdatallıq tülmüdüle? |
| Ability — would be able to…he would be able to make something rattle | mendığırdatalır edimdığırdatalır em | sendığırdatalır edingdığırdatalır eng | oldığırdatalır edidığırdatalır ed | bizdığırdatalır edikdığırdatalır ek | sizdığırdatalır edigizdığırdatalır egiz | aladığırdatalır ediledığırdatalır elle |
| Ability — would be able to…he wouldn't be able to make something rattle | mendığırdatalmaz edimdığırdatalmaz em | sendığırdatalmaz edingdığırdatalmaz eng | oldığırdatalmaz edidığırdatalmaz ed | bizdığırdatalmaz edikdığırdatalmaz ek | sizdığırdatalmaz edigizdığırdatalmaz egiz | aladığırdatalmaz ediledığırdatalmaz elle |
| Ability — would be able to…no such form | ||||||
| Ability — would be able to…no such form | ||||||
| Second-person optative — abilitymay you be able to make something rattle | sendığırdatalğındığırdatalğı | |||||
| Second-person optative — abilitymay you not be able to make something rattle | sendığırdatalmağındığırdatalmağı | |||||
| Second-person optative — abilityno such form | ||||||
| Second-person optative — abilityno such form |
Emphatic and rare forms
| Form | menI | senyou | olhe/she/it | bizwe | sizyou all | alathey |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Inference, present — auxiliary negatedhe can't be making something rattle | mendığırdata bolmazma | sendığırdata bolmazsa | oldığırdata bolmaz | bizdığırdata bolmazbız | sizdığırdata bolmazsız | aladığırdata bolmazla |
| Inference, present — double negationhe must be making something rattle (emphatic) | mendığırdatmay bolmazma | sendığırdatmay bolmazsa | oldığırdatmay bolmaz | bizdığırdatmay bolmazbız | sizdığırdatmay bolmazsız | aladığırdatmay bolmazla |
| Inference, progressive — auxiliary negatedhe can't be in the middle of making something rattle | mendığırdata tura bolmazma | sendığırdata tura bolmazsa | oldığırdata tura bolmaz | bizdığırdata tura bolmazbız | sizdığırdata tura bolmazsız | aladığırdata tura bolmazla |
| Inference, progressive — double negationhe must keep on not making something rattle (emphatic) | mendığırdatmay tura bolmazma | sendığırdatmay tura bolmazsa | oldığırdatmay tura bolmaz | bizdığırdatmay tura bolmazbız | sizdığırdatmay tura bolmazsız | aladığırdatmay tura bolmazla |
| Progressive — verb negatedhe keeps on not making something rattle | mendığırdatmay turama | sendığırdatmay turasa | oldığırdatmay turadı | bizdığırdatmay turabız | sizdığırdatmay turasız | aladığırdatmay turadıla |
| Progressive — double negationhe is not keeping on not making something rattle | mendığırdatmay turmayma | sendığırdatmay turmaysa | oldığırdatmay turmaydı | bizdığırdatmay turmaybız | sizdığırdatmay turmaysız | aladığırdatmay turmaydıla |
| Progressive — double negationisn't he keeping on not making something rattle? | mendığırdatmay turmaymıma | sendığırdatmay turmaymısa | oldığırdatmay turmaymıdı | bizdığırdatmay turmaymıbız | sizdığırdatmay turmaymısız | aladığırdatmay turmaymıdıla |
| Inference — auxiliary negatedhe can't have made something rattle | mendığırdathan bolmazma | sendığırdathan bolmazsa | oldığırdathan bolmaz | bizdığırdathan bolmazbız | sizdığırdathan bolmazsız | aladığırdathan bolmazla |
| Inference — double negationhe must have made something rattle (emphatic) | mendığırdatmağan bolmazma | sendığırdatmağan bolmazsa | oldığırdatmağan bolmaz | bizdığırdatmağan bolmazbız | sizdığırdatmağan bolmazsız | aladığırdatmağan bolmazla |
| Counterfactual — auxiliary negatedif it weren't that he had made something rattle | mendığırdathan bolmasam | sendığırdathan bolmasang | oldığırdathan bolmasa | bizdığırdathan bolmasaq | sizdığırdathan bolmasağız | aladığırdathan bolmasala |
| Counterfactual — double negationif it weren't that he hadn't made something rattle | mendığırdatmağan bolmasam | sendığırdatmağan bolmasang | oldığırdatmağan bolmasa | bizdığırdatmağan bolmasaq | sizdığırdatmağan bolmasağız | aladığırdatmağan bolmasala |
| Inference, future — auxiliary negatedhe can't be going to make something rattle | mendığırdatırıq bolmazma | sendığırdatırıq bolmazsa | oldığırdatırıq bolmaz | bizdığırdatırıq bolmazbız | sizdığırdatırıq bolmazsız | aladığırdatırıq bolmazla |
| Inference, future — double negationhe must be going to make something rattle (emphatic) | mendığırdatmazlıq bolmazma | sendığırdatmazlıq bolmazsa | oldığırdatmazlıq bolmaz | bizdığırdatmazlıq bolmazbız | sizdığırdatmazlıq bolmazsız | aladığırdatmazlıq bolmazla |
| Counterfactual future — auxiliary negatedif it weren't that he were going to make something rattle | mendığırdatırıq bolmasam | sendığırdatırıq bolmasang | oldığırdatırıq bolmasa | bizdığırdatırıq bolmasaq | sizdığırdatırıq bolmasağız | aladığırdatırıq bolmasala |
| Counterfactual future — double negationif it weren't that he were not going to make something rattle | mendığırdatmazlıq bolmasam | sendığırdatmazlıq bolmasang | oldığırdatmazlıq bolmasa | bizdığırdatmazlıq bolmasaq | sizdığırdatmazlıq bolmasağız | aladığırdatmazlıq bolmasala |