büklerge

/byklerɡe/

Conjugation

  • bükleydihe is folding
  • bükledihe folded
  • büklegendihe has folded
  • büklerhe will fold
  • büklerikdihe is going to fold
  • bükley edihe was folding
  • bükleseif he folds
  • bükle!fold!
Simple tenses — forms of büklerge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Present (simple & continuous)he is foldingmenbükleymesenbükleyseolbükleydibizbükleybizsizbükleysizalabükleydile
Present (simple & continuous)he is not foldingmenbüklemeymesenbüklemeyseolbüklemeydibizbüklemeybizsizbüklemeysizalabüklemeydile
Present (simple & continuous)is he folding?menbükleymime?
bükleymemi?
senbükleymise?olbükleymidi?bizbükleymibiz?
bükleybizmi?
sizbükleymisiz?alabükleymidile?
Present (simple & continuous)isn't he folding?menbüklemeymime?
büklemeymemi?
senbüklemeymise?olbüklemeymidi?bizbüklemeymibiz?
büklemeybizmi?
sizbüklemeymisiz?alabüklemeymidile?
Habitual (usually, tends to)he usually foldsmenbüklewçenmesenbüklewçenseolbüklewçendibizbüklewçenbizsizbüklewçensizalabüklewçendile
Habitual (usually, tends to)he doesn't usually foldmenbüklewçen tülmesenbüklewçen tülseolbüklewçen tüldübizbüklewçen tülbüzsizbüklewçen tülsüzalabüklewçen tüldüle
Habitual (usually, tends to)does he usually fold?menbüklewçenmime?
büklewçenmemi?
senbüklewçenmise?olbüklewçenmidi?bizbüklewçenmibiz?
büklewçenbizmi?
sizbüklewçenmisiz?alabüklewçenmidile?
Habitual (usually, tends to)doesn't he usually fold?menbüklewçen tülmüme?senbüklewçen tülmüse?olbüklewçen tülmüdü?bizbüklewçen tülmübüz?sizbüklewçen tülmüsüz?alabüklewçen tülmüdüle?
Resultative (has become and stays)he has folded and remains soolbüklebdialabüklebdile
Resultative (has become and stays)no such form
Resultative (has become and stays)has he folded?olbüklebmidi?alabüklebmidile?
Resultative (has become and stays)no such form
Progressive (in the middle of)he is in the middle of foldingmenbükley turamasenbükley turasaolbükley turadıbizbükley turabızsizbükley turasızalabükley turadıla
Progressive (in the middle of)he is not in the middle of foldingmenbükley turmaymasenbükley turmaysaolbükley turmaydıbizbükley turmaybızsizbükley turmaysızalabükley turmaydıla
Progressive (in the middle of)is he in the middle of folding?menbükley turamıma?
bükley turamamı?
senbükley turamısa?olbükley turamıdı?bizbükley turamıbız?
bükley turabızmı?
sizbükley turamısız?alabükley turamıdıla?
Progressive (in the middle of)isn't he in the middle of folding?menbükley turmaymıma?
bükley turmaymamı?
senbükley turmaymısa?olbükley turmaymıdı?bizbükley turmaymıbız?
bükley turmaybızmı?
sizbükley turmaymısız?alabükley turmaymıdıla?
Simple past (definite)he foldedmenbükledimsenbükledingolbükledibizbüklediksizbükledigizalabükledile
Simple past (definite)he didn't foldmenbüklemedimsenbüklemedingolbüklemedibizbüklemediksizbüklemedigizalabüklemedile
Simple past (definite)did he fold?menbükledimmi?senbükledingmi?olbükledimi?bizbükledikmi?sizbükledigizmi?alabükledilemi?
Simple past (definite)didn't he fold?menbüklemedimmi?senbüklemedingmi?olbüklemedimi?bizbüklemedikmi?sizbüklemedigizmi?alabüklemedilemi?
Perfect (past indefinite)he has foldedmenbüklegenmesenbüklegenseolbüklegendibizbüklegenbizsizbüklegensizalabüklegendile
Perfect (past indefinite)he hasn't foldedmenbüklemegenmesenbüklemegenseolbüklemegendibizbüklemegenbizsizbüklemegensizalabüklemegendile
Perfect (past indefinite)has he folded?menbüklegenmime?
büklegenmemi?
senbüklegenmise?olbüklegenmidi?bizbüklegenmibiz?
büklegenbizmi?
sizbüklegenmisiz?alabüklegenmidile?
Perfect (past indefinite)hasn't he folded?menbüklemegenmime?
büklemegenmemi?
senbüklemegenmise?olbüklemegenmidi?bizbüklemegenmibiz?
büklemegenbizmi?
sizbüklemegenmisiz?alabüklemegenmidile?
Indefinite future (future I)he will foldmenbüklermesenbüklerseolbüklerbizbüklerbizsizbüklersizalabüklerle
Indefinite future (future I)he won't foldmenbüklemezmesenbüklemezseolbüklemezbizbüklemezbizsizbüklemezsizalabüklemezle
Indefinite future (future I)will he fold?menbüklermime?
büklermemi?
senbüklermise?olbüklermi?bizbüklermibiz?
büklerbizmi?
sizbüklermisiz?alabüklermile?
Indefinite future (future I)won't he fold?menbüklemezmime?
büklemezmemi?
senbüklemezmise?olbüklemezmi?bizbüklemezmibiz?
büklemezbizmi?
sizbüklemezmisiz?alabüklemezmile?
Definite future (future II)he is going to foldmenbüklerikmesenbüklerikseolbüklerikdibizbüklerikbizsizbükleriksizalabüklerikdile
Definite future (future II)he is not going to foldmenbüklerik tülmesenbüklerik tülseolbüklerik tüldübizbüklerik tülbüzsizbüklerik tülsüzalabüklerik tüldüle
Definite future (future II)is he going to fold?menbüklerikmime?
büklerikmemi?
senbüklerikmise?olbüklerikmidi?bizbüklerikmibiz?
büklerikbizmi?
sizbüklerikmisiz?alabüklerikmidile?
Definite future (future II)isn't he going to fold?menbüklerik tülmüme?senbüklerik tülmüse?olbüklerik tülmüdü?bizbüklerik tülmübüz?sizbüklerik tülmüsüz?alabüklerik tülmüdüle?

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Past compound tenses — forms of büklerge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Past perfect (pluperfect)he had foldedmenbüklegen edimbüklegenemsenbüklegen edingbüklegenengolbüklegen edibüklegenedbizbüklegen edikbüklegeneksizbüklegen edigizbüklegenegizalabüklegen edilebüklegenelle
Past perfect (pluperfect)he hadn't foldedmenbüklemegen edimbüklemegenemsenbüklemegen edingbüklemegenengolbüklemegen edibüklemegenedbizbüklemegen edikbüklemegeneksizbüklemegen edigizbüklemegenegizalabüklemegen edilebüklemegenelle
Past perfect (pluperfect)no such form
Past perfect (pluperfect)no such form
Past continuous (imperfect)he was foldingmenbükley edimbükleyemsenbükley edingbükleyengolbükley edibükleyedbizbükley edikbükleyeksizbükley edigizbükleyegizalabükley edilebükleyelle
Past continuous (imperfect)he wasn't foldingmenbüklemey edimbüklemeyemsenbüklemey edingbüklemeyengolbüklemey edibüklemeyedbizbüklemey edikbüklemeyeksizbüklemey edigizbüklemeyegizalabüklemey edilebüklemeyelle
Past continuous (imperfect)no such form
Past continuous (imperfect)no such form
Habitual past (used to)he used to foldmenbüklewçen edimbüklewçenemsenbüklewçen edingbüklewçenengolbüklewçen edibüklewçenedbizbüklewçen edikbüklewçeneksizbüklewçen edigizbüklewçenegizalabüklewçen edilebüklewçenelle
Habitual past (used to)he didn't use to foldmenbüklewçen tül edimbüklewçen tül emsenbüklewçen tül edingbüklewçen tül engolbüklewçen tül edibüklewçen tül edbizbüklewçen tül edikbüklewçen tül eksizbüklewçen tül edigizbüklewçen tül egizalabüklewçen tül edilebüklewçen tül elle
Habitual past (used to)no such form
Habitual past (used to)no such form
Resultative past (had become and stayed)he had folded and remained soolbükleb edialabükleb edile
Resultative past (had become and stayed)he hadn't foldedolbükleb tül edialabükleb tül edile
Resultative past (had become and stayed)no such form
Resultative past (had become and stayed)no such form
Past progressive (was in the middle of)he was in the middle of foldingmenbükley tura edimbükley turaemsenbükley tura edingbükley turaengolbükley tura edibükley turaedbizbükley tura edikbükley turaeksizbükley tura edigizbükley turaegizalabükley tura edilebükley turaelle
Past progressive (was in the middle of)he wasn't in the middle of foldingmenbükley turmay edimbükley turmayemsenbükley turmay edingbükley turmayengolbükley turmay edibükley turmayedbizbükley turmay edikbükley turmayeksizbükley turmay edigizbükley turmayegizalabükley turmay edilebükley turmayelle
Past progressive (was in the middle of)no such form
Past progressive (was in the middle of)no such form
Conditional result (would)he would foldmenbükler edimbükler emsenbükler edingbükler engolbükler edibükler edbizbükler edikbükler eksizbükler edigizbükler egizalabükler edilebükler elle
Conditional result (would)he wouldn't foldmenbüklemez edimbüklemez emsenbüklemez edingbüklemez engolbüklemez edibüklemez edbizbüklemez edikbüklemez eksizbüklemez edigizbüklemez egizalabüklemez edilebüklemez elle
Conditional result (would)no such form
Conditional result (would)no such form
Past conditional result (would have)he would have foldedmenbüklerik edimbüklerik emsenbüklerik edingbüklerik engolbüklerik edibüklerik edbizbüklerik edikbüklerik eksizbüklerik edigizbüklerik egizalabüklerik edilebüklerik elle
Past conditional result (would have)he wouldn't have foldedmenbüklerik tül edimbüklerik tül emsenbüklerik tül edingbüklerik tül engolbüklerik tül edibüklerik tül edbizbüklerik tül edikbüklerik tül eksizbüklerik tül edigizbüklerik tül egizalabüklerik tül edilebüklerik tül elle
Past conditional result (would have)no such form
Past conditional result (would have)no such form
Conditional — forms of büklerge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Conditionalif he foldsmenbüklesemsenbüklesengolbüklesebizbükleseksizbüklesegizalabüklesele
Conditionalif he doesn't foldmenbüklemesemsenbüklemesengolbüklemesebizbüklemeseksizbüklemesegizalabüklemesele
Conditionalno such form
Conditionalno such form
Conditional, present realif he is foldingmenbükley esemsenbükley esengolbükley esebizbükley eseksizbükley esegizalabükley esele
Conditional, present realif he is not foldingmenbüklemey esemsenbüklemey esengolbüklemey esebizbüklemey eseksizbüklemey esegizalabüklemey esele
Conditional, present realno such form
Conditional, present realno such form
Wish, present/future (if only)if only he foldedmenbüklesem edibüklesem edsenbükleseng edibükleseng edolbüklese edibüklesedbizbüklesek edibüklesek edsizbüklesegiz edibüklesegiz edalabüklesele edibükleseled
Wish, present/future (if only)if only he didn't foldmenbüklemesem edibüklemesem edsenbüklemeseng edibüklemeseng edolbüklemese edibüklemesedbizbüklemesek edibüklemesek edsizbüklemesegiz edibüklemesegiz edalabüklemesele edibüklemeseled
Wish, present/future (if only)no such form
Wish, present/future (if only)no such form
Conditional, definite past1if he foldedmenbükledim esemsenbükleding esengolbükledi esebizbükledik eseksizbükledigiz esegizalabükledile esele
Conditional, definite past1if he didn't foldmenbüklemedim esemsenbüklemeding esengolbüklemedi esebizbüklemedik eseksizbüklemedigiz esegizalabüklemedile esele
Conditional, definite pastno such form
Conditional, definite pastno such form
Conditional, past realif he did fold (indeed)menbüklegen esemsenbüklegen esengolbüklegen esebizbüklegen eseksizbüklegen esegizalabüklegen esele
Conditional, past realif he didn't fold (indeed)menbüklemegen esemsenbüklemegen esengolbüklemegen esebizbüklemegen eseksizbüklemegen esegizalabüklemegen esele
Conditional, past realno such form
Conditional, past realno such form
Conditional, counterfactualif he had foldedmenbüklegen bolsamsenbüklegen bolsangolbüklegen bolsabizbüklegen bolsaqsizbüklegen bolsağızalabüklegen bolsala
Conditional, counterfactualif he hadn't foldedmenbüklemegen bolsamsenbüklemegen bolsangolbüklemegen bolsabizbüklemegen bolsaqsizbüklemegen bolsağızalabüklemegen bolsala
Conditional, counterfactualno such form
Conditional, counterfactualno such form
Wish, past (if only I had)if only he had foldedmenbüklegen bolsam edibüklegen bolsam edsenbüklegen bolsang edibüklegen bolsang edolbüklegen bolsa edibüklegen bolsaedbizbüklegen bolsaq edibüklegen bolsaq edsizbüklegen bolsağız edibüklegen bolsağız edalabüklegen bolsala edibüklegen bolsalaed
Wish, past (if only I had)if only he hadn't foldedmenbüklemegen bolsam edibüklemegen bolsam edsenbüklemegen bolsang edibüklemegen bolsang edolbüklemegen bolsa edibüklemegen bolsaedbizbüklemegen bolsaq edibüklemegen bolsaq edsizbüklemegen bolsağız edibüklemegen bolsağız edalabüklemegen bolsala edibüklemegen bolsalaed
Wish, past (if only I had)no such form
Wish, past (if only I had)no such form
Conditional, aoristif he will foldmenbükler esemsenbükler esengolbükler esebizbükler eseksizbükler esegizalabükler esele
Conditional, aoristif he won't foldmenbüklemez esemsenbüklemez esengolbüklemez esebizbüklemez eseksizbüklemez esegizalabüklemez esele
Conditional, aoristno such form
Conditional, aoristno such form
Conditional, futureif he is going to foldmenbüklerik esemsenbüklerik esengolbüklerik esebizbüklerik eseksizbüklerik esegizalabüklerik esele
Conditional, futureif he is not going to foldmenbüklerik tül esemsenbüklerik tül esengolbüklerik tül esebizbüklerik tül eseksizbüklerik tül esegizalabüklerik tül esele
Conditional, futureno such form
Conditional, futureno such form
Conditional, counterfactual futureif he were going to foldmenbüklerik bolsamsenbüklerik bolsangolbüklerik bolsabizbüklerik bolsaqsizbüklerik bolsağızalabüklerik bolsala
Conditional, counterfactual futureif he were not going to foldmenbüklemezlik bolsamsenbüklemezlik bolsangolbüklemezlik bolsabizbüklemezlik bolsaqsizbüklemezlik bolsağızalabüklemezlik bolsala
Conditional, counterfactual futureno such form
Conditional, counterfactual futureno such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Conditional, definite pastalso bükleding ese: the person on the verb only (Байрамкулов and Урусбиев 1967 § 110)
Inferential — forms of büklerge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present (must be doing)he must be foldingmenbükley bolurmasenbükley bolursaolbükley bolurbizbükley bolurbuzsizbükley bolursuzalabükley bolurla
Inference, present (must be doing)he must not be foldingmenbüklemey bolurmasenbüklemey bolursaolbüklemey bolurbizbüklemey bolurbuzsizbüklemey bolursuzalabüklemey bolurla
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)he must be in the middle of foldingmenbükley tura bolurmasenbükley tura bolursaolbükley tura bolurbizbükley tura bolurbuzsizbükley tura bolursuzalabükley tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)he must keep on not foldingmenbüklemey tura bolurmasenbüklemey tura bolursaolbüklemey tura bolurbizbüklemey tura bolurbuzsizbüklemey tura bolursuzalabüklemey tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference (must have)he must have foldedmenbüklegen bolurmasenbüklegen bolursaolbüklegen bolurbizbüklegen bolurbuzsizbüklegen bolursuzalabüklegen bolurla
Inference (must have)he must not have foldedmenbüklemegen bolurmasenbüklemegen bolursaolbüklemegen bolurbizbüklemegen bolurbuzsizbüklemegen bolursuzalabüklemegen bolurla
Inference (must have)no such form
Inference (must have)no such form
Inference, future (must be going to)he must be going to foldmenbüklerik bolurmasenbüklerik bolursaolbüklerik bolurbizbüklerik bolurbuzsizbüklerik bolursuzalabüklerik bolurla
Inference, future (must be going to)he must not be going to foldmenbüklemezlik bolurmasenbüklemezlik bolursaolbüklemezlik bolurbizbüklemezlik bolurbuzsizbüklemezlik bolursuzalabüklemezlik bolurla
Inference, future (must be going to)no such form
Inference, future (must be going to)no such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Commands, requests and wishes — forms of büklerge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Commands & suggestionslet him/her/it foldmenbükleyimsenbükle!olbüklesinbizbükleyiksizbüklegiz!alabüklesinle
Commands & suggestionslet him/her/it not foldmenbüklemeyimsenbükleme!olbüklemesinbizbüklemeyiksizbüklemegiz!alabüklemesinle
Commands & suggestionsshould he fold?menbükleyimmi?olbüklesinmi?bizbükleyikmi?alabüklesinlemi?
Commands & suggestionsshould he not fold?menbüklemeyimmi?olbüklemesinmi?bizbüklemeyikmi?alabüklemesinlemi?
Requestsdo let him/her/it foldsenbükleçi2olbüklesinçisizbükleçigizalabüklesinleçi
Requestsdo let him/her/it not foldsenbüklemeçi2olbüklemesinçisizbüklemeçigizalabüklemesinleçi
Requestsno such form
Requestsno such form
Blessings & curses — may you…may you foldsenbükleginbüklegi
Blessings & curses — may you…may you not foldsenbüklemeginbüklemegi
Blessings & curses — may you…no such form
Blessings & curses — may you…no such form
Optative wish (-ğay + edi)would that he foldedmenbüklegey edim
büklege edim
senbüklegey eding
büklege eding
olbüklegey edi
büklege edi
bizbüklegey edik
büklege edik
sizbüklegey edigiz
büklege edigiz
alabüklegey edile
büklege edile
Optative wish (-ğay + edi)would that he did not foldmenbüklemegey edim
büklemege edim
senbüklemegey eding
büklemege eding
olbüklemegey edi
büklemege edi
bizbüklemegey edik
büklemege edik
sizbüklemegey edigiz
büklemege edigiz
alabüklemegey edile
büklemege edile
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Let someone… (commands)let him/her/it allow someone to foldmenbüklemege qoyayımbükleme qoyayımsenbüklemege qoy!bükleme qoy!olbüklemege qoysunbükleme qoysunbizbüklemege qoyayıqbükleme qoyayıqsizbüklemege qoyuğuz!bükleme qoyuğuz!alabüklemege qoysunlabükleme qoysunla
Let someone… (commands)let him/her/it not allow someone to foldmenbüklemege qoymayımbükleme qoymayımsenbüklemege qoyma!bükleme qoyma!olbüklemege qoymasınbükleme qoymasınbizbüklemege qoymayıqbükleme qoymayıqsizbüklemege qoymağız!bükleme qoymağız!alabüklemege qoymasınlabükleme qoymasınla
Let someone… (commands)should he allow someone to fold?menbüklemege qoyayımmı?bükleme qoyayımmı?olbüklemege qoysunmu?bükleme qoysunmu?bizbüklemege qoyayıqmı?bükleme qoyayıqmı?alabüklemege qoysunlamı?bükleme qoysunlamı?
Let someone… (commands)should he not allow someone to fold?menbüklemege qoymayımmı?bükleme qoymayımmı?olbüklemege qoymasınmı?bükleme qoymasınmı?bizbüklemege qoymayıqmı?bükleme qoymayıqmı?alabüklemege qoymasınlamı?bükleme qoymasınlamı?
Let someone… (present)he allows someone to foldmenbüklemege qoyamabükleme qoyamasenbüklemege qoyasabükleme qoyasaolbüklemege qoyadıbükleme qoyadıbizbüklemege qoyabızbükleme qoyabızsizbüklemege qoyasızbükleme qoyasızalabüklemege qoyadılabükleme qoyadıla
Let someone… (present)he doesn't allow someone to foldmenbüklemege qoymaymabükleme qoymaymasenbüklemege qoymaysabükleme qoymaysaolbüklemege qoymaydıbükleme qoymaydıbizbüklemege qoymaybızbükleme qoymaybızsizbüklemege qoymaysızbükleme qoymaysızalabüklemege qoymaydılabükleme qoymaydıla
Let someone… (present)does he allow someone to fold?menbüklemege qoyamıma?bükleme qoyamıma?senbüklemege qoyamısa?bükleme qoyamısa?olbüklemege qoyamıdı?bükleme qoyamıdı?bizbüklemege qoyamıbız?bükleme qoyamıbız?sizbüklemege qoyamısız?bükleme qoyamısız?alabüklemege qoyamıdıla?bükleme qoyamıdıla?
Let someone… (present)doesn't he allow someone to fold?menbüklemege qoymaymıma?bükleme qoymaymıma?senbüklemege qoymaymısa?bükleme qoymaymısa?olbüklemege qoymaymıdı?bükleme qoymaymıdı?bizbüklemege qoymaymıbız?bükleme qoymaymıbız?sizbüklemege qoymaymısız?bükleme qoymaymısız?alabüklemege qoymaymıdıla?bükleme qoymaymıdıla?
Let someone… (past)he allowed someone to foldmenbüklemege qoydumbükleme qoydumsenbüklemege qoydungbükleme qoydungolbüklemege qoydubükleme qoydubizbüklemege qoyduqbükleme qoyduqsizbüklemege qoyduğuzbükleme qoyduğuzalabüklemege qoydulabükleme qoydula
Let someone… (past)he didn't allow someone to foldmenbüklemege qoymadımbükleme qoymadımsenbüklemege qoymadıngbükleme qoymadıngolbüklemege qoymadıbükleme qoymadıbizbüklemege qoymadıqbükleme qoymadıqsizbüklemege qoymadığızbükleme qoymadığızalabüklemege qoymadılabükleme qoymadıla
Let someone… (past)did he allow someone to fold?menbüklemege qoydummu?bükleme qoydummu?senbüklemege qoydungmu?bükleme qoydungmu?olbüklemege qoydumu?bükleme qoydumu?bizbüklemege qoyduqmu?bükleme qoyduqmu?sizbüklemege qoyduğuzmu?bükleme qoyduğuzmu?alabüklemege qoydulamı?bükleme qoydulamı?
Let someone… (past)didn't he allow someone to fold?menbüklemege qoymadımmı?bükleme qoymadımmı?senbüklemege qoymadıngmı?bükleme qoymadıngmı?olbüklemege qoymadımı?bükleme qoymadımı?bizbüklemege qoymadıqmı?bükleme qoymadıqmı?sizbüklemege qoymadığızmı?bükleme qoymadığızmı?alabüklemege qoymadılamı?bükleme qoymadılamı?
  1. RequestsSpoken variant: singular requests can add a final nasal consonant, with the same request meaning.
Ability — forms of büklerge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Ability — presenthe can foldmenbükleyalamasenbükleyalasaolbükleyaladıbizbükleyalabızsizbükleyalasızalabükleyaladıla
Ability — presenthe can't foldmenbükleyalmaymasenbükleyalmaysaolbükleyalmaydıbizbükleyalmaybızsizbükleyalmaysızalabükleyalmaydıla
Ability — presentcan he fold?menbükleyalamıma?
bükleyalamamı?
senbükleyalamısa?olbükleyalamıdı?bizbükleyalamıbız?
bükleyalabızmı?
sizbükleyalamısız?alabükleyalamıdıla?
Ability — presentcan't he fold?menbükleyalmaymıma?
bükleyalmaymamı?
senbükleyalmaymısa?olbükleyalmaymıdı?bizbükleyalmaymıbız?
bükleyalmaybızmı?
sizbükleyalmaymısız?alabükleyalmaymıdıla?
Ability — if I can…if he can foldmenbükleyalsamsenbükleyalsangolbükleyalsabizbükleyalsaqsizbükleyalsağızalabükleyalsala
Ability — if I can…if he can't foldmenbükleyalmasamsenbükleyalmasangolbükleyalmasabizbükleyalmasaqsizbükleyalmasağızalabükleyalmasala
Ability — if I can…no such form
Ability — if I can…no such form
Ability — simple pasthe was able to foldmenbükleyaldımsenbükleyaldıngolbükleyaldıbizbükleyaldıqsizbükleyaldığızalabükleyaldıla
Ability — simple pasthe could not foldmenbükleyalmadımsenbükleyalmadıngolbükleyalmadıbizbükleyalmadıqsizbükleyalmadığızalabükleyalmadıla
Ability — simple pastwas he able to fold?menbükleyaldımmı?senbükleyaldıngmı?olbükleyaldımı?bizbükleyaldıqmı?sizbükleyaldığızmı?alabükleyaldılamı?
Ability — simple pastcouldn't he fold?menbükleyalmadımmı?senbükleyalmadıngmı?olbükleyalmadımı?bizbükleyalmadıqmı?sizbükleyalmadığızmı?alabükleyalmadılamı?
Ability — perfect / -ğan pasthe has been able to foldmenbükleyalğanmasenbükleyalğansaolbükleyalğandıbizbükleyalğanbızsizbükleyalğansızalabükleyalğandıla
Ability — perfect / -ğan pasthe hasn't been able to foldmenbükleyalmağanmasenbükleyalmağansaolbükleyalmağandıbizbükleyalmağanbızsizbükleyalmağansızalabükleyalmağandıla
Ability — perfect / -ğan pasthas he been able to fold?menbükleyalğanmıma?
bükleyalğanmamı?
senbükleyalğanmısa?olbükleyalğanmıdı?bizbükleyalğanmıbız?
bükleyalğanbızmı?
sizbükleyalğanmısız?alabükleyalğanmıdıla?
Ability — perfect / -ğan pasthasn't he been able to fold?menbükleyalmağanmıma?
bükleyalmağanmamı?
senbükleyalmağanmısa?olbükleyalmağanmıdı?bizbükleyalmağanmıbız?
bükleyalmağanbızmı?
sizbükleyalmağanmısız?alabükleyalmağanmıdıla?
Ability — past perfecthe had been able to foldmenbükleyalğan edimbükleyalğanemsenbükleyalğan edingbükleyalğanengolbükleyalğan edibükleyalğanedbizbükleyalğan edikbükleyalğaneksizbükleyalğan edigizbükleyalğanegizalabükleyalğan edilebükleyalğanelle
Ability — past perfecthe hadn't been able to foldmenbükleyalmağan edimbükleyalmağanemsenbükleyalmağan edingbükleyalmağanengolbükleyalmağan edibükleyalmağanedbizbükleyalmağan edikbükleyalmağaneksizbükleyalmağan edigizbükleyalmağanegizalabükleyalmağan edilebükleyalmağanelle
Ability — past perfectno such form
Ability — past perfectno such form
Ability — past backgroundhe could foldmenbükleyala edimbükleyalaemsenbükleyala edingbükleyalaengolbükleyala edibükleyalaedbizbükleyala edikbükleyalaeksizbükleyala edigizbükleyalaegizalabükleyala edilebükleyalaelle
Ability — past backgroundhe could not foldmenbükleyalmay edimbükleyalmayemsenbükleyalmay edingbükleyalmayengolbükleyalmay edibükleyalmayedbizbükleyalmay edikbükleyalmayeksizbükleyalmay edigizbükleyalmayegizalabükleyalmay edilebükleyalmayelle
Ability — past backgroundno such form
Ability — past backgroundno such form
Ability — future Ihe will be able to foldmenbükleyalırmasenbükleyalırsaolbükleyalırbizbükleyalırbızsizbükleyalırsızalabükleyalırla
Ability — future Ihe won't be able to foldmenbükleyalmazmasenbükleyalmazsaolbükleyalmazbizbükleyalmazbızsizbükleyalmazsızalabükleyalmazla
Ability — future Iwill he be able to fold?menbükleyalırmıma?
bükleyalırmamı?
senbükleyalırmısa?olbükleyalırmı?bizbükleyalırmıbız?
bükleyalırbızmı?
sizbükleyalırmısız?alabükleyalırmıla?
Ability — future Iwon't he be able to fold?menbükleyalmazmıma?
bükleyalmazmamı?
senbükleyalmazmısa?olbükleyalmazmı?bizbükleyalmazmıbız?
bükleyalmazbızmı?
sizbükleyalmazmısız?alabükleyalmazmıla?
Ability — future IIhe is going to be able to foldmenbükleyallıqmasenbükleyallıqsaolbükleyallıqdıbizbükleyallıqbızsizbükleyallıqsızalabükleyallıqdıla
Ability — future IIhe is not going to be able to foldmenbükleyallıq tülmesenbükleyallıq tülseolbükleyallıq tüldübizbükleyallıq tülbüzsizbükleyallıq tülsüzalabükleyallıq tüldüle
Ability — future IIis he going to be able to fold?menbükleyallıqmıma?
bükleyallıqmamı?
senbükleyallıqmısa?olbükleyallıqmıdı?bizbükleyallıqmıbız?
bükleyallıqbızmı?
sizbükleyallıqmısız?alabükleyallıqmıdıla?
Ability — future IIisn't he going to be able to fold?menbükleyallıq tülmüme?senbükleyallıq tülmüse?olbükleyallıq tülmüdü?bizbükleyallıq tülmübüz?sizbükleyallıq tülmüsüz?alabükleyallıq tülmüdüle?
Ability — would be able to…he would be able to foldmenbükleyalır edimbükleyalır emsenbükleyalır edingbükleyalır engolbükleyalır edibükleyalır edbizbükleyalır edikbükleyalır eksizbükleyalır edigizbükleyalır egizalabükleyalır edilebükleyalır elle
Ability — would be able to…he wouldn't be able to foldmenbükleyalmaz edimbükleyalmaz emsenbükleyalmaz edingbükleyalmaz engolbükleyalmaz edibükleyalmaz edbizbükleyalmaz edikbükleyalmaz eksizbükleyalmaz edigizbükleyalmaz egizalabükleyalmaz edilebükleyalmaz elle
Ability — would be able to…no such form
Ability — would be able to…no such form
Second-person optative — abilitymay you be able to foldsenbükleyalğınbükleyalğı
Second-person optative — abilitymay you not be able to foldsenbükleyalmağınbükleyalmağı
Second-person optative — abilityno such form
Second-person optative — abilityno such form
Emphatic and rare forms — forms of büklerge: the second negation of each tense that has one, across the six persons.
FormmenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present — auxiliary negatedhe can't be foldingmenbükley bolmazmasenbükley bolmazsaolbükley bolmazbizbükley bolmazbızsizbükley bolmazsızalabükley bolmazla
Inference, present — double negationhe must be folding (emphatic)menbüklemey bolmazmasenbüklemey bolmazsaolbüklemey bolmazbizbüklemey bolmazbızsizbüklemey bolmazsızalabüklemey bolmazla
Inference, progressive — auxiliary negatedhe can't be in the middle of foldingmenbükley tura bolmazmasenbükley tura bolmazsaolbükley tura bolmazbizbükley tura bolmazbızsizbükley tura bolmazsızalabükley tura bolmazla
Inference, progressive — double negationhe must keep on not folding (emphatic)menbüklemey tura bolmazmasenbüklemey tura bolmazsaolbüklemey tura bolmazbizbüklemey tura bolmazbızsizbüklemey tura bolmazsızalabüklemey tura bolmazla
Progressive — verb negatedhe keeps on not foldingmenbüklemey turamasenbüklemey turasaolbüklemey turadıbizbüklemey turabızsizbüklemey turasızalabüklemey turadıla
Progressive — double negationhe is not keeping on not foldingmenbüklemey turmaymasenbüklemey turmaysaolbüklemey turmaydıbizbüklemey turmaybızsizbüklemey turmaysızalabüklemey turmaydıla
Progressive — double negationisn't he keeping on not folding?menbüklemey turmaymımasenbüklemey turmaymısaolbüklemey turmaymıdıbizbüklemey turmaymıbızsizbüklemey turmaymısızalabüklemey turmaymıdıla
Inference — auxiliary negatedhe can't have foldedmenbüklegen bolmazmasenbüklegen bolmazsaolbüklegen bolmazbizbüklegen bolmazbızsizbüklegen bolmazsızalabüklegen bolmazla
Inference — double negationhe must have folded (emphatic)menbüklemegen bolmazmasenbüklemegen bolmazsaolbüklemegen bolmazbizbüklemegen bolmazbızsizbüklemegen bolmazsızalabüklemegen bolmazla
Counterfactual — auxiliary negatedif it weren't that he had foldedmenbüklegen bolmasamsenbüklegen bolmasangolbüklegen bolmasabizbüklegen bolmasaqsizbüklegen bolmasağızalabüklegen bolmasala
Counterfactual — double negationif it weren't that he hadn't foldedmenbüklemegen bolmasamsenbüklemegen bolmasangolbüklemegen bolmasabizbüklemegen bolmasaqsizbüklemegen bolmasağızalabüklemegen bolmasala
Inference, future — auxiliary negatedhe can't be going to foldmenbüklerik bolmazmasenbüklerik bolmazsaolbüklerik bolmazbizbüklerik bolmazbızsizbüklerik bolmazsızalabüklerik bolmazla
Inference, future — double negationhe must be going to fold (emphatic)menbüklemezlik bolmazmasenbüklemezlik bolmazsaolbüklemezlik bolmazbizbüklemezlik bolmazbızsizbüklemezlik bolmazsızalabüklemezlik bolmazla
Counterfactual future — auxiliary negatedif it weren't that he were going to foldmenbüklerik bolmasamsenbüklerik bolmasangolbüklerik bolmasabizbüklerik bolmasaqsizbüklerik bolmasağızalabüklerik bolmasala
Counterfactual future — double negationif it weren't that he were not going to foldmenbüklemezlik bolmasamsenbüklemezlik bolmasangolbüklemezlik bolmasabizbüklemezlik bolmasaqsizbüklemezlik bolmasağızalabüklemezlik bolmasala