bazındırırğa

/bazɯndɯrɯrʁa/

Conjugation

  • bazındıradıhe is giving someone confidence
  • bazındırdıhe gave someone confidence
  • bazındırğandıhe has given someone confidence
  • bazındırırhe will give someone confidence
  • bazındırlıqdıhe is going to give someone confidence
  • bazındıra edihe was giving someone confidence
  • bazındırsaif he gives someone confidence
  • bazındır!give someone confidence!
Simple tenses — forms of bazındırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Present (simple & continuous)he is giving someone confidencemenbazındıramasenbazındırasaolbazındıradıbizbazındırabızsizbazındırasızalabazındıradıla
Present (simple & continuous)he is not giving someone confidencemenbazındırmaymasenbazındırmaysaolbazındırmaydıbizbazındırmaybızsizbazındırmaysızalabazındırmaydıla
Present (simple & continuous)is he giving someone confidence?menbazındıramıma?
bazındıramamı?
senbazındıramısa?olbazındıramıdı?bizbazındıramıbız?
bazındırabızmı?
sizbazındıramısız?alabazındıramıdıla?
Present (simple & continuous)isn't he giving someone confidence?menbazındırmaymıma?
bazındırmaymamı?
senbazındırmaymısa?olbazındırmaymıdı?bizbazındırmaymıbız?
bazındırmaybızmı?
sizbazındırmaymısız?alabazındırmaymıdıla?
Habitual (usually, tends to)he usually gives someone confidencemenbazındırıwçanmasenbazındırıwçansaolbazındırıwçandıbizbazındırıwçanbızsizbazındırıwçansızalabazındırıwçandıla
Habitual (usually, tends to)he doesn't usually give someone confidencemenbazındırıwçan tülmesenbazındırıwçan tülseolbazındırıwçan tüldübizbazındırıwçan tülbüzsizbazındırıwçan tülsüzalabazındırıwçan tüldüle
Habitual (usually, tends to)does he usually give someone confidence?menbazındırıwçanmıma?
bazındırıwçanmamı?
senbazındırıwçanmısa?olbazındırıwçanmıdı?bizbazındırıwçanmıbız?
bazındırıwçanbızmı?
sizbazındırıwçanmısız?alabazındırıwçanmıdıla?
Habitual (usually, tends to)doesn't he usually give someone confidence?menbazındırıwçan tülmüme?senbazındırıwçan tülmüse?olbazındırıwçan tülmüdü?bizbazındırıwçan tülmübüz?sizbazındırıwçan tülmüsüz?alabazındırıwçan tülmüdüle?
Resultative (has become and stays)he has given someone confidence and remains soolbazındırıbdıalabazındırıbdıla
Resultative (has become and stays)no such form
Resultative (has become and stays)has he given someone confidence?olbazındırıbmıdı?alabazındırıbmıdıla?
Resultative (has become and stays)no such form
Progressive (in the middle of)he is in the middle of giving someone confidencemenbazındıra turamasenbazındıra turasaolbazındıra turadıbizbazındıra turabızsizbazındıra turasızalabazındıra turadıla
Progressive (in the middle of)he is not in the middle of giving someone confidencemenbazındıra turmaymasenbazındıra turmaysaolbazındıra turmaydıbizbazındıra turmaybızsizbazındıra turmaysızalabazındıra turmaydıla
Progressive (in the middle of)is he in the middle of giving someone confidence?menbazındıra turamıma?
bazındıra turamamı?
senbazındıra turamısa?olbazındıra turamıdı?bizbazındıra turamıbız?
bazındıra turabızmı?
sizbazındıra turamısız?alabazındıra turamıdıla?
Progressive (in the middle of)isn't he in the middle of giving someone confidence?menbazındıra turmaymıma?
bazındıra turmaymamı?
senbazındıra turmaymısa?olbazındıra turmaymıdı?bizbazındıra turmaymıbız?
bazındıra turmaybızmı?
sizbazındıra turmaymısız?alabazındıra turmaymıdıla?
Simple past (definite)he gave someone confidencemenbazındırdımsenbazındırdıngolbazındırdıbizbazındırdıqsizbazındırdığızalabazındırdıla
Simple past (definite)he didn't give someone confidencemenbazındırmadımsenbazındırmadıngolbazındırmadıbizbazındırmadıqsizbazındırmadığızalabazındırmadıla
Simple past (definite)did he give someone confidence?menbazındırdımmı?senbazındırdıngmı?olbazındırdımı?bizbazındırdıqmı?sizbazındırdığızmı?alabazındırdılamı?
Simple past (definite)didn't he give someone confidence?menbazındırmadımmı?senbazındırmadıngmı?olbazındırmadımı?bizbazındırmadıqmı?sizbazındırmadığızmı?alabazındırmadılamı?
Perfect (past indefinite)he has given someone confidencemenbazındırğanmasenbazındırğansaolbazındırğandıbizbazındırğanbızsizbazındırğansızalabazındırğandıla
Perfect (past indefinite)he hasn't given someone confidencemenbazındırmağanmasenbazındırmağansaolbazındırmağandıbizbazındırmağanbızsizbazındırmağansızalabazındırmağandıla
Perfect (past indefinite)has he given someone confidence?menbazındırğanmıma?
bazındırğanmamı?
senbazındırğanmısa?olbazındırğanmıdı?bizbazındırğanmıbız?
bazındırğanbızmı?
sizbazındırğanmısız?alabazındırğanmıdıla?
Perfect (past indefinite)hasn't he given someone confidence?menbazındırmağanmıma?
bazındırmağanmamı?
senbazındırmağanmısa?olbazındırmağanmıdı?bizbazındırmağanmıbız?
bazındırmağanbızmı?
sizbazındırmağanmısız?alabazındırmağanmıdıla?
Indefinite future (future I)he will give someone confidencemenbazındırırmasenbazındırırsaolbazındırırbizbazındırırbızsizbazındırırsızalabazındırırla
Indefinite future (future I)he won't give someone confidencemenbazındırmazmasenbazındırmazsaolbazındırmazbizbazındırmazbızsizbazındırmazsızalabazındırmazla
Indefinite future (future I)will he give someone confidence?menbazındırırmıma?
bazındırırmamı?
senbazındırırmısa?olbazındırırmı?bizbazındırırmıbız?
bazındırırbızmı?
sizbazındırırmısız?alabazındırırmıla?
Indefinite future (future I)won't he give someone confidence?menbazındırmazmıma?
bazındırmazmamı?
senbazındırmazmısa?olbazındırmazmı?bizbazındırmazmıbız?
bazındırmazbızmı?
sizbazındırmazmısız?alabazındırmazmıla?
Definite future (future II)he is going to give someone confidencemenbazındırlıqma1senbazındırlıqsa1olbazındırlıqdı1bizbazındırlıqbız1sizbazındırlıqsız1alabazındırlıqdıla1
Definite future (future II)he is not going to give someone confidencemenbazındırlıq tülme1senbazındırlıq tülse1olbazındırlıq tüldü1bizbazındırlıq tülbüz1sizbazındırlıq tülsüz1alabazındırlıq tüldüle1
Definite future (future II)is he going to give someone confidence?menbazındırlıqmıma?1
bazındırlıqmamı?
senbazındırlıqmısa?1olbazındırlıqmıdı?1bizbazındırlıqmıbız?1
bazındırlıqbızmı?
sizbazındırlıqmısız?1alabazındırlıqmıdıla?1
Definite future (future II)isn't he going to give someone confidence?menbazındırlıq tülmüme?1senbazındırlıq tülmüse?1olbazındırlıq tülmüdü?1bizbazındırlıq tülmübüz?1sizbazındırlıq tülmüsüz?1alabazındırlıq tülmüdüle?1

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Definite future (future II)spoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so bazındırrıqdı
Past compound tenses — forms of bazındırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Past perfect (pluperfect)he had given someone confidencemenbazındırğan edimbazındırğanemsenbazındırğan edingbazındırğanengolbazındırğan edibazındırğanedbizbazındırğan edikbazındırğaneksizbazındırğan edigizbazındırğanegizalabazındırğan edilebazındırğanelle
Past perfect (pluperfect)he hadn't given someone confidencemenbazındırmağan edimbazındırmağanemsenbazındırmağan edingbazındırmağanengolbazındırmağan edibazındırmağanedbizbazındırmağan edikbazındırmağaneksizbazındırmağan edigizbazındırmağanegizalabazındırmağan edilebazındırmağanelle
Past perfect (pluperfect)no such form
Past perfect (pluperfect)no such form
Past continuous (imperfect)he was giving someone confidencemenbazındıra edimbazındıraemsenbazındıra edingbazındıraengolbazındıra edibazındıraedbizbazındıra edikbazındıraeksizbazındıra edigizbazındıraegizalabazındıra edilebazındıraelle
Past continuous (imperfect)he wasn't giving someone confidencemenbazındırmay edimbazındırmayemsenbazındırmay edingbazındırmayengolbazındırmay edibazındırmayedbizbazındırmay edikbazındırmayeksizbazındırmay edigizbazındırmayegizalabazındırmay edilebazındırmayelle
Past continuous (imperfect)no such form
Past continuous (imperfect)no such form
Habitual past (used to)he used to give someone confidencemenbazındırıwçan edimbazındırıwçanemsenbazındırıwçan edingbazındırıwçanengolbazındırıwçan edibazındırıwçanedbizbazındırıwçan edikbazındırıwçaneksizbazındırıwçan edigizbazındırıwçanegizalabazındırıwçan edilebazındırıwçanelle
Habitual past (used to)he didn't use to give someone confidencemenbazındırıwçan tül edimbazındırıwçan tül emsenbazındırıwçan tül edingbazındırıwçan tül engolbazındırıwçan tül edibazındırıwçan tül edbizbazındırıwçan tül edikbazındırıwçan tül eksizbazındırıwçan tül edigizbazındırıwçan tül egizalabazındırıwçan tül edilebazındırıwçan tül elle
Habitual past (used to)no such form
Habitual past (used to)no such form
Resultative past (had become and stayed)he had given someone confidence and remained soolbazındırıb edialabazındırıb edile
Resultative past (had become and stayed)he hadn't given someone confidenceolbazındırıb tül edialabazındırıb tül edile
Resultative past (had become and stayed)no such form
Resultative past (had become and stayed)no such form
Past progressive (was in the middle of)he was in the middle of giving someone confidencemenbazındıra tura edimbazındıra turaemsenbazındıra tura edingbazındıra turaengolbazındıra tura edibazındıra turaedbizbazındıra tura edikbazındıra turaeksizbazındıra tura edigizbazındıra turaegizalabazındıra tura edilebazındıra turaelle
Past progressive (was in the middle of)he wasn't in the middle of giving someone confidencemenbazındıra turmay edimbazındıra turmayemsenbazındıra turmay edingbazındıra turmayengolbazındıra turmay edibazındıra turmayedbizbazındıra turmay edikbazındıra turmayeksizbazındıra turmay edigizbazındıra turmayegizalabazındıra turmay edilebazındıra turmayelle
Past progressive (was in the middle of)no such form
Past progressive (was in the middle of)no such form
Conditional result (would)he would give someone confidencemenbazındırır edimbazındırır emsenbazındırır edingbazındırır engolbazındırır edibazındırır edbizbazındırır edikbazındırır eksizbazındırır edigizbazındırır egizalabazındırır edilebazındırır elle
Conditional result (would)he wouldn't give someone confidencemenbazındırmaz edimbazındırmaz emsenbazındırmaz edingbazındırmaz engolbazındırmaz edibazındırmaz edbizbazındırmaz edikbazındırmaz eksizbazındırmaz edigizbazındırmaz egizalabazındırmaz edilebazındırmaz elle
Conditional result (would)no such form
Conditional result (would)no such form
Past conditional result (would have)he would have given someone confidencemenbazındırlıq edim2bazındırlıq emsenbazındırlıq eding2bazındırlıq engolbazındırlıq edi2bazındırlıq edbizbazındırlıq edik2bazındırlıq eksizbazındırlıq edigiz2bazındırlıq egizalabazındırlıq edile2bazındırlıq elle
Past conditional result (would have)he wouldn't have given someone confidencemenbazındırlıq tül edim2bazındırlıq tül emsenbazındırlıq tül eding2bazındırlıq tül engolbazındırlıq tül edi2bazındırlıq tül edbizbazındırlıq tül edik2bazındırlıq tül eksizbazındırlıq tül edigiz2bazındırlıq tül egizalabazındırlıq tül edile2bazındırlıq tül elle
Past conditional result (would have)no such form
Past conditional result (would have)no such form
  1. Past conditional result (would have)spoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so bazındırrıq edi
Conditional — forms of bazındırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Conditionalif he gives someone confidencemenbazındırsamsenbazındırsangolbazındırsabizbazındırsaqsizbazındırsağızalabazındırsala
Conditionalif he doesn't give someone confidencemenbazındırmasamsenbazındırmasangolbazındırmasabizbazındırmasaqsizbazındırmasağızalabazındırmasala
Conditionalno such form
Conditionalno such form
Conditional, present realif he is giving someone confidencemenbazındıra esemsenbazındıra esengolbazındıra esebizbazındıra eseksizbazındıra esegizalabazındıra esele
Conditional, present realif he is not giving someone confidencemenbazındırmay esemsenbazındırmay esengolbazındırmay esebizbazındırmay eseksizbazındırmay esegizalabazındırmay esele
Conditional, present realno such form
Conditional, present realno such form
Wish, present/future (if only)if only he gave someone confidencemenbazındırsam edibazındırsam edsenbazındırsang edibazındırsang edolbazındırsa edibazındırsaedbizbazındırsaq edibazındırsaq edsizbazındırsağız edibazındırsağız edalabazındırsala edibazındırsalaed
Wish, present/future (if only)if only he didn't give someone confidencemenbazındırmasam edibazındırmasam edsenbazındırmasang edibazındırmasang edolbazındırmasa edibazındırmasaedbizbazındırmasaq edibazındırmasaq edsizbazındırmasağız edibazındırmasağız edalabazındırmasala edibazındırmasalaed
Wish, present/future (if only)no such form
Wish, present/future (if only)no such form
Conditional, definite past3if he gave someone confidencemenbazındırdım esemsenbazındırdıng esengolbazındırdı esebizbazındırdıq eseksizbazındırdığız esegizalabazındırdıla esele
Conditional, definite past3if he didn't give someone confidencemenbazındırmadım esemsenbazındırmadıng esengolbazındırmadı esebizbazındırmadıq eseksizbazındırmadığız esegizalabazındırmadıla esele
Conditional, definite pastno such form
Conditional, definite pastno such form
Conditional, past realif he did give someone confidence (indeed)menbazındırğan esemsenbazındırğan esengolbazındırğan esebizbazındırğan eseksizbazındırğan esegizalabazındırğan esele
Conditional, past realif he didn't give someone confidence (indeed)menbazındırmağan esemsenbazındırmağan esengolbazındırmağan esebizbazındırmağan eseksizbazındırmağan esegizalabazındırmağan esele
Conditional, past realno such form
Conditional, past realno such form
Conditional, counterfactualif he had given someone confidencemenbazındırğan bolsamsenbazındırğan bolsangolbazındırğan bolsabizbazındırğan bolsaqsizbazındırğan bolsağızalabazındırğan bolsala
Conditional, counterfactualif he hadn't given someone confidencemenbazındırmağan bolsamsenbazındırmağan bolsangolbazındırmağan bolsabizbazındırmağan bolsaqsizbazındırmağan bolsağızalabazındırmağan bolsala
Conditional, counterfactualno such form
Conditional, counterfactualno such form
Wish, past (if only I had)if only he had given someone confidencemenbazındırğan bolsam edibazındırğan bolsam edsenbazındırğan bolsang edibazındırğan bolsang edolbazındırğan bolsa edibazındırğan bolsaedbizbazındırğan bolsaq edibazındırğan bolsaq edsizbazındırğan bolsağız edibazındırğan bolsağız edalabazındırğan bolsala edibazındırğan bolsalaed
Wish, past (if only I had)if only he hadn't given someone confidencemenbazındırmağan bolsam edibazındırmağan bolsam edsenbazındırmağan bolsang edibazındırmağan bolsang edolbazındırmağan bolsa edibazındırmağan bolsaedbizbazındırmağan bolsaq edibazındırmağan bolsaq edsizbazındırmağan bolsağız edibazındırmağan bolsağız edalabazındırmağan bolsala edibazındırmağan bolsalaed
Wish, past (if only I had)no such form
Wish, past (if only I had)no such form
Conditional, aoristif he will give someone confidencemenbazındırır esemsenbazındırır esengolbazındırır esebizbazındırır eseksizbazındırır esegizalabazındırır esele
Conditional, aoristif he won't give someone confidencemenbazındırmaz esemsenbazındırmaz esengolbazındırmaz esebizbazındırmaz eseksizbazındırmaz esegizalabazındırmaz esele
Conditional, aoristno such form
Conditional, aoristno such form
Conditional, futureif he is going to give someone confidencemenbazındırlıq esem4senbazındırlıq eseng4olbazındırlıq ese4bizbazındırlıq esek4sizbazındırlıq esegiz4alabazındırlıq esele4
Conditional, futureif he is not going to give someone confidencemenbazındırlıq tül esem4senbazındırlıq tül eseng4olbazındırlıq tül ese4bizbazındırlıq tül esek4sizbazındırlıq tül esegiz4alabazındırlıq tül esele4
Conditional, futureno such form
Conditional, futureno such form
Conditional, counterfactual futureif he were going to give someone confidencemenbazındırlıq bolsam5senbazındırlıq bolsang5olbazındırlıq bolsa5bizbazındırlıq bolsaq5sizbazındırlıq bolsağız5alabazındırlıq bolsala5
Conditional, counterfactual futureif he were not going to give someone confidencemenbazındırmazlıq bolsamsenbazındırmazlıq bolsangolbazındırmazlıq bolsabizbazındırmazlıq bolsaqsizbazındırmazlıq bolsağızalabazındırmazlıq bolsala
Conditional, counterfactual futureno such form
Conditional, counterfactual futureno such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Conditional, definite pastalso bazındırdıng ese: the person on the verb only (Байрамкулов and Урусбиев 1967 § 110)
  2. Conditional, futurespoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so bazındırrıq ese
  3. Conditional, counterfactual futurespoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so bazındırrıq bolsa
Inferential — forms of bazındırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present (must be doing)he must be giving someone confidencemenbazındıra bolurmasenbazındıra bolursaolbazındıra bolurbizbazındıra bolurbuzsizbazındıra bolursuzalabazındıra bolurla
Inference, present (must be doing)he must not be giving someone confidencemenbazındırmay bolurmasenbazındırmay bolursaolbazındırmay bolurbizbazındırmay bolurbuzsizbazındırmay bolursuzalabazındırmay bolurla
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)he must be in the middle of giving someone confidencemenbazındıra tura bolurmasenbazındıra tura bolursaolbazındıra tura bolurbizbazındıra tura bolurbuzsizbazındıra tura bolursuzalabazındıra tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)he must keep on not giving someone confidencemenbazındırmay tura bolurmasenbazındırmay tura bolursaolbazındırmay tura bolurbizbazındırmay tura bolurbuzsizbazındırmay tura bolursuzalabazındırmay tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference (must have)he must have given someone confidencemenbazındırğan bolurmasenbazındırğan bolursaolbazındırğan bolurbizbazındırğan bolurbuzsizbazındırğan bolursuzalabazındırğan bolurla
Inference (must have)he must not have given someone confidencemenbazındırmağan bolurmasenbazındırmağan bolursaolbazındırmağan bolurbizbazındırmağan bolurbuzsizbazındırmağan bolursuzalabazındırmağan bolurla
Inference (must have)no such form
Inference (must have)no such form
Inference, future (must be going to)he must be going to give someone confidencemenbazındırlıq bolurma6senbazındırlıq bolursa6olbazındırlıq bolur6bizbazındırlıq bolurbuz6sizbazındırlıq bolursuz6alabazındırlıq bolurla6
Inference, future (must be going to)he must not be going to give someone confidencemenbazındırmazlıq bolurmasenbazındırmazlıq bolursaolbazındırmazlıq bolurbizbazındırmazlıq bolurbuzsizbazındırmazlıq bolursuzalabazındırmazlıq bolurla
Inference, future (must be going to)no such form
Inference, future (must be going to)no such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Inference, future (must be going to)spoken: -lıq/-lik → -rıq/-rik after r, so bazındırrıq bolur
Commands, requests and wishes — forms of bazındırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Commands & suggestionslet him/her/it give someone confidencemenbazındırayımsenbazındır!olbazındırsınbizbazındırayıqsizbazındırığız!alabazındırsınla
Commands & suggestionslet him/her/it not give someone confidencemenbazındırmayımsenbazındırma!olbazındırmasınbizbazındırmayıqsizbazındırmağız!alabazındırmasınla
Commands & suggestionsshould he give someone confidence?menbazındırayımmı?olbazındırsınmı?bizbazındırayıqmı?alabazındırsınlamı?
Commands & suggestionsshould he not give someone confidence?menbazındırmayımmı?olbazındırmasınmı?bizbazındırmayıqmı?alabazındırmasınlamı?
Requestsdo let him/her/it give someone confidencesenbazındırçı7olbazındırsınçısizbazındırçığızalabazındırsınlaçı
Requestsdo let him/her/it not give someone confidencesenbazındırmaçı7olbazındırmasınçısizbazındırmaçığızalabazındırmasınlaçı
Requestsno such form
Requestsno such form
Blessings & curses — may you…may you give someone confidencesenbazındırğınbazındırğı
Blessings & curses — may you…may you not give someone confidencesenbazındırmağınbazındırmağı
Blessings & curses — may you…no such form
Blessings & curses — may you…no such form
Optative wish (-ğay + edi)would that he gave someone confidencemenbazındırğay edim
bazındırğa edim
senbazındırğay eding
bazındırğa eding
olbazındırğay edi
bazındırğa edi
bizbazındırğay edik
bazındırğa edik
sizbazındırğay edigiz
bazındırğa edigiz
alabazındırğay edile
bazındırğa edile
Optative wish (-ğay + edi)would that he did not give someone confidencemenbazındırmağay edim
bazındırmağa edim
senbazındırmağay eding
bazındırmağa eding
olbazındırmağay edi
bazındırmağa edi
bizbazındırmağay edik
bazındırmağa edik
sizbazındırmağay edigiz
bazındırmağa edigiz
alabazındırmağay edile
bazındırmağa edile
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Let someone… (commands)let him/her/it allow someone to give someone confidencemenbazındırmağa qoyayımbazındırma qoyayımsenbazındırmağa qoy!bazındırma qoy!olbazındırmağa qoysunbazındırma qoysunbizbazındırmağa qoyayıqbazındırma qoyayıqsizbazındırmağa qoyuğuz!bazındırma qoyuğuz!alabazındırmağa qoysunlabazındırma qoysunla
Let someone… (commands)let him/her/it not allow someone to give someone confidencemenbazındırmağa qoymayımbazındırma qoymayımsenbazındırmağa qoyma!bazındırma qoyma!olbazındırmağa qoymasınbazındırma qoymasınbizbazındırmağa qoymayıqbazındırma qoymayıqsizbazındırmağa qoymağız!bazındırma qoymağız!alabazındırmağa qoymasınlabazındırma qoymasınla
Let someone… (commands)should he allow someone to give someone confidence?menbazındırmağa qoyayımmı?bazındırma qoyayımmı?olbazındırmağa qoysunmu?bazındırma qoysunmu?bizbazındırmağa qoyayıqmı?bazındırma qoyayıqmı?alabazındırmağa qoysunlamı?bazındırma qoysunlamı?
Let someone… (commands)should he not allow someone to give someone confidence?menbazındırmağa qoymayımmı?bazındırma qoymayımmı?olbazındırmağa qoymasınmı?bazındırma qoymasınmı?bizbazındırmağa qoymayıqmı?bazındırma qoymayıqmı?alabazındırmağa qoymasınlamı?bazındırma qoymasınlamı?
Let someone… (present)he allows someone to give someone confidencemenbazındırmağa qoyamabazındırma qoyamasenbazındırmağa qoyasabazındırma qoyasaolbazındırmağa qoyadıbazındırma qoyadıbizbazındırmağa qoyabızbazındırma qoyabızsizbazındırmağa qoyasızbazındırma qoyasızalabazındırmağa qoyadılabazındırma qoyadıla
Let someone… (present)he doesn't allow someone to give someone confidencemenbazındırmağa qoymaymabazındırma qoymaymasenbazındırmağa qoymaysabazındırma qoymaysaolbazındırmağa qoymaydıbazındırma qoymaydıbizbazındırmağa qoymaybızbazındırma qoymaybızsizbazındırmağa qoymaysızbazındırma qoymaysızalabazındırmağa qoymaydılabazındırma qoymaydıla
Let someone… (present)does he allow someone to give someone confidence?menbazındırmağa qoyamıma?bazındırma qoyamıma?senbazındırmağa qoyamısa?bazındırma qoyamısa?olbazındırmağa qoyamıdı?bazındırma qoyamıdı?bizbazındırmağa qoyamıbız?bazındırma qoyamıbız?sizbazındırmağa qoyamısız?bazındırma qoyamısız?alabazındırmağa qoyamıdıla?bazındırma qoyamıdıla?
Let someone… (present)doesn't he allow someone to give someone confidence?menbazındırmağa qoymaymıma?bazındırma qoymaymıma?senbazındırmağa qoymaymısa?bazındırma qoymaymısa?olbazındırmağa qoymaymıdı?bazındırma qoymaymıdı?bizbazındırmağa qoymaymıbız?bazındırma qoymaymıbız?sizbazındırmağa qoymaymısız?bazındırma qoymaymısız?alabazındırmağa qoymaymıdıla?bazındırma qoymaymıdıla?
Let someone… (past)he allowed someone to give someone confidencemenbazındırmağa qoydumbazındırma qoydumsenbazındırmağa qoydungbazındırma qoydungolbazındırmağa qoydubazındırma qoydubizbazındırmağa qoyduqbazındırma qoyduqsizbazındırmağa qoyduğuzbazındırma qoyduğuzalabazındırmağa qoydulabazındırma qoydula
Let someone… (past)he didn't allow someone to give someone confidencemenbazındırmağa qoymadımbazındırma qoymadımsenbazındırmağa qoymadıngbazındırma qoymadıngolbazındırmağa qoymadıbazındırma qoymadıbizbazındırmağa qoymadıqbazındırma qoymadıqsizbazındırmağa qoymadığızbazındırma qoymadığızalabazındırmağa qoymadılabazındırma qoymadıla
Let someone… (past)did he allow someone to give someone confidence?menbazındırmağa qoydummu?bazındırma qoydummu?senbazındırmağa qoydungmu?bazındırma qoydungmu?olbazındırmağa qoydumu?bazındırma qoydumu?bizbazındırmağa qoyduqmu?bazındırma qoyduqmu?sizbazındırmağa qoyduğuzmu?bazındırma qoyduğuzmu?alabazındırmağa qoydulamı?bazındırma qoydulamı?
Let someone… (past)didn't he allow someone to give someone confidence?menbazındırmağa qoymadımmı?bazındırma qoymadımmı?senbazındırmağa qoymadıngmı?bazındırma qoymadıngmı?olbazındırmağa qoymadımı?bazındırma qoymadımı?bizbazındırmağa qoymadıqmı?bazındırma qoymadıqmı?sizbazındırmağa qoymadığızmı?bazındırma qoymadığızmı?alabazındırmağa qoymadılamı?bazındırma qoymadılamı?
  1. RequestsSpoken variant: singular requests can add a final nasal consonant, with the same request meaning.
Ability — forms of bazındırırğa: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Ability — presenthe can give someone confidencemenbazındıralamasenbazındıralasaolbazındıraladıbizbazındıralabızsizbazındıralasızalabazındıraladıla
Ability — presenthe can't give someone confidencemenbazındıralmaymasenbazındıralmaysaolbazındıralmaydıbizbazındıralmaybızsizbazındıralmaysızalabazındıralmaydıla
Ability — presentcan he give someone confidence?menbazındıralamıma?
bazındıralamamı?
senbazındıralamısa?olbazındıralamıdı?bizbazındıralamıbız?
bazındıralabızmı?
sizbazındıralamısız?alabazındıralamıdıla?
Ability — presentcan't he give someone confidence?menbazındıralmaymıma?
bazındıralmaymamı?
senbazındıralmaymısa?olbazındıralmaymıdı?bizbazındıralmaymıbız?
bazındıralmaybızmı?
sizbazındıralmaymısız?alabazındıralmaymıdıla?
Ability — if I can…if he can give someone confidencemenbazındıralsamsenbazındıralsangolbazındıralsabizbazındıralsaqsizbazındıralsağızalabazındıralsala
Ability — if I can…if he can't give someone confidencemenbazındıralmasamsenbazındıralmasangolbazındıralmasabizbazındıralmasaqsizbazındıralmasağızalabazındıralmasala
Ability — if I can…no such form
Ability — if I can…no such form
Ability — simple pasthe was able to give someone confidencemenbazındıraldımsenbazındıraldıngolbazındıraldıbizbazındıraldıqsizbazındıraldığızalabazındıraldıla
Ability — simple pasthe could not give someone confidencemenbazındıralmadımsenbazındıralmadıngolbazındıralmadıbizbazındıralmadıqsizbazındıralmadığızalabazındıralmadıla
Ability — simple pastwas he able to give someone confidence?menbazındıraldımmı?senbazındıraldıngmı?olbazındıraldımı?bizbazındıraldıqmı?sizbazındıraldığızmı?alabazındıraldılamı?
Ability — simple pastcouldn't he give someone confidence?menbazındıralmadımmı?senbazındıralmadıngmı?olbazındıralmadımı?bizbazındıralmadıqmı?sizbazındıralmadığızmı?alabazındıralmadılamı?
Ability — perfect / -ğan pasthe has been able to give someone confidencemenbazındıralğanmasenbazındıralğansaolbazındıralğandıbizbazındıralğanbızsizbazındıralğansızalabazındıralğandıla
Ability — perfect / -ğan pasthe hasn't been able to give someone confidencemenbazındıralmağanmasenbazındıralmağansaolbazındıralmağandıbizbazındıralmağanbızsizbazındıralmağansızalabazındıralmağandıla
Ability — perfect / -ğan pasthas he been able to give someone confidence?menbazındıralğanmıma?
bazındıralğanmamı?
senbazındıralğanmısa?olbazındıralğanmıdı?bizbazındıralğanmıbız?
bazındıralğanbızmı?
sizbazındıralğanmısız?alabazındıralğanmıdıla?
Ability — perfect / -ğan pasthasn't he been able to give someone confidence?menbazındıralmağanmıma?
bazındıralmağanmamı?
senbazındıralmağanmısa?olbazındıralmağanmıdı?bizbazındıralmağanmıbız?
bazındıralmağanbızmı?
sizbazındıralmağanmısız?alabazındıralmağanmıdıla?
Ability — past perfecthe had been able to give someone confidencemenbazındıralğan edimbazındıralğanemsenbazındıralğan edingbazındıralğanengolbazındıralğan edibazındıralğanedbizbazındıralğan edikbazındıralğaneksizbazındıralğan edigizbazındıralğanegizalabazındıralğan edilebazındıralğanelle
Ability — past perfecthe hadn't been able to give someone confidencemenbazındıralmağan edimbazındıralmağanemsenbazındıralmağan edingbazındıralmağanengolbazındıralmağan edibazındıralmağanedbizbazındıralmağan edikbazındıralmağaneksizbazındıralmağan edigizbazındıralmağanegizalabazındıralmağan edilebazındıralmağanelle
Ability — past perfectno such form
Ability — past perfectno such form
Ability — past backgroundhe could give someone confidencemenbazındırala edimbazındıralaemsenbazındırala edingbazındıralaengolbazındırala edibazındıralaedbizbazındırala edikbazındıralaeksizbazındırala edigizbazındıralaegizalabazındırala edilebazındıralaelle
Ability — past backgroundhe could not give someone confidencemenbazındıralmay edimbazındıralmayemsenbazındıralmay edingbazındıralmayengolbazındıralmay edibazındıralmayedbizbazındıralmay edikbazındıralmayeksizbazındıralmay edigizbazındıralmayegizalabazındıralmay edilebazındıralmayelle
Ability — past backgroundno such form
Ability — past backgroundno such form
Ability — future Ihe will be able to give someone confidencemenbazındıralırmasenbazındıralırsaolbazındıralırbizbazındıralırbızsizbazındıralırsızalabazındıralırla
Ability — future Ihe won't be able to give someone confidencemenbazındıralmazmasenbazındıralmazsaolbazındıralmazbizbazındıralmazbızsizbazındıralmazsızalabazındıralmazla
Ability — future Iwill he be able to give someone confidence?menbazındıralırmıma?
bazındıralırmamı?
senbazındıralırmısa?olbazındıralırmı?bizbazındıralırmıbız?
bazındıralırbızmı?
sizbazındıralırmısız?alabazındıralırmıla?
Ability — future Iwon't he be able to give someone confidence?menbazındıralmazmıma?
bazındıralmazmamı?
senbazındıralmazmısa?olbazındıralmazmı?bizbazındıralmazmıbız?
bazındıralmazbızmı?
sizbazındıralmazmısız?alabazındıralmazmıla?
Ability — future IIhe is going to be able to give someone confidencemenbazındırallıqmasenbazındırallıqsaolbazındırallıqdıbizbazındırallıqbızsizbazındırallıqsızalabazındırallıqdıla
Ability — future IIhe is not going to be able to give someone confidencemenbazındırallıq tülmesenbazındırallıq tülseolbazındırallıq tüldübizbazındırallıq tülbüzsizbazındırallıq tülsüzalabazındırallıq tüldüle
Ability — future IIis he going to be able to give someone confidence?menbazındırallıqmıma?
bazındırallıqmamı?
senbazındırallıqmısa?olbazındırallıqmıdı?bizbazındırallıqmıbız?
bazındırallıqbızmı?
sizbazındırallıqmısız?alabazındırallıqmıdıla?
Ability — future IIisn't he going to be able to give someone confidence?menbazındırallıq tülmüme?senbazındırallıq tülmüse?olbazındırallıq tülmüdü?bizbazındırallıq tülmübüz?sizbazındırallıq tülmüsüz?alabazındırallıq tülmüdüle?
Ability — would be able to…he would be able to give someone confidencemenbazındıralır edimbazındıralır emsenbazındıralır edingbazındıralır engolbazındıralır edibazındıralır edbizbazındıralır edikbazındıralır eksizbazındıralır edigizbazındıralır egizalabazındıralır edilebazındıralır elle
Ability — would be able to…he wouldn't be able to give someone confidencemenbazındıralmaz edimbazındıralmaz emsenbazındıralmaz edingbazındıralmaz engolbazındıralmaz edibazındıralmaz edbizbazındıralmaz edikbazındıralmaz eksizbazındıralmaz edigizbazındıralmaz egizalabazındıralmaz edilebazındıralmaz elle
Ability — would be able to…no such form
Ability — would be able to…no such form
Second-person optative — abilitymay you be able to give someone confidencesenbazındıralğınbazındıralğı
Second-person optative — abilitymay you not be able to give someone confidencesenbazındıralmağınbazındıralmağı
Second-person optative — abilityno such form
Second-person optative — abilityno such form
Emphatic and rare forms — forms of bazındırırğa: the second negation of each tense that has one, across the six persons.
FormmenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present — auxiliary negatedhe can't be giving someone confidencemenbazındıra bolmazmasenbazındıra bolmazsaolbazındıra bolmazbizbazındıra bolmazbızsizbazındıra bolmazsızalabazındıra bolmazla
Inference, present — double negationhe must be giving someone confidence (emphatic)menbazındırmay bolmazmasenbazındırmay bolmazsaolbazındırmay bolmazbizbazındırmay bolmazbızsizbazındırmay bolmazsızalabazındırmay bolmazla
Inference, progressive — auxiliary negatedhe can't be in the middle of giving someone confidencemenbazındıra tura bolmazmasenbazındıra tura bolmazsaolbazındıra tura bolmazbizbazındıra tura bolmazbızsizbazındıra tura bolmazsızalabazındıra tura bolmazla
Inference, progressive — double negationhe must keep on not giving someone confidence (emphatic)menbazındırmay tura bolmazmasenbazındırmay tura bolmazsaolbazındırmay tura bolmazbizbazındırmay tura bolmazbızsizbazındırmay tura bolmazsızalabazındırmay tura bolmazla
Progressive — verb negatedhe keeps on not giving someone confidencemenbazındırmay turamasenbazındırmay turasaolbazındırmay turadıbizbazındırmay turabızsizbazındırmay turasızalabazındırmay turadıla
Progressive — double negationhe is not keeping on not giving someone confidencemenbazındırmay turmaymasenbazındırmay turmaysaolbazındırmay turmaydıbizbazındırmay turmaybızsizbazındırmay turmaysızalabazındırmay turmaydıla
Progressive — double negationisn't he keeping on not giving someone confidence?menbazındırmay turmaymımasenbazındırmay turmaymısaolbazındırmay turmaymıdıbizbazındırmay turmaymıbızsizbazındırmay turmaymısızalabazındırmay turmaymıdıla
Inference — auxiliary negatedhe can't have given someone confidencemenbazındırğan bolmazmasenbazındırğan bolmazsaolbazındırğan bolmazbizbazındırğan bolmazbızsizbazındırğan bolmazsızalabazındırğan bolmazla
Inference — double negationhe must have given someone confidence (emphatic)menbazındırmağan bolmazmasenbazındırmağan bolmazsaolbazındırmağan bolmazbizbazındırmağan bolmazbızsizbazındırmağan bolmazsızalabazındırmağan bolmazla
Counterfactual — auxiliary negatedif it weren't that he had given someone confidencemenbazındırğan bolmasamsenbazındırğan bolmasangolbazındırğan bolmasabizbazındırğan bolmasaqsizbazındırğan bolmasağızalabazındırğan bolmasala
Counterfactual — double negationif it weren't that he hadn't given someone confidencemenbazındırmağan bolmasamsenbazındırmağan bolmasangolbazındırmağan bolmasabizbazındırmağan bolmasaqsizbazındırmağan bolmasağızalabazındırmağan bolmasala
Inference, future — auxiliary negatedhe can't be going to give someone confidencemenbazındırlıq bolmazmasenbazındırlıq bolmazsaolbazındırlıq bolmazbizbazındırlıq bolmazbızsizbazındırlıq bolmazsızalabazındırlıq bolmazla
Inference, future — double negationhe must be going to give someone confidence (emphatic)menbazındırmazlıq bolmazmasenbazındırmazlıq bolmazsaolbazındırmazlıq bolmazbizbazındırmazlıq bolmazbızsizbazındırmazlıq bolmazsızalabazındırmazlıq bolmazla
Counterfactual future — auxiliary negatedif it weren't that he were going to give someone confidencemenbazındırlıq bolmasamsenbazındırlıq bolmasangolbazındırlıq bolmasabizbazındırlıq bolmasaqsizbazındırlıq bolmasağızalabazındırlıq bolmasala
Counterfactual future — double negationif it weren't that he were not going to give someone confidencemenbazındırmazlıq bolmasamsenbazındırmazlıq bolmasangolbazındırmazlıq bolmasabizbazındırmazlıq bolmasaqsizbazındırmazlıq bolmasağızalabazındırmazlıq bolmasala