üzüklerge

/yzyklerɡe/

Conjugation

  • üzükleydihe is breaking into pieces
  • üzükledihe broke into pieces
  • üzüklegendihe has broken into pieces
  • üzüklerhe will break into pieces
  • üzüklerikdihe is going to break into pieces
  • üzükley edihe was breaking into pieces
  • üzükleseif he breaks into pieces
  • üzükle!break into pieces!
Simple tenses — forms of üzüklerge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Present (simple & continuous)he is breaking into piecesmenüzükleymesenüzükleyseolüzükleydibizüzükleybizsizüzükleysizalaüzükleydile
Present (simple & continuous)he is not breaking into piecesmenüzüklemeymesenüzüklemeyseolüzüklemeydibizüzüklemeybizsizüzüklemeysizalaüzüklemeydile
Present (simple & continuous)is he breaking into pieces?menüzükleymime?
üzükleymemi?
senüzükleymise?olüzükleymidi?bizüzükleymibiz?
üzükleybizmi?
sizüzükleymisiz?alaüzükleymidile?
Present (simple & continuous)isn't he breaking into pieces?menüzüklemeymime?
üzüklemeymemi?
senüzüklemeymise?olüzüklemeymidi?bizüzüklemeymibiz?
üzüklemeybizmi?
sizüzüklemeymisiz?alaüzüklemeymidile?
Habitual (usually, tends to)he usually breaks into piecesmenüzüklewçenmesenüzüklewçenseolüzüklewçendibizüzüklewçenbizsizüzüklewçensizalaüzüklewçendile
Habitual (usually, tends to)he doesn't usually break into piecesmenüzüklewçen tülmesenüzüklewçen tülseolüzüklewçen tüldübizüzüklewçen tülbüzsizüzüklewçen tülsüzalaüzüklewçen tüldüle
Habitual (usually, tends to)does he usually break into pieces?menüzüklewçenmime?
üzüklewçenmemi?
senüzüklewçenmise?olüzüklewçenmidi?bizüzüklewçenmibiz?
üzüklewçenbizmi?
sizüzüklewçenmisiz?alaüzüklewçenmidile?
Habitual (usually, tends to)doesn't he usually break into pieces?menüzüklewçen tülmüme?senüzüklewçen tülmüse?olüzüklewçen tülmüdü?bizüzüklewçen tülmübüz?sizüzüklewçen tülmüsüz?alaüzüklewçen tülmüdüle?
Resultative (has become and stays)he has broken into pieces and remains soolüzüklebdialaüzüklebdile
Resultative (has become and stays)no such form
Resultative (has become and stays)has he broken into pieces?olüzüklebmidi?alaüzüklebmidile?
Resultative (has become and stays)no such form
Progressive (in the middle of)he is in the middle of breaking into piecesmenüzükley turamasenüzükley turasaolüzükley turadıbizüzükley turabızsizüzükley turasızalaüzükley turadıla
Progressive (in the middle of)he is not in the middle of breaking into piecesmenüzükley turmaymasenüzükley turmaysaolüzükley turmaydıbizüzükley turmaybızsizüzükley turmaysızalaüzükley turmaydıla
Progressive (in the middle of)is he in the middle of breaking into pieces?menüzükley turamıma?
üzükley turamamı?
senüzükley turamısa?olüzükley turamıdı?bizüzükley turamıbız?
üzükley turabızmı?
sizüzükley turamısız?alaüzükley turamıdıla?
Progressive (in the middle of)isn't he in the middle of breaking into pieces?menüzükley turmaymıma?
üzükley turmaymamı?
senüzükley turmaymısa?olüzükley turmaymıdı?bizüzükley turmaymıbız?
üzükley turmaybızmı?
sizüzükley turmaymısız?alaüzükley turmaymıdıla?
Simple past (definite)he broke into piecesmenüzükledimsenüzükledingolüzükledibizüzüklediksizüzükledigizalaüzükledile
Simple past (definite)he didn't break into piecesmenüzüklemedimsenüzüklemedingolüzüklemedibizüzüklemediksizüzüklemedigizalaüzüklemedile
Simple past (definite)did he break into pieces?menüzükledimmi?senüzükledingmi?olüzükledimi?bizüzükledikmi?sizüzükledigizmi?alaüzükledilemi?
Simple past (definite)didn't he break into pieces?menüzüklemedimmi?senüzüklemedingmi?olüzüklemedimi?bizüzüklemedikmi?sizüzüklemedigizmi?alaüzüklemedilemi?
Perfect (past indefinite)he has broken into piecesmenüzüklegenmesenüzüklegenseolüzüklegendibizüzüklegenbizsizüzüklegensizalaüzüklegendile
Perfect (past indefinite)he hasn't broken into piecesmenüzüklemegenmesenüzüklemegenseolüzüklemegendibizüzüklemegenbizsizüzüklemegensizalaüzüklemegendile
Perfect (past indefinite)has he broken into pieces?menüzüklegenmime?
üzüklegenmemi?
senüzüklegenmise?olüzüklegenmidi?bizüzüklegenmibiz?
üzüklegenbizmi?
sizüzüklegenmisiz?alaüzüklegenmidile?
Perfect (past indefinite)hasn't he broken into pieces?menüzüklemegenmime?
üzüklemegenmemi?
senüzüklemegenmise?olüzüklemegenmidi?bizüzüklemegenmibiz?
üzüklemegenbizmi?
sizüzüklemegenmisiz?alaüzüklemegenmidile?
Indefinite future (future I)he will break into piecesmenüzüklermesenüzüklerseolüzüklerbizüzüklerbizsizüzüklersizalaüzüklerle
Indefinite future (future I)he won't break into piecesmenüzüklemezmesenüzüklemezseolüzüklemezbizüzüklemezbizsizüzüklemezsizalaüzüklemezle
Indefinite future (future I)will he break into pieces?menüzüklermime?
üzüklermemi?
senüzüklermise?olüzüklermi?bizüzüklermibiz?
üzüklerbizmi?
sizüzüklermisiz?alaüzüklermile?
Indefinite future (future I)won't he break into pieces?menüzüklemezmime?
üzüklemezmemi?
senüzüklemezmise?olüzüklemezmi?bizüzüklemezmibiz?
üzüklemezbizmi?
sizüzüklemezmisiz?alaüzüklemezmile?
Definite future (future II)he is going to break into piecesmenüzüklerikmesenüzüklerikseolüzüklerikdibizüzüklerikbizsizüzükleriksizalaüzüklerikdile
Definite future (future II)he is not going to break into piecesmenüzüklerik tülmesenüzüklerik tülseolüzüklerik tüldübizüzüklerik tülbüzsizüzüklerik tülsüzalaüzüklerik tüldüle
Definite future (future II)is he going to break into pieces?menüzüklerikmime?
üzüklerikmemi?
senüzüklerikmise?olüzüklerikmidi?bizüzüklerikmibiz?
üzüklerikbizmi?
sizüzüklerikmisiz?alaüzüklerikmidile?
Definite future (future II)isn't he going to break into pieces?menüzüklerik tülmüme?senüzüklerik tülmüse?olüzüklerik tülmüdü?bizüzüklerik tülmübüz?sizüzüklerik tülmüsüz?alaüzüklerik tülmüdüle?

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Past compound tenses — forms of üzüklerge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Past perfect (pluperfect)he had broken into piecesmenüzüklegen edimüzüklegenemsenüzüklegen edingüzüklegenengolüzüklegen ediüzüklegenedbizüzüklegen ediküzüklegeneksizüzüklegen edigizüzüklegenegizalaüzüklegen edileüzüklegenelle
Past perfect (pluperfect)he hadn't broken into piecesmenüzüklemegen edimüzüklemegenemsenüzüklemegen edingüzüklemegenengolüzüklemegen ediüzüklemegenedbizüzüklemegen ediküzüklemegeneksizüzüklemegen edigizüzüklemegenegizalaüzüklemegen edileüzüklemegenelle
Past perfect (pluperfect)no such form
Past perfect (pluperfect)no such form
Past continuous (imperfect)he was breaking into piecesmenüzükley edimüzükleyemsenüzükley edingüzükleyengolüzükley ediüzükleyedbizüzükley ediküzükleyeksizüzükley edigizüzükleyegizalaüzükley edileüzükleyelle
Past continuous (imperfect)he wasn't breaking into piecesmenüzüklemey edimüzüklemeyemsenüzüklemey edingüzüklemeyengolüzüklemey ediüzüklemeyedbizüzüklemey ediküzüklemeyeksizüzüklemey edigizüzüklemeyegizalaüzüklemey edileüzüklemeyelle
Past continuous (imperfect)no such form
Past continuous (imperfect)no such form
Habitual past (used to)he used to break into piecesmenüzüklewçen edimüzüklewçenemsenüzüklewçen edingüzüklewçenengolüzüklewçen ediüzüklewçenedbizüzüklewçen ediküzüklewçeneksizüzüklewçen edigizüzüklewçenegizalaüzüklewçen edileüzüklewçenelle
Habitual past (used to)he didn't use to break into piecesmenüzüklewçen tül edimüzüklewçen tül emsenüzüklewçen tül edingüzüklewçen tül engolüzüklewçen tül ediüzüklewçen tül edbizüzüklewçen tül ediküzüklewçen tül eksizüzüklewçen tül edigizüzüklewçen tül egizalaüzüklewçen tül edileüzüklewçen tül elle
Habitual past (used to)no such form
Habitual past (used to)no such form
Resultative past (had become and stayed)he had broken into pieces and remained soolüzükleb edialaüzükleb edile
Resultative past (had become and stayed)he hadn't broken into piecesolüzükleb tül edialaüzükleb tül edile
Resultative past (had become and stayed)no such form
Resultative past (had become and stayed)no such form
Past progressive (was in the middle of)he was in the middle of breaking into piecesmenüzükley tura edimüzükley turaemsenüzükley tura edingüzükley turaengolüzükley tura ediüzükley turaedbizüzükley tura ediküzükley turaeksizüzükley tura edigizüzükley turaegizalaüzükley tura edileüzükley turaelle
Past progressive (was in the middle of)he wasn't in the middle of breaking into piecesmenüzükley turmay edimüzükley turmayemsenüzükley turmay edingüzükley turmayengolüzükley turmay ediüzükley turmayedbizüzükley turmay ediküzükley turmayeksizüzükley turmay edigizüzükley turmayegizalaüzükley turmay edileüzükley turmayelle
Past progressive (was in the middle of)no such form
Past progressive (was in the middle of)no such form
Conditional result (would)he would break into piecesmenüzükler edimüzükler emsenüzükler edingüzükler engolüzükler ediüzükler edbizüzükler ediküzükler eksizüzükler edigizüzükler egizalaüzükler edileüzükler elle
Conditional result (would)he wouldn't break into piecesmenüzüklemez edimüzüklemez emsenüzüklemez edingüzüklemez engolüzüklemez ediüzüklemez edbizüzüklemez ediküzüklemez eksizüzüklemez edigizüzüklemez egizalaüzüklemez edileüzüklemez elle
Conditional result (would)no such form
Conditional result (would)no such form
Past conditional result (would have)he would have broken into piecesmenüzüklerik edimüzüklerik emsenüzüklerik edingüzüklerik engolüzüklerik ediüzüklerik edbizüzüklerik ediküzüklerik eksizüzüklerik edigizüzüklerik egizalaüzüklerik edileüzüklerik elle
Past conditional result (would have)he wouldn't have broken into piecesmenüzüklerik tül edimüzüklerik tül emsenüzüklerik tül edingüzüklerik tül engolüzüklerik tül ediüzüklerik tül edbizüzüklerik tül ediküzüklerik tül eksizüzüklerik tül edigizüzüklerik tül egizalaüzüklerik tül edileüzüklerik tül elle
Past conditional result (would have)no such form
Past conditional result (would have)no such form
Conditional — forms of üzüklerge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Conditionalif he breaks into piecesmenüzüklesemsenüzüklesengolüzüklesebizüzükleseksizüzüklesegizalaüzüklesele
Conditionalif he doesn't break into piecesmenüzüklemesemsenüzüklemesengolüzüklemesebizüzüklemeseksizüzüklemesegizalaüzüklemesele
Conditionalno such form
Conditionalno such form
Conditional, present realif he is breaking into piecesmenüzükley esemsenüzükley esengolüzükley esebizüzükley eseksizüzükley esegizalaüzükley esele
Conditional, present realif he is not breaking into piecesmenüzüklemey esemsenüzüklemey esengolüzüklemey esebizüzüklemey eseksizüzüklemey esegizalaüzüklemey esele
Conditional, present realno such form
Conditional, present realno such form
Wish, present/future (if only)if only he broke into piecesmenüzüklesem ediüzüklesem edsenüzükleseng ediüzükleseng edolüzüklese ediüzüklesedbizüzüklesek ediüzüklesek edsizüzüklesegiz ediüzüklesegiz edalaüzüklesele ediüzükleseled
Wish, present/future (if only)if only he didn't break into piecesmenüzüklemesem ediüzüklemesem edsenüzüklemeseng ediüzüklemeseng edolüzüklemese ediüzüklemesedbizüzüklemesek ediüzüklemesek edsizüzüklemesegiz ediüzüklemesegiz edalaüzüklemesele ediüzüklemeseled
Wish, present/future (if only)no such form
Wish, present/future (if only)no such form
Conditional, definite past1if he broke into piecesmenüzükledim esemsenüzükleding esengolüzükledi esebizüzükledik eseksizüzükledigiz esegizalaüzükledile esele
Conditional, definite past1if he didn't break into piecesmenüzüklemedim esemsenüzüklemeding esengolüzüklemedi esebizüzüklemedik eseksizüzüklemedigiz esegizalaüzüklemedile esele
Conditional, definite pastno such form
Conditional, definite pastno such form
Conditional, past realif he did break into pieces (indeed)menüzüklegen esemsenüzüklegen esengolüzüklegen esebizüzüklegen eseksizüzüklegen esegizalaüzüklegen esele
Conditional, past realif he didn't break into pieces (indeed)menüzüklemegen esemsenüzüklemegen esengolüzüklemegen esebizüzüklemegen eseksizüzüklemegen esegizalaüzüklemegen esele
Conditional, past realno such form
Conditional, past realno such form
Conditional, counterfactualif he had broken into piecesmenüzüklegen bolsamsenüzüklegen bolsangolüzüklegen bolsabizüzüklegen bolsaqsizüzüklegen bolsağızalaüzüklegen bolsala
Conditional, counterfactualif he hadn't broken into piecesmenüzüklemegen bolsamsenüzüklemegen bolsangolüzüklemegen bolsabizüzüklemegen bolsaqsizüzüklemegen bolsağızalaüzüklemegen bolsala
Conditional, counterfactualno such form
Conditional, counterfactualno such form
Wish, past (if only I had)if only he had broken into piecesmenüzüklegen bolsam ediüzüklegen bolsam edsenüzüklegen bolsang ediüzüklegen bolsang edolüzüklegen bolsa ediüzüklegen bolsaedbizüzüklegen bolsaq ediüzüklegen bolsaq edsizüzüklegen bolsağız ediüzüklegen bolsağız edalaüzüklegen bolsala ediüzüklegen bolsalaed
Wish, past (if only I had)if only he hadn't broken into piecesmenüzüklemegen bolsam ediüzüklemegen bolsam edsenüzüklemegen bolsang ediüzüklemegen bolsang edolüzüklemegen bolsa ediüzüklemegen bolsaedbizüzüklemegen bolsaq ediüzüklemegen bolsaq edsizüzüklemegen bolsağız ediüzüklemegen bolsağız edalaüzüklemegen bolsala ediüzüklemegen bolsalaed
Wish, past (if only I had)no such form
Wish, past (if only I had)no such form
Conditional, aoristif he will break into piecesmenüzükler esemsenüzükler esengolüzükler esebizüzükler eseksizüzükler esegizalaüzükler esele
Conditional, aoristif he won't break into piecesmenüzüklemez esemsenüzüklemez esengolüzüklemez esebizüzüklemez eseksizüzüklemez esegizalaüzüklemez esele
Conditional, aoristno such form
Conditional, aoristno such form
Conditional, futureif he is going to break into piecesmenüzüklerik esemsenüzüklerik esengolüzüklerik esebizüzüklerik eseksizüzüklerik esegizalaüzüklerik esele
Conditional, futureif he is not going to break into piecesmenüzüklerik tül esemsenüzüklerik tül esengolüzüklerik tül esebizüzüklerik tül eseksizüzüklerik tül esegizalaüzüklerik tül esele
Conditional, futureno such form
Conditional, futureno such form
Conditional, counterfactual futureif he were going to break into piecesmenüzüklerik bolsamsenüzüklerik bolsangolüzüklerik bolsabizüzüklerik bolsaqsizüzüklerik bolsağızalaüzüklerik bolsala
Conditional, counterfactual futureif he were not going to break into piecesmenüzüklemezlik bolsamsenüzüklemezlik bolsangolüzüklemezlik bolsabizüzüklemezlik bolsaqsizüzüklemezlik bolsağızalaüzüklemezlik bolsala
Conditional, counterfactual futureno such form
Conditional, counterfactual futureno such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

  1. Conditional, definite pastalso üzükleding ese: the person on the verb only (Байрамкулов and Урусбиев 1967 § 110)
Inferential — forms of üzüklerge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present (must be doing)he must be breaking into piecesmenüzükley bolurmasenüzükley bolursaolüzükley bolurbizüzükley bolurbuzsizüzükley bolursuzalaüzükley bolurla
Inference, present (must be doing)he must not be breaking into piecesmenüzüklemey bolurmasenüzüklemey bolursaolüzüklemey bolurbizüzüklemey bolurbuzsizüzüklemey bolursuzalaüzüklemey bolurla
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, present (must be doing)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)he must be in the middle of breaking into piecesmenüzükley tura bolurmasenüzükley tura bolursaolüzükley tura bolurbizüzükley tura bolurbuzsizüzükley tura bolursuzalaüzükley tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)he must keep on not breaking into piecesmenüzüklemey tura bolurmasenüzüklemey tura bolursaolüzüklemey tura bolurbizüzüklemey tura bolurbuzsizüzüklemey tura bolursuzalaüzüklemey tura bolurla
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference, progressive (must be in the middle of)no such form
Inference (must have)he must have broken into piecesmenüzüklegen bolurmasenüzüklegen bolursaolüzüklegen bolurbizüzüklegen bolurbuzsizüzüklegen bolursuzalaüzüklegen bolurla
Inference (must have)he must not have broken into piecesmenüzüklemegen bolurmasenüzüklemegen bolursaolüzüklemegen bolurbizüzüklemegen bolurbuzsizüzüklemegen bolursuzalaüzüklemegen bolurla
Inference (must have)no such form
Inference (must have)no such form
Inference, future (must be going to)he must be going to break into piecesmenüzüklerik bolurmasenüzüklerik bolursaolüzüklerik bolurbizüzüklerik bolurbuzsizüzüklerik bolursuzalaüzüklerik bolurla
Inference, future (must be going to)he must not be going to break into piecesmenüzüklemezlik bolurmasenüzüklemezlik bolursaolüzüklemezlik bolurbizüzüklemezlik bolurbuzsizüzüklemezlik bolursuzalaüzüklemezlik bolurla
Inference, future (must be going to)no such form
Inference, future (must be going to)no such form

Emphatic forms: see Emphatic and rare forms

Commands, requests and wishes — forms of üzüklerge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Commands & suggestionslet him/her/it break into piecesmenüzükleyimsenüzükle!olüzüklesinbizüzükleyiksizüzüklegiz!alaüzüklesinle
Commands & suggestionslet him/her/it not break into piecesmenüzüklemeyimsenüzükleme!olüzüklemesinbizüzüklemeyiksizüzüklemegiz!alaüzüklemesinle
Commands & suggestionsshould he break into pieces?menüzükleyimmi?olüzüklesinmi?bizüzükleyikmi?alaüzüklesinlemi?
Commands & suggestionsshould he not break into pieces?menüzüklemeyimmi?olüzüklemesinmi?bizüzüklemeyikmi?alaüzüklemesinlemi?
Requestsdo let him/her/it break into piecessenüzükleçi2olüzüklesinçisizüzükleçigizalaüzüklesinleçi
Requestsdo let him/her/it not break into piecessenüzüklemeçi2olüzüklemesinçisizüzüklemeçigizalaüzüklemesinleçi
Requestsno such form
Requestsno such form
Blessings & curses — may you…may you break into piecessenüzükleginüzüklegi
Blessings & curses — may you…may you not break into piecessenüzüklemeginüzüklemegi
Blessings & curses — may you…no such form
Blessings & curses — may you…no such form
Optative wish (-ğay + edi)would that he broke into piecesmenüzüklegey edim
üzüklege edim
senüzüklegey eding
üzüklege eding
olüzüklegey edi
üzüklege edi
bizüzüklegey edik
üzüklege edik
sizüzüklegey edigiz
üzüklege edigiz
alaüzüklegey edile
üzüklege edile
Optative wish (-ğay + edi)would that he did not break into piecesmenüzüklemegey edim
üzüklemege edim
senüzüklemegey eding
üzüklemege eding
olüzüklemegey edi
üzüklemege edi
bizüzüklemegey edik
üzüklemege edik
sizüzüklemegey edigiz
üzüklemege edigiz
alaüzüklemegey edile
üzüklemege edile
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Optative wish (-ğay + edi)no such form
Let someone… (commands)let him/her/it allow someone to break into piecesmenüzüklemege qoyayımüzükleme qoyayımsenüzüklemege qoy!üzükleme qoy!olüzüklemege qoysunüzükleme qoysunbizüzüklemege qoyayıqüzükleme qoyayıqsizüzüklemege qoyuğuz!üzükleme qoyuğuz!alaüzüklemege qoysunlaüzükleme qoysunla
Let someone… (commands)let him/her/it not allow someone to break into piecesmenüzüklemege qoymayımüzükleme qoymayımsenüzüklemege qoyma!üzükleme qoyma!olüzüklemege qoymasınüzükleme qoymasınbizüzüklemege qoymayıqüzükleme qoymayıqsizüzüklemege qoymağız!üzükleme qoymağız!alaüzüklemege qoymasınlaüzükleme qoymasınla
Let someone… (commands)should he allow someone to break into pieces?menüzüklemege qoyayımmı?üzükleme qoyayımmı?olüzüklemege qoysunmu?üzükleme qoysunmu?bizüzüklemege qoyayıqmı?üzükleme qoyayıqmı?alaüzüklemege qoysunlamı?üzükleme qoysunlamı?
Let someone… (commands)should he not allow someone to break into pieces?menüzüklemege qoymayımmı?üzükleme qoymayımmı?olüzüklemege qoymasınmı?üzükleme qoymasınmı?bizüzüklemege qoymayıqmı?üzükleme qoymayıqmı?alaüzüklemege qoymasınlamı?üzükleme qoymasınlamı?
Let someone… (present)he allows someone to break into piecesmenüzüklemege qoyamaüzükleme qoyamasenüzüklemege qoyasaüzükleme qoyasaolüzüklemege qoyadıüzükleme qoyadıbizüzüklemege qoyabızüzükleme qoyabızsizüzüklemege qoyasızüzükleme qoyasızalaüzüklemege qoyadılaüzükleme qoyadıla
Let someone… (present)he doesn't allow someone to break into piecesmenüzüklemege qoymaymaüzükleme qoymaymasenüzüklemege qoymaysaüzükleme qoymaysaolüzüklemege qoymaydıüzükleme qoymaydıbizüzüklemege qoymaybızüzükleme qoymaybızsizüzüklemege qoymaysızüzükleme qoymaysızalaüzüklemege qoymaydılaüzükleme qoymaydıla
Let someone… (present)does he allow someone to break into pieces?menüzüklemege qoyamıma?üzükleme qoyamıma?senüzüklemege qoyamısa?üzükleme qoyamısa?olüzüklemege qoyamıdı?üzükleme qoyamıdı?bizüzüklemege qoyamıbız?üzükleme qoyamıbız?sizüzüklemege qoyamısız?üzükleme qoyamısız?alaüzüklemege qoyamıdıla?üzükleme qoyamıdıla?
Let someone… (present)doesn't he allow someone to break into pieces?menüzüklemege qoymaymıma?üzükleme qoymaymıma?senüzüklemege qoymaymısa?üzükleme qoymaymısa?olüzüklemege qoymaymıdı?üzükleme qoymaymıdı?bizüzüklemege qoymaymıbız?üzükleme qoymaymıbız?sizüzüklemege qoymaymısız?üzükleme qoymaymısız?alaüzüklemege qoymaymıdıla?üzükleme qoymaymıdıla?
Let someone… (past)he allowed someone to break into piecesmenüzüklemege qoydumüzükleme qoydumsenüzüklemege qoydungüzükleme qoydungolüzüklemege qoyduüzükleme qoydubizüzüklemege qoyduqüzükleme qoyduqsizüzüklemege qoyduğuzüzükleme qoyduğuzalaüzüklemege qoydulaüzükleme qoydula
Let someone… (past)he didn't allow someone to break into piecesmenüzüklemege qoymadımüzükleme qoymadımsenüzüklemege qoymadıngüzükleme qoymadıngolüzüklemege qoymadıüzükleme qoymadıbizüzüklemege qoymadıqüzükleme qoymadıqsizüzüklemege qoymadığızüzükleme qoymadığızalaüzüklemege qoymadılaüzükleme qoymadıla
Let someone… (past)did he allow someone to break into pieces?menüzüklemege qoydummu?üzükleme qoydummu?senüzüklemege qoydungmu?üzükleme qoydungmu?olüzüklemege qoydumu?üzükleme qoydumu?bizüzüklemege qoyduqmu?üzükleme qoyduqmu?sizüzüklemege qoyduğuzmu?üzükleme qoyduğuzmu?alaüzüklemege qoydulamı?üzükleme qoydulamı?
Let someone… (past)didn't he allow someone to break into pieces?menüzüklemege qoymadımmı?üzükleme qoymadımmı?senüzüklemege qoymadıngmı?üzükleme qoymadıngmı?olüzüklemege qoymadımı?üzükleme qoymadımı?bizüzüklemege qoymadıqmı?üzükleme qoymadıqmı?sizüzüklemege qoymadığızmı?üzükleme qoymadığızmı?alaüzüklemege qoymadılamı?üzükleme qoymadılamı?
  1. RequestsSpoken variant: singular requests can add a final nasal consonant, with the same request meaning.
Ability — forms of üzüklerge: each tense across the six persons, in the form chosen above.
TensemenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Ability — presenthe can break into piecesmenüzükleyalamasenüzükleyalasaolüzükleyaladıbizüzükleyalabızsizüzükleyalasızalaüzükleyaladıla
Ability — presenthe can't break into piecesmenüzükleyalmaymasenüzükleyalmaysaolüzükleyalmaydıbizüzükleyalmaybızsizüzükleyalmaysızalaüzükleyalmaydıla
Ability — presentcan he break into pieces?menüzükleyalamıma?
üzükleyalamamı?
senüzükleyalamısa?olüzükleyalamıdı?bizüzükleyalamıbız?
üzükleyalabızmı?
sizüzükleyalamısız?alaüzükleyalamıdıla?
Ability — presentcan't he break into pieces?menüzükleyalmaymıma?
üzükleyalmaymamı?
senüzükleyalmaymısa?olüzükleyalmaymıdı?bizüzükleyalmaymıbız?
üzükleyalmaybızmı?
sizüzükleyalmaymısız?alaüzükleyalmaymıdıla?
Ability — if I can…if he can break into piecesmenüzükleyalsamsenüzükleyalsangolüzükleyalsabizüzükleyalsaqsizüzükleyalsağızalaüzükleyalsala
Ability — if I can…if he can't break into piecesmenüzükleyalmasamsenüzükleyalmasangolüzükleyalmasabizüzükleyalmasaqsizüzükleyalmasağızalaüzükleyalmasala
Ability — if I can…no such form
Ability — if I can…no such form
Ability — simple pasthe was able to break into piecesmenüzükleyaldımsenüzükleyaldıngolüzükleyaldıbizüzükleyaldıqsizüzükleyaldığızalaüzükleyaldıla
Ability — simple pasthe could not break into piecesmenüzükleyalmadımsenüzükleyalmadıngolüzükleyalmadıbizüzükleyalmadıqsizüzükleyalmadığızalaüzükleyalmadıla
Ability — simple pastwas he able to break into pieces?menüzükleyaldımmı?senüzükleyaldıngmı?olüzükleyaldımı?bizüzükleyaldıqmı?sizüzükleyaldığızmı?alaüzükleyaldılamı?
Ability — simple pastcouldn't he break into pieces?menüzükleyalmadımmı?senüzükleyalmadıngmı?olüzükleyalmadımı?bizüzükleyalmadıqmı?sizüzükleyalmadığızmı?alaüzükleyalmadılamı?
Ability — perfect / -ğan pasthe has been able to break into piecesmenüzükleyalğanmasenüzükleyalğansaolüzükleyalğandıbizüzükleyalğanbızsizüzükleyalğansızalaüzükleyalğandıla
Ability — perfect / -ğan pasthe hasn't been able to break into piecesmenüzükleyalmağanmasenüzükleyalmağansaolüzükleyalmağandıbizüzükleyalmağanbızsizüzükleyalmağansızalaüzükleyalmağandıla
Ability — perfect / -ğan pasthas he been able to break into pieces?menüzükleyalğanmıma?
üzükleyalğanmamı?
senüzükleyalğanmısa?olüzükleyalğanmıdı?bizüzükleyalğanmıbız?
üzükleyalğanbızmı?
sizüzükleyalğanmısız?alaüzükleyalğanmıdıla?
Ability — perfect / -ğan pasthasn't he been able to break into pieces?menüzükleyalmağanmıma?
üzükleyalmağanmamı?
senüzükleyalmağanmısa?olüzükleyalmağanmıdı?bizüzükleyalmağanmıbız?
üzükleyalmağanbızmı?
sizüzükleyalmağanmısız?alaüzükleyalmağanmıdıla?
Ability — past perfecthe had been able to break into piecesmenüzükleyalğan edimüzükleyalğanemsenüzükleyalğan edingüzükleyalğanengolüzükleyalğan ediüzükleyalğanedbizüzükleyalğan ediküzükleyalğaneksizüzükleyalğan edigizüzükleyalğanegizalaüzükleyalğan edileüzükleyalğanelle
Ability — past perfecthe hadn't been able to break into piecesmenüzükleyalmağan edimüzükleyalmağanemsenüzükleyalmağan edingüzükleyalmağanengolüzükleyalmağan ediüzükleyalmağanedbizüzükleyalmağan ediküzükleyalmağaneksizüzükleyalmağan edigizüzükleyalmağanegizalaüzükleyalmağan edileüzükleyalmağanelle
Ability — past perfectno such form
Ability — past perfectno such form
Ability — past backgroundhe could break into piecesmenüzükleyala edimüzükleyalaemsenüzükleyala edingüzükleyalaengolüzükleyala ediüzükleyalaedbizüzükleyala ediküzükleyalaeksizüzükleyala edigizüzükleyalaegizalaüzükleyala edileüzükleyalaelle
Ability — past backgroundhe could not break into piecesmenüzükleyalmay edimüzükleyalmayemsenüzükleyalmay edingüzükleyalmayengolüzükleyalmay ediüzükleyalmayedbizüzükleyalmay ediküzükleyalmayeksizüzükleyalmay edigizüzükleyalmayegizalaüzükleyalmay edileüzükleyalmayelle
Ability — past backgroundno such form
Ability — past backgroundno such form
Ability — future Ihe will be able to break into piecesmenüzükleyalırmasenüzükleyalırsaolüzükleyalırbizüzükleyalırbızsizüzükleyalırsızalaüzükleyalırla
Ability — future Ihe won't be able to break into piecesmenüzükleyalmazmasenüzükleyalmazsaolüzükleyalmazbizüzükleyalmazbızsizüzükleyalmazsızalaüzükleyalmazla
Ability — future Iwill he be able to break into pieces?menüzükleyalırmıma?
üzükleyalırmamı?
senüzükleyalırmısa?olüzükleyalırmı?bizüzükleyalırmıbız?
üzükleyalırbızmı?
sizüzükleyalırmısız?alaüzükleyalırmıla?
Ability — future Iwon't he be able to break into pieces?menüzükleyalmazmıma?
üzükleyalmazmamı?
senüzükleyalmazmısa?olüzükleyalmazmı?bizüzükleyalmazmıbız?
üzükleyalmazbızmı?
sizüzükleyalmazmısız?alaüzükleyalmazmıla?
Ability — future IIhe is going to be able to break into piecesmenüzükleyallıqmasenüzükleyallıqsaolüzükleyallıqdıbizüzükleyallıqbızsizüzükleyallıqsızalaüzükleyallıqdıla
Ability — future IIhe is not going to be able to break into piecesmenüzükleyallıq tülmesenüzükleyallıq tülseolüzükleyallıq tüldübizüzükleyallıq tülbüzsizüzükleyallıq tülsüzalaüzükleyallıq tüldüle
Ability — future IIis he going to be able to break into pieces?menüzükleyallıqmıma?
üzükleyallıqmamı?
senüzükleyallıqmısa?olüzükleyallıqmıdı?bizüzükleyallıqmıbız?
üzükleyallıqbızmı?
sizüzükleyallıqmısız?alaüzükleyallıqmıdıla?
Ability — future IIisn't he going to be able to break into pieces?menüzükleyallıq tülmüme?senüzükleyallıq tülmüse?olüzükleyallıq tülmüdü?bizüzükleyallıq tülmübüz?sizüzükleyallıq tülmüsüz?alaüzükleyallıq tülmüdüle?
Ability — would be able to…he would be able to break into piecesmenüzükleyalır edimüzükleyalır emsenüzükleyalır edingüzükleyalır engolüzükleyalır ediüzükleyalır edbizüzükleyalır ediküzükleyalır eksizüzükleyalır edigizüzükleyalır egizalaüzükleyalır edileüzükleyalır elle
Ability — would be able to…he wouldn't be able to break into piecesmenüzükleyalmaz edimüzükleyalmaz emsenüzükleyalmaz edingüzükleyalmaz engolüzükleyalmaz ediüzükleyalmaz edbizüzükleyalmaz ediküzükleyalmaz eksizüzükleyalmaz edigizüzükleyalmaz egizalaüzükleyalmaz edileüzükleyalmaz elle
Ability — would be able to…no such form
Ability — would be able to…no such form
Second-person optative — abilitymay you be able to break into piecessenüzükleyalğınüzükleyalğı
Second-person optative — abilitymay you not be able to break into piecessenüzükleyalmağınüzükleyalmağı
Second-person optative — abilityno such form
Second-person optative — abilityno such form
Emphatic and rare forms — forms of üzüklerge: the second negation of each tense that has one, across the six persons.
FormmenIsenyouolhe/she/itbizwesizyou allalathey
Inference, present — auxiliary negatedhe can't be breaking into piecesmenüzükley bolmazmasenüzükley bolmazsaolüzükley bolmazbizüzükley bolmazbızsizüzükley bolmazsızalaüzükley bolmazla
Inference, present — double negationhe must be breaking into pieces (emphatic)menüzüklemey bolmazmasenüzüklemey bolmazsaolüzüklemey bolmazbizüzüklemey bolmazbızsizüzüklemey bolmazsızalaüzüklemey bolmazla
Inference, progressive — auxiliary negatedhe can't be in the middle of breaking into piecesmenüzükley tura bolmazmasenüzükley tura bolmazsaolüzükley tura bolmazbizüzükley tura bolmazbızsizüzükley tura bolmazsızalaüzükley tura bolmazla
Inference, progressive — double negationhe must keep on not breaking into pieces (emphatic)menüzüklemey tura bolmazmasenüzüklemey tura bolmazsaolüzüklemey tura bolmazbizüzüklemey tura bolmazbızsizüzüklemey tura bolmazsızalaüzüklemey tura bolmazla
Progressive — verb negatedhe keeps on not breaking into piecesmenüzüklemey turamasenüzüklemey turasaolüzüklemey turadıbizüzüklemey turabızsizüzüklemey turasızalaüzüklemey turadıla
Progressive — double negationhe is not keeping on not breaking into piecesmenüzüklemey turmaymasenüzüklemey turmaysaolüzüklemey turmaydıbizüzüklemey turmaybızsizüzüklemey turmaysızalaüzüklemey turmaydıla
Progressive — double negationisn't he keeping on not breaking into pieces?menüzüklemey turmaymımasenüzüklemey turmaymısaolüzüklemey turmaymıdıbizüzüklemey turmaymıbızsizüzüklemey turmaymısızalaüzüklemey turmaymıdıla
Inference — auxiliary negatedhe can't have broken into piecesmenüzüklegen bolmazmasenüzüklegen bolmazsaolüzüklegen bolmazbizüzüklegen bolmazbızsizüzüklegen bolmazsızalaüzüklegen bolmazla
Inference — double negationhe must have broken into pieces (emphatic)menüzüklemegen bolmazmasenüzüklemegen bolmazsaolüzüklemegen bolmazbizüzüklemegen bolmazbızsizüzüklemegen bolmazsızalaüzüklemegen bolmazla
Counterfactual — auxiliary negatedif it weren't that he had broken into piecesmenüzüklegen bolmasamsenüzüklegen bolmasangolüzüklegen bolmasabizüzüklegen bolmasaqsizüzüklegen bolmasağızalaüzüklegen bolmasala
Counterfactual — double negationif it weren't that he hadn't broken into piecesmenüzüklemegen bolmasamsenüzüklemegen bolmasangolüzüklemegen bolmasabizüzüklemegen bolmasaqsizüzüklemegen bolmasağızalaüzüklemegen bolmasala
Inference, future — auxiliary negatedhe can't be going to break into piecesmenüzüklerik bolmazmasenüzüklerik bolmazsaolüzüklerik bolmazbizüzüklerik bolmazbızsizüzüklerik bolmazsızalaüzüklerik bolmazla
Inference, future — double negationhe must be going to break into pieces (emphatic)menüzüklemezlik bolmazmasenüzüklemezlik bolmazsaolüzüklemezlik bolmazbizüzüklemezlik bolmazbızsizüzüklemezlik bolmazsızalaüzüklemezlik bolmazla
Counterfactual future — auxiliary negatedif it weren't that he were going to break into piecesmenüzüklerik bolmasamsenüzüklerik bolmasangolüzüklerik bolmasabizüzüklerik bolmasaqsizüzüklerik bolmasağızalaüzüklerik bolmasala
Counterfactual future — double negationif it weren't that he were not going to break into piecesmenüzüklemezlik bolmasamsenüzüklemezlik bolmasangolüzüklemezlik bolmasabizüzüklemezlik bolmasaqsizüzüklemezlik bolmasağızalaüzüklemezlik bolmasala